İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/905 E. 2026/225 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/905
- Karar No
- 2026/225
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/393 Esas KARAR NO: 2026/227 DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 03/06/2022 KARAR TARİHİ: 10/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ---- tarihinde ------- arasında finansal kiralama sözleşmesi yapıldığını, ---- yetkilendirdiği temsilcisi ----tarihinde ----- kazıcı yükleyici iş makinasını sıfır olarak devraldığını,-------- kazıcı yükleyici iş makinasının, müvekkilinin kullanımındayken ve garanti süresi içinde defalarca arıza verdiğini, yolun ortasında kaldığını ve her defasında makinanın günlerce yatmak durumunda kaldığını, ayrıca makinaya bağlı işçilerin mesaiye ara vermek zorunda kaldığını, müvekkilinin makinayı garanti sözleşmesinin koşullarına uygun kullanmasına rağmen ve rutin bakımlarını davalının yetkili servisinde eksiksiz olarak yaptırmasına rağmen söz konusu arızaların ortaya çıktığını, Müvekkilinin üzerine düşen her türlü yükümlüğü gereken dikkati ve özeni göstererek yaptığını, müvekkilinin her defasında makina arıza verir vermez, derhal davalı taraf ve yetkili servisine bildirimde bulunduğunu, arızalar giderilmek için ya bir girişimde bulunulmamış ya da arızaların sebebi tespit edilemeyip dönüş yapacağız, halledeceğiz vb cevaplarla durumu savsaklamış ve müvekkilinin sürekli oyalandığını, makinenin rutin bakımları sırasında yetkili servis tarafından kullanılmaması gereken kalitesiz yağlar kullanılmış ve yetkili servisin hata ve ihmalleri sonucunda makinada başka arızalar ortaya çıkmış olup hasarların meydana geldiğini beyanla; davamızın kabulüne, dava konusu iş makinasının tüm arızalarının mahkeme tarafından bilirkişi ve keşif incelemesi yaptırılarak onarım bedelinin hesaplanmasını, fazlaya ilişkin hakları ve bedel artırım hakları saklı kalmak kaydıyla ve arabuluculuk son tutanağı ---- tarihinden itibaren mevduattaki en yüksek faiziyle beraber şimdilik toplam ------ davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, bahse konu arızalardan kaynaklı, makinada meydana gelen araç değer kaybının uzman bilirkişilere hesaplattırılarak, fazlaya ilişkin hakları ve bedel artırım hakları saklı kalmak kaydıyla ve arabuluculuk son tutanağı ----- tarihinden itibaren mevduattaki en yüksek faiziyle beraber şimdilik toplam ------ davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilip müvekkiline ödenmesine, makinenin söz konusu arızalardan dolayı 1 yıl içinde toplam 10 gün yatmış olması ve bağlı sigortalı işçilerin işe ara vermek zorunda kalmış olmasından kaynaklı meydana gelen zararlarının fazlaya ilişkin hakları ve ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla arabuluculuk son tutanağı ---- tarihinden itibaren mevduattaki en yüksek faiziyle beraber şimdilik toplam ---- araç kira bedeli ve işçi maaşı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, Yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinin davalının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ----- cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu edilen araç ------- kullanılan kazıcı ve yükleyici bir iş makinası olup, ilk maliki makinayı --- tarihinde satın alan -------dir.Buna ilişkin belgeler davacı tarafından sunulan belgelerin arasında mevcut olduğunu, aracın davacı tarafından sıfır alınıp alınmadığının belli olmadığını, satış tarihinden 2 yıl sonra davacı tarafından alındığını, müvekkilinin ise bu aracın------- yetkili taşeron servisi olduğunu, müvekkilininin yapacağı işlerin önce ana bayi olan diğer davalıya bildirdiğini, onayı alındıktan sonra bu işlemlerin yapıldığını, dava konusu edilen iş makinalarının belirli periyotlarda düzenli olarak garanti kapsamında bakımının yapılması gerektiğini, dava konusu edilen makinanın yetkili serviste düzenli bakım yaptırılma aralığı ise ----- saat çalışmayı doldurduktan sonra yetkili servise bakım yaptırılmasının zorunlu olduğunu, aksi takdirde garanti kapsamından çıkacağını, davacı tarafın öncelikle bu bakım yükümlülüğüne uymadığını, aracın yetkili servise düzenli olarak bakımlarını yaptırmadığını, daha önce ---- çalışan makina için müvekkilce ilk servis hizmeti verildiğinde makina --- çalışma süresinde olduğunun, ------- tarihli servis formunda makina için yapılanların yanısıra çalışma saatinin not edildiğini, makinenin------- çalışma dönemine kadarki bakım ve servis sürecinin nasıl olduğu,zorunlu olarak yapılması gereken bakımların yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, Makine için yapılmış işlerin geçmiş döneminin tespiti amacıyla önceki zorunlu bakımlara ilişkin servis fişleri talep edilmiş isede bunlar temin edilmediğini, haricen yapılan araştırmada ----- zorunlu servisin yapılmadığının tespit edildiğini, davacının öncelikle makinanın düzenli olarak bakımlarını yaptırdığını ispat etmesi gerektiğini, garanti kapsamında müvekkilince makinaya ------saatlik bakımlar yapıldığını, en son garanti kapsamı bakım yapıldığında makina ------saatte olduğunu, ---saat bakımı davacı tarafından yaptırılmadığını, davacının önceki dönemlere aitte garanti kapsamında düzenli bakımları yaptırılmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı---------vekili cevap dilekçesinde özetle; İş makinasının müvekkili şirketten habersiz şekilde garanti sözleşmesine aykırı devredildiğini, iş makinasının aydoğdu şirketinden davacı tarafından devralınması işlemi uzatıldığı, garanti sözleşmesi’nin 7nci maddesi bağlamında incelenmesi gereken bir hukuki işlem olduğunu, davaya konu taleplerin müvekkili şirkete yönetilemeyeceğini, işbu madde vasıtasıyla söz konusu olan devrin sözleşme koşulları altında yapılmamasından kaynaklı olduğunu, aydoğdu şirketinin makinayı davacıya devrederken hiçbir şekilde müvekkili şirkete bildirimde bulunmadığını, yazılı onay alınmadığını, sözleşme formu imzalanmadığını, makinanın yeni sahibi konusunda bilgi vermediğini, bu hususları düzenleyen mezkur maddede; “Uygun devir yapılmamış olması durumunda ----------- feshedilmiş sayılacaktır.” şeklinde düzenlendiğini, tacirler arasında yapılan sözleşmeye riayet edilmemesi ve davacının da devir işlemine gerekli dikkat ve özeni göstermeden taraf olması tarafların ticari faaliyetlerini ilgilendirdiğinden hareketle basiretli tacir yükümlülüğünün ihlal edildiğini, bu noktada iş makinasında iddia edildiği gibi arızaların ortaya çıkması hiçbir şekilde müvekkili şirketin makinayı satmasından kaynaklanmayıp, alıcıların üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı ortaya çıkan zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulması söz konusu olamayacağını, davacının makinenin bakımlarını zamanında yaptırmadığını, garanti süresinde bildirilen tüm arızalar giderildiğini, müvekkili şirketle yapılan sözleşmede yardımcı kişilerin fiillerinden sorumlulukların kaldırıldığını beyanla; davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında iş makinesinde oluşan arızalar nedeni ile oluşan zararın tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır. Dava konusu iş makinesi----- bulunduğundan --- Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile mahallinde keşif yapılmak sureti ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Talimat mahkemesince alınan ---- tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu iş makinası ----model olup, iş makinası garanti süresinin---- olduğu, davacı ---- tarihinde is makinasını ----- devraldığı, ------ incelenmesi neticesinde; iş/işlemler ve imzalar neticesinde iş makinasının çalışır halde davacıya teslim edildiği, ---- tarafından düzenlenen -----makine çalışma saatinin ---- saat olarak kayıt altına alındığı, dolayısıyla ---uzatılan makinanın garantisinin ---- itibari ile sona erdiği, ----- son yapılan bakım tarihi olan ---- tarihli servis iş emri formuna göre dava konusu iş makinasında mevcut bulunan arızaların giderildiği, elektrik arızası ile ilgili herhangi bir ibarenin olmadığı, iş makinasında mevcut bulunan tüm arızaların ---- tarihi itibari ile yetkili servis tarafından giderildiği, --- dişli yağı olarak ---- markalı ürünün kullanıldığı,---- bakımı esnasında ise -- yağının kullanıldığı ve bu kullanılan ürünlerin iş makinası bakımında kullanılmasının herhangi bir sakınca yaratmayacağı, Mahkeme heyeti eşliğinde yapılan keşif esnasında dava konusu iş makinasının çalışma saatinin -------------olduğu, keşif esnasında iş makinasının elektrik arızasının olduğu, ancak iş makinasının garanti süresinin ------ dolmuş olmasından ötürü söz konusu arızanın dikkate alınamayacağı, Davacı vekilinin dava dilekçesinde belirtmiş olduğu arızalardan kaynaklı parça değişimlerinin iş makinasında herhangi bir değer kaybına sebebiyet vermeyeceği, servis kayıtlarına göre aracın tamir ve bakım süreçlerinde davacının iddia ettiği üzere 10 gün çalışmamış olmasının takdir sayın mahkemede olmak üzere makul ve kabul edilebilir bir süre olduğu ve 10 gün çalışmama günlerinin hangi tarihlere denk geldiğinin açıkça belirtilmemiş olması sebebi ile işe ara verilmesinden kaynaklı meydana gelen zararların hesaplaması yapılamayacağı, kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur. ----- tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; " Kök raporumuzda belirttiğimiz gibi keşif esnasında dava konusu iş makinasının çalışma saatinin --------- olduğu Keşif sırasında dava konusu iş makinasında elektrik arızası olduğu tarafımızca da tespit edilmiş ancak garanti saati olan 7.500 saatin üzerinden 3.900,3 saat geçmiş olması nedeniyle söz konusu arızanın tarafımızca dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. ----- süresi kapsamında yapılan tüm işlemlere ait düzenlenen formlarda belirtilen arızaların onarıldığı ve iş makinasının çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği görülmüştür. Dosya kapsamında bulunan fotoğraflarda görüldüğü gibi şanzıman dişli yağı olarak ------- Markalı dişli yağı ve hidrolik aksamda da ------ numara hidrolik yağın kullanıldığı görülmüş olup bahse konu yağların kullanıldıkları sistemler için ideal yağlar olduğu görüşündeyiz. Dava konusu iş makinasında meydana gelen arızalardan kaynaklı olarak, iş makinasında bir değer kaybının meydana gelmeyeceği, Dosya kapsamındaki belgelerden anlaşıldığı üzere iş makinasının garanti süresi boyunca 14 adet servis kaydının olduğu ve 14 ayrı günde yapılan bakım onarım için geçen toplam onarım süresinin makul süreler olduğu kanaatindeyiz. Belirtmiş olduğumuz gibi garanti süresi boyunca 14 ayrı servis kaydı için iş makinasının çalışmamış olması tarafımızca makul süre olarak görülmüş olduğundan araç kiralama bedeli ve işçi maaş bedeli hesabına dair tespit yapma gereği duyulmamıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur. Alınan bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli olmadığından mahkememizce 3 kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiştir. Mahkememizce alınan -------- tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "Davaya konu kepçeli iş makinesinin değer kaybının kadri maruf olmadığı, aracın çalışmamasından kaynaklı 10 iş günü kaybının somut delil oluşturmadığı, bakım masraflarının davalıdan talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor sunulmuştur.------ tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; " Taraflar arasında ihtilaf konusu olan, makinenin periyodik bakım sürelerine uyulmamasından kaynaklı olarak garanti dışı kalıp kalmadığı iddiası ile ilgili olarak servis kayıtları incelendiğinde, makinenin sözleşmeye uygun olarak ------- olduğu, ilk --------- çalışma saatine kadar olan bakımların dava dışı -----ı tarafından,----- arasındaki bakımların düzenli olarak davacı tarafından yapılmış olduğu görülmüş, Makinenin uyuşmazlık döneminde ortaya çıkan, kullanıcı kaynaklı olamayan arızalarının garanti kapsamında olduğu, --- içerisinde ortaya çıkan, davalılar tarafından -------- tarihi arasında far, far anahtarı ve 2 defa şarz dinamosu değişimi yapılarak müdahale edilmesine rağmen kalıcı olarak giderilemeyen elektrik arızasından davalıların sorumlu olduğu, elektrik tesisatına ait fotoğraflar üzerinde yapılan incelemede termal gerilime maruz kalan kabloların oluşan ısının etkisi ile kavrulma şeklinde hasarlanmış olduğu tespiti yapılmış, sorunun çözümü için elektrik tesisatının, şarj dinamosunun, alternatörün, sigorta kutusunun, kablo bağlantı soketlerinin ve akünün değişiminin gerektiği değerlendirilmiş, yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda elektrik tesisatı ile ilgili olarak sorunun kalıcı olarak giderilmesi için yapılacak onarımın yedek parça, işçilik ve ----- olarak maliyetinin dava tarihi itibarıyla ----- olacağı, Dava konusu iş makinesinin gres keçesinin, servis tarafından formlarda değiştirildiği ifade edilen, keçe olabileceği, davacının servisin müdahalesi ile zarar gördüğünü iddia ettiği gres keçesinin davalıların servisi tarafından yenisi takılarak onarılmış olduğu değerlendirilmiş, davacının keçe ile ilgili talepte bulunamayacağı, Davacının, hasar tarihine yakın olan servis formlarında gözüken, değiştirilen keçelerin zarar gördüğünü iddia ettiği keçe olmadığı, zarar gören keçenin değiştirilmediğini iddia etmesi durumunda, ilk önce servisin gres keçesine zarar verdiğini, sonrasında ise servis formlarında değiştirildiği ifade edilen keçelerin zarar gören gres keçesi olmadığını ispatlaması gerektiği, dava konusu makineye ait orijinal yağın malzeme güvenlik bilgi formunda belirtilen teknik özellikleri, muadil olarak ifade yağın özellikleri ile yakın veya örtüşüyor olması fark etmeksizin, makinenin en hassas ünitesi olan hidrolik ünitede kullanılan yağın üreticinin önerdiği yağın dışında kullanılması durumlarında, başta dava konusu olayda olduğu gibi ses olmak üzere, ısı, viskoziteye bağlı güç aktarım performansının yetersizliği, sızıntı vb. Sorunlar görülebilmektedir. Davalı ----- firması, muadil yağın davacının bilgisi ve onayı ile kullanıldığı iddiasını ispatlaması gerekir. Davalının, davacının onayı ile muadil yağ kullanıldığı iddiasını ispatlayamaması durumunda, davacıya bakım işlemi içinde yer alan, yağ değişimi işlemi için almış olduğu anlaşılan-------ücreti iade etmesi gerektiği, ------ sonuna yakın servis kaydında hortum değişiminin yapılmış olmasından ve garanti süresinin sonunda yapılan servis kaydında hortum ile ilgili bir talebin veya kaydın olmamasının yanında, makinenin patlak hidrolik hortum ile çalışmasının mümkün olmaması birlikte değerlendirildiğinde, davacının hidrolik hortum ile ilgili talepte bulunabilmesi için garanti süresi içerisinde, patlayan hidrolik hortumu ile ilgili davalının yönlendirmesi ile kendi imkanları ile tamir ettiği iddiasını ispatlaması gerektiği, Davacının, klima düğmesi ile ilgili iddiasını dosyaya sunacağı tespit bilirkişi raporu veya davalı yetkili servisin dışında farklı bir yetkili servisin raporu ile ispatlaması gerekmektedir. Davacının, orijinal klima düğmesi yerine farklı bir düğme takıldığı iddiasını ispatlaması halinde, yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda, dava tarihi itibarıyla bedeli ---olan orijinal klima düğmesinin bedelini davalı ------ firmasından talep edebileceği gibi, seçimlik hakkını bedel iadesi yerine, orijinal klima düğmesinin ücretsiz olarak takılmasından yana da kullanabileceği, -------- üzerinde bulunan sabitleme civatalarından bir tanesinin kırılmış olması, hor kullanma sonucu olduğu değerlendirilerek, sabitleme civatasının kırılmasının garanti kapsamına girmeyeceği, davacının hor kullanımdan dolayı ortaya çıkan civata kırılması ile ilgili olarak, civata bedeli talebinde bulunamayacağı, Davacının değer kaybı yönündeki talebi doğrultusunda, makinede servis tarafından garanti kapsamında değiştirilen elektrik sistemi ve mekanik sisteme yönelik parçalar dikkate alınarak yapılan inceleme ve piyasa araştırması sonucunda makinede değer kaybının olmayacağı, davacının talep edebileceği kazanç kaybı bedelinin --------olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur. İtirazlar doğrultusunda ve dosya kapsamındaki raporlar arasında çelişki bulunduğundan, mahkememizce ------- mühendisleri fakültesinden oluşacak 3 kişilik heyetten rapor tanzimi istenilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ---- tarihli raporda özetle; "Dava konusu ------- kazıcı yükleyici iş makinasının garanti süresi içerisinde çıkan arızalarının yetkili servisçe giderilmiş olduğu, araçta halihazırda bir arıza mevcut ise, garanti kapsamında değerlendirilemesi gerektiği iddiasının ispata muhtaç olduğu, davacının aracın onarımı, iş gücü kaybı, değer kaybı gibi tazminat taleplerinin dayanağının olmadığı," şeklinde rapor sunulmuştur. Taraflar tanık deliline dayandığından gösterilen tanıklar dinlenmiştir. Tanık ----- Mahkemesinden talimat yolu ile dinlenmiş olup, beyanında; " ben------- çalışıyorum. Şirket yetkilisi babamdır. Davaya konu olan yerleri kazan iş makinasıdır. Davacı olan ----- söz konusu iş makinesini Siirt'de satın almış, makine ---- çalışmaya gelmiş, biz de söz konusu makinenin ----yetkili servisiyiz. ----- bağlı olduğumuz yetkili şirkettir. Söz konusu makina 0 dan 7500 saate kadar garanti kapsamındadır. Söz konusu makina için bizi ----- telefonla aradı, biz makinanın olduğu yere gittik, bildirilen arızalarını giderdik, daha sonra aynı makina için 25-30 kez yine arandık, biz tekrar 25-30 kez bildirilen başka arızalar için giderek makinadaki arızaları giderdik. Sonradan makinanın elektrik arızaları ile ilgili kompenant denilen 5-6 parça değiştirildi. Bu değişikliğe rağmen 1 tane elektrik arızası giderilemedi. Bununla ilgili biz makinayı atolye ortamına istedik. Daha önce servise gittiğimizde bizim servisimiz makinanın bulunduğu sahada gerçekleşiyordu.---- ----- ortamına istedikten sonra ----- makinayı atolye ortamına getirmedi. Bununla ilgili makinadaki elektrik arızası giderilemedi. Makinadaki hidrolik pompa arızası için yeniden davacı aradığında biz makinanın yanına gittik. Makinanın pompanın basınç değerlerine baktık. Herhangi bir sorun görülmedi, daha detaylı inceleme için atolye ortamına getirilmesi gerektiğini söyledik ancak davacı ------ makinayı getirmedi. Makinanın garanti kapsamında işlemlerinin yapılması için bakım kayıtlarının tam olması gerekiyordu ancak makinanın daha önceki bakım kayıtları eksikti. Biz makina için arandığımızda makinanın bulunduğu yere gittiğimizde gerekli tespitleri yapıp -------- şirketine durumu bildirdik. Onlarda onay verdikten sonra biz işlemleri gerçekleştirdik. Bizim makinanın bakımları sırasında kullandığımız yağları biz faturalı olarak -----şirketinden alınan yağlardır. --------markasına ait yağlar kullanıldı. Kalitesiz yağ kullanılmadı. Biz makina ile ilgili gerekli tüm işlemleri gerçekleştirdik. Yaptığımız işlerde de kullandığımız malzemelerin hepsi orjinal malzemelerdir. Değişen parçaların tüm fotoğrafları, servis kayıtları ve genel merkezde mevcuttur. Makinanın bizim bölgemizde olduğu dönemde davacı tarafından yaptırılması gerekli 2 bakım zamanında yaptırılmamıştır. Ancak biz iyi niyet garantisi olarak davacının makina ile ilgili işlemlerini garantiden gerçekleştirdik. Bununla ilgili de herhangi bir ücret alınmadı faturası da kesilmedi. Benim bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık-----Asliye Hukuk Mahkemesinden talimat yolu ile dinlenmiş olup beyanında; " Ben davacı----köylüm olması sebebiyle tanıyorum. ----Kaftarlar isimli doğalgaz şirketinde ------ taşeron olarak iş yapıyordu. Ben tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte -------- sonra 3 ay kadar çalıştım. Ben kepçenin yanında kürekçiydim. Kepçeyi----- kullanıyordu.-------- idi. Kepçe çalışırken sürekli ötüyordu. Kepçe bazen durduk yere stop ediyor çalışmıyordu. -------- saat bazen yarım gün çalışmıyordu. Ben kepçeyi kullanmadım. Servis bir keresinde traktör elektrikçisi olduğunu söyleyen bir elektrikçi getirmişti. Bu elektrikçi kepçeyi tamir edemedi. Bildiklerim bunlardan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Dedi. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık--------beyanında; " Ben ailemize ait olan ----- isimli işletmede operatör olarak çalışmaktayım. Davacı benim babam olur. Dava konusu ------ yıl önce ikinci el olarak almıştık. İş makinasını ben kullanmaktayım. ---- tarihinde iş makinesinde elektrik kaçağı meydana geldi. Davalı ---------- arızayı bildirdik, arızayı gidermesi için elektrikçi gönderildi. Elektrikçi arızadan anlamadığı için bir hafta sonra başka bir iş makinası markasının elektrik ustası gelip ancak oda arızayı gideremedi. Makinedeki arıza sebebiyle arım bomun davalı ------- tarafından değiştirilmesi sırasında keçelere zarar verdiler makine yağ kaçırmaya başladı yine makinenin klima düğmesi bozulmuştur, 2-3 kez parça gönderildi orijinal parça olmadığı için parça olmadı. Yine makinenin bakımı sırasında orijinal yağ getirip kullanmamışlardı. İş makinesi arızalar sebebiyle yaklaşık 10 gün kullanılamadı. Makinenin tüm bakımları 500 saate bir davalı ----tarafından yapıldı. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ------ beyanında; "Ben aile şirketimiz olan -------- isimli şirkette imza yetkilisiyim. Davacı babam olur. Dava konusu iş makinesinin----- isimli şahıs şirketinden ikinci el olarak---- aldık. Makinenin garantisi devam etmekteydi.---- yaptığımız çalışmalarda kullandık ve bakımlarını ---- bir düzenli olarak yaptırdık. ---- tarihinde makine --- iş sebebiyle gitti. ---- periyodik bakımının--- davalı ----yaptıkdık. Bakımdan 20 gün sonra makinede elektrik arızası oluştu. Davalı -------defalarca başvurmamıza rağmen sorun giderilemedi. Bu süreçte iş makinesi 3-4 kere daha davalı -----bakıma girdi ve makinede başka arızalarda meydana geldi. Bizi oyaladılar. Ben de ----- yetkililerle görüştüm. Beni ------yetkili servisine yönlendirdiler. Ancak bu servis sadece makinedeki elektrik arızasını yapacağını söylediği için ben arızayı bu servise yaptırmadım. Bakımlara 50 saat kala yetkili servisi çağırıyorduk. Dava süreci oluşunca elektrik arızasını-------yetkili servisine geçici olarak yaptırdım. Ancak arıza devam etmektedir. Diğer arızaları ise ---- isimli şirkete yaptırdık. Davalı ---- veya şubat aylarında----- çalışırken beni aradı. Aracın ------olduğunu, tamir etmek istediklerini söylediler. Ancak ben güvenmediğim için aracı tamir ettirmedim. Bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık için ücret talebim yoktur." şeklinde rapor sunulmuştur. Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.” denilmektedir.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır ----Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir --------- Derhal kavramı, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Ancak TTK 25/4’de zamanaşımı süresi altı ay olduğunun belirlenmesi nedeniyle gizli ayıplarda azami ihbar süresi altı aydır. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. Maddesine göre Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.Ayıba ilişkin bu genel açıklamadan sonra belirtmek gerekir ki satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmektedir. Ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için Kanun tarafından kendisine yükletilmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. Külfet, alıcının satın aldığı malı muayene etmesi ve bir ayıbın ortaya çıkması halinde bunu satıcıya ihbar etmesidir. Alıcı külfetleri yerine getirmediği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamaz.Külfet teknik anlamda bir yükümlülük veya borç değildir. Külfet, mülkiyetten farklı olarak herhangi bir borç yaratmayan, yerine getirilmediği takdirde o konuda sağlanmış olan hakların kaybedilmesi sonucunu doğuran bir davranış olarak tanımlanabilir. Burada muayene ve ihbar külfetini yerine getirilmemesi halinde alıcının satılanı kabul etmiş sayılacağına dair yasal bir karine söz konusudur. Dolayısıyla külfetlerin yerine getirilmemesi seçimlik hakların kullanılmasına engel olur, alıcı malı o haliyle kabul etmiş sayılır.Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 25/3. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “ Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 25/3. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Alıcı ihbar külfetini yerine getirmiş ise zamanaşımı süresi içinde Borçlar Kanununun 227 ve 228. maddelerinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği gibi zamanaşımı süresi dolsa bile kendisine karşı açılan davada ayıptan doğan defi hakkını ve seçimlik haklarını ileri sürebilir. Bu halde artık alıcının ayıpları bildiği ya da bilmesi gerektiği konusunda ispat yükü satıcıya aittir. Zira bu suretle satıcı yasal olarak kendisine düşen bir sorumluluğu reddetmektedir.Ayıp ihbarının yasal sürede yapılıp yapılmadığını kimin kanıtlaması gerektiğini bulabilmek için hukukumuzda “ispat yükü”nün nasıl düzenlendiğine bakmak gerekmektedir.Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür.İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ----Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda ----tarihinde davalı --- dava dışı ----arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalandığı davacı tarafından da --- tarihinde dava dışı --- şirketinden ---- kazıcı yükleyici iş makinesinin devralındığı, ------- yükleyici iş makinası, davacı kullanımındayken ve garanti süresi içinde arıza verdiği iddiasıyla onarın bedeli, değer kaybı, araç kira bedeli, işçi bedeli davalılardan talep edilmektedir. İddia ve savunmanın değerlendirilmesi için mahkememizce alınan ilk heyet raporunda aracın garantisinin ---- tarihinde dolduğu, garanti kapsamındaki son bakımın ---- tarihinde dolduğu, bu bakımda aracın arızaların giderildiği, onarım süresinin makul olduğu ve araçta değer kaybının olmadığı tespit edilmiştir.İtirazlar üzerine yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmiş ve alınan yeni raporda narım süresinin makul olduğu ve araçta değer kaybının olmadığı, onarım masraflarını isteyemeyeceği tespit edilmiştir. İtirazlar üzerine 2. Heyetten alınan ek raporda kök rapor ile çelişkili değerlendirmeler içerdiği anlaşıldığından çelişkilerin giderilmesi için 3. Bir heyetten rapor alınmıştır. Son raporda da arızanın garanti kapsamında olduğunun ispat edilemediği, diğer tazminat kalemleri yönünden de zararların ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının iş makinesinde varlığını iddia ettiği arızaları ispat ile mükellef olduğu ancak alınan tüm raporlara bir bütün olarak bakıldığında davacının varlığını iddia ettiği arızaları ispat edilemediği, arızalar sebebiyle değer kaybının doğmadığı, aracın onarım için serviste makul süre kaldığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30-TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 700,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca----------- bütçesinden ödenen 1.600,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----------e Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/03/2026