İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/848 E. 2026/593 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/848
- Karar No
- 2026/593
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2023/848 KARAR NO : 2026/593
DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 27.12.2023 KARAR TARİHİ : 13.07.2026
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki, davalı ... LTD. ŞTİ.'ye ait, davalı ... Sigorta A.Ş.ne ... nolu ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 04.11.2016 tarihinde davacıya çarparak 2.derecede kemik kırığına sebep olacak şekilde yaralanmasına sebep olduğu, kaza sonrasında, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ... E. ...K. numarası ile ceza davası açıldığı, davalı sürücü ...'ın asli kusurlu, davacının kusursuz bulunduğu, sürücü davalının 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, sigorta şirketine başvuru yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı belirtilerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.-TL olan maddi tazminatın kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanan reeskont avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi zararlarının tazmini için 50.000,00.-TL manevi tazminatın sürücü ... ve ... Tic. Ltd. Şti.den kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden başlamak üzere ticari işlerde uygulanan reeskont avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekiline, dava dilekçesinde reeskont avans faizi talep edildiği anlaşılmakla, faiz türleri ve oranları farklı olduğundan, hangi faiz türünün talep edildiğinin seçilerek açıklanması, ayrıca dava dilekçesindeki 1.000,00-TL maddi tazminat talebinin (zarar kalemlerinin) tek tek belirtilip, hangi zarar için ne kadar tazminat talep edildiğinin açıklanması ve somutlaştırılması amacıyla davacı vekiline HMK m.31 kapsamında iki hafta süre verilmiş, davacı vekili 03.04.2024 tarihli beyan dilekçesinde avans faizini tercih ettiklerini belirterek, maddi tazminat istemlerini tedavi giderleri ve bakıcı ücreti için 150 TL, her türlü iş ve kazanç kaybı için 150 TL, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar için 200 TL, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar için 500 TL olarak açıklamıştır. Buna göre (vasıflandırma mahkemeye ait olduğundan) davacının talebinin tedavi giderleri ve bakıcı ücreti için 150,00.-TL (75 +75), geçici iş göremezlik zararı talebinin 150,00.-TL, sürekli iş göremezlik zararı talebinin 700,00.-TL olduğu kabul edilmiş, ön inceleme duruşmasında da talepler bu şekilde somutlaştırılmış, bu talep ve miktarlar üzerinden dava yürütülmüştür CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, talep edilen 1.000,00-TL maddi tazminat talebinin ne kadarının hangi zararına ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, açıklanmasını istediklerini, ... plakalı ...Şti. adına kayıtlı aracın ... poliçe numarası ile 25.03.2016 tarihleri arasında müvekkil şirket nezdinde Karayolları Trafik Kanunu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile teminat altına alındığını, sorumluluklarının 310.000,00.-TL poliçe limiti ve sigortalılarının kusuru oranında sınırlı olduğunu, maluliyet konusunda Adli Tıp kurumu 3. İhtisas Kurulundan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kaza meydana geldiği esnada alkol ve/veya uyuşturucu madde etkisi altında olup olmadığının ve geçerli sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, tazminat hesabının aktüer bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, davacının SGK.na bağlı olup olmadığı, kurum tarafından gelir veya aylık alıp almadığının sorulması gerektiğini, avans faizi istenemeyeceğini, yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının maddi ve manevi tazminat talep edebilmesi için müvekkiline ait ...plakalı aracın olay anındaki sürücüsü olan bir diğer davalı ...'ın kusurlu olduğunun ispatı gerektiğini, ... 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin...E. sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporunun kusuru ispatlayabilecek nitelikte olmadığını, raporun eksik olduğunu, davacının karşıdan karşıya geçmek maksadıyla yola atladığını, hem kendi hayatını hem de sürücülerin hayatını tehlikeye attığını, davacının istemiş olduğu manevi tazminatın salt zenginleşme düşüncesi ile talep edildiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını (Emsal; Yargıtay 17.Hukuk Dairesi E.... K....T.23.02.2017 ile Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.... K.... T.07.06.2012), ayrıca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl içinde zaman aşımına uğradığını, davaya konu trafik kazası 2016 yılında işlenmiş olup üzerinden 8 yıl geçtiğini, avans faizi talebinin kanuna aykırı olduğunu, avans faizinin yalnızca ticari işlerde uygulandığını, ancak yasal faiz uygulanabileceğini, ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun,; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Olay nedeniyle davanı ... hakkında 04/11/2016 tarihinde işlediği Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olmak suçundan ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmış, yargılama sonunda davacı, mahkemenin 10/07/2018 tarih ve... E.... K.sayılı kararıyla asli kusurlu bulunarak, atılı suçtan TCK.nun 89/1, 62/1 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının da 51/1.maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmiş, hüküm 14/11/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi mahkememizin 24.01.2024 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Hükmün istinafı üzerine İstanbul BAM 8.HD 06.06.2024 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile mahkememiz ara kararının kaldırılmasına karar vererek, dava değeri olan 51.000,00.-TL üzerinden ihtiyati haciz talebini kabul etmiştir. Bu karar üzerine davacı vekilince ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 04.07.2024 tarihinde 51.000,00.-TL üzerinden icra takibi başlatılmış, dosya 25.07.2024 tarihinde infaz edilerek kapatılmıştır. Bu ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına işaret edilmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve ... E.... K.sayılı kararında da işaret edildiği üzere; malüliyet hesabının kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Olay nedeniyle, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 31.10.2025 tarihli raporuna göre "1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 3(üç) aya kadar uzayabileceği, 3. Kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içeri-sinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor verilmiştir. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. Davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, davacının 08.01.2024 tarihi itibariyle ilkokul mezunu, evli 3 çocuklu olduğu, çalışmadığı, geçiminin eşi tarafından sağlandığı, annesine ait evde kira ödemeden oturduğu, davalı Ramazan'ın 25.03.2024 tarihi itibariyle, şoför olduğu, 17.000 TL toplam gelirinin olduğu, bu iş dışında başkaca bir gelirinin bulunmadığı, oturduğu evin kira olduğu ve kira bedelinin de 6.000 TL olduğu,1 çocuğunun bulunduğu, eşi ile çocuğunun yanında bulunmadığı yalnız yaşadığı, bakmakla yükümlü olduğu 1 çocuğunun bulunduğu (...2013 doğumlu), üzerine kayıtlı gayrimenkul ve aracının bulunmadığı, lise mezunu, 38 yaşında ve bekar olduğu, herhangi fiziksel engelinin bulunmadığı, ... adresinde ikamet ettiği, iş adresinin: ... olduğu tespit edilmiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı .. Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 01.04.2024 tarihli cevabi yazısında olay nedeniyle davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir. Zamanaşımı Def'i Yönünden; Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı def'ini ileri sürdüğünden öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dava dilekçesi davalı tarafa 26.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiş, cevap dilekçisi yasal 2 haftalık davaya cevap verme süresi içerisinde 27.03.2024 tarihinde verilmiştir. O halde zamanaşımı def'ini incelemek gerekmiştir. Kaza 04.11.2016 tarihinde meydana gelmiştir. 2918 sayılı KTK.nun "Zamanaşımı" başlıklı 109/1-2.maddesi gereğince; "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. "5237 sayılı TCK.nun "Taksirle Yaralama" başlıklı 89/1. Maddesi gereğince: "Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." 5237 sayılı TCK.nun "Dava Zamanaşımı" başlıklı 66/1. Maddesi gereğince: "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Öyleyse davada esas alınacak üst zamanaşımı süresi 8 yıldır. Kazanın meydana geldiği tarih 04.11.2016 olduğuna göre, 8 yıllık zamanaşımı süresi gözetildiğinde davanın zamanaşımına uğrayacağı tarih 04.11.2024 olup, dava tarihi olan 27/12/2023 itibariyle dava zamanaşımına uğramadan süresinde açılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir. Mahkememizce alınan 12.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Kusur Yönünden; ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü davalı ...’ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, kazazede yaya davacı ...’nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında başkaca kusurlu kişi, kurum, kuruluş veya etkili faktör bulunmadığı, Maddi Zarar Yönünden; Davacı ...’ nun 04/11/2016 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası; 3 ay süre ile geçici iş göremezlik zararının; 3.635,00 TL olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, davalılardan talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının 2.726,25 TL olabileceği, SGK tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, davalı sigorta şirketi yönünden sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, davacının sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının; 1.647,00 TL olduğu, davacı yayanın kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, davalılardan talep edebileceği geçici bakıcı gideri zararının 1.235,25 TL olabileceği, davalı sigorta şirketi yönünden sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, davalı sigorta şirketi yönünden; Yukarıda verilen güncel istinaf kararı ve Yargıtay 17 HD ve 4 HD kararlar dikkate alındığında, hesaplanan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri zararlarının davalı sigorta şirketinin sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği ve dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (araç kamyonet- ticaridir) talep edilebileceği, Davacı Gönül Kuru’nun 04.11.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması sonucu ... Devlet Hastanesinde yapılan tedavileri kaza ile illiyetli olup, bu hastanede yapılan tedavilerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılandığı, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olmayan tedavi gideri olarak toplam 100,00 TL tutarında harcaması oluştuğu, davacının kazanın oluşumunda % 25 kusurunun bulunduğunun kabulü durumunda, talep edebileceği zararının 75,00 TL olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Daha sonra alınan 10.01.2026 tarihli raporda da aynı miktarlar tekrarlanmıştır. Kusur Yönünden; Hazırlık tahkikatı sırasında Trafik Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 13.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...’ın KTK 52/1-b kuralını ihlalden %35 oranında ikinci derecede kusurlu, yaya ...’nun KTK 68/1-b-3 kuralını ihlalden %65 oranında birinci derecede kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ceza yargılaması sırasında Emekli Trafik Polisi... tarafından hazırlanan 14.08.2017 tarihli bilirkişi Raporunda; 12.07.2017 tarihinde olay yerinin incelendiği, kavşağın bazı kısımlarında yaya kaldırımının mevcut olduğu, yayanın takip ettiği kısmın köşe başı ve kaldırım genişliğinin 1,5 metre civarında olduğu, sürücü ...’ın KTK 47/c,d, 52/a,b, 72, 84, KTY 95, 101 kurallarını ihlalden asli kusurlu, yaya ...’nun KTK 68/b, KTY 138/b kurallarını ihlal etmediğinden kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ise; Olayda sevk ve idaresindeki ...plakalı kamyonet ile bölünmemiş, iki yönlü ... yolunu takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan ...Caddesi yolunun kesişmesinden oluşan dört yönlü kavşak kesimine geldiğinde aksine davranarak tehlikeleri ön görmeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, gece vakti, görüşün açık olduğu, görüşe engel olumsuz bir durumun bulunmadığı şartlarda fark edilebilir ve algılanabilir nitelikte kavşak giriş-çıkış noktasında karşıdan karşıya geçmek amacıyla kaplama üzerinde bulunan yayayı, konumunu, mesafesini dikkate almayarak tehlike bölgesine ilerlemeye devam eden, kaza tehlikesini savuşturmak adına zamanında etkili fren veya manevra tedbiri uygulamayan, uyguladığı anda ise süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, korna veya selektör gibi sesli veya görsel uyarı donanımını kullanarak varlığı hususunda uyarılarda bulunmayan, yayanın geçişini tamamlamasını beklemeyerek ilk geçiş hakkını engelleyen, tehlike bölgesine tedbirsiz yaklaşarak kamyonetin ön sağ kesimleri ile yayaya çarpan, dalgın, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen davalı sürücü ...’ın önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, olayda yaya olarak hemzemin-alt-üst yaya geçidi bulunmayan cadde yolunda karşıdan karşıya geçmek için taşıtlara nazaran ilk geçiş hakkına sahip olduğu dört yönlü kavşak alanının giriş-çıkış noktasını kullanmasına rağmen aksine davranarak gece vakti müteyakkız, tedbirli ve emniyetli davranmayan, trafiğin bünyesinde barındırdığı tehlikeleri ön görmeyen, kendini sakınmayan, kendi can güvenliği ve sağlığına azami dikkat ve özeni göstermeyen, korunmasız halde karşıdan karşıya geçmeden önce kendisini fark etmemiş olabilecek sürücülerin idarelerindeki değişik taşıtlar ile değişik konum, hızlarda seyir veya manevra halinde olabilecekleri kaplama üzerinde sağ tarafından yaklaşan, içten yanmalı motor ve egzoz gürültüsünden, far ışığından fark edilebilir nitelikteki kamyoneti, hız, mesafe ve konumu dikkate almayan, geçiş hızını ayarlamayan, gerekirse durup veya tehlike bölgesinden uzaklaşıp kamyonetin geçmesini, geçiş için tehlikesiz ve uygun anın oluşmasını beklemeyen, yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, yoğun taşıt esnada da kamyonetin sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen kazazede yaya davacı ...'nun önlenebilir nitelikteki olayın meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu yönünde görüş bildirilmiştir. Hazırlık tahkikatı sırasında Trafik Bilirkişisi ... tarafından hazırlanan 13.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...’ın KTK 52/1-b kuralını ihlalden %35 oranında ikinci derecede kusurlu, yaya ...’nun KTK 68/1-b-3 kuralını ihlalden %65 oranında birinci derecede kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ceza yargılaması sırasında Emekli Trafik Polisi ... tarafından hazırlanan 14.08.2017 tarihli bilirkişi Raporunda; 12.07.2017 tarihinde olay yerinin incelendiği, kavşağın bazı kısımlarında yaya kaldırımının mevcut olduğu, yayanın takip ettiği kısmın köşe başı ve kaldırım genişliğinin 1,5 metre civarında olduğu, sürücü ...’ın KTK 47/c,d, 52/a,b, 72, 84, KTY 95, 101 kurallarını ihlalden asli kusurlu, yaya ...’nun KTK 68/b, KTY 138/b kurallarını ihlal etmediğinden kusursuz olduğunun belirtildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı ...'ın %75, davacının % 25 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, raporlar arasında çelişki oluştuğu gözlendiğinden kusur oranı ile ilgili söz konusu çelişkilerin giderilmek üzere İstanbul Karayolları Trafik fen heyetinden rapor istenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti 26.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda: Önceden teknik olarak belirlenmiş önemli ve emredici -KTK nın 52. ve 74 maddelerini ihlal ile kavşak ve yaya hareketliliği bulunan noktadan karşıdan karşıya geçen anne ve oğlunu dikkate almadığı, hızının koşullara uygun olmaması sebebiyle yayalara geçiş hakkının vermeyerek ilk tehlikeli davranışta bulunan ve trafikte en basit dikkat ve özeni göstermeksizin hareket eden,... plakalı kamyonetin sürücüsü ...'ın % 75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, yayaların uyması gereken (KTK 68. Md.) trafik kuralını yeterince dikkate almayan, güvenli geçiş kurallarını uygulamayan, bu sebeple sürücü tarafından yaratılan ihlalin ve tehlikenin öngörülebilir ve önlenebilir olduğu kavşak alanında karşıdan karşıya geçerken gerekli dikkat ve özeni göstermeyen, kazanın hazırlanması ve sonuçlanmasında kısmen etkili olduğu değerlendirilen yaya ...'nun %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Böylece mahkememizce alınan 12.02.2025 tarihli bilirkişi heyet raporundaki görüş doğrulanmıştır. Bu görüş ve tespit dosya içeriğine ve oluşa uygun olduğundan mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Avans Faizi Talebi Yönünden; Davacı vekili avans faizi uygulanmasına talep etmiştir. Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 18.05 2022 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararında "...avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Eldeki davada kazaya karışan davalı araç ticari taksi olup ticari araçtır. Davacı vekili, asıl ve birleşen dava dilekçesi ile, kaza tarihinden itibaren ticari faiz talep ettiğinden, mahkemece Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru değildir." görüşünde olup ilk derece mahkemesinin direnme kararını bozmuştur. Davalı şirkete konu araç ticari bir araç olup, şirketin ticari faaliyetinde kullanıldığı açıktır. Bu nedenle davacı vekilinin avans faizi talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir Tazminat Talebi Yönünden; Maddi Tazminat Talepleri nedeniyle; Davacı taraf kaza nedeniyle tedavi giderleri ve bakıcı ücreti olarak şimdilik kaydıyla 150,00.-TL talep etmiştir. Bu alacak kalemleri kendi içinde somutlaştırılmadığından yarı yarıya talep edildiği, tedavi giderleri için 75,00.-TL, bakıcı ücreti için 75,00.-TL istendiği kabul edilmiştir. Davacı taraf ayrıca (23.09.2024 tarihli ön inceleme duruşmasındaki vasıflandırma) 150,00.-TL geçici iş göremezlik zararı, 700,00.-TL sürekli iş göremezlik zararı ve 50.000,00.-TL manevi tazminat talep etmiştir. Bilirkişi heyetinin tazminat hesabında bir hata olmadığı gibi kabul etmemek için bir neden görülmediğinden mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır. Buna göre; davacının 17.08.2023 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğu, davalı sigorta şirketinin 31.08.2023 tarihi itibariyle temerrüt halinde olduğu anlaşıldığından, kusur durumu göz önüne alınarak, tedavi gideri için 75,00.-TL, geçici bakıcı gideri için 1.235,25.-TL, geçici iş göremezlik zararı olarak 2.726,25.-TL olmak üzere toplam 4.036,50.-TL maddi tazminatın davlılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu miktara sigorta şirketi açısından 31.08.2023, diğer davalılar açısından 04.11.2016 tarihinden geçerli olmak üzere avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir Manevi Tazminat Talepleri nedeniyle; Davacı taraf olay nedeniyle ayrıca davalı sürücü ... ve .... Ltd. Şti.den kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden başlamak üzere ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte 50.000,00.-TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının yaralanması nedeniyle manevi zarara uğradığı sabittir. Duyduğu üzüntü ve acı ile bozulmuş olan ruhsal sağlığının bir nebze de olsa tekrar sağlamak için tarafların sosyal ve ekonomik şartları, paranın olay tarihi itibariyle satın alma gücü, malüliyet oranı, tarafların yaşı, davacının % 25 kusurlu oluşu ve davacının duyduğu fiziksel ve ruhsal acının yoğunluğu gözetilerek, davacı lehine 30.000,00.-TL manevi tazminata hükmedilmesinin çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde ve adalete uygun olacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ve ... Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar vermek gerekmiştir. Islah; Davacı vekili belirsiz alacak (tazminat) davası açmadığından davası kısmi dava olarak kabul edilmiştir. Kısmi alacak (tazminat) davasına konu talebini bu miktarlar üzerinden 16.06.2026 tarihinde arttırarak ıslah dilekçesi vermiştir. Adli yardımdan faydalandığından harç tamamlattırılması yoluna gidilmemiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle; 150,00.-TL tedavi ve bakıcı giderleri talebini 1.310,25.-TL'ye 150,00.-TL geçici iş göremezlik zararı talebini 2.726,25.-TL'ye 200,00.-TL sürekli malüliyet zararı talebinin aynen devamına, 500,00.-TL ekonomik geleceğin sarsılması zararının aynen devamına olmak üzere toplam dava değerini 1.000,00.-TL'den 4.736,50.-TL'ye çıkartmıştır. Oysa yukarıda da değinildiği gibi 23.09.2024 tarihli ön inceleme duruşmasında (vasıflandırma mahkemeye ait olduğundan) davacının talebinin tedavi giderleri ve bakıcı ücreti için 150,00.-TL (75 +75), geçici iş göremezlik zararı talebinin 150,00.-TL, sürekli iş göremezlik zararı talebinin 700,00.-TL olduğu kabul edilmiştir. Sonuç olarak; Davanın kısmen kabulü ile, Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 4.036,50.-TL maddi tazminatın (Tedavi gideri için 75,00.-TL + Geçici bakıcı gideri için 1.235,25.-TL + Geçici iş göremezlik zararı olarak 2.726,25.-TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu miktarın 300,00.-TL'sine (tedavi giderleri ve bakıcı ücreti için 150,00.-TL (75 +75), geçici iş göremezlik zararı talebi 150,00.-TL) davalılar ... ve .... Ltd. Şti. açısından kaza tarihi olan 04.11.2016, davalı ... Sigorta A.Ş. Açından temerrüt tarihi olan 31.08.2023, kalan 3.736,50.-TL'sine ıslah tarihi olan 16.06.2026 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin (700,00.-TL Sürekli İş Göremezlik Zararı) reddine, Manevi Tazminat Talebi Yönünden; kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ve ...San. Tic. Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, ... İcra Dairesinin ...sayılı dosyasında mahkememiz dosyasından (Dava Değeri; 1.000,00.-TL maddi + 50.000,00.-TL manevi tazminat = 51.000,00.-TL üzerinden) verilen ihtiyati haciz kararına istinaden yapılan ödemenin tahsilde tekerrür olmaması için infazda dikkate alınmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE, A-Maddi Tazminat Talebi Yönünden; 4.036,50.-TL maddi tazminatın (Tedavi gideri için 75,00.-TL + Geçici bakıcı gideri için 1.235,25.-TL + Geçici iş göremezlik zararı olarak 2.726,25.-TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, Bu miktarın 300,00.-TL'sine (tedavi giderleri ve bakıcı ücreti için 150,00.-TL (75 +75), geçici iş göremezlik zararı talebi 150,00.-TL) davalılar ... ve .... Ltd. Şti. açısından kaza tarihi olan 04.11.2016, davalı ... Sigorta A.Ş. Açından temerrüt tarihi olan 31.08.2023, kalan 3.736,50.-TL'sine ıslah tarihi olan 16.06.2026 tarihinden itibaren avans faizi UYGULANMASINA, Fazlaya ilişkin taleplerin (700,00.-TL Sürekli İş Göremezlik Zararı) REDDİNE, B-Manevi Tazminat Talebi Yönünden; Kaza tarihi olan 04.11.2016 tarihinden geçerli avans faizi ile birlikte 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalı sürücü ... ve ... Tic. Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, ... İcra Dairesinin ...sayılı dosyasında mahkememiz dosyasından (Dava Değeri; 1.000,00.-TL maddi + 50.000,00.-TL manevi tazminat = 51.000,00.-TL üzerinden) verilen ihtiyati haciz kararına istinaden yapılan ödemenin tahsilde tekerrür olmaması için İNFAZDA DİKKATE ALINMASINA, 1-Maddi tazminat talebi yönünden; alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 2-Maddi tazminat talebi yönünden; davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 4.036,50 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden; davalı ... Sigorta A.Ş.ve ...San.Tic.Ltd.Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile işbu davalılara verilmesine, 4-Manevi tazminat talebi yönünden; alınması gereken karar ve ilam harcı 2.049,30 -TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.621,70 TL harcın davalılar ...San.Tic.Ltd.Şti.ve ...'dan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Manevi tazminat talebi yönünden;davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....Ltd.Şti.ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davalı ...San.Tic.Ltd.Şti. yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından reddedilen edilen dava değeri (20.000,00 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/1,2,4. ve 13/1. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın Hâkimin takdir yetkisi kapsamında belirlendiği, davanın sonunda talebin hangi oranda ve miktarda haklı bulunacağının davacının bilmesi ve öngörmesinin mümkün olmadığı, manevi tazminat miktarının Hâkimin takdirine göre belirlendiği davalara ilişkin yargılama giderleri bakımından herhangi bir özel düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarih ve... E. ...K. sayılı kararı ile 6100 s. HMK 326/2. maddesinin "manevi tazminat davaları" yönünden mahkemeye erişim hakkı (Anayasa m.13) ile hak arama hürriyetine (Anayasa m.36) aykırılık sebebiyle iptaline karar verilmiş olup reddedilen manevi tazminat için davalı lehine herhangi bir vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından sarf edilen 2.512,50 TL yargılama giderinin kısmen kabul ve red oranına göre 1.562,33 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından değerlendirmeye yer olmadığına, 9-Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden suç üstü ödeneğinden karşılanan 57.000,00 TL bilirkişi ücretinin kısmen kabul ve red oranına göre 35.444,00 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 21.556,00 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin, tarafların haklılık durumuna göre 1.989,83 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 1.210,17 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda , tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/07/2026
KATİP - HAKİM - ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır