İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/847 E. 2025/902 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/847
Karar No
2025/902
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVALILAR : 3- ... - 4- ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılardan ...'ın sahibi olduğu, davalılardan ...'ün sürücüsü olduğu, diğer davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin (Eski ... Sigorta A.Ş.) Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacısı olduğu ... plakalı kamyonet tipi aracın açık kasa kapağına bağlı bulunan zincir 08.11.2015 günü saat 15:30'da Karatay Semt Polikliniği önünde park halinde bulunan ... plakalı aracına binen müvekkilin karın kısmına girerek yerde metrelerce sürüklenmesine yol açarak yaralamış ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini,... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile sahiplik bilgisinin noterler birliğinden müzekkere ile sorularak davalı ...'ın kimlik bilgilerinin tespiti ile dava dilekçesinin tebliğine karar verilmesini, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatının davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, -Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00TL Geçici İş Göremezlik Tazminatının davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 100,00TL Bakıcı Giderlerinin davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, diğer davalılardan kaza tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkiline verilmesini, 50.000,00TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar ... ve ...'den kaza tarihi itibari ile yasal faizi ile birlikte alınarak müvekkile verilmesini, Yargılama giderlerinin davalılar üzerine bırakılmasını, talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde; "öncelikle davanın usulden ve herhalde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz " şeklinde cevap vermiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; "Davacının dilekçesindeki tüm taleplerinin Reddini talep ettiğimizi bildirerek; Davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın öncelikle Usulden, aksi halde Esastan Reddine Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz" şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Mahkememizce verilen ara karar gereği dosyanın bilirkişi ... , ... ve ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi heyetinin raporunda özetle;"1- ... plakalı araç sürücüsü ...'ün; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 73. Maddesi ile Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 145/e Maddesini ihlal etmesi yanı sıra dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayın meydana gelmesinde %100 (Yüzde Yüz) oranında KUSURLU olduğu, 2- Yaya, ...'ün; olayın meydana gelmesinde KUSURUNUN BULUNMADIĞI,3- ... plakalı araç sürücüsü ...'ün meydana gelen olayda % 100 kusurlu olması sebebiyle, sürücü ... ve araç maliki ... ile trafik sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'nin (Poliçe limitleri dâhilinde) Karayolları trafik kanununun 85/1 ve 85/5 maddeleri gereği, meydana gelen, davaya konu, olay sonrası doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, " şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın aktüerya bilirkişisi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; "1-)08.11.2015 — 08.03.2016 Tarihleri Arası 4 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 5.132,91 TL 2-) Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, a-)09.03.2016 - 06.04.2061 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %2 özür oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; 266.678,43 TL b-)09.03.2016 — 05.03.2054 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %12,2 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre; — 1.436.539,58 TL 3-)08.11.2015 — 08.12.2015 Tarihleri Arası 1 Aylık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 1.273,50 TL 4-)Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan iderlerinden Doğan Maddi Zararının i 4.000,00 TL olduğu, Temerrüt tarihinin; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden, davacı tarafından 08.05.2015 tarihli dilekçe ile başvuru yapıldığı, başvurunun tebliğine ilişkin dosya kapsamında belge ve bilgi bulunmadığı, ancak başvuru dilekçesinin Cuma günlü olduğu dikkate alındığında tebliğatın muhtemelen 11.05.2015 Pazartesi tarihinde yapıldığı, 22.05.2015 tarihli yazı ile davalı sigortacı tarafından eksik evrak bildiriminde bulunulduğu da gözetildiğinde 8 iş gününün bitimini takip eden 9. gün olan 22.05.2015 tarihi, diğer davalılar yönünden ise kazanın meydana geldiği 08.11.2015 tarihi olduğu, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın hususi kullanım amaçlı kamyonet olduğu anlaşıldığından işletilecek faiz türünün talep gibi yasal faiz olarak kabul edilmesi gerek: ---Davaya konu trafik kazasının 08.11.2015 tarihinde meydana geldiği, 2015 yılında ZMSS Ölüm ve Sürekli Sakatlık Klozu kişi başı poliçe teminat limitinin 290.000,00TL ZMSS Sağlık Giderleri kişi başı poliçe teminat limitinin de 290.000,00TL olduğu," görüş ve kanaat bildir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın NEÜ ATK'na tevdii ile düzenlenen ATK raporundan özetle; "1-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre;Gr23 VII 12Aa 10A=%14 olduğu, Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %12.2(yüzdeonikinoktaiki) olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde oluğu,2-30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; Kişinin sağ dirsek eklem hareket kısıtlılığı arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (Kas-İskelet Sistemi Şekil 2.8, 2.9 ve Tablo 2.3 e göre) %2(yüzdeiki) olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, 5-İyileşme süresinin 4(dört) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 1(bir) ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı, Aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı; 08.11.2015-08.12.2015 tarihleri arasında (1.273,50TL/30gün) X 30gün = 1.273,50TL olarak değerlendirildiği, 6-Şahsın fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 4.000,00TL olarak değerlendirildiği, bakıcı giderleri kapsamında yaptığı harcamaların 1.273,50TL olarak değerlendirildiği, toplamda 5.273,50TL olarak değerlendirildiği tespitleri ile düzenlenen rapor ilgili makamın takdirlerine sunulmuştur." şeklinde rapor tanzim etmişlerdir. Davacı vekilinin dava değeri arttırım dilekçesi sunmuş olduğu görüldü. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalılar aleyhine Tazminat davası açmıştır. Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar...................İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. Davacı vekilinin, davalı sigorta şirketine açtığı tazminat yönünden ise Mahkememizdeki dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında; dosyadaki tüm bilgi, belge, deliller ve bilirkişi raporlarına göre ayrıca Yargıtay . HD'nin 24/02/2021 tarihli ... Esas, ... Sayılı ilamı, Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar ile 22/06/2021 tarihli ve Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... K sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, ayrıca Yargıtay . HD nin 10/01/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı "... TRH 2010 adı verilen Ulusal Moralite Tablosu hazırlanmıştır, gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel veriler içerdiği göz önüne alındığında dairemizce de tazminat hesaplarında TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir..." şeklinde karar verildiği ve Yargıtay . HD'nin 11/01/2024 Tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı (özü: "...Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği yapılan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması gerekirken PMF 1931 tablosunun uygulanması uygun olmamıştır."... Olay tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet raporunun alınmasına ilişkin olduğu) ve Yargıtay HGK'nın 02/12/2021 tarih ... , ... Karar sayılı ilamında da TRH 2010 tablosunun uygulanacağı yönünde oy birliği ile karar verilmiş olup) ayrıca Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 ila 01/06/2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 ila 20/02/2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İStanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE" şeklinde verilen emsal kararları da dikkate alındığında, HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU MADDE 16 : "(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Dava açılmasından sonra arabulucuya başvuru hâlinde ise bu süreç, mahkemenin tarafları arabuluculuğa davetinin taraflarca kabul edilmesi veya tarafların arabulucuya başvurma konusunda anlaşmaya vardıklarını duruşma dışında mahkemeye yazılı olarak beyan ettikleri ya da duruşmada bu beyanlarının tutanağa geçirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.(2) Arabuluculuk sürecinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz." Dava konusu kazanın 08/11/2015 tarihinde olduğu anlaşıldı. Arabuluculuk başvurma tarihinin 08/11/2023 tarihi saat 17:54 de yapıldığı anlaşıldı. Davacı vekili 30/12/2025 tarihli duruşma tutanağındaki beyanın da; "Bizden önce avukat meslektaşımızın gerekli müraaatları yaptığı için tarafımızda tebliğ tebellüğe ilişkin belge yoktur ancak müracaatın yapıldığının kanıtı olarak sigorta şirketinin 22/05/2017 tarihinde cevap dilekçesi verdiği anlaşılmakla bu tarihin tebliğ olmasını kabul ediyoruz, muvafakatımız vardır, davamızın kabulüne karar verilsin dedi." şeklinde beyanda bulunmuş olduğu görüldü. TBK MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. TCK MADDE 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl, b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl, c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl, d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, geçmesiyle düşer. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. (4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar. (6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz. On Yıllık Zamanaşımı "Trafik kazasından doğan maddi tazminat davaları için zarar ve yükümlüyü öğrenme tarihinden başlayan iki yıllık sürenin sınırını 10 yıllık zamanaşımı çizmektedir. On yıllık zamanaşımının başlangıcı olay tarihindir. Olay tarihinden itibaren her halde 10 yılın aşılamaması gerekir. Örneğin, zarar ve yükümlünün öğrenilme tarihi 9 yıl 11 ay sonra gerçekleşmiş ise, zarar gören kalan bir ay içerisinde tazminat davası açmak zorundadır. Bu konuda ayrıca BK. 60. madde ile ilgili açıklamalara bakılabilir. Diğer taraftan 2918 sayılı Kanun ile BK. 72. (818/m.60) maddesinde atıf yapılan ceza davası zamanaşımı, olağan ceza davası zamanaşımıdır. 5237 sayılı TCK'nın 67/2, 3. Maddesindeki (765; m.104/2) zamanaşımı kesen nedenlerin bulunması durumunda sürenin yarı oranında artacağına ilişkin hüküm ve bu şekilde elde edilecek olan olağanüstü ceza davası zamanaşımı hukuk davalarında uygulanamaz. (Karayolları Trafik Kanununa Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat , Sigorta Ve Rücu Davaları - Güncellenmiş Dokuzuncu Baskı - ... )" Zaman aşımı 2+8 = 10 yıl da zamanaşımına uğrar. Somut olayda, olay tarihi ve arabuluculuk başvurma tarihi (08/11/2015 olay tarihi - arabuluculuk başvurma tarihi 08/11/2023 saat 17:54 ) , arabuluculuk kanundaki düzenlemeye ve eldeki davada belirsiz alacak davası olduğundan, ayrıca yukarıdaki sair açıklamalar ile birlikte davalıların zamanaşımı defi yönündeki savunmaya itibar edilmemiştir. Birlikte kusur yönünden değerlendirme yapıldığında; kaza zaptındaki olayın anlatımı, bilirkişi raporu, ceza dosyası, tanık anlatımları değerlendirme yapıldığında; davacının (yaya olarak) trafiğe girmesinden kaynaklı olmayıp, davacının el işareti ile izin isteyip, geçtiği, ancak davalılardan - sürücü ...'ün kullandığı araçta bulunan "KANCA" dan kaynaklandığı , başka bir ifade ile davacının zararın oluşmasında veya artmasında bir katkısının olmadığı kanaati ile birlikte kusur indirimine gidilmemiştir. Birlikte kusur itirazı var ise de bu itirazın yerinde olmadığı sonuç ve kanaatına varılmıştır. Davacı vekilinin 30/12/2025 tarihli duruşmadaki beyanı dikkate alınarak sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi belirlenmiştir. Ayrıca manevi tazminat bakımından ise davacı ...'ün açtığı manevi tazminata ilişkin olarak; yaşanan davaya konu olay neticesinde zor günler geçirdiğini, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız eylemin ağırlığı, kusur durumu ve diğer hususlar dikkate alınarak aynı zamanda "hükmedilecek bu para, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amcına göre belirlenmelidir, takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır" (Yüksek Yargıtay . HD'nin 06/06/1999 Tarih, ... ; . HD'nin 18/06/1998 tarih, ... ), "hükmedilcek bu para, zarara uğrayandan manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır, bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amcına göre belirlenmelidir, takdir edilecek miktarı mevcut halde elde edilecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır", Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebi ile duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde bulundurularak hak ve nesafet çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır, zira TMK'nın 4. Maddesinde kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre takdir edeceği öngörülmüştür.( Yüksek Yargıtay . HD'nin 23/02/2015 Tarih ... Esas ... Karar) anılan emsal kararların da dikkate alınması ve Yüksek Yargıtay . HD'nin 23/02/2015 Tarih ... Esas ... Karar yine HGK'nın 23/06/2004 tarihli, ... -... sayılı kararında "22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır" şeklinde hüküm geçtiği görülmekle, TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN A-Davacı ...'ün, davalılar (... Sigorta A.Ş., ... ve ...) aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 1.273,50 TL Bakıcı gideri, 5.132,91TL geçici iş göremezlik, 266.678,43 TL sürekli iş göremezlik zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 273.084,84TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/11/2015 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ... Sigorta A.Ş kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN B-Davacının davalılar (... ve ...) aleyhine açtığı 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar (... ve ...)'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN A-Davacı ...'ün, davalılar (... Sigorta A.Ş., ... ve ...) aleyhine açtığı maddi tazminat davası nedeniyle; 1.273,50 TL Bakıcı gideri, 5.132,91TL geçici iş göremezlik, 266.678,43 TL sürekli iş göremezlik zararına bağlı olmak üzere TOPLAM 273.084,84TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/11/2015 tarihinden, itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Davalı ... Sigorta A.Ş kaza tarihinde geçerli olan poliçe limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 02/06/2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN B-Davacının davalılar (... ve ...) aleyhine açtığı 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar (... ve ...)'den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya VERİLMESİNE, 1-Maddi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 18.654,42-TL karar ve ilam harcından peşin alınan harç 269,85-TL (peşin alınan 269,85-TL'den maddi tazminat talebi için alınan peşin harcın mahsubundan sonra kalan) ile 4.658,49TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.928,34-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.726,08-TL harcın davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad KAYDINA, 2-Maddi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 578,10-TL ilk yargılama harcı, 4.658,49-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 5.236,59-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 3-Maddi tazminat yönünden; davacı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan; bilirkişi ücretleri, tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.231,75-TL yargılama gideri ve NEÜ Dön. Ser. Say. (30/07/2024 tarihli 750,00TL, 30/07/2024 tarihli 750,00TL, 30/07/2024 tarihli 1.240,00TL, 30/07/2024 tarihli 1.800,00TL,'lik dekontlar) toplamı olan 20.771,75-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Maddi tazminat yönünden davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Manevi tazminat yönünden; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcın (maddi tazminatta mahsup edilen peşin harç düşüldükten sonra) davalılar (... ve ...)'den tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 7-Davacı tarafından manevi tazminata yönelik yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 8-Davalı tarafından manevi tazminata yönelik yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretlarinin davalı (... ve ...)'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, 10-Davacı tarafça dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE, 11-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile A VE B BENDİ YÖNÜNDEN Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/847, K. 2025/902, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-847-e-2025-902-k-288411dc659b