İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/839 E. 2025/368 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/839
- Karar No
- 2025/368
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/839 Esas KARAR NO : 2025/368 DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/01/2023 KARAR TARİHİ : 15/04/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ortağı ve eşinin günlük ihtiyaçlarına karşılamaya tahsis edilen aracın ayıplı olması nedeniyle ayıbın onarımı, müvekkilinin 11 gün araçsız bırakılması ve bunu takip eden 46 günde muadil olayan bir binek araç verilmesinden kaynaklı olarak müvekkilinin aracından mahrum kalma bedeli tazminatı olarak, maddi zarar tespit edildiğinde artırılmak üzere maddi tazminatın aracın servise çekildiği 31/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının ikame araç bedelinin tazmini talebi kötüniyetli olup söz konusu talebin reddi gerektiğini, müvekkili şirket yasal zorunluluğu olmamasına rağmen yönetmelikte belirtilen süre içerisinde davacıya ikame araç verdiğini, davacı yan 31.05.2022 tarihinde aracını 12 V arıza çıkması şikayeti ile müvekkil şirket getirmiştir. Müvekkil şirket tarafından gerekli inceleme kontrol ve onarım işlemleri yapılmış ve arıza giderilmiş ve aracı davacıya aracı teslim edildiğini, bu süreçte müvekkili şirket tarafından zorunlu olmadığı halde müşteri memnuniyeti için davacıya 11.06.2022 tarihinde ikame araç verildiğini, Müvekkili şirketin, davacının aracı servis getirildikten tam 8 iş günü sonra ikame araç tahsis ettiğini, önceki itirazımızdan vazgeçmemek kaydıyla, müvekkili şirket yasal süre içerisinde davacıya ikame araç temin ettiği için bunda dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle bir an için ilgili mevzuat uygulansa dahi ilk olarak davacının 11 gün ikame araçtan mahrum kaldığı iddiasıyla tazmin talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket davacıya ikame araç temin ettiğini, davacı yan verilen ikame aracı kabul etmiş ve 46 gün boyunca kullandığını, bu nedenle uğradığı herhangi bir zarar bulunmadığını, müvekkili şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafça her ne kadar... model ikame aracı kabul etmediğini ve müvekkili şirketin davacının aracına muadil suv model bir ikame araç var olmasına rağmen davacıya binek araç verilmişcesine bir mizansen yaratılmaya çalışılmış ise müvekkili şirketin tahsis etmiş olduğu ikame aracı ihtirazı kayıt belirtmeksizin kabul ettiğini, bu nedenle müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, kaldı ki, önceki itirazlarımızda belirtiğimiz üzere müvekkkil şirketin davacıya ikame araç verme zorunluluğu dahi bulunmadığını, davacının talebinin kabulü halinde davacının ikame araçtan elde ettiği faydaların mahsubu gerektiğini, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Servis kayıtları, ekspertiz raporu, bilirkişi raporu, delil olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...1. Davacıya ait ... plaka sayılı aracın onarımı süresince emsali nitelikte bir aracın ne kadar bedel ile temin edilebileceği: ... B5 AWD 7... 2021 model aracın segmentine dayalı yukarıda yer alan görselde görüldüğü üzere güncel günlük kiralama bedelinin 5.250,00 TL. mertebesinde olduğu, Ülkemizde geri tarihlere yönelik veri tabanının olmaması, yaşanan enflasyonist ortam nedeniyle aylık bazda değişen bedeller dikkate alınarak somut olayda, Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme tablosu çarpanları kullanılarak 31.05.2022 riziko tarihi itibarıyla davacıya ait ... plaka sayılı aracın onarımı süresince emsali nitelikte bir aracın kiralama bedelinin 2.580,00 TL. mertebesinde olduğu hesaplanmıştır. 2. Davacıya sağlanan ikame aracın farklılığı nedeniyle davacının araçtan sağladığı faydalanmanın önemli ölçüde azalıp azalmadığı: ... D segmenti bir araç olup, bu otomobiller lüksleri, güvenlik özellikleri ve performansları nedeniyle tercih edilirler. Bu segmentte yer alan..., güvenlik özellikleri ile tanınırken, ... ve konforu ile tanınmaktadır. ... XC90 ise E segmenti bir araç olup, bu otomobiller lüks ve yüksek kapasiteye sahip olup, geniş iç hacimleri ve gelişmiş teknoloji özellikleriyle dikkat çekerler. Bu segmentte ... , ... XC90 ve... gibi araçlar yer alır. Her iki araç arasında segment farkı olup, sağlanan ikame aracın farklılığı nedeniyle davacının araçtan beklediği faydalanmanın önemli ölçüde azaldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. 3. İkame aracın farklı segmentte verilmesi nedeniyle davacının farklı araçtan faydalandığı gün sayısı kadar kendisine ödenebilecek fark bedelinin tespiti: a. Davacıya 11 gün ikame araç verilmediği belirlenmiş olup; 31.05.2022 riziko tarihi itibarıyla davacıya ait ... plaka sayılı aracın onarımı süresince emsali nitelikte bir aracın kiralama bedelinin 2.580,00 TL. mertebesinde olduğu tespit edildiğinden 11 gün verilmeyen ikame araç mahrumiyet bedeli (11 gün x 2.580,00 TL) = 28.380,00 TL. olarak hesaplanmıştır. b. Davacıya 46 gün muadil olmayan binek araç verildiği belirlenmiş olup; ...egmentinde bir aracın yukarıda yer alan görselde görüldüğü üzere güncel günlük kiralama bedelinin 3.000,00 TL. mertebesinde olduğu, Ülkemizde geri tarihlere yönelik veri tabanının olmaması, yaşanan enflasyonist ortam nedeniyle aylık bazda değişen bedeller dikkate alınarak somut olayda, Kamu İhale Kurumu Fiyat Güncelleme tablosu çarpanları kullanılarak 31.05.2022 riziko tarihi itibarıyla davacıya ait ... plaka sayılı aracın onarımı süresince emsali nitelikte bir aracın kiralama bedelinin 1.435,00 TL. mertebesinde olduğu hesaplanmıştır. Muadil araç ile muadil olmayan araç arasındaki rayiç bedel farkı (2580,00 TL.- 1.435,00 TL.)= 1.145,00 TL. olarak hesaplanmıştır. Arz edilen nedenle muadil olmayan araç ile karşılanan ikame araç bedeli için ödenebilecek fark bedeli (46 gün x 1.145,00 TL) = 52.670,00 TL. olarak hesaplanmıştır. 4. Davacıya ait aracın garanti belgesinin incelenmesi suretiyle aracın onarımı sürecinde ikame araç tedariğinin garanti kapsamında kalıp kalmadığının tespiti: Sn. Mahkemenin görevlendirmesi doğrultusunda... Karşıyaka, ...Mah. ...Caddesi,... Karşıyaka/İzmir adresinde ziyaret edilmiş... Garanti El Kitabı temin edilmek istemiş, servis yetkilileri tarafından Garanti belgesinin araç yazılımına gömülü olduğu belirtilmiş olması nedeniyle temin edilememiştir. Ancak, garanti kapsamında ikame araç garantisi ile ilgili bir düzenleme olmadığı görüş ve kanaatiyle somut olay Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği kapsamında değerlendirilmiştir Söz konusu yönetmeliğin 14/4 maddesi aşağıda görüldüğü şekilde düzenlenmiştir. Üretici, ithalatçı ve satıcının sorumluluğu: MADDE 14 – (4) Malın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna veya satıcıya tesliminden itibaren arızasının on iş günü içerisinde giderilememesi halinde, üretici veya ithalatçının; malın tamiri tamamlanıncaya kadar, benzer özelliklere sahip başka bir malı tüketicinin kullanımına tahsis etmesi zorunludur. Benzer özelliklere sahip başka bir malın tüketici tarafından istenmemesi halinde üretici veya ithalatçılar bu yükümlülükten kurtulur. Buna ilişkin ispat yükümlülüğü, üretici veya ithalatçıya aittir. Yukarıda yer alan yönetmeliğin ilgili maddesine göre davaya konu aracın garanti süresi içerisinde yetkili servis istasyonuna teslim edildiği, 10 iş günü içerisinde onarımın giderilemediğinin sabit olduğu, bu nedenle benzer özelliklere sahip başka bir aracı davacının kullanımına tahsis etmesinin zorunlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacıya ait aracın servis istasyonuna tesliminden sonra ilk on iş günü içinde onarımın gerçekleşmemiş olması nedeniyle davacının ilk 11 gün için talep ettiği bedel konusunda nihai kararın takdiri Sn. Mahkemeye aittir." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; 1-Dava, satış sözleşmesine konu aracın ayıp nedeniyle kullanılamadığı döneme ilişkin oluşan araç yoksunluğu zararının tazmini talepli maddi tazminat davasıdır. 2-Dosya kapsamının incelenmesinden davacı şirketin... plaka sayılı... 2021 model aracı 29/07/2021 tarihinde davalıdan 0 KM olarak satın aldığı, aracın garanti süresi içerisinde 31/05/2022 tarihinde arızalandığı, 27/07/2022 tarihinde onarımın tamamlanarak davacı şirkete aracın iade edildiği, bu süreçte aracın 57 gün süreyle kullanılamadığı, davacıya 11/06/2022 tarihinde ... model bir aracın ikame araç olarak tahsis edildiği ve bu aracın 27/07/2022 tarihine kadar kullanıldığı görülmüştür. 3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirket tarafından davacıya satışı gerçekleştirilen aracın ayıbın giderilmesi amacıyla serviste bulunduğu sürece kısmen araç temin edilmeyen ve kalan kısımda da daha düşük segment bir aracın kullanıma sunulması nedeniyle araçtan faydalanılamayan dönem için tazminat talep edilip talep edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 4-Davanın her iki tarafı da tacir olup uyuşmazlığın çözümünde 6098 sayılı TBK'nın taşınır satışlarına ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Satış sözleşmesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 18/3 maddesine göre, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." ve 23/c maddesine göre, "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Ayrınca 6098 sayılı TBK'nın 227/2. Maddesinde "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hükmünü haiz olup alıcının ayıptan dolayı uğradığı diğer zararları da genel hükümler dairesinde satıcıdan talep etme hakkı bulunmaktadır. Nitekim somut uyuşmazlıkta davacının araç yoksunluğu zararına isabet eden talebinin yasal dayanağını da bu düzenleme oluşturmaktadır. Somut uyuşmazlıkta davacıya ait aracın yolculuk sırasında arızalanarak yolda kaldığı ve onarımın da araç garantisi kapsamında davalı tarafça gerçekleştirildiği, araçtaki arızanın kullanıcı hatasından kaynaklandığına dair bir savunmanın bulunmadığı, nitekim onarımın araç garantisi kapsamında ücretsiz olarak gerçekleştirildiği, bu itibarla aracın 57 gün boyunca kullanılamamasının ayıptan kaynaklandığı ve ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği değerlendirilmiştir. 5-Ayıp kavramının tanımı TBK'nın 219. Maddesinde "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur." şeklinde açıklanmış olup, davacıya ait aracın arızalanmış olması nedeniyle kullanılamadığı dönemde araçtan yoksun kalmış olması başlıca bir zarar olup, TBK 219. Maddesinde belirtilen " beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur" hükmü ve 6098 sayılı TBK'nın 227/2. Maddesinde "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." uyarınca aracın ayıbından dolayı kullanılamadığı dönemde davacının araç yoksunluğundan dolayı uğradığı maddi zararın da ayıptan sorumluluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının 01/06/2022-11/06/2022 tarihleri arasında aracın kullanımından hiç yararlanamadığı, 11/06/2022-27/07/2022 tarihleri aralığında ise daha düşük donanım ve segmentte bir aracı ikame araç olarak kullandığı, davacının satın aldığı aracın segment, model ve özelliklerinin, ayıbın giderimi süresinde tahsis edilen... marka-model araçtan daha yüksek olduğu, bu itibarla 11/06/2022-27/07/2022 tarihleri aralığında da davacının satış sözleşmesine konu araçtan beklediği faydaları önemli ölçüde azaldığından bu dönem için iki araç arasındaki kira bedeli farkı kadar tazminat talep edebileceği değerlendirilmiştir. 6-Mahkememizce davacıya ait aracın kullanılamadığı dönem ve ikame araç kullandırılan dönemler için oluşan araç yoksunluğu zararının tespiti hususunda makine mühendisi bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 16/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kullanım kaybı yaşanan dönemde günlük kiralama bedelinin 2.580,00-TL olduğu, bu dönem için 11x2.580,00-TL=28.380,00-TL zararın oluştuğu, ikame araç olarak temin edilen...marka-model aracın günlük kiralama bedelinin 1.435,00-TL olduğu ve iki araç arasında günlük 1.145,00-TL'den olmak üzere toplam 52.670,00-TL zararın oluşacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna karşı taraf vekillerince sair itirazlar ileri sürüldüğü görülmüştür. Mahkememizce itirazların karşılanabilmesi için araçların kiralama ücretlerinin temini amacıyla piyasada kiralık araç sektöründe faaliyet gösteren şirketlerden ayıp nedeniyle kullanım kaybı yaşanan dönemdeki kira bedelli sorulmuş, dosyaya celp edilen müzekkere cevaplarında,... Motorlu Taşıtlar İnşaat Turizm A.Ş. Cevabi yazısında ... için günlük 4.000,00-TL,... için günlük 2.500,00-TL... ... A Car'dan alınan müzekkere cevabında ... için günlük 3.650,00-TL kiralama bedeli bulunduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememizce dosyaya getirtilen müzekkere cevapları, davacı tarafça dava dilekçesi ekinde yer alan sigorta eksperi... tarafından düzenlenen ekspertiz raporu ve eki kiralama ilanı görüntüleri birlikte incelendiğinde, araç kira bedelinin kiralama dönemi, rezervasyon tarihi, kiralama süresi gibi çok farklı parametreye bağlı olarak değişkenlik gösterebildiği, tüm sektörde tek bir araç kira bedeli bulunmadığı, bununla birlikte zararın belirlenirken ortalama düzeyde bir kira bedelinin hükme esas alınması gerektiği, zira ayıp nedeniyle uğranılan zararlarda özel bir düzenleme bulunmamakla birlikte TBK'nın haksız fiilden doğan zararların tazminine yönelik düzenlenen 50/2.maddesinde yer alan "Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." hükmünün kıyas yoluyla somut uyuşmazlıkta uygulanabileceği, dosya kapsamına göre dava dilekçesi ekinde yer alan Kasım-2022 yılı kiralama ilanlarında... model aracın 4.000,00-TL ila 4.500,00-TL civarında kiralandığının görüldüğü, ilan tarihlerinden yaklaşık 4 ay öncesine isabet eden Haziran-2022 döneminde bu kira bedelinden bir miktar daha düşük düzeyde kiralama bedeli belirlenmesinin makul olduğu dikkate alınarak ... model aracın günlük kiralama bedelinin 3.825,00-TL olarak belirlenmesi, ikame araç olarak tahsis edilen...ın ise günlük 2.500,00-TL bedel ile kiralanabileceği kabulüyle davacının aracın ayıbın onarımı nedeniyle kullanılamadığı ilk 11 gün için 3.825,00-TLx11=42.075,00-TL zararının oluştuğu, davacıya ait araçtan daha düşük segment ve donanıma sahip olan ...model aracın kullanıldığı 46 günlük sürede ise 3.825,00-TL-2.500,00-TL=1.325,00-TL günlük zararın oluştuğu ve toplam 60.950,00-TL zararın tespit edildiği, her iki dönem toplamının(42.075,00-TL+60.950,00-TL)= 103.025,00-TL olduğu tespit ve kabul edilmiştir. 7-Yargılama sırasında davalı tarafça davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'ne göre onarımın 10 iş gününü aşması halinde ikame araç verme yükümlülüğünün başlayacağı savunulmuş ise de, davacının tüketici sıfatını haiz olmadığı, her iki tarafın da tacir olduğu uyuşmazlıkta TBK ve TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6098 sayılı TBK'nın 227/2. Maddesinde "Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır." hükmünün düzenlenmiş olduğu, dolayısıyla alıcının ayıbın onarılması dışında ayrıca ayıp nedeniyle uğradığı diğer zararları da genel hükümlere göre talep edebileceği, satılanın onarıldığı süre boyunca satış sözleşmesine konu aracın ayıp nedeniyle kullanılamadığı dönemde ...0 2021 model araç ile...model araç arasında segment ve kullanım özelliklerinin tamamen farklı olması nedeniyle kiralama bedelleri arasında da farklılıklar bulunduğu ve davacının faydalanmanın azaldığı dönemde aradaki kira bedeli farkını, hiç araç kullanamadığı dönemde ise satış sözleşmesine konu aracın emsal kiralama bedelini talep edebileceği değerlendirildiğinden davalı ve feri müdahil vekillerinin bu yöndeki savunmaları yerinde görülmemiş, yukarıda belirtilen usul ve esaslar dairesinde tespit edilen 57 günlük kullanım kaybı yaşanan dönemde toplam 103.025,00-TL maddi tazminat talep edilebileceği kabulüyle davanın kabulüne karar verilmiş, tazminat miktarına daha düşük segment aracın tahsis edildiği 11/06/2025 tarihi temerrüt kabul edilerek bu tarihten itibaren avans faizi işletilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 103.025,00-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat miktarına 11/06/2022 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.037,63-TL harçtan peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.767,78-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen 269,85-TL başvuru harcı ile 1.017,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.750,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 5.036,85-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, davacı vekilinin e-duruşma yolu ile yüzüne karşı, davalı vekilinin ve feri müdahil vekilinin yüzlerine karşı diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/04/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim... E imza