İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/299 E. 2025/374 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/299
- Karar No
- 2025/374
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/299 Esas KARAR NO:2025/374
DAVA:Ayıptan kaynaklı sözleşmeden dönme DAVA TARİHİ:07/07/2020 KARAR TARİHİ:30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacının davalı firmadan köşe koltuk takımı satın aldığı, 18.10.2019 tarihinde ürün bedelini peşin olarak ödediği, ürünlerin 30.11.2019 tarihinde teslim edildiği, 10 gün sonra koltuk yüzeyinde iplik atmaları meydana geldiği, 10.12.2019 tarihinde firma servisi gelerek ürünü incelediği, kullanıcı kaynaklı iplik atmaları oluştuğundan değişim yapmadığı, müvekkil 10 günlük kısa süreli kullanımda koltuğu yıpratması düşünülemeyeceği gibi müvekkil ve eşi çalışmakta çocukları ise okula gittiği ve sadece akşam evde vakit geçirdiği, davalı şirket kullanıcı ayıbı deyince arabuluculuk sistemine başvurduğu ancak görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı bu durumda sözleşmenin iptaline karar verilmesini, bedel iadesini içeren sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasına karar verilmesini, bedelin ayıplı malın iade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, ayıplı köşe takımının davalıya iadesine karar verilmesini, masraf ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davada, müvekkili şirketin taraf olduğu 17.10.2019 tarihli satış sözleşmesinin 3. maddesi uyarınca her türlü uyuşmazlığın İstanbul Mahkemeleri'nde çözüleceği belirtildiğini dolayısıyla, ... Mahkemesi'nde açılan davanın yetkisiz olduğunun açık olduğunu ayrıca, taraflar tacir olduğundan Türk Ticaret Kanunu’na (TTK) göre belirlenen ihbar süreleri geçilmiş olduğunu, davacı taraf ürünlerdeki ayıpları, montaj tarihinden itibaren geç bir süre sonra ihbar ettiğini TTK m. 23/I gereği bu süreler içinde ihbar yapılmadığı için davanın reddi gerekmekte olduğunu üstelik, davanın temeli olarak Borçlar Kanunu’na dayandırılması da hatalı olduğunu ve bu durum, davanın husumet nedeniyle reddi ile sonuçlanacağını davacı tarafın iddialarına göre meydana gelen ürün deformasyonunun kullanım sonucu olduğu ve müvekkil şirketin bu durumdan sorumlu olmadığı savunulmakta olduğunu bu nedenle, davanın esastan da reddine karar verilmesi talep edilmektedir. Sonuç olarak, davanın İstanbul'da yetkili mahkemelerde görülmesi gerektiği ve yukarıda belirtilen gerekçelerle karar verilmesi için yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi hususunu değerlendirmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların;taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu ... modelli koltuğun ayıplı olduğu iddiasıyla sözleşmeden dönmenin tespiti ve ödenen bedelin iadesi isteminden ibaret olduğu görüldü. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 12/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Davacının satın aldığı köşe koltuk takımı kumaşının evinde bulunan evcil hayvan sebebiyle, koltuk takımı ağaç bölümlerin hatalı kullanım sonucu zarar gördüğü" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 30/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Dava dilekçesi ekinde bulunan fotoğraflar ile mevcut koltukların durumu karşılaştırıldığında; dava konusu mobilya kumaşındaki deformasyon, davacı tarafça kullanılmasından kaynaklanmamakta, üretimde hatalarından kaynaklanmaktadır. Mobilya bu haliyle ayıplıdır ve bu ayıp "gizli ayıp" niteliğindedir. Hem dava dilekçesi ekinde bulunan fotoğraflarda kumaş hataların olması, hem de yerinde inceleme esnasında aynı kumaş hatalarının artmış haliyle devam etmiş olması, dava konusu mobilyanın ilk günlerinde de hatalı olduğu sonucunu çıkarmaktadır. Yani kumaşta görülen hatalar doğal kullanım süresi içinde doğal bir seyir izlemektedir. Bir başka ifade ile, 5 yıl sonra yapılan yerinde inceleme de tespit edilen hatalar, mobilyanın ilk günlerinde de benzer hatalar içerdiğine dair ip uçları saklamakta olduğu" sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, ticari nitelikteki satış sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmeden dönüldüğünün tespiti ile bedel iadesi davasıdır. Dava ile ilgili tüm kanıtlar toplanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalının sattığı koltuk takımının ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıpların kullanım hatasından mı yoksa üretim hatasından mı kaynaklandığı, ayıp söz konusu ise ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresinde ve usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, satıcı kusurundan kaynaklanan ayıp söz konusu ise davacı alacağının ne miktarda olduğu noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mobilyacı bilirkişi ... dosya üzerinden yaptığı incelemesi sonrası düzenlediği ve mahkememize sunmuş olduğu 12.05.2024 tarihli raporunda özetle; dava dosyası içinde bulunan belgeleri ve fotoğrafları incelediğini, minder ve kanepe kumaşlarını meydana getiren ipliklerin minderin köşe bölümünde kopmuş olduğunu, düzlemsel bölümlerde fazla kopma olmadığını, ipliklerin tek tek kopması ipliklerin dışardan çekilerek koparıldığı izlenimi verdiğini, dikkatli bakınca evde bulunan kedi veya başka hayvan tırnağı ile minder köşelerinde ve kasadan dışarı çekilerek koptuğunu, ağaç bölümün koltuk temizliği sırasında kanepenin yanlış tutularak çekildiğini, iskeletin esneyerek birleşme yerlerinden ayrıldığını ve kullanıcı hatası olarak zarar gördüğünü tespit ettiğini bildirmiştir. Davacı vekilinin rapora karşı itirazları üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere bilirkişi görevlendirilmiştir. Tekstil yüksek mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ...'ın yerinde inceleme yapmak suretiyle düzenlediği ve mahkememize sunmuş olduğu 16.12.2024 tarihli raporunda özetle; döşemelik kumaşların, sürtünmeye fazlaca maruz kaldıkları için, aşınma ve boncuklanma mukavemetlerinin yüksek olması gerektiğini, aksi halde mobilyanın sürtünme kuvvetine maruz kaldığı kumaşı deforme olacağını ve ürünün faydalı kullanım süresini azaltacağını, incelenen mobilyanın, yaklaşık 5 yıldır beri kullanılan ve hala da ev ortamında kullanılmaya devam edilen bir mobilya olduğunu, dolayısıyla yerinde inceleme esnasında tespit edilen kumaş hatalarının, 5 yıllık bir kullanım sonucunda da oluşmuş olabileceğini, ancak dava dilekçesi ekinde yer alan ve mobilyanın ilk günlerinde çekildiği ifade edilen fotoğraflarda da benzer şekilde kumaş hataları (kumaştan çıkan iplikler ve boncuklanma) görüldüğünü, yerinde inceleme esnasında tespit edilen fotoğraflar ile mobilyanın ilk günlerindeki fotoğrafları karşılaştırıldığında; yerinde inceleme tarihinde aşınma ve boncuklanmanın, kullanılan 5 yıl boyunca arttığının görüldüğünü, kaldı ki normal bir ev kullanımda 5 yıl sonra oluşmuş olsa bile iplik kopmaları ve boncuklanmaların, çok sık karşılaşılan bir durum olmadığını ve bu durumun mobilya kumaşı için bir ayıp sebebi olduğunu, incelenen mobilyanın kumaş kısmında, hem kumaş yüzeyinden çıkan ipliklerin olmasının (aşınma mukavemetinin düşük olması) hem de boncuklanma probleminin görülmesinin, bu hataların kumaş üretim hatasından kaynaklanacağı izlenimi verdiğini, zira her iki hatanın da kaynağının da sürtünme kuvveti olduğunu, kumaştan çıkan ipliklerin sebebinin tabi ki sivri bir nesne ile dışarıdan yapılan bir müdahale olabileceğini, ancak böyle bir müdahalenin ancak özel bir dikkat ile uğraşarak ve kasıt ile olabileceğini ki bunun uzak bir ihtimal olduğunu, bununla birlikte; kumaştan çıkan iplikler ile birlikte aynı anda kumaş yüzeylerinde boncuklanma probleminin de görülmesinin, bu ihtimali ortadan kaldırdığını, kumaşlardaki boncuklanma ve yüzeylerdeki iplik kopuşlarının, kumaşın ancak sürekli bir kuvvete maruz kaldığında ortaya çıkabilen kumaş hataları olduğunu, ayıplı bir kumaşın ve dolayısıyla bu kumaştan üretilen mobilyanın, hatalarının ortaya çıkması için mutlaka belirli bir kullanım süresi gerekli olduğunu, dolayısıyla kumaşlardaki bu ayıbın, müşterinin hemen kolaylıkla anlayabileceği "açık ayıp" olmadığını, bilakis bu ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğunu, tespit ettiğini bildirmiştir. Dosyanın tümü üzerinde yapılan incelemede; davacının, davalıdan 30/11/2019 tarihinde 9.930,00 TL'ye ... modelli köşe koltuk takımı satın aldığı, koltuğun teslim edilmesinden sonra davacının başvurusu üzerine düzenlenen 04/12/2019 tarihli "İş Emri Belgesi"ne göre, davacının kumaşta kalkma mevcut şikayetinin bulunduğu, bunun üzerine servisin yaptığı tespitin ise "köşe koltuk yüzeyinde kullanıcı kaynaklı iplik atmaları var" şeklinde olduğu, davacının dava dilekçesinde bedel iadesini içeren dönme hakkını kullandığı, mobilyacı bilirkişi ...'ın dosya üzerinden yaptığı incelemesi sonrası düzenlediği ve mahkememize sunmuş olduğu 12.05.2024 tarihli raporunda; minder ve kanepe kumaşlarını meydana getiren ipliklerin minderin köşe bölümünde kopmuş olduğunu, düzlemsel bölümlerde fazla kopma olmadığını, ipliklerin tek tek kopması ipliklerin dışardan çekilerek koparıldığı izlenimi verdiğini, dikkatli bakınca evde bulunan kedi veya başka hayvan tırnağı ile minder köşelerinde ve kasadan dışarı çekilerek koptuğunu, ağaç bölümün koltuk temizliği sırasında kanepenin yanlış tutularak çekildiğini, iskeletin esneyerek birleşme yerlerinden ayrıldığını ve kullanıcı hatası olarak zarar gördüğünü belirtmiş ise de tekstil yüksek mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ...'ın yerinde inceleme yapmak suretiyle düzenlediği ve mahkememize sunmuş olduğu 16.12.2024 tarihli raporunda; incelenen mobilyanın, yaklaşık 5 yıldır beri kullanılan ve hala da ev ortamında kullanılmaya devam edilen bir mobilya olduğunu, dolayısıyla yerinde inceleme esnasında tespit edilen kumaş hatalarının, 5 yıllık bir kullanım sonucunda da oluşmuş olabileceğini, ancak dava dilekçesi ekinde yer alan ve mobilyanın ilk günlerinde çekildiği ifade edilen fotoğraflarda da benzer şekilde kumaş hataları (kumaştan çıkan iplikler ve boncuklanma) görüldüğünü, yerinde inceleme esnasında tespit edilen fotoğraflar ile mobilyanın ilk günlerindeki fotoğrafları karşılaştırıldığında; yerinde inceleme tarihinde aşınma ve boncuklanmanın, kullanılan 5 yıl boyunca arttığının görüldüğünü, kaldı ki normal bir ev kullanımda 5 yıl sonra oluşmuş olsa bile iplik kopmaları ve boncuklanmaların, çok sık karşılaşılan bir durum olmadığını ve bu durumun mobilya kumaşı için bir ayıp sebebi olduğunu, incelenen mobilyanın kumaş kısmında, hem kumaş yüzeyinden çıkan ipliklerin olmasının (aşınma mukavemetinin düşük olması) hem de boncuklanma probleminin görülmesinin, bu hataların kumaş üretim hatasından kaynaklanacağı izlenimi verdiğini, zira her iki hatanın da kaynağının da sürtünme kuvveti olduğunu, kumaştan çıkan ipliklerin sebebinin tabi ki sivri bir nesne ile dışarıdan yapılan bir müdahale olabileceğini, ancak böyle bir müdahalenin ancak özel bir dikkat ile uğraşarak ve kasıt ile olabileceğini ki bunun uzak bir ihtimal olduğunu, bununla birlikte; kumaştan çıkan iplikler ile birlikte aynı anda kumaş yüzeylerinde boncuklanma probleminin de görülmesinin, bu ihtimali ortadan kaldırdığını, kumaşlardaki boncuklanma ve yüzeylerdeki iplik kopuşlarının, kumaşın ancak sürekli bir kuvvete maruz kaldığında ortaya çıkabilen kumaş hataları olduğunu, ayıplı bir kumaşın ve dolayısıyla bu kumaştan üretilen mobilyanın, hatalarının ortaya çıkması için mutlaka belirli bir kullanım süresi gerekli olduğunu, dolayısıyla kumaşlardaki bu ayıbın, müşterinin hemen kolaylıkla anlayabileceği "açık ayıp" olmadığını, bilakis bu ayıbın "gizli ayıp" niteliğinde olduğunu belirtmiştir. Her iki rapor arasında çelişki mevcut ise de, mobilyacı bilirkişi ...'ın düzenlediği raporun dosya üzerinden, dosyada mevcut deliller ve fotoğraflar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlandığı, buna karşın tekstil yüksek mühendisi bilirkişi Prof. Dr. ...'ın düzenlediği raporun dava konusu mobilyanın yerinde incelenmesi suretiyle düzenlendiği, buna göre yerinde inceleme ile düzenlenen 30.12.2024 tarihli raporun daha ayrıntılı değerlendirmeler ve tespitler içerdiği ve hüküm kurmaya ve denetime daha elverişli bulunduğu, bilirkişi raporunun takdiri delillerden olması sebebiyle mahkememizce 30.12.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edildiği, buna göre teslimden kısa bir süre sonra koltuktaki problemin görülmesinin ve problemin halen devam ettiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, teslimden sonra ayıbın ortaya çıktığı tarihte derhal yetkili servis talep eden davacının 6102 sayılı TTK’nun 23/1-c.maddesi delaletiyle TBK'nun 223/2. Fıkrasında belirtilen sürede ayıp ihbarında bulunduğu, satım sözleşmesinin iki tarafa karşılıklı borçlar yükleyen bir sözleşme olduğu, davacı satıcının malın teslimi ve mülkiyetinin alıcıya geçirilmesi yükümlülüğü yanında satılanın ayıplardan ari olmasını sağlama yükümlülüğünün de bulunduğu, 6098 sayılı TBK'nun 219. Maddesi uyarınca davacı satıcının, davalı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğu, davalı satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu tutulacağı, dolayısıyla ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleştiği somut olayda davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi hakkını kullanma talebinin haklı olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, daavacıda bulunan davalı tarafından davacıya satılan, 17/10/2019 sipariş tarihli, 30/11/2019 teslim tarihli satış sözleşmesine konu, "... 6281 ikili koltuk kolsuz, ... 6281-Aksg ikili ahşap kollu sağ, ... 6289-Kmsl köşe modülü sol" şeklinde belirtilen köşe koltuk takımının iadesi koşulu ile 9.930,00 TL' nin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davacıda bulunan davalı tarafından davacıya satılan, 17/10/2019 sipariş tarihli, 30/11/2019 teslim tarihli satış sözleşmesine konu, "... 6281 ikili koltuk kolsuz, ... 6281-Aksg ikili ahşap kollu sağ, ... 6289-Kmsl köşe modülü sol" şeklinde belirtilen köşe koltuk takımının iadesi koşulu ile 9.930,00 TL' nin iade tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 678,32 TL nispi karar harcının peşin alınan 169,58TL harçtan mahsubu ile geri kalan 508,74 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 9.930,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 231,78 TL( 54,40TL BVH, 7,80 TL VSH, 169,58 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 13.486,00 TL ( 486,00 TL tebliğler ve posta, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır