İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/671 E. 2023/671 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/671
- Karar No
- 2023/671
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/671 Esas - 2025/42 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2023/671 Esas KARAR NO : 2025/42
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı vekilinin dava dışı alacaklı olan .... Yönetim A.Ş. adına takip ettiği ... 20. İcra Dairesi 2023/2962 Esas sayılı takip dosyasında, takip borçlusu ...'dan dolayı müvekkili şirketin adresinde 13.03.2023 günü menkul haczi gerçekleştirdiğini, haciz işleminde .... Yönetim A.Ş. borçlusuna (...) ait herhangi bir belge bulunmadığını, bu durumun haciz tutanağına işlendiğini ve haczin gerçekleştirilmediğini, daha sonra davalı vekili tarafından yine aynı takip borçlusu (...) için ... 1. GİD 2015/20671 Esas sayılı dosyası üzerinden 02.05.2023 tarihinde müvekkilinin işyerinde bir kez daha menkul haczi gerçekleştirildiği, müvekkili şirketin istihkak iddiası üzerine, haczi gerçekleştiren icra memuru tarafından olayda İİK'nun 99. maddesinin uygulanmasına karar verildiğini, müvekkilinin tarafı olmadığı ... 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2015/20671 Esas sayılı takip dosyasında, takip borçlusunun bir dönem müvekkilinin çalışanı olması nedeniyle yurtdışı vize başvurusuna ilişkin bir e-posta yazışması bulunduğunu, davalı tarafın bu olay üzerine İcra Dairesinin İİK 99. maddesi gereği kararının kendisine tebliğini beklemeden memur işleminin iptali davası açtığını, ancak davalının "memur işleminin iptali" talebinin ... ... Hukuk Mahkemesi'nin 2023/401 Esas-.680 Karar sayılı kararıyla reddedildiği, ayrıca davalının İİK'nun 99. Maddesi gereği ... 5. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/420 E sayılı dosyasında istihkak davası açmış olup istihkak davasının halen derdest olduğunu, istihkak davası derdest iken davalının bu kez de aynı takip borçlusu için müvekkilinin aynı işyerinde 28.07.2023 günü bir kere daha menkul haczi gerçekleştirdiğini, gerçekleşen haciz tutanağında da yine borçluya ait herhangi bir belgenin müvekkiline ait işyerinde bulunmadığını, ayrıca haksız bir şekilde ve tekrar yapılan menkul haczinde menkul malların güncel değerinin çok altında değerlerle gösterildiğini, 28.07.2023 günlü aynı gerekçeyle yapılan menkul haczi sonrasında istihkak beyanı davalıya icra dairesince muhtıra ile tebliğ edilmiş olmasına karşın davalının yasal süre içerisinde İİK'nun 99. Maddesi İcra Hukuk Mahkemesine başvurmadığını, bu durum menkul haczinin kötü niyetli olduğunu ve keyfi şekillerde de devam edebileceğini gösterdiğini, müvekkilinin bulunduğu mahalin ...-Siteler olarak bilinen ve ekonomik hayatın can damarı bölgelerden olduğunu, müvekkilinin ardı ardına işyerine hacze gelinmesi nedeniyle, işyeri komşuları ve rakipleri nezdinde de olumsuz bir duruma düştüğünü, yakın civarda şirketin batmak üzere olduğu söylentilerinin dolaşmaya başladığını, davalı borçlusunun takip borç miktarı ile davacının işyerinde yapılan menkul hacizlerinin parasal değerleri arasında adeta uçurum bulunması gibi somut gerçeklikler davalının haciz girişimlerinin haksız, kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunu göstermekte olup, manevi tazminat şartlarının bulunduğunu, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinde bir anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının haksız fiili nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 28.07.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; HMK'nun 6. Maddesi uyarınca genel yetkili mahkemenin, davalının yerleşim yeri mahkemesi olup, müvekkilinin yerleşim yerinin Şişli/İstanbul olmakla müvekkili aleyhine açılacak davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri nezdinde açılması gerektiğini, bu sebeple mahkemece yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak ise; açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, İcra ve İflas Kanunu'nun alacaklıya bizzat tanıdığı müracaat haklarının kullanılması karşısında, haksız bir hacizden bahsetmenin mümkün olmadığını, İİK'nun 85. Maddesi gereğince borçlu dışındaki 3.kişilerin adreslerinde de haciz uygulanmasının mümkün olduğunu, davacı 3.kişinin adresinde uygulanan haciz işlemlerinin kanuna (İİK.'nun 78, 79 ve 85. maddeleri ) dayalı olarak gerçekleştirilmiş olup, usul ve yasanın tanıdığı haklar kullanılarak ve dolayısıyla usul ve yasaya uygun şekilde gerçekleştirildiğini, ayrıca haciz işlemlerinin yasaya uygun olduğu gibi davacı 3. kişinin bu haciz işlemlerine karşı istihkak iddiasında bulunma, istihkak davası açma, memur muamelesini şikayette bulunma vb. haklarının söz konusu olduğunu, açılan bu davada, davacı ...'nın borcundan dolayı davacı şirketin adresinde haciz işlemi uygulanmasının ağır kusur olduğunu, taraflar arasında hiçbir organik bağ bulunmadığını, hacizlerin kötü niyetli olarak uygulandığını ve bundan dolayı şirketin manevi zarar gördüğünü ve kendilerine 100.000 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiğini iddia ve talep ettiğini, ancak bu hususun doğru olmadığını, ... 20. İcra Müdürlüğü'nün 2023/2962 Esas sayılı dosyasındaki borcun tasfiyesi konusunda borçlu ...ve 3. kişi ... ... Dekorasyon ve İnşaat San.Tic.Ltd.Şti.ile imzalanan 13.03.2023 tarihli Protokolde açıkça 3. kişi şirketin, borçlu ile arasındaki illiyet bağını yani organik bağı kabul ettiğini, anılan Protokolü 3.kişi şirketin borca katılan sıfatıyla imzaladığını, Protokolün 4.maddesinde de borçlu ile arasındaki illiyet bağını kabul ettiğini, bu Protokolün ardından ...'nın borçlu olduğu davaya konu ... 1. Genel İcra Dairesinin 2015/20671 Esas dosyasından müvekkil lehine daha önce gidilip bono ve protokol imzalanıp tahsilat yapılan adrese haciz işlemi uygulandığını, davacının borçlu ...ile aradaki organik bağını kabul ettiğini, mahale gidildiğinde davacının bono ve protokol imzalayarak 1.250.000,00 TL ödeme yaptığını, daha önce illiyet bağını kabul ederek borcu ödemek için bono veren şirketin adresine tekrar gidilmesi kadar doğal bir durumun olmadığını, bu hususu ağır kusur olarak nitelemenin hukuk sistematiğiyle ilgisinin olmadığını, 02.05.2023 tarihinde hacze gelindiğini ve organik bağa ilişkin olarak haciz mahallinde borçlu ...adına bilgisayarda belgeler bulunduğunu, hem icra dosya borçlusu şirket hem de davacı şirket müteahhitlik, inşaat, dekorasyon (aynı iş kolu) alanında faaliyet gösterdiklerini, dolayısıyla aralarında organik bağ bulunduğunu, hacizli mallara ilişkin olarak haciz esnasında ve sonrasında davacı tarafından hiçbir faturanın ibraz edilemediğini, haksız bir hacizden bahsetmenin hukuken mümkün olmadığını, davacının tazminat talebinin hukuki dayanağının olmadığını, haczin haksız olmadığını ve kanundan kaynaklanan müracaat haklarının kullanıldığını, müvekkili alacaklının sırf davacı 3. Kişiye zarar verme kastı ile hareket etmediğini, müvekkili alacaklının kötü niyetinin, kusurunun söz konusu olmadığını, bunun yanı sıra davacının, 3.kişiler ( müşteri vb) nezdinde ticari itibarını zarara uğratacak bir durumun olmadığını, davacının aksi yöndeki iddialarının inandırıcı olmayıp, delilden yoksun olduğunu savunarak, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davalının haksız ve kötü niyetli haciz işlemleri nedeniyle, davacının uğradığı manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılamada ön inceleme duruşması sırasında; davalının mahkememizin yetkili olmadığına ilişkin olarak yaptığı yetki itirazının HMK'nun 16. Maddesi uyarınca davacının yerleşim yerinin ... olması nedeniyle yerinde görülmeyerek reddi ile açık yargılamaya devam olunarak, uyuşmazlığın esasına geçilmiş ve uyuşmazlığın tespiti yapılarak, gerekli deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılması karar verildiği, verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi Nitelikli Hesap Uzmanı ... ... ... tarafından düzenlenen 27.05.2024 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, her aşamada taraf vekillerinin beyanları alınmak ve dosya kapsamındaki deliller hukuki yönden değerlendirilmek suretiyle, araştırılacak başkaca bir husus kalmadığından tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafça, davalının dava dışı borçlu ...'nın borcundan dolayı davacı şirkete ait işyerine üç kez haciz uygulaması nedeniyle prestijlerinin sarsılması, çevrede dedikodulara yol açılması ve firmanın itibarının sarsılması nedenleri ile manevi tazminat talebinde bulunduğu, davacının işyerinde davalı tarafça uygulanan hacizler nedeniyle davacının manevi zarara uğrayıp uğramadığı, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasının mümkün olup olmadığı, davaya konu iddia ve vakıaların manevi tazminat talebine neden olup olmayacağı ile davalının manevi tazminata mahkum edilmesi için gerekli yasal koşulların bulunup bulunmadığına ilişkin olarak yapılan yargılamada öncelikle çözümü gereken yönün; dava dışı borçlu şahıs ile davacı şirket arasında organik bir bağ olup olmadığı hususunda olduğu, davacının dava konsu ettiği takiplerin ... 20. İcra Müdürlüğünün 2023/2962 Esas sayılı dosyasından yapılan 13.03.2023 tarihli haciz ile ... 1. Genel İcra Dairesinin 2015/20671 Esas sayılı dosyasından yapılan 02.05.2023 tarihli ve 28.07.2023 tarihli hacizler olduğu, ... 29. İcra Müdürlüğünün 2015/20671 sayılı dosyasına ilişkin sunulan ödeme emrinde alacaklının, ...Bankası A.Ş., borçluların ... Yapı Müş. A.Ş., ... ... ... ve ...oldukları, borcun meblağının 1.803.830,70 TL olup 16.09.2015 tarihinde takibe geçildiği, ... 1. GİD 2015/20671 sayılı dosyasında üçüncü şahıs vekilinin açmış olduğu talebin sunulmuş olduğu, bu talepte 02.05.2023 tarihli haciz tutanağına karşı 05.05.2023 tarihinde istihkak iddiasında bulunulduğu, alacaklının 02.05.2023 tarihli haciz tutanağı dolayısı ile İİK 99 md göre açtığı istihkak davasının ... 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/420 sayılı dosyası ile derdest bulunduğu, bu nedenle alacaklı vekilinin yasaya ve dosya kapsamına aykırı muhafaza talebinin reddine karar verilmesinin talep olunduğu, ...Bankası A.Ş. tarafından 16.09.2015 tarihinde yapılan ilamsız takip sonrası ... ... A.Ş.'nin alacağı temlik aldığı ve 02.05.2023 tarihinde ... .... ... /... adresinde haciz uyguladığı, haciz sırasında üçüncü kişi ... .... Ltd. Şti. adına haksız istihkak iddiasında bulunulduğu, haciz sırasında İcra Memurunca İİK'nun 99. Maddesi uyarınca işlem yapılmasına, alacaklıya istihkak davası açması için 7 günlük süre verildiği, İcra müdürlüğünce verilen sürenin usul ve yasaya aykırı olduğu, nitekim haciz mahalinde bilgisayarda ...adına bilgisayarda vize işlemlerine ait belgeler bulunduğu, istihkak iddiasında bulunulan 3. Kişinin ... 20. İcra Müdürlüğünün 2023/2962 sayılı dosyasında yapılan protokol ile ...ile arasında illiyet bağını kabul ettiği, geçerli bir istihkak iddiası bulunmadığı, borçlu ve 3. Kişi arasında organik bağ bulunduğu, İcra Müdürlüğünce istihkak ididası üzerine İİK 97. Maddesi uyarınca takibin devamı veya taliki hususunda karar verilmek üzere dosyanın İcra Mahkemesine gönderilmesine karar vermesi gerekirken İİK'nun 99. Maddesine göre işlem tesisinin hatalı olduğu belirtilerek, alacaklıya istihkak davası açılması için 7 gün süre verilmesi kararının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece üçüncü kişi ... ... Ltd. Şti. adına yetkili kişilerce istihkak iddiasında bulunulmadığından ve istihkak iddiası geçerli sayılamayacağı, bu nedenle şikayetin reddine karar verildiği, ... 20 İcra Müdürlüğünün 2023/2962 sayılı dosyasına ilişkin 13.03.2023 tarihinde yapılan hacizin ... ... ... nolu adreste yapıldığı ve şirket yetkilisi Taner Yüzgeç'in geldiği, borçlu ile hiçbir bağları olmadığını belirttiği, haciz mahalinde borçluya ilişkin bir belge bulunamadığı ve hacze son verildiğinin belirtildiği, 13.03.2023 tarihli .... A.Ş. ile ...arasında düzenlenen Protokolde borca katılan ... ... Ltd. Şti. olarak görüldüğü, Alacaklı .... A.Ş., borçlu ...ve TBK 201 maddesi gereği katılmak isteyen ... ... Dek. Ltd. Şti. arasında yapılan protokolde 20. İcra Müdürlüğünün 2023/2962 Esas sayılı dosya borcu için 1.250.000 TL olarak ödenmesi hususunda anlaşıldığı, 13.03.2023 tanzim, 14.03.2023 ödeme tarihli, borçlular ...ve 3. Kişi ... ... Dek. Ltd. Şti., lehtarı .... Yön. A.Ş. olan 1.250.000 TL'lik bir adet bono alındığı, bu Protokol ile davacı ... ... Dek. Ltd. Şti.'nin borçlu ...'nın borcuna kefil olduğu, ancak bu Protokol'ün ... ... Dek. Ltd. Şti.'nin işyerinde ...'nın hakkı olduğu anlamına gelmediği, dava dışı borçlunun daha önce aynı adresi kullandığına dair Ticaret Sicil Gazetesine rastlanmadığı, ayrıca ...'nın daha önce haciz yapılan dükkanı kullanmış ise ve şimdi davacı olan ... ... Ltd. Şti.'ye geçmiş ise bunun bir işyeri devri mi olduğu, yoksa muvazaalı bir devir mi olduğunun anlaşılamadığı, hacze gidilen dükkanda borçlu ...'nın da hak sahibi olduğuna dair belge ve bilgiye rastlanmadığı, ...'nın davacı şirket eski çalışanı olduğu belirtilmiş ise de bu hususta da bir belgeye rastlanmadığı, ancak davacı şirketin eski çalışanı olduğu kabul edilse dahi bu ...borcundan dolayı anılan firmada haciz yapılabileceğini göstermeyeceği, borçlu ...'nın vize işlemleri ile ilgili iki maile rastlandığı belirtilmiş ise de bu hususun da borçlunun davacı şirketle direk organik bağını kanıtlayamayacağı, 13.03.2023 tarihli Protokol ile ... ... Ltd. Şti.'nin ...'nın borcuna katılmasının davacı şirketin dava dışı borçlu ...ile organik bağı olduğunu kanıtlamayacağı hususlarının dosyaya sunulan bilirkişi raporunda tespit edildiği, ... 19. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2024/5 Esas-213 Karar sayılı İstihkak iddiasına ilişkin olarak ... ... Yönetim A.Ş. Tarafından ... ... Dek...Ltd.Şti. İle ...ve diğer borçlu şirket aleyhine açılan davada, mahkemece yapılan yargılama sonucu verilen kararda özetle; "resmi kayıtlara göre haciz adresinde borçlunun faaliyet göstermeyip davalı 3. kişinin faaliyet gösterdiği, 3. kişi ile borçlu arasında hukuki/ fiili/ ticari ortaklık ve organik bağ olmadığı, haciz adresinin ödeme emrinin tebliğ edildiği adres olmadığı, borçlunun üçüncü kişi şirketin sigortalı çalışanı olması sebebiyle haciz mahallinde yapılan evrak araştırmasında borçluya ait evrak bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, davalı borçlu ile davalı 3. kişi arasında fiili ve organik bağ tespit edilemediği, sigortalı çalışan ilişkisinin bulunmasının aralarında hukuki/ fiili/ ticari bağ bulunduğunu ispata yeterli olmadığı, davacının iddiasını kesin ve güçlü delillerle ispatlaması gerektiği, ancak davacı tarafından haczedilen menkullerin borçlunun mülkiyetinde olduğunu ispatlar nitelikte güçlü ve kesin delil gösterilmediği/ sunulmadığı, belirtilen nedenle bu hususun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş" şeklindeki gerekçe ile ... ... Yönetim A.Ş.'nin davasının reddine karar verildiği görülmekle, bu durumda ... ... Yönetim A.Ş.'nin borçlusu olan dava dışı ...ile işyerinde haciz yapılan ... ... Dek...Ltd.Şti. arasında ...'nın borçlarından ... Ltd.Şti.'nin sorumlu tutulmasını gerektirecek bir hukuki, fiili ve organik bağın belirlenemediği hususunun ... 19. İcra Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu ortaya konulmuş ise de ...'nın borçluları arasında olduğu kredi sözleşmesine dayalı takibe konu borcu bankadan temlik alan ... ... Yönetim Şirketinin alacağın tahsili amacıyla takip dosyalarında hacizler uygulattığı, bu hacizlerden 13.03.2023 tarihli hacizle aynı tarihte 13.03.2023 tarihli .... A.Ş. ile ...arasında düzenlenen Protokolde ... ... Ltd. Şti.'nin borca katılmış olduğu, 13.03.2023 tanzim, 14.03.2023 ödeme tarihli, borçluları ...ve ... ... Dek. Ltd. Şti., lehtarı .... Yön. A.Ş. olan bir adet bononun verilmiş olduğu, 02.05.2023 tarihli hacizde, haciz mahallinde borçlu ...adına bilgisayarda belgelerin bulunduğu, bulunan iki adet mailden birinin borçlu ...'nın vize işlemi ile ilgili olduğu, diğerinin ise ... Tercüme olarak yazılı olup, ...adına vize işlemlerine ilişkin olduğunun görüldüğü, 02.05.2023 tarihinde mahalde evrak bulunması üzerine aynı adrese yeniden hacze gidilerek 28.07.2023 tarihinde davacının işyerinde haciz uygulattığı, davalının açtığı istihkak davasının reddine karar verilmiş olduğu, buna göre; davalı...Yönetim Şirketinin alacağını tahsil amacı ile davacıya ait işyerinde uygulattığı hacizlerin haksız olduğu, davacı ile dava dışı borçlu arasında organik bir bağ bulunmadığı anlaşılmış ise de davalı...Yönetim A.Ş.'nin İcra ve İflas Kanunu hükümlerine aykırı davranmış olması, sırf bu nedenle davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını gerektirmeyip, davalı şirketin davacıya karşı kasten, kötü niyetli olarak veya ağır bir kusur ile haksız haciz işlemlerini gerçekleştirmesi gerekmekte olup, somut olayda; davacı şirketin daha önce dava dışı asıl borçlu ...'nın borcuna katılmış olması, davacıya ait işyerinde anılan borçluya ait maillere rastlanmış olması nedeniyle davalı...Yönetim Şirketinin davacının işyerinde haciz uygulatmasının davacıya yönelik kasti, kötü niyetli veya ağır kusur teşkil eden bir eylem olarak kabulünün mümkün olmadığı, her kusurlu veya hatalı işlemin manevi tazminatı gerektirmeyeceği, haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için yapılan eylemin kasti veya ağır kusurla ve kötü niyetli bir şekilde yapılmış olması ve bu nedenle istemde bulunanın manevi bir zarara uğramış olması gerekmekte olup, davada söz konusu şartların oluşmadığı, alacağını tahsil edebilmek için tüm yasal yolları kullanmaya, tüketmeye çalışan davalı...Yönetim Şirketinin davacıya karşı borçtan sorumlu olmadığını bile bile kasti bir şekilde hareket ederek işyerinde haciz yaptırdığının kabul edilemeyeceği, bu yönde bir delilin de olmadığı anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan manevi tazminata ilişkin işbu davanın reddine karar vermek gerekmekle, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının yasal koşulları bulunmayan manevi tazminat istemine ilişkin davasının REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin harç olarak yatırılan 1.707,75-TL harçtan mahsup edilmesi sonucu artan 1.092,35-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf davada kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025