İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/660 E. 2024/809 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/660
Karar No
2024/809
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/660 KARAR NO : 2024/809

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/09/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasındaki ticari ilişki nedeni ile doğmuş olan davacı şirket alacağının davalı tarafça ödenmediğini, alacağı haciz yolu ile tahsil etmek için davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takip dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalı tarafından borcun tümüne ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı şirketin takibe kötü niyetli olarak itiraz etmiş olup alacaklarını geciktirmeye yönelik itiraz yapıldığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ve sair hususlara ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı borçlunun haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun müddeabihin % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin ---- olup, iş yapılan yer ---- ilinde olmasına karşılık davacı tarafından yetkisiz mahkemede davanın açıldığını,----- İcra Müdürlüğü’nün ---- Esas sayılı dosyasıyla alacaklı tarafından davalı şirket aleyhine başlatılan haksız icra takibine karşı haklı itirazlarını sunduklarını, açılan davanın haksız olduğunu, davacı şirketin davalının Türkiye’nin çeşitli illerinde Yemek Hizmeti verdiği Askeri Projelere stok mal temininde çalıştığı tedarikçi firmalardan biri olduğunu, stok mal alımında Askeri birimler aylık, 2 aylık yada 3 aylık kullanılacak miktarları ve teslim süresini içeren tebligatı davalı firmaya gönderdiğini, davalının satın alma yetkililerinin de tebligata göre stok temini yaptığı tedarikçi firmalara hangi birime, ne kadar miktarlarda mal gönderileceğini ve en son teslim tarihini içerir stok mal tedarik listelerini mail yoluyla ilettiklerini, davacı firmaya da davalının hizmet verdiği Askeri projelerin stok miktarları, teslim edilecek son tarihi gösterir listeler her zamanki gibi bildirilmiş ve teyit için telefon görüşmesi de yapıldığın, Ürünlerin zamanında teslim edileceğinin, teminde bir sıkıntı olmayacağının teyidinin davacı firmadan alındığını, ancak davacının kare şeklinde çikolatayı temin süresinde 1600 adet eksik teslim ettiğini, davacının aranarak bu hususun ve her geçen gün için cezai işlem uygulanacağı, hemen teslimi yapılmazsa gecikme süresi kadar uygulanacak cezanın taraflarına yansıtılacağı bilgisinin verildiğini, Davacının termininden kaynaklı ceza tutarının (26.980,80-TL) davacı firmaya 17.12.2022 tarihinde yansıtma bedeli olarak fatura edildiğini, davalının davacıdan 13.297,35 TL alacaklı olduğunu savunarak haksız davanın reddine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere müvekkil şirket lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.6100 sayılı HMK Madde 222- "1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."6102 sayılı TTK Madde 64-"(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83-" (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 27/02/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi ile nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiş, davalı tarafa yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) bilirkişi ---- ve nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ----- tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; ".. Davacı Şirketin 13.683,45 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; Davacı ve davalı ticari kayıtlarının “cezai şarta ilişkin yansıta faturası” hariç birbiri ile uyumlu bulunduğu, Davalının cezai şarta ilişkin faturası kesme şartlarının oluşmadığı, Davacı Şirketin, Davalı Şirketten, Takip/Dava Tarihi itibarıyla, 13.683,45 TL alacaklı durumunda bulunduğu,...'' belirtilmiştir. Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi dosyaya sunulmuştur. İddia, savunma, sunulu bilirkişi raporu ve deliller ile tüm dosya kapsamından; Dava; İcra takibine yapılan davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. İcra dosyasının incelenmesinden; Davacı tarafından davalı aleyhine 13.683,45-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı tarafından yetkiye, borca ve fer’ilerine itiraz edilmesi nedeni ile takibin durduğu, huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde 13.683,45-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından icra müdürlüğünün ve Mahkememizin yetkisine itiraz edildiği görülmekle, itirazın iptali davası yönünden usulüne uygun şekilde başlatılan bir icra takibi bulunması özel dava şartı olduğundan öncelikle icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmiştir. İcra Müdürlüğüne yapılan itiraz incelendiğinde, davalı tarafından "...Ekte sunulan cari hesap ekstresi incelendiğinde alacaklı olduğunu iddia eden tarafın müvekkil şirkete borcu olduğu gözükecektir..." şeklinde itirazda bulunduğu, bu kapsamda icra takibi aşamasında taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin sabit olduğu, icra takibinin 15/02/2023 tarihinde açıldığı, ticaret sicil kayıtlarına göre 02/04/2019 tarihinden sonra ve icra takip tarihinde davacı adresinin ----" olduğu, TBK 89. Maddesi gereğince icra müdürlüğünün yetkili olduğu, devamla davanın 23/09/2023 tarihinde açıldığı, ticaret sicil kayıtlarında 11/08/2023 tarihinden sonra davacı şirketin ---- adresli olduğu ve TBK 89. Maddesi gereğince uyuşmazlıkta Mahkememiz yetkili olduğu anlaşılmakla öncelikle icra müdürlüğünün ve devamında Mahkememiz yetkisine itirazın reddi gerekmiştir.Yapılan yargılamada iddia ve savunma kapsamından davaya konu ihtilafın, satım sözleşmesi gereği davacı şirketin davalı şirketten takip tarihi itibariyle alacağının bulunup bulunmadığı, bu kapsamda davalı tarafından keşide edilen ceza yansıtma faturasından davacı şirket sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu, davalı tarafından ceza yansıtma faturasının satıma konu ürünlerin (-----) davacı tarafından geç teslimi nedeniyle davalı tarafından 3. Kişiye ödenen ceza bedeli nedeni ile keşide edildiğinin savunulduğu, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve davacı ticari kayıtlarında 13.683,45-TL alacaklı olarak göründüğü, 6100 sayılı HMK 222. Madde ihtarı yapılmak suretiyle tesis edilen ara karara karşın davalı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı, davacı tarafından davalı adına muhtelif tarih ve tutarlarda düzenlenen ve ticari defterlerinde borç kaydedilen mal satış faturaları karşılığında davalı tarafından muhtelif tarih ve tutarlarda çek, nakit ve kredi kartıyla kısmi ödemeler gerçekleştirdiği, dosya kapsamında bulunan davalı taraf muavin defter kaydının SMMM bilirkişi tarafından incelendiği ve sunulan raporda taraflar arasındaki mutabakatsızlığın davalı tarafından davacı aleyhinde keşide edilen 26.980,80-TL bedelli ceza yansıtma faturasından kaynaklandığı ve ceza yansıtma faturasının davacı ticari defterlerinde bulunmadığının tespit edildiği, sunulan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, taraflar arasındaki mutabaksızlığın sebebi ceza yansıtma faturasından kaynaklandığı, taraflar arasında süreklilik arz eden ticari satım ilişkisi bulunduğu, bu kapsamda teslimde gecikme halinde üçüncü kişilere ödenmek zorunda kalınan cezai şartın davacı/satıcı tarafından üstlenileceğine yönelik taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi taraflar arasında süregelen ticari ilişkide benzer şekilde keşide edilen bir yansıtma faturası bulunmadığı, bu kapsamda satıcının temerrüdü ve sonuçlarına ilişkin TBK 212 vd. Maddelerin incelenmesi gerektiği, TBK 212. Madde hükmüne göre taraflar arasında teslim için öngörülen sürede teslim gerçekleşmediğinde, alıcının devir isteminden vazgeçerek borcun ifa edilmemesinden doğan zararı talep edeceğinin öngörüldüğü, buna karşın somut olayda davalının aynen ifa talebinin devam ettiğinin anlaşıldığı gibi TBK 213. Madde kapsamında davalı tarafından ürünü piyasadan temin ve üçüncü kişiye teslim yoluna giderek cezai şarttan kaynaklanan zararın önüne geçmesi mümkünken davalı tarafından yapılmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda davacının ceza yansıtma faturasından sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, buna karşın alacağın ve belirlenebilir bulunmayıp yargılamayı gerektirdiği görülmekle icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin takip talebindeki koşullar ile DEVAMINA, 3-)Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine, 4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-)Karar ve ilâm harcı olan 934,71-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 664,86-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 6-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.683,45-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-)Davacı tarafça yatırılan 578,10-TL harç ve 7.060,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 7.638,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK.m.341/2 uyarınca miktar itibariyle kesin olarak verilen karar açıkça okunup usûlen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/660, K. 2024/809, T. 05.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-660-e-2024-809-k-33cf25c068c2