İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/64 E. 2024/659 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/64
Karar No
2024/659
Karar Tarihi

T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/64 Esas - 2024/659 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/64 Esas KARAR NO : 2024/659

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 26/01/2023 KARAR TARİHİ : 27/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı bulunduğu ...Medikal Sistemleri Ticaret Anonim Şirketi unvan değişikliğinden önce ... Medikal Sistemleri Ticaret Anonim Şirketi olarak 2009 yılında 6 ortaklı olarak kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşmenin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin Sayfasında yayımlanmış olduğunu, ...Ticaret Sicil şirketin uzun zaman önce faaliyetine son verdiğini, bunun yanı sıra şirketin hiçbir bankada aktif hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gerek Gelir İdaresi Başkanlığına gerek Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerekse de devletin diğer kurumlarına borcu bulunup bulunmadığının müvekkilince bilinmediğini, şirketin yalnızca ...Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğunu, bu nedenle de şirketin haklı nedenle feshini talep ettiklerini, şirketin 2017 yılından beri hiçbir işlem yapmadığını, nitekim müvekkilince diğer ortaklara ulaşılamadığını, bu nedenle şirketin feshi yapılamadığını, müvekkilinin, şirketin kurulduğu tarihten bu yana ...Medikal Sistemleri Ticaret Anonim Şirketi ortağı olduğunu, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf edildiğini, bu durumun müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini, anonim şirket faaliyeti tamamen durduğunu, ortakların arasındaki güven ilişkisinin sona erdiğini ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, şirketin Türk Ticaret Kanunu uyarınca haklı nedenle feshine, bu kabul görmediği takdirde müvekkilinin ortaklıktan çıkarılmasına

karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; ortağı olduğu davalı şirketin Bursa Şube Müdürü ve şirketin yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak 09.05.2017 tarihine kadar Bursa Şubede bilfiil çalıştığını ve ekli olarak sunulan... ... ... Yevmiye nolu ihtarıyla görevlerimden istifa ettiğini, şirketin kuruluşundan itibaren hiçbir dönemde şirket merkezinde ne ikamet ettiğini ne de çalıştığını, dolayısıyla şirketin hesaplarının ve mallarının yönetiminden hiçbir zaman sorumlu olmadığı gibi bilgisinin de olmadığını, ... ... ... ... ... ... ...adresinden taşınması işleminin davacı tarafından gerçekleştirildiğini, şirketin o dönemde var olan stoklarındaki malların yine davacı tarafından alınarak kendisine ait bir depoya konularak şirketin faaliyetine son verildiğini, davacı yanın bu işlemlerden haberdar olmadığını beyan etmesinin hatalı olduğunu, ancak faaliyetine 2017 yılında son veren ve o tarihten itibaren herhangi bir ticari faaliyette bulunmayan şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesi taleplerini kabul ettiğini, şirket ortağı olarak kendisinin de faaliyetlerine son veren şirketin haklı nedenle feshine karar verilmesini istediğini, davacının, dilekçesinde diğer ortaklara ulaşamadığını beyan etmiş ise de; davacı ile Bursa Şubesinin Bursa Ticaret Sicilinden kaydının silinmesi işlemlerini yapmasını istediğini, işlemin tarafınca yapılmasının mümkün olmadığını kendisine bildirdiğini, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına ilişkin açıklamalarında yer alan; kendisi dışında diğer ortakların kusurundan kaynaklı olarak şirketin faaliyetlerine son verildiği yönündeki iddiasını kabul etmediğini, beyanında da belirttiği üzere şirket yönetiminde yetkili olarak başta kendisi olan davacının, şirket merkezinde olmayan şahsına yönelik olarak yolsuzluklar yapıldığı kanaatini güçlendirdiği iddiasında bulunmasının üzücü olduğunu, çünkü belirli bir dönem kağıt üzerinde şirket yönetim kurulu üyeliğinde ve yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş olsa da şirketin tüm işleyişini fiilen bizzat merkezde bulunan davacınnı yürüttüğünü, kendisinin Bursa şubesinde görev yaptığından hali hazırdaki şirket adresine şirketi taşıyan davacının şahsına ulaşamadığını iddia etmesinin, kusurlu davranışlarda bulunduğunu yolsuzluklar yaptığını iddia etmesinin hem kabul edilemez hem de üzücü iddialar olduğunu, şirketin faaliyetlerine devam edememesinin nedeninin ekonomik kriz ve döviz kurlarındaki yüksek artışlar olduğunu, şirketin iştigal konusunun medikal cihaz ve sarf maddeleri olup, ürünlerin ithalatı artan döviz kurları nedeniyle sağlanamadığını ve şirketin kuruluş gayesinin gerçekleştirilmesinin ekonomik olarak imkânsızlaştığını ve şirketin faaliyetlerine son verilmek zorunda kalındığını, hatta yetkili yönetim kurulu başkanı olan davacı ve diğer üyenin imzası ile bir çok borçlandırıcı işlemler yapıldığını ve tarafına bilgilendirilmeden yapılan yüksek stoklar konusunda alınan kararların dışında tutulduğunu, ayrıca şirket yetkililerin ricası ile kendisine ait tek mal varlığı olan evini başka bir bankaya verilen ipotek borcunu kapatmak amacıyla satmak zorunda kaldığını ve evini satarak imzası bulunmayan şirketin borçlarının kapatılmasını sağladığını belirtilerek, davalı şirketin feshine ilişkin davacının taleplerine karşı kabul beyanları ile HMK 312. maddesinin 2. fıkrası gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, şirketin TTK uyarınca haklı nedenlerle feshine karar verilmesi taleplerini içeren cevap dilekçesinin kabulüne, yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline ve ileride vekil tayin etmesi halinde ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Davalı şirkete temsil kayyumu atanmış olup, 30/04/2024 tarihli dilekçesinde özetle; tüm Şirket Ortaklarına, Başkent Vergi Dairesine, ...SGK İl Müdürlüğüne ve Mahkemenizce re'sen değerlendirilecek ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına müzekkere yazılarak Şirkete ait tüm ticari defter ve belgelerin sorulmasını ve akabinde bilirkişi raporu aldırılmasını talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. GEREKÇE: Dava; TTK'nun 531. maddesinde düzenlenen haklı nedenlerle anonim şirketin feshi veya ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkindir. Ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin 06/05/2009 tarihinde kurulduğu, ortaklarının davacı ... (294 adet hisse), davalılar ... (144 adet hisse), ... ... (269 adet hisse) ve ... (293 adet hisse) olduğu, yılı itibariyle ödenmiş sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, 2015-2016 yılı Olağan Genel Kurulu Toplantısında 22.05.2017 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile... ... ... ... ... ... 'in Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildikleri, şirketi ikisinin müştereken temsil ve ilzam etmelerine Yönetim Kurulunun 23.05.2017 tarih ve 2017/8 sayılı Kararı ile karar aldığı, 1 yıllık süre sonu olan 22.05.2018 tarihiden sonra, başkaca alınan Yönetim Kurulu Kararı ile 2017 yılı ve sonrası Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığı yönünden başkaca bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, taraflar arasında, davacının, davalı şirket ortağı olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlık, anonim şirketin haklı sebeple fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin oluşmasının davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacıdan kaynaklanmıyor ise fesih yerine alternatif çözüm yollarının uygulanıp uygulanmayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 531. maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmü düzenlenmiş olup, anılan hüküm uyarınca sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri ancak haklı sebeplerin varlığını kanıtlamaları halinde şirketin feshine karar verilmesini isteyebileceklerdir. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce takdir edilecektir. Pay sahibinin hakkını sürekli ve ciddi şekilde ihlal eden durumlar, şirketin ortak amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı haller haklı sebep olarak kabul edilmelidir. Bununla birlikte haklı nedenlerle fesih davasının açılabilmesi için, haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortakların kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmaması, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanması gerekir. Anonim şirketler yönünden kanun koyucu hangi hallerin haklı nedenle fesih sebebi sayılacağını ne tadadi ne de örnek olarak saymıştır. Ancak, ...BAM ... .. ... E/K sayılı emsal kararı ile de belirlendiği üzere; haklı sebep objektif veya sübjektif olabilir. Ana öge ortaya çıkan sebebin ortaklığın yaşamasını imkânsız hale getirmesidir. Her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak iddianın haklı sebep teşkil edip etmeyeceklerinin irdelenmesi gerekir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, iletişim kopukluğu, şirketin kötü yönetilmesi, pay sahipleri arasında anlaşma ve uzlaşma imkanının kalmaması, pay sahiplerinin haksız ve keyfi olarak farklı muameleye tabi tutulmaları, şirketin amacına hizmet etmemesi, kar dağıtmayarak ortakları açlığa mahkum etmek, şirket imkanlarının çoğunluk pay sahiplerine tahsisi, çoğunluğun hakim olduğu diğer şirketlere şirket imkanlarının kaydırılması, şirket imkanlarının yanlış kullanılması ve israfı, genel kurul ve yönetim kurulunun kilitlenmesi sürekli olarak gereksiz yere toplantıya çağrılması, azlığa karşı manevi güç ve baskı uygulamak, azlığın meşru taleplerinin sürekli ret edilmesi, pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetlerinin ortadan kalması, pay sahibinin kişisel uyuşmazlık çıkarmasını veya bazen onun kişiliğinde diyelim iflas, ölüm, kısıtlanma gibi gerçekleşen bazı nedenleri, ortaksal yükümlülüklerin ihlalini, pay sahiplerinin sadakat yükümlülüğüne aykırı davranılmasını, taraflar arasında imzalanmış bulunan pay sahipleri sözleşmesinin ihlalini, nihayet şirketin kötü yönetilmesini, amacını elde etmesinin olanaksızlaşmasını ve/veya organlarının karar alma yeteneğini yitirmesi gibi hususlar haklı neden olarak kabul edilebilir. Diğer yandan, Yargıtay’ın kararlarında vurguladığı gibi, sermaye şirketi olan anonim ortaklıkta kural olarak pay sahipleri arasındaki ihtilafların haklı sebep oluşturması mümkün değildir. Ancak kapalı aile ortaklıklarında pay sahipleri arasındaki çekişmeler tarafların ortaklığı sürdürmelerini imkansız hale getirmiş ise haklı sebep sayılabilirler. Hakim fesih talep eden ortağın veya ortakların menfaati ile fesih halinde zedelenmesi muhtemel bütün menfaatleri karşılaştırmalıdır. Kanunda tanımlanmadığına göre hâkim TMK 4. maddesi çerçevesinde her somut olayda haklı sebebin varlığını takdir edecektir. Somut olay adaleti gerçekliği ile şirketin yapısı ortaklığın işlevsel halini gözeterek vakıaların haklı sebep düzeyine ulaşıp ulaşmadığını araştırıp takdir etmelidir. Takdir hakkının sınırının kanuni dayanağın amacı ile uygun kullanılması gerekir. Haklı nedenin tespitinde anonim şirketin ortaklık amacının da gözetilmesi gerekir. Bilindiği üzere anonim şirketler ortaklarına kâr dağıtmak amacıyla kurulmuş kâr amacını güden ortaklık türüdür. Bu nedenle sürekli zarar etme, kâr dağıtmamayı şirket politikası haline getirerek azınlığın kârdan pay alma hakkını sürekli engellemek, kâr dağıtımı yapmamak sureti ile ortaklarını kazanç elde etmesi engellenirken çoğunluğun kararı ile çoğunluğa çeşitli isimler altında ödentiler yaparak örtülü kazanç aktarımı yapmak, haklı sebep sayılabilir. Diğer taraftan, hâkim bu değerlendirmeyi yaparken fesih davası açmanın davacı ortaklar için en son çare olup olmadığını da denetlemelidir. Bilirkişi ... ... ... tarafından düzenlenen 21/04/2024 tarihli kök rapor ile 30/07/2024 tarihli ek rapor ile; dava tarihi ve iş bu rapor tarihi yönünden davalı ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin 01.01.2018 tarihi ile terk tarihi olan 30.03.2018 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmadığı, ticari faaliyet gösterdiğine dair başkaca bir veriye rastlanmadığı, olmuş olması halinde en son bağlı bulunulan Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen bilgi ve belgelerden anlaşılabileceğinden, dava tarihi itibariyle ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin ticari faaliyet göstermediğinin kabulü gerekeceği, ancak terk tarihi sonrası geçmiş dönemlerden kaynaklı (bağlı bulunduğu dönem yönünden vergiler) Ostim Vergi Dairesine 04.07.2024 tarihi itibariyle Ödenmesi gereken borç tutarı toplamı 336.428,89 TL olduğu da dikkate alındığında, dava dosyasına kazandırılan belgeler yönünden; ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin; bakiye borç tutarının 1.210.107,53 TL olduğu, ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin ayrıca davacının dava dilekçesinde, ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin yalnızca ...Ticaret Sicilinde kaydı bulunduğu belirtilmiş ise de, Bursa İlinde ...Sicil Nolu ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş. Bursa Şubesi bulunduğu, bu şubenin müdürlüğüne 2012 yılında ... atandığı, bu şubenin kapandığı yönünden bilgi ve belgeye rastlanmadığı hususlarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, TTK'nun 531. maddesinde düzenlenen haklı nedenlerle anonim şirketin feshi veya ortaklıktan çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının, davalı şirket ortağı olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayıp, uyuşmazlığın; anonim şirketin haklı sebeple fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin oluşmasının davacıdan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davacıdan kaynaklanmıyor ise fesih yerine alternatif çözüm yollarının uygulanıp uygulanmayacağı hususlarından kaynaklandığı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ve cevap dilekçesi sunan davalı ...'nın yazılı beyanları dikkate alındığında; 22.05.2017 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile davalı ... ... ... ... 'in Yönetim Kurulu üyeliklerine seçildikleri ve üyeliklerinin son bulduğuna ilişkin başka herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin 01.01.2018 tarihi ile terk tarihi olan 30.03.2018 tarihinden sonra ticari faaliyeti bulunmadığı, ticari faaliyet gösterdiğine dair başkaca bir veriye rastlanmadığı, davalı şirketin ticari defter ve belgelerine ulaşılamadığı, ortaklar arasında iletişim kopukluğu olduğu, Başkent Vergi Dairesi'nden gelen bilgi ve belgelerden dava tarihi itibariyle ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin ticari faaliyet göstermediğinin ve borç tutarının 1.210.107,53 TL olduğunun anlaşıldığı, bu şekilde şirketin feshi için TTK 531 maddesi anlamında haklı sebeplerin oluştuğu, şirketin faal olmaması nedeniyle fesih yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilir diğer bir çözüme hükmedilmesinin şirket ortakları ve ekonomik açıdan fayda bulunmadığı kanaatine varılmakla davanın kabulü ile davalı şirketin feshine ve tasfiye memuru olarak ...'in atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile, davalı ...Medikal Sistemler Ticaret A.Ş.'nin (VKN:... ... ... ) (...Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün .... sicil numaralı) FESHİNE, 2-Tasfiye memuru olarak ...'in ATANMASINA, 3-Tasfiye memuruna aylık 4.000,00TL'den 6 aylık toplam 24.000,00 TL ücret ödenmesine, masrafın davacı tarafça KARŞILANMASINA, 4-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4247,70 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan 32.487,25 TL (ilk yargılama gideri, posta gideri, tasfiye memuru ücreti olmak üzere) yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisin vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde davacıya İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/11/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/64, K. 2024/659, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-64-e-2024-659-k-dd45e7c8257d