İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/623 E. 2025/276 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/623
Karar No
2025/276
Karar Tarihi

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/623 Esas - 2025/276 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/623 Esas KARAR NO : 2025/276

H.................. ................. ................ DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/09/2023 KARAR TARİHİ : 02/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'ın ... İşkembecisi isimli restorantın yetkilisi olduğunu, mevcut davanın konusunu oluşturan alacağın restorantın ihtiyacı olan gıda ürünlerinin müvekkili şirketten satın alınması ve alım satım kapsamında müvekkili tarafından satılıp teslim edilen emtia ile ilgili düzenlenen faturaların bedelinin tam olarak ödenmemesinden kaynaklandığını, davalı ...'a borcun ödenmesi konusunda yapılan uyarıların sonuçsuz kalması üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 3. Genel İcra Dairesinin 2023/1072179 Esas (eski ... 24. İcra müdürlüğünün 2023/19887 Esas) sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyline alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, başlatılan takipte borcun sebebinin gösterilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan cari hesap ekstrelerine yansıtılmamış ise de, müvekkili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacıya 03.01.2023 , 04.01.2023, 05.01.2023 , 06.01.2023, 07.01.2023, 09.01.2023 tarihlerinde ayrı ayrı 25.000,00-TL'sından toplam 150.000-TL nakit ödeme yapıldığını, oysa ki aynı şekilde ödeme makbuzları ile farklı tarihlerde yapılan nakit ödemelerin cari hesaba yansıtıldığını, ödeme makbuzlarında davacı şirkete ait amblem ve kaşenin de birebir aynı olduğununun görüldüğünü, ayrıca davacı şirketçe müvekkiline 30.12.2022, 02.01.20123, 03.01.2023, 04.01.2023, 05.01.2023 tarihlerinde vermiş olduğu faturaların kapalı fatura olduğunu, yerleşik yargı uygulaması dikkate alındığında, bu fatura bedellerinin ödendiğinin kabulu gerektiğini, oysaki davacı şirketçe, cari hesap kayıtlarında bu fatura bedellerinin de borç olarak yansıtıldığını, takip tarihi itibariyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek, davanın reddi ile müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hüküm olunmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/172179 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 135.841,89 TL asıl alacak ve 1.440,30 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 137.282,19 TL alacak yönünden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak "asıl alacak 135.841,89 TL" gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 03/08/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 04/08/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının, davalı tarafla süregelen ticari ilişki kapsamında cari hesap ve faturalardan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalıya yana işletmekte olduğu restoranda kullanmak üzere gıda ürünleri satışı yaptıklarını ve satışa konu malları davalıya teslim ettiklerini ancak davalı tarafça cari hesap ve fatura alacaklarından bakiye kalan takibe konu alacakların ödemediğini belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Cevap dilekçesi incelendiğinde davalının, davacı tarafça başlatılan icra takibinde borcun sebebinin gösterilmediğini, başlatılan takibin bu nedenle usulüne uygun olmadığını, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini belirterek haksız davanın reddini istediği görülmektedir. Bu açıklamaların ardından, eldeki davanın satım bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, öncelikle takibin usulüne uygun olup olmadığı, uygunsa, davacının, davalıya emtia satıp satmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Bilindiği üzere, 2004 sayılı İİK'nın 58. ve 60. maddeleri gereğince borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/03/2022 tarihli ve 2019/(19)11-718 Esas, 2022/274 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/02/2020 tarihli ve 2017/19-2076 Esas, 2020/117 Karar sayılı ilamında itirazın iptali davasının takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu ve takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılığın asıl olduğunun belirtildiği, davalı borçlunun cevap dilekçesinde takip talebi ve ödeme emrinde takibe dayanak sebebin bildirilmediğini belirterek takibin usulüne aykırı olduğunu ifade ettiği, gerçekten de eldeki davada başlatılan icra takibinde ödeme emrinde borcun sebebinin yalnızca "asıl alacak" olarak gösterildiği ve ödeme emrine ekli herhangi bir belge bulunmadığının anlaşıldığı, Mahkememizce UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede de ödeme emrinin takip talebine uygun olarak tanzim edildiğinin tespit edildiği, bu itibarla icra takibinde ve ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmemesinin İİK'nın 58. ve 60. maddelerinde belirtilen usule aykırı olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 25/12/2017 tarihli ve 2015/25167 Esas, 2017/9220 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 15/01/2024 tarihli ve 2023/5182 Esas, 2024/170 Karar sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce İİK'nın 58. ve İİK'nın 60. maddelerine aykırı şekilde takibin yapılması ve borcun sebebinin göstermemesi nedeniyle yasaya uygun takip yapılmadığı tespit edilmiştir. Hal böyleyken, dosya arasında bulunan icra dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde borcun sebebine yer verilmediği gibi, takibe dayanak herhangi bir belge de eklenmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığının kabulü ile davanın İİK'nın 67. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın usulüne uygun yapılmış icra takibi bulunması yönündeki DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 2.319,84 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.704,44‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi ÜZERİNDE BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar KESİNLEŞTİĞİNDE İADESİNE, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/623, K. 2025/276, T. 02.05.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-623-e-2025-276-k-79406f31b767