İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/711 E. 2025/277 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/711
- Karar No
- 2025/277
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/711 Esas - 2025/277 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/711 Esas KARAR NO : 2025/277
............. ............. DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/10/2023 KARAR TARİHİ : 02/05/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı şirket vekili tarihli dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin enerji sektörünün öncü şirketlerinden olup Türkiye genelinde yaygın abone ağıyla elektrik tedarik hizmeti faaliyetini yürüttüğünü, müvekkili şirket ile davalı arasında 01/08/2022 tarihli bir Elektrik Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete son derece avantajlı fiyat ile elektrik tedarik ederek, davalının ciddi bir kazanç elde etmesini sağladığını, ancak aşağıda açıklanacak sebeplerle tamamen davalının hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle, müvekkili şirketin ciddi bir zarara uğradığını, başka ticari faaliyetlerinin bozulduğunu ve ciddi maddi kayıplar yaşadığını, müvekkili şirkettin sözleşmeyle üstlendiği edimini yerine getirdiğini ve davalıya tüketmiş olduğu elektrik karşılığında fatura tanzim etttiğini, ancak davalının faturalarını zamanında ödemediği için gecikme bedeli tahakkuk ettiğini, abonenin temerrüde düştüğünü, sözleşme hükmünün açıkça uygulanması sonucunda düzenlenen faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için borçlu aleyhine, ... 33. İcra Dairesi, Merkezi Takip Sistemi - MTS, 2023/62011 Esas sayılı dosyasıyla ödeme emri gönderildiğini, borçlu tarafından borca itiraz edilmesi ile takibin durduğunu, davalı itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirtilerek, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde usule ilişkin itirazları yanında esasa ilişkin olarak özetle, müvekkili adına davacı tarafından 10.10.2022 tarihinde 853.909,58 TL tutarında fatura kesildiğini, taraflarınca işbu faturaya itiraz edilerek süresi içerisinde 21.10.2022 tarih KKT........7486 numara ve 853.909,58 TL bedelli iade faturası düzenlendiğini, davacı ... A.Ş. İle ...'ın müvekkili firmanın elektrik ihtiyacını birlikte karşıladığını, davacı ... A.Ş. ile müvekkili firma arasında 01.10.2022 tarihinde ise sayaç çıkış işlemi gerçekleştirildiğini, zira ...ile müvekkili arasında 894540 no’lu perakende satış sözleşmesi ile ek tahakkuk oluşturulmuş olup sözleşme başlangıç tarihinin 31.08.2022 olduğunu, dolayısıyla hâlihazırda ...ile var olan sözleşme ile birlikte toplamda 88776 Kwh tüketim yüklenerek faturalandırılmış olup aynı zaman da da ... Elektrik A.Ş. müvekkile 165.249 Kwh tüketim yükleyerek 853.909,58 TL olarak 10.10.2022 tarih KS............584 numarası ile hatalı tüketim bedelleri faturalandırılmasının hukuka ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yine davacının 12.08.2022 tarihli 294.324,23 TL tutarlı faturasında kafasına göre vade farkı ibaresi ile 7.423,13 TL gecikme bedeli uyguladığını, taraflarınca gönderilen maillerden de anlaşılacağı üzere işbu gecikmeye de itiraz ederek KTN..........016 fatura numarası ile 25.08.2022 tarihinde 7.300,00 TL tutarında iade faturası düzenlendiğini, davacının bu durumu huy edinerek halihazırda her iki firmadan da elektrik tedariğine giden müvekkili hakkında gerek gecikme cezaları gerekse hatalı tüketim bedelleri faturalandırarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, davacının daha sonra mahsuplaşma yoluna giderek ...'tan gelen dağıtımdan gddk hesaplaması yaparak 88.776,00 Kwh tüketim farkı olduğunu bildirerek iade kesilecek tutarın 455.817,19 TL olduğunu bildirdiğini, davacının iade faturalarını kabul ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, alacaklı tarafından yapılan icra takibinde faizin de yanlış hesaplandığını, bu nedenle faizin türüne (yıllık reeskont avans) ve miktarı fahiş olup işlemiş gün faizine ve takipten sonraki işleyecek gün faizinin ödeme emrinde avans olarak belirtildiği, işleyecek gün faizine itiraz ettiklerini belirterek, borca yetkiye faize ferilerine itirazının kabulü ile takibin iptaline, haksız yükletilen faturalar nedeni ile alacağın %40 ından aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak taraflarına verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 67. maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Bilindiği üzere, 2004 Sayılı İİK'nın 67.maddesinde, "(Değişik fıkra: 17/07/2003-4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik fıkra: 09/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga fıkra:17/07/2003-4949 S.K./103.md.)Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır" hükmü bulunmaktadır. Mahkememizce davaya dayanak icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ... Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/62011 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacının, davalı aleyhine 492.416,62 TL asıl alacak ve 15.292,27 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 507.708,89 TL alacak yönünden 23/01/2023 tarihinde icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 10/11/2022 tarihli 2.................84 numaralı 939.619,81 TL tutarlı faturanın gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya 28/01/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından 03/02/2023 tarihinde yasal süresi içerisinde takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının, davalı ile aralarında 01/08/2022 tarihli elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketin davalı şirkete son derece avantajlı fiyat ile elektrik tedarik ettiğini ve bu kapsamda davalıya tüketmiş olduğu elektrik karşılığında fatura tanzim ettiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi nedeniyle gecikme bedelli tahakkuk ettirildiğini, alacağın tahsili amacıyla takip başlattıklarını, takibin haksız itiraz nedeniyle durduğunu belirterek alacağın tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir. Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş davalı tarafça yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmuştur. Cevap dilekçesi incelendiğinde davalının, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, takibe dayanak faturanın müvekkilince iade edildiğini, müvekkilinin elektrik tedarikini davacıdan ve dava dışı ...sağladığını, davacı tarafından bu husus dikkate alınmadan 01/10/2022 tarihinde sayaç çıkış işlemi gerçekleştirildiğini ve hatalı olarak fatura tanzim edildiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bu ön tespitlerin ardından, eldeki davanın, satım bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, davalıya sözleşme kapsamında elektrik enerjisi satıp satmadığı, takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının olup olmadığı, varsa tutarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Davalı taraf icra takip aşamasında borca itiraz dilekçesinde İcra Dairesi'nin yetkisine, eldeki davada ise cevap dilekçesinde Mahkememizin yetkisine itiraz ederek yetki itirazında bulunmuştur. Her ne kadar davalı vekili icra dairesi ve Mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de, taraflar arasındaki 01/08/2022 tarihli Elektrik Tedarik ve Abonelik Sözleşmesi'nin 9. Maddesinde ... Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı, tarafların tacir olduğu, yetki sözleşmesinin usulüne uygun olduğu görülmekle, yetki itiraz yerinde görülmemiş ve davanın esasına girilmiştir. Mahkememizce uyuşmazlığın çözümü açısından davacının iddiaları çerçevesinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için davacıya ve davalıya ticari defter ve kayıtların bulunduğu yeri ve iletişim kurulacak kişileri bildirmek için kesin süre verilmiş, verilen kesin sürede ticari defter ve kayıtların bulunduğu yer ile iletişim kurulacak kişilerin bilgileri Mahkememize bildirilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarının ...'de bulunduğunun anlaşılması üzerine ...Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, takibe ve davaya konu faturanın defterlere kaydedildiği ancak davalı tarafça aynı tutarda iade faturası tanzim edilmek suretiyle bu faturadan kaynaklı borcun sona erdirildiği, defterlere göre davacının davalıdan 294.324,23 TL alacaklı olduğu ancak bu alacağın takibe ve davaya konu faturadan kaynaklanmadığı görülmüştür. Davalının ticari defter ve kayıtları incelendikten sonra bu kez davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ve davacı tarafça takibe ve davaya konu tanzim edilen, davalı tarafça da iade edilen faturaların yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi açısından bir mali müşavir ile bir elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetine dosya tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ticari defter ve kayıtların sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, davacının takibe ve davaya konu faturayı ticari defterlerine kaydettiği ve davalı tarafça iade edilen faturanın defterlerde kaydına rastlanmadığı, defterlere göre davacının davalıdan 948.233,81 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı uyarınca, davacı ile davalı arasında 01/08/2022 tarihli Elektrik Tedarik ve Abonelik Sözleşmesi bulunduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık davacının 10/11/2022 tarihli 202.............84 numaralı 939.619,81 TL tutarlı faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı ile alacaklı ise tutarı hususundan kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, taraflar arasında 01/08/2022 tarihinde Elektrik Tedarik ve Abonelik Sözleşmesi imzalandığı, sözleşme uyarınca davacı tarafça davalıya ihtiyacı olan elektrik enerjisi bir yıl süre ile sağlanacak, davalı şirket de tüketmiş olduğu elektrik enerjisine karşılık tahakkuk eden faturaların bedelini davacıya ödeyecektir. Sözleşme uyarınca davacı tarafça davalı adına, 12/08/2022 tarihli ve 294.324,23 TL bedelli, 21/10/2022 tarihli ve 853.909,58 TL bedelli faturalar düzenlemiştir. Bu bağlamda, takibe ve davaya konu faturanın 01/09/2022-30/09/2022 tarihleri boyunca tüketilmiş olan elektriğe karşılık tahakkuk ettiği, faturanın son ödeme tarihinin 19/10/2022 tarihi olduğu, fatura kalemlerine bakıldığında, bir önceki faturadan henüz ödenmemiş olan 76.950,93 TL bakiye kısım ile buna işleyecek gecikme faizine bu faturada yer verildiği ve diğer kalemlerin ise faturanın asıl kalemlerine ilişkin olduğunun görüldüğü, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere faturada kalem bazında herhangi bir hata bulunmadığı, ancak Geçmişe Dönük Düzeltme Kalemi belgesinden de görüleceği üzere azaltma yönünde 88.776 kWh' lik bir tüketimin düşülmesi gerektiği, düşülmesi gereken bu tüketim miktarı göz önüne alınarak fatura yeniden hesaplandığında davacının davalıdan 474.840,45 TL asıl alacak ile 15.290,52 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 490.130,97 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, gerekçeli, açık, anlaşılır ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu Mahkememizce değerlendirilmiş ve davacının davasının kısmen kabulü ile davaya konu ... Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/62011 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 474.840,45 TL asıl alacak, 15.290,52 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 490.130,97 TL üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünde, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Açıklanan yasal kuralların ışığında, takip konusu dönem yönünden alacağın tespitinin yargılamayı gerektirdiği, alacağının likit ve muayyen nitelikte olmadığı değerlendirilerek davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Nihayet, dava dosyasının incelenmesi neticesinde davanın itirazın iptali davası olduğu, nispi karar ve ilam harcına tabi olduğu ancak alacaklının daha ön takip talebinde bulunurken icra dairesine ödediği peşin harcın Harçlar Kanunu'nun 29/3. maddesi uyarınca ödenecek harçtan mahsup edilmesi gerektiği görülmüş ve dosyada eksik harç bulunmadığı tespit edilerek hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davaya konu ... Merkezi Takip Sistemi'nin 2023/62011 Esas sayılı dosyasında davalının takibe yönelik itirazının kısmen İPTALİNE, takibin 474.840,45 TL asıl alacak, 15.290,52 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 490.130,97 TL üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Alınması gerekli 33.480,85 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.211,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 77.519,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 17.577,92 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan 7.087,75 TL (269,85 TL başvurma harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 279,50 posta gideri olmak üzere) yargılama giderinden ( kabul ve red oranına göre) 6.842,36 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 10-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.011,98 TL'nin davalıdan, 108,02 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2025