İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/602 E. 2025/632 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/602
Karar No
2025/632
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/602 Esas KARAR NO : 2025/632 DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 09/08/2023 KARAR TARİHİ : 26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı ... (...Nakliyat) arasında, müvekkiline ait 27 ton hurda malzemenin Söke'de bulunan... isimli firmaya teslim edilmesi amacıyla İzmir'de bir taşıma sözleşmesi akdedildiği, ...'in müvekkil ile akdettiği taşıma sözleşmesi gereği, bu taşıma işini fiilen yapması için davalı ... 'ye taşıma işini verdiği, taşıma işini fiilen, davalılardan ...'nin ... plaka sayılı kendisine ait tır ile gerçekleştirdiğini, davalı ...'nin 09.05.2022 tarihinde müvekkilinin iş yerinden 27 ton hurda kağıdı teslim alıp, kendisine ait... plaka sayılı tıra yükleyerek yola çıktığını, teslim yerine gittiğini, ancak malları teslim etmesi gereken... adlı firmaya teslim etmediğini, malları teslim etmediğinin müvekkili tarafından öğrenilir öğrenilmez, işbu davalı ile diğer davalı ... hakkında karakola başvurularak suç duyurusunda bulunulduğunu, malların teslim edilmemesi ve ortadan kaybolması nedeniyle her iki davalı hakkındaki suç duyurusu sonrası, davalı ... hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı, malların teslim edilmesi gereken yer olan Söke.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin...Karar sayılı dosyası ile dava açılarak, davalı ... hakkında mahkumiyet hükümü kurulduğunu, dosyanın halen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinde devam etmekte olduğunu, her ne kadar diğer davalı ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı yönünde karar verilmiş olsa da, bu karara itiraz edildiğini, itirazı sonucunda da, işbu kişi hakkında ceza davası açılmadığını, ... hakkında ceza davası açılmamış olmasının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, malın teslim edilmesi gereken yere teslim edilmemesi nedeniyle her iki davalının ağır kusuru bulunduğunu, müvekkiline karşı eyleminin, dolandırıcılık ve hırsızlık suçu kapsamında, ...'in eyleminin de, dolandırıcılık suçu kapsamında değerlendirildiğinde, haksız fiil sebebiyle ve taşıma (nakliyat) sözleşmesi kapsamında her iki davalının işbu mal kaybından mal bedeli, yan zararlar ve yoksun kalınan kar kadar sorumlulukları bulunduğunu, bu malların suç tarihi itibari ile değeri her ne kadar 95.000-TL (Doksan beş bin lira) olsa da, günümüzdeki değerinin bilirkişi yolu ile belirlenerek hükmün bu bedele göre kurulması gerektiğini, haricen öğrenildiği kadarıyla, taşıma işinin yapıldığı suç eşyası olan tırı, davalı ...'nin muvazaalı olarak annesine satmış gibi gösterildiğini, davalı ...'nin bu muvazaalı işlemi (mal kaçırma) nedeniyle, ... plaka sayılı aracın başka bir kişi üzerinde görünmesi halinde dahi tırın üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini, davalılardan ...'ye ait taşıma işini yaptığı suça konu... plaka sayılı araca (tıra) davanın kesinleşmesine kadar geçerli olmak üzere tedbir konularak trafikten men edilmesine, müvekkile ait 95.000,00-TL (Doksan beş bin lira) bedelindeki kağıt hurdaların teslim edilmesi gereken yere teslim edilmeyip dolandırıcılık fiilinin işlenmesi ile müvekkilin zarara uğramasına ve yoksun kalınan karı sebebiyle 95.000,00-TL'nin suç tarihi olan 09.05.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz 17.812-TL faiz, yan zararlar, yoksun kalınan kar ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkemenin Söke Asliye Hukuk mahkemesi olduğunu, yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edildiği, müvekkilinin davacıyı tanımamakta olup muhatap ...Nakliyat olduğunu, ayrıca davanın zamanaşımına uğramasından dolalı davanın reddinin talep edildiği, müvekkili hakkındaki Söke Asliye Ceza mahkemesinde devam eden... Karar sayılı ilamın istinafta olup kesinleşmediğini, bu dava sonucunun bekletici mesele yapılmasını, müvekkilinin taşıma işi yapmakta olup, taşıma konusunda muhatabının ...taşıma olduğunu, muhatabın direktifi doğrultusunda hurda malzemeyi hedef yere götürdüğünü ve ...taşımanın direktifleri doğrultusunda teslim edildiğini, ...taşıma şirketinin irsaliye kesmediğini, dolayısıyla müvekkilinin ne taşıdığını dahi bilmediğini, taşımaya dair tek delilin taşıma faturası ve müvekkilinin hurda aldığına dair beyanı olduğunu, bunun haricinde müvekkilini sorumlu tutacak hiç bir hukuki delil bulunmadığını, 90.000-TL'lik hurdanın ne ye göre 90.000-TL olduğunu, bununda yasal dayanağı bulunmadığını, taşıma irsaliyesinde imzası da bulunmadığını, dosyaya ekli resimden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin Söke hedef yerde resimleri bulunduğunu, beyanını doğruladığından bahisle, davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı ...'in cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı. DELİLLER : 1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 2-Söke... Asliyle Ceza Mahkemesini... Karar sayılı dosyası, 3-Söke Cumhuriyet Başsavcılığının...Soruşturma sayılı dosyası, 4-Davacıya ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, 5-Davalı ...'e ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, 6-Davalı ...'ye ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, 7-Türkiye Noterler Birliği nezdinde, ... plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları, 8-Davacıya ait ticari kayıt ve defterler, 9-Bilirkişi heyetinin 14/01/2025 havale tarihli bilirkişi raporları, 10-Sair deliller. DAVA KONUSU : Açılan dava, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davacı şirketten alınarak dava dışı... firmasına teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı ... tarafından teslim alındığı iddia olunan 27 ton hurda kağıt malzemesinin, teslim edilmesi gereken... firmasına teslim edilmediği iddiası kapsamında, davacının uğradığı iddia edilen 95.000,00-TL tutarındaki maddi tazminat bedeli ile suç tarihinden itibaren işlemiş 17.812,00-TL faizi ile birlikte yan zararlar ve mahrum kalınan kar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir. Davaya konu uyuşmazlığın, taşıma sözleşmesine konu emtianın teslim edilmemesinden kaynaklanan zarar bedellerinin tazmini talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesinde; ''Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.'' hükmünün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 7. maddesinde; ''(1)Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.'' hükmünün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesinde; ''Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir.'' hükmünün düzenlendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 890. Maddesinde ise; ''Birinci ve İkinci Kısım hükümlerine tabi taşımadan doğan hukuki uyuşmazlıklarda, malın teslim alındığı veya teslim için öngörülen yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Fiilî taşıyıcıya karşı açılacak dava, asıl taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde, asıl taşıyıcıya karşı açılacak dava fiilî taşıyıcının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.'' hükmünün yer aldığı, bu kapsamda davalı ...'in yerleşim yerinin İzmir ili, Bornova ilçesinde bulunduğu, dava dilekçesindeki iddiaya göre malın teslim alındığı yerin de İzmir ili, Karabağlar ilçesi olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mahkememizin iş bu davaya bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının düzenlendiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 855. maddesinde; ''Bu Kitap hükümlerine tabi taşımalarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda; diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Bu süre, eşya taşımasında, eşyanın gönderilene teslimi; yolcu taşımasında, yolcunun varma yerine ulaşma tarihinden başlar. Eşya tamamen zayi olmuş veya yolcu gideceği yere ulaşamamış ise, zamanaşımı süresi, eşyanın teslimi ve yolcunun ulaşması gereken tarihten itibaren işlemeye başlar.'' hükmünün yer aldığı, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesinin mahkememize sunulmadığı, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, Söke... Asliye Ceza Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyasında dosyamız davalıları aleyhinde Hizmet Nedeniyle Görevi Kötüye Kullanma suçundan ötürü yapılan yargılamanın bulunduğu, bu kapsamda dava konusu uyuşmazlık açısından uzamış zamanaşımının söz konusu olduğu, açıklanan gerekçeler dahilinde dava konusu talepler açısından zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği anlaşılmakla, davalı ... vekillinin zamanaşımı itirazının reddi yönünde ara karar tesis edilmiştir. Davacı vekilinin, 16/11/2023 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 119/1-ğ. maddesi uyarınca dava dilekçesinin netice-i talep kısmına konu ettiği yan zararlar ile mahrum kalınan kar bedeli alacak kalemlerine ilişkin, uğranıldığı iddia olunan zararların hangi sebeplerden ve ne şekilde kaynaklandıkları ile açık bir şekilde talep sonucunu açıklar dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı, bu kapsamda belirtildiği üzere yan zararlar ile mahrum kalınan kar bedeli alacak kalemlerine ilişkin, uğranıldığı iddia olunan zararların hangi sebeplerden ve ne şekilde kaynaklandıkları ile açık bir şekilde talep sonucunun verilen kesin süre içerisinde belirtilmediği dikkate alınarak, yan zararlar ile mahrum kalınan kar bedeli alacak kalemlerine ilişkin taleplerin iş bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir. Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir. 17/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 2 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekili davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmiştir. 17/09/2024 tarihli duruşma tutanağının 3 numaralı ara kararında ise davalı ... vekili adına davalı ...'ye ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş olup, davalı ...'nin ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmediği anlaşılmıştır. Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın bir kimya mühendisi bilirkişi ile bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, Söke ... Asliyle Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası, davacıya ait ticaret sicil kayıtları, davacıya ait vergi sicil kayıtları, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, davalı ...'e ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'e ait vergi sicil kayıtları, davalı ...'e ait esnaf sicil kayıtları, davalı ...'ye ait ticaret sicil kayıtları, davalı ...'ye ait vergi sicil kayıtları, davalı ...'ye ait esnaf sicil kayıtları, ... plaka sayılı aracın kim adına kayıtlı olduğu ile önceki maliklerini de gösterir trafik tescil kayıtları, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesinin onaylı sureti, davalı ... tarafından düzenlenmiş 09/05/2022 tarihli Ulaştırma Yetki Belgesi sureti, davacı tarafından dava dışı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına düzenlenen 09/05/2022 tarih ve ... numaralı Sevk İrsaliyesi, davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen 09/05/2022 tarih ve... numaralı fatura, davalı ...'ye ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davacıya ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacıya ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacıya ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davacı şirketten alınarak dava dışı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi firmasına teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı ... tarafından teslim alındığı iddia olunan 27 ton hurda kağıt malzemesinin davalı ...'ye teslim edilip edilmediği, edilmiş ise ne kadar hurda kağıt malzemesi teslim edildiği, teslim edilen hurda kağıt malzemesinin miktarına ilişkin olarak davacıya ait defter ve belgelerde kayıt bulunup bulunmadığı, 27 ton hurda karton malzemesinin 09/05/2022 tarihi ve dava tarihi itibarıyla ne kadar olduğu, davacının dava dışı... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine teslim edilmeyen hurda karton malzemesinden kaynaklanan zararı kapsamında davalılardan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğu hususları ile sair hususların göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup, bilirkişi heyeti 14/01/2025 tarihli raporlarında sonuç olarak; davaya konu işlemin gerçekleştiği 09.05.2022 tarihi itibariyle davacı firma tarafından fiilen uygulanan ağırlıklı ortalama tehlikesiz atık hurda kağıt satış fiyatının KDV dahil (3,368-TL+3,348-TL) 3,358-TL olduğunu ve buna göre davaya konu hurda kağıt malzeme bedelinin (27.000 KgX3,358-TL) 90.720,00-TL, davaya konu olan tarih itibariyle piyasa ortalamasındaki hurda kağıt fiyatlarına göre de malzeme bedelinin (27.000 Kg X 3,125-TL) 90.666,00-TL olduğunu, piyasa fiyatlarından hareketle tespit edilen ortalama kg hurda kağıt fiyatı olan 3,125 TL üzerinden hesaplama yapılması halinde davaya konu hurda kağıt bedelinin 84.375,00-TL ve her ikisinin ortalaması olan nın alınması halinde ortalama kg hurda kağıt fiyatı olan 3,2415-TL üzerinden hesaplama yapılması halinde davaya konu hurda kağıt bedelinin 84.375,00-TL olacağı hesaplanmakta olup, bunlardan hangisine göre karar oluşturulacağı hususunun mahkemenin taktirinde olduğunu, davacı ... firmasının, 09.05.2022 tarihinde teslim alınan ancak kararlaştırılan yere teslim edilmeyen hurda kağıt malzemeleri nedeniyle davalılardan 90.666,00-TL veya 84.375,00-TL ya da 87.520,50-TL alacaklı olduğuna karar verilmesinin mahkemenin taktirinde olduğunu mütalaa etmişlerdir. Davalı ... vekili adına çıkartılan bilirkişi heyetinin 14/01/2025 havale tarihli raporlarına karşı itirazlarının, dosya muhteviyatı ile ceza dosyasında bulunduğu üzere taşınan mallara ilişkin olarak davacı tarafından dava dışı alıcı firma adına düzenlenen faturalar, davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen fatura, dava dışı... Fabrikası kayıtlarında davalı ...'nin sıra numarası alarak kaydının yapıldığı, ceza mahkemesi kararının mahiyeti göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Söke ... Asliyle Ceza Mahkemesinin ...Karar sayılı dosyası, Söke Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, davacıya ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, davalı ...'e ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, davalı ...'ye ait esnaf sicil kayıtları, ticaret sicil kayıtları, vergi sicil kayıtları, Türkiye Noterler Birliği nezdinde,... plaka sayılı aracın trafik tescil kayıtları, davacıya ait ticari kayıt ve defterler, bilirkişi heyetinin 14/01/2025 havale tarihli bilirkişi raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın, davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında davacı şirketten alınarak dava dışı ... firmasına teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı ... tarafından teslim alındığı iddia olunan 27 ton hurda kağıt malzemesinin, teslim edilmesi gereken ... firmasına teslim edilmediği iddiası kapsamında, davacının uğradığı iddia edilen 95.000,00-TL tutarındaki maddi tazminat bedeli ile suç tarihinden itibaren işlemiş 17.812,00-TL faizi ile birlikte yan zararlar ve mahrum kalınan kar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu, davalı ... tarafından düzenlenen 09/05/2022 tarihli yetki belgesi ile davacı tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi ve davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen fatura ile davalı ... tarafından dava dışı ... Anonim Şirketi firmasından aldığı sıra numarası dikkate alındığında davacı ile davalı ... arasındaki taşıma sözleşmesi kapsamında hurda kağıt malzemesinin davacı şirketten alınarak dava dışı... Anonim Şirketi firmasına teslim edilmek üzere fiili taşıyıcı sıfatını haiz davalı ... tarafından teslim alındığının sabit olduğu, kesinleşmiş bulunan ceza dosyasındaki kabule göre 27 ton hurda kağıt malzemesinin davalı ...'ye teslim edildiği, davacının taşıma işlemine konu 27 ton hurda kağıt malzemesinin kalitesi ile fiyatını ispat edemediği, bu kapsamda piyasa şartlarının esas alınması gerektiği, dava konusu haksız fiilin gerçekleştiği tarih itibarıyla piyasa ortalamasındaki hurda kağıt fiyatlarına göre malzeme bedelinin 90.666,00-TL olduğu, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı da gözetildiğinde haksız fiilin sabit olduğu, davalı ...'nin teslim aldığı hurda kağıt malzemesini davacının müşterisine teslim etmediği ve bu durumun davacının zararına yol açtığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı, davalıların temerrütlerinin haksız fiil tarihi itibarıyla vuku bulduğu anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-Tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE, 90.666.00-TL maddi tazminat bedelinin haksız fiil tarihi olan 09/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 4.334,00-TL tazminat bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.193,39-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 1.926,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.266,84-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 130,00-TL elektronik tebligat, 1.103,00-TL tebligat, 8,75-TL posta masrafı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.241,75-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 7.587,91-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 1.926,55-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.196,40-TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı ...'nin kendisini vekille temsil ettirği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 4.334,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin 142,34-TL'sinin davacıdan, 2.977,66-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen lıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... vekili ve davalı ...'in yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/06/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/602, K. 2025/632, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-602-e-2025-632-k-bdb6fc07da31