İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/720 E. 2025/447 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/720
Karar No
2025/447
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/720 Esas KARAR NO : 2025/447

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/11/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın şirket çalışanı ...'a tahsis edildiği, 22.08.2023 tarihinde gece saat 03:00 civarında park halinde iken ...'nin idaresindeki ... plakalı araç ile sağ önden çarparak hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, hasar gören aracın ... Şirketi nezdinde sigorta kapsamında yetkili serviste 17.253,35-TL bedelle onarıldığı, aracın değer kaybına uğradığı, davalı ... Şirketi'ne başvuru yapıldığı, 20.000,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin az olduğu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu, görüşmelerde anlaşma sağlanamadığı diğer hususlarla birlikte belirterek araçta oluşan değer kaybı nedeniyle HMK 107.madde gereğince belirsiz alacak davası olarak belirlendiğinde arttırmak kaydıyla 1.000,00-TL'nin davalıya başvuru tarihi olan 28.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız taleplerin reddi gerektiği, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, değer kaybına ilişkin zararın müvekkili tarafından layığı ile giderildiği, düzenlenen rapor ile 20.000,01-TL olarak belirlenerek 05.10.2023 tarihinde vekile ödendiği, sorumluluğunun gerçek zarar ilkesi uyarınca belirlendiği, gerçek hasar bedelinin itina ile tespit edildiği, haksız zenginleşmeye yol açacak başvurunun reddi gerektiği, değer kaybı belirlenirken aracın somut özelliklerinin dikkate alınması, daha önce bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılması, marka, model, trafiğe çıkış tarihi, tercih edilirliği, kilometresi parçaların orijinal olup olmadığı vb.hususların değerlendirilerek belirlenmesi gerektiği, genel şartlar ve aracın somut özellikleri dikkate alınarak rapor alınmasını talep ettiklerini, sorumluluğun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğu, kusur değerlendirmesi yapılabilmesi için kaza yeri, şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiği, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği, zararların giderildiği, haksız faiz taleplerinin reddi gerektiğini, KTK 99.maddesine atıf yapıldığı, kazaya karışan aracın hususi nitelikte olduğu, ticari kullanımın söz konusu olmadığı, faiz yükümlülüğünün yasal faiz olacağı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ...tarafından hazırlanan 11.11.2024 tarihli bilirkişi raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden hasar bilgisi, kaza tespit tutanağı bilgisi, eksper rapor bilgisi ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Uyuşmazlık, 22/08/2023 tarihli maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle ... plaka sayılı araca ilişkin bakiye değer kaybı bedelinin karşı araç sigortacısından tahsili istemine ilişkindir. Dava Türüne İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesinde ''(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir. (3) Ayrıca, kısmi eda davasının açılabildiği hâllerde, tespit davası da açılabilir ve bu durumda hukuki yararın var olduğu kabul edilir. '' hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16/04/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, somut olay bakımından davacının belirsiz tazminat alacağı davasına konu ettiği aracında oluşan değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani 6100 sayılı HMK'nın 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla değer kaybı miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Bu nedenle davacının iddia ettiği zararın dava tarihi itibariyle miktar ve değerinin tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği kabul edilmelidir. Belirtilen nedenlerle, davacının davaya konu talebinin belirsiz alacak davasına konu olabilecek nitelikte olduğu ve dava tarihi itibariyle zararın miktar ve değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin davacıdan beklenemeyeceği anlaşılmakla HMK’nın 107. maddesine uygun olarak, aradaki hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar veya değeri belirtmek suretiyle dava açabileceği sonucuna varılmıştır. Nitekim bu doğrultuda davacı vekili tarafından sunulan 13/03/2025 tarihli dilekçenin dava değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Haksız Eylem Unsurlarına ve Somut Olaya İlişkin; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1.fıkrası gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Somut uyuşmazlıkta, 22/08/2023 tarihinde sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki, kendi adına kayıtlı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 27/11/2022-27/11/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına 100.000,00-TL iken 01/01/2023 tarihinden itibaren 120.000,00-TL'ye yükseltilmiş azami limitli ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınmış, ... plaka sayılı hususi otomobil ile yolun sağ kenarında taşınmazın önünde park halinden çıkmak isterken sağ yan kesimleri ile önünde park halinde bulunan, sürücü ... tarafından park edilmiş, davacı ... Tic. A.Ş. adına tescilli, ... plaka sayılı hususi kamyonetin sağ ön çamurluk kesimlerine çarpması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Kusur Durumuna İlişkin; Dava konusu olayda, tanzim edilen bilirkişi raporu ile, karayollarından faydalananların trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural, yasak ve zorunluluk veya yükümlülüklere uymak (K.T.K. Mad. 47/d), taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmalarının yasak olduğu, izin verilen hallerde bu manevralar yapacak sürücülerin karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorunda olduğu (K.T.K. Mad. 67/a), karayolunda araçların kamunun rahat ve huzurunu bozacak veya kişilere zarar verecek (K.T.K. Mad. 73), özel amaçlarla keyfi veya kasıtlı davranışlarda bulunmak suretiyle yaya veya araç trafiğinin seyir emniyetini ihlal etmek veya tehlikeye düşürmek suretiyle tedbirsiz ve saygısız davranışlarda bulunmaları ve araç sürmelerinin (K.T.Y. Mad. 145/e) yasak olduğu, araç sürücülerinin trafik kazalarında, doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma, park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma hallerinde asli kusurlu sayıldığı (K.T.K. Mad. 84/f), olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı hususi otomobil ile bölünmemiş, tek yönlü sokak yolunda sağa manevra ile park halinden çıkmadan önce aksine davranarak yolu ve çevresini başını çevirerek veya ayna donanımını kullanarak gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, yolun sağ kenarında park halindeki kamyoneti, konumunu ve mesafesini, idaresindeki otomobilin teknik özelliklerini, boyutlarını dikkate almayarak yanından uygun açılı direksiyon manevrası ile uzak mesafe geçmeyen, hızını ve direksiyon açısını ayarlayamayarak üzerine doğru tehlike bölgesine yönelip çarpan, zamanında etkili fren ve direksiyon manevra tedbiri uygulamayan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davranan sürücü ...'nin hadisenin meydana gelmesinde ve dava konusu zararın doğmasında %100 (yüzde yüz) oranında tam kusurlu olduğu; kapladığı uzunluk-genişlik-alan bakımından sokak yolunun sağ kenarında ön ve arkasından yaklaşan diğer araç sürücülerinin geçişlerine engel ve tehlike yaratacak şekilde yolu daraltan, belirgin şekilde trafik düzenine ve güvenliğine olumsuz etkisi bulunmayan, park halinde iken sağ yan tarafında kalan boşluk alandan temassız ve tehlikesiz ilerlemesi mümkün olan otomobil sürücüsünün ön yanından geçmek isterken direksiyon açısını ayarlayamayarak üzerine doğru kontrolsüz yönelerek sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir ve kazada etkili rolü veya ihmalkâr davranışı söz konusu olmadığı mütalaa edilen ... plaka numaralı kamyoneti bulunduğu yere park eden sürücü ...'a hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında atfı kabil kusur bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, bilirkişi raporunun kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olduğu, bu anlamda dosyada bir çelişki bulunmadığı ve raporun dosya kapsamı ile uyumlu olduğu değerlendirilmiş ve davalı sigortacının meydana gelen değer kaybı zararının tamamından sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Davalının Sorumluluğuna İlişkin; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle ve sürücüyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, öyleyse talep edilen maddi tazminat kalemi bakımından davalının kanun hükümleri gereği sürücünün kusuru oranında sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Değer Kaybına İlişkin; Araçta kaza sebebiyle oluşacak değer kaybı, aracın kaza sonrası onarımından sonraki değeri ile hasarsız değeri arasındaki farkı ifade eder (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi... Esas ... Karar). Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarihli 2019/40 Esas ...karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK'nın 90.maddesinin 1.cümlesinde yer alan '...ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda...' ibaresi ve 2.cümlesinde yer alan ''...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğünün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun'un 18.maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK'nın 90/1.maddesi 1.cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile değer kaybının, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olduğu, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmesi gerektiği (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 07.03.2016 tarih...Esas ...Karar) kabul edilmektedir. Açıklanan bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, geçmiş hasar kayıtları da göz önünde bulundurulduğunda davacıya ait hususi aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el rayiç değerinin 855.000,00-TL olduğu, kaza sonrasında onarılmış ikinci el rayiç değerinin ise 825.000,00-TL olduğu, bu durumda meydana gelen değer kaybının 30.000,00-TL olduğu, davalının tam sorumluluğunun bulunduğu, dekont içeriğine göre 05/10/2023 tarihinde yapılan 20.000,01-TL'lik ödemenin mahsubu halinde bakiye değer kaybı zararının 4.999,99-TL olduğu, zarar miktarının zorunlu mali mesuliyet sigortası araç başına maddi hasar limitinin altında olduğu kanaati bildirildiğinden ve nisbi metoda ve dosya kapsamındaki zarara göre hesaplama yapıldığından, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiş, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığından istemin kabulü gerekmiştir. Faiz Talebine İlişkin; 2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. Ancak kısmi ödeme yapılması halinde ise davalının kısmi ödeme tarihi itibariyle temerrütü gerçekleştiğinden (... Bölge Adliye Mahkemesi 35.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün 05/10/2023 tarihinde anlaşılmakla bu tarihten itibaren, araçların hususi araç olması ve zararın haksız eylemden kaynaklanması karşısında yasal faize hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına İlişkin; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller, zorunlu mali mesuliyet poliçeleri ile tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KABULÜ ile, 1-Bakiye değer kaybı bedeli olan 4.999,99-TL'nin temerrüt (kısmi ödeme) tarihi olan 05/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte -bakiye poliçe limiti olan 79.999,99-TL ile sınırlı olmak kaydıyla- davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri (4.999,99-TL) üzerinden alınması gereken 615,40-TL harcın başlangıçta peşin alınan 269,85-TL peşin harç ile 615,40-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 885,25-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 269,85-TL harcın talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı taraftan tahsil edilen 615,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 4.102,75-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından herhangi bir yargılama yargılama gideri yapılmadığından bu hususta değerlendirmeye yer olmadığına, 6-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 4.999,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.24/06/2025

Katip

Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/720, K. 2025/447, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-720-e-2025-447-k-a8d0acf51872