İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/558 E. 2025/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/558
- Karar No
- 2025/85
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/05/2023 KARAR TARİHİ : 21/01/2025 KARAR : RED GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ..., dava dışı ... Otomotiv isimli firmanın " .../..." adresinde yıkım ve yeni fabrika binasının yapım işi için anlaşma yaptığını, söz konusu fabrika binasını kendi yaptırmamış ve davacı ile fabrika binasının yapımı konusunda anlaştığını, davacı yapılan anlaşma kapsamında yukarıda belirtilen adresteki yıkım, kırım ve hafriyat işlerini, çatı yapımı, montaj, ve demontaj işlerini, platform yapımı, alçıpan işleri, izolasyon, boya, badana ve dekorasyon işlerinin tamamını eksiksiz olarak yaptığını, yaptığı işlerin tamamını davalı tarafa fatura etmiş, ancak davalı taraf yapılan işlerin ücretinin tamamını davacıya ödenmediğini, davacı tarafından yapılan iş ve işlemlerle ilgili kesilen faturalar ekte sunduklarını, taraflar arasındaki uyuşmazlık sebebiyle tarafımızca arabuluculuğa başvurulmuş, yapılan görüşmeler sonucunda davalı tarafla anlaşma sağlanamadığını, davacının alacağı nedeniyle davalı taraf mal kaçırma uğraşında olduğunu, bu durumun gerçekleşmesi halinde huzurdaki dava lehimize sonuçlansa bile davacının alacağını elde edemeyeceğini, davacı tarafından yapılan işin karşılığının davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle şimdilik 100.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. HUKUKİ DELİLLER: ... ve ... Vergi Dairesi Başkanlığı'ndan tarafların 2021-2022-2023 yıllarına ait BA formlarının celp edildiği, tarafların ticari defter, belge ve kayıtlarının incelenmesi adına bilirkişi heyeti marifetiyle rapor aldırıldığı görüldü.1 İnşaat Mühendisi, 1 Nitelikli Hesap Uzmanı ve 1 SMMden heyetinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan 23/04/2024 tarihli raporunda özetle: "1 Davacının ticari defter ve kayıtlarına göre Davalıya Rapor tarihi itibariyle 279.890,00 TL borcunun olduğu, 2- Davacının Yaptığı işlerin bedelinin tespit edilemediği, 3-Taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlara göre davacı tarafından düzenlenen 566.700,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından iade edildiği, davacı tarafından da iade faturasının ticari defterine işlendiği, Davacı ticari defterlerine göre davalıdan toplam 464.850,00 TL tahsilat yapmış olduğu, Davacı tarafından düzenlenen ihtarnamede ise kendisine (725.700-156.000) 569.700,00 TL ödeme yapıldığının kabul edildiği, 4-Tarafların ticari defter ve kayıtlarında herhangi bir davacının alacağının tespit edilememesi ve keşif esnasında da davacının yaptığı işlerin ve değerinin tespit edilememesi nedeni ile davacının davalıdan herhangi bir alacağının tespit edilemediği," hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir.Bilirkişi heyetinden alınan 02/08/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacı tarafından keşide edile ihtarnamede açıkça “…toplam 725.700,00 TL tutarından kalan 156.000,00 TL borcunuzu…” beyanına yer verilmiş olduğu dikkate alındığında davacı itirazları uyarınca değişiklik yapılmasına gerek görülmemiştir. Taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesinin kurulduğu, davalı ile dava dışı asıl iş sahibi arasında ise götürü bedel eser sözleşmesi kurulduğu ihtilafsızdır. Dava dışı asıl iş sahibi çalışanı olan tanık tarafından da işin süresinde ve eksiksiz olarak teslim edildiği beyan edilmiştir. Buna göre davacı tarafından da davalıya işin teslim edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bedel konusunda anlaşma bulunmadığının kabulü ihtimalinde TBK.m.481 uyarınca davacı alacağının, eserin yapıldığı yer ve zamanda eserin değerine ve yüklenicinin giderine bakılarak belirlenmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözlü eser sözleşmesinin ispat külfeti davacı üzerinde olmakla Heyetimizde bulunan Teknik Bilirkişi tarafından işin ne kadarının davacı tarafından imal edildiğinin tespit edilemediği görüşüne yer verilmiştir. Anılan doğrultuda davacı tarafından yapılan işin bedeli tespit edilememiştir." hususlarının tespit edildiği bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekilince, davalının dava dışı ... Otomotiv isimli firmanın " .../..." adresinde yıkım ve yeni fabrika binasının yapım işi için anlaşma yaptığını, söz konusu fabrika binasının yapımı konusunda davalı ile müvekkilinin anlaştığını, anlaşma kapsamında belirtilen adreste müvekkilinin yıkım, kırım ve hafriyat işlerini, çatı yapımı, montaj, ve demontaj işlerini, platform yapımı, alçıpan işleri, izolasyon, boya, badan ve dekorasyon işlerinin tamamını eksiksiz olarak yapıldığını, yapılan işlerin tamamının bedelinin ödenmediğini bu işlere karşılık fatura kesildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı tutarak şimdilik 100,000,00 TL alacağın tahsili istemiyle eldeki dava açmış; HMK'nın 128. maddesi uyarınca süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olan davalı, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığından bu noktada, ispat yükü alacak iddiasında bulunan alcaklı yani davacıdadır. Bu itibarla uyuşmazlık konusu, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesinin kurulup kurulmadığı ve yapılan işlere karşılık eksik bakiyenin olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK. 470).Eser sözleşmelerinde akdî ilişkinin kurulduğunu ispat külfeti yüklenicidedir. Davacı yüklenici, eser meydana getirdiğini ve iş bedelini hak ettiğini usulüne uygun yasal delillerle kanıtlama yükümlülüğü altındadır. Türk Medeni Kanununun 6.maddesi gereğince iddia eden, iddiasını ispat yükümlülüğü altındadır. Somut olayda davacı, davalı ile eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğunu iddia etmekte, davalı ise davacı ile aralarında sözleşme ilişkisinin kurulmadığını duruşmalarda beyan etmiştir. O halde, davacı akdî ilişkiyi kanıtlamak zorundadır. Dava değerine (faturalara konu talep edilen iş bedeline) göre 6100 sayılı HMK'nın 200. maddesi hükmü gereği davacı iddiasını senetle ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında akdî ilişkinin kurulduğunu ispat açısından, aynı Kanun'un 200/2. maddesi gereğince davalının açık muvafakati de bulunmadığından tanık deliline dayanılamayacaktır. HMK 222. maddeye göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların, bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemelerine göre, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıya rapor tarihi itibariyle 279.890,00 TL borcunun olduğu, davacının yaptığı işlerin bedelinin tespit edilemediği, taraflar arasındaki ticari defter ve kayıtlara göre davacı tarafından düzenlenen 566.700,00 TL bedelli faturanın davalı tarafından iade edildiği, davacı tarafından da iade faturasının ticari defterine işlendiği, davacı ticari defterlerine göre davalıdan toplam 464.850,00 TL tahsilat yapmış olduğu, davacı tarafından düzenlenen ihtarnamede ise kendisine (725.700-156.000) 569.700,00 TL ödeme yapıldığının kabul edildiği bu haliyle tarafların ticari defter ve kayıtlarında davacının herhangi bir alacağının tespit edilemediği ve keşif esnasında da davacının yaptığı işlerin ve değerinin tespit edilememesi nedeni ile davacının davalıdan herhangi bir alacağının tespit edilemediği, bu durum karşısında davalı ticari defterleri ile uyumlu olmayan davacının ticari defterleri ile davacı iddiasını ispatlayamamıştır. Hal böyle olunca dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığından davacı vekiline, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, bu hususta iki haftalık kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun olarak kendisine ihtar edilmiş ancak herhangi bir beyanda bulunulmadığı görüldüğü anlaşıldığından davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varılarak, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın 1.707,75-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.092,35-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-HMK madde 333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından ödenen 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır