İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/595 E. 2025/50 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/595
Karar No
2025/50
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/595 Esas KARAR NO:2025/50 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 24/08/2023 KARAR TARİHİ: 23/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ile davalı şirketin arasındaki ticari ilişki gereğince faturalar kesildiğini ancak ödemeleri davalı tarafça yapılmadığını, icra takibine konu olan işbu cari ekstreden kaynaklı faturaların ödenmeyen bedelleri için tarafımızca, davalı-borçlu aleyhine------- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalı şirket, müvekkilinin şirketin kendilerinde herhangi bir alacağının olmadığını ifade etmiş ise de bu beyanın tamamen gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirketin, faturanın dönemde ticari faaliyet içerisinde olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde karşı tarafın iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunun ortaya çıkacağını, bununla birlikte karşı taraf icra takibinde uygulanan faize de itiraz etmişse icra takibine uygulanan faiz oranlarında herhangi bir hukuka aykırılığın söz konusu olmadığını, davalının yapmış olduğu itirazın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu, davalının icra müdürlüğüne yapmış oldukları itirazda; borca, faize ve ferilerine itiraz ettiğini, haksız ve kötü niyetli itirazlar sebebiyle takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini, belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, müvekkilinin alacağını geciktirmeye yönelik kötü niyetli itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili -------- işletmekte olduğunu, müvekkili davacı ile peynir çeşitleri tedariki hususunda anlaştıklarını, anlaşmaya göre davacı peynir çeşitleri bırakacak ve tüketildiğinde ücretini, tüketilmediği veya bozulduğu takdirde iade faturası keserek iade alacağını taahhüt ederek çalışmaya başladığını, ancak belli bir süre sonra bozulan veya bozuk çıkan malzemeler ile ilgili tanzim edilen faturanın iptali istendiğini, satış personelinin sürekli iade alınacağını söylemesi rağmen aylarca bozulan ve bozuk çıkan peynirler alınmadığını, karşı tarafın buna karşılık herhangi bir yeniden değiştirme iade alma sunmadığı gibi şirkete sözlü olarak başvurarak faturaların ödenmesinin istemeye devam ettiğini, davacının, karşılıklı haksız ve dayanaksız alacak talebinde bulunduğunu, davacının talebi ve beyanlarının tamamı gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkememizce uyuşmazlığa ilişkin tarafların defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup belirlen inceleme gününde davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş ve alınan raporda özetle; davacı şirketin takip tarihi itibarıyla, davalı şirketten takip dayanağı faturaların bakiyesinden kaynaklanan 11.076,10 TL asıl alacağı olduğu yönünde rapor sunduğu anlaşılmıştır.Yine mahkememizce davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için gün tayin edildiği, belirlenen inceleme gününde davalı tarafın inceleme gününe gelmediği ve herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmıştır.Mahkememizce ------ sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhinde 11.076,10 TL alacak bedelinin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.

İNCELEME ve GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişisi tarafından defterlerin inceleme yapılmasına karar verildiği, inceleme gün ve saatinde davalı tarafların hazır bulunmadığı ve mazeret dilekçesi sunmadığı, ancak inceleme günü inceleme saati olan 10:10'dan sonra 10:25'te davalı vekili tarafından yerinde inceleme talebine ilişkin beyan sunulduğu, inceleme başladığından beyanın görülmediği, inceleme saati geçtikten sonra beyanda bulunulmuş olmasına rağmen hak kaybına sebebiyet vermemek için mahkememizce davalı defterlerinin incelenmesi için yeniden ara karar oluşturulduğu, bu kez bilirkişi ücretinin davalıdan alınmasına karar verildiği, gerekli ihtarın yapıldığı, ancak davalı tarafça bilirkişi ücretinin yatırılmamış olduğu anlaşılmıştır.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş, buna ilişkin mali müşavir bilirkişi raporu dosya içerisine sunulmuştur. 21/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacı firmaya ait defterlerin açılış-kapanış onaylarının yapılmış olduğu, davacı şirketin ticari defter kayıtları itibarıyla davalı şirketten takip tarihi itibarıyla takip dayanağı faturaların bakiyesinden kaynaklanan 11.076,10 TL ASIL ALACAĞI bulunduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafa ise ticari defterlerini sunması ve bilirkişi ücretini yatırması için ihtaratlı kesin süre verilmiş olup bilirkişi ücretini yatırmadığı, inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmediği ve mazeret sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun ve davacının talep ettiği alacağının varlığını ispatladığı mahkememizce kabul edilmiş olup davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, Davalının -------------- sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında 2.215,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar harcı olan 756,60 TL'nin dava açılırken peşin olarak yatırılan 269,85 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 486,75 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 539,70 TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan 2.676,75 TL yargılama gideri masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 11.076,10 TL vekalet ücreti alacağının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ------- konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE, Dair davacı vekilinin yüzüne, karşı tarafın yokluğunda verilen karar miktar itibari ile KESİN olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/595, K. 2025/50, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-595-e-2025-50-k-ff82ff18c279