İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/554 E. 2025/302 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/554
- Karar No
- 2025/302
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/554 Esas KARAR NO :2025/302
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/08/2023
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:25/09/2023 KARAR TARİHİ:24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili Şirketin 1992 yılında 5 ortak tarafından kurulmuş olup %95 nispetinde pay sahibi şirketin hakim hissedarı 2020 yılına kadar müteveffa ... ... olduğu, vefatı üzerine geriye tek mirasçısı 15 yaşındaki ...'un kaldığı, kızının şirket ve hisselerini reşit oluncaya dek korumak isteyen annesi ve yasal velisi ...'ın antrepoculuk alanında herhangi bir uzmanlığı olmaması ve gümrük işlerinin oldukça karmaşık bir sektör olması sebebiyle gümrük mevzuatı ve uygulamalarına hakim, yardımcı olabilecek birilerini görevlendirmek istediği, bu kapsamda öncelikle referans üzerine şirket yönetimine ...'in temsile yetkili yönetim kurulu başkanı olarak seçildiği, ...'in şirketten ayrılması üzerine bu defa şirkette sigortalı olarak çalışan ve daha önceden antrepo sektör tecrübesi olan ...'ın 25.04.2023 tarihli genel kurulda temsile yetkili yönetim kurulu başkanı seçildiği, ancak ... yönetime atandıktan sonra garip hareketler sergilemeye ve adeta kendisini şirketin sahibi zannederek şüpheli işlemler yapmaya başladığı, kendisinden ayrıntılı döküm istenmesi üzerine şirketin hesabının bağlı olduğu Bankalara kendisinden başka hiç kimseye bilgi verilmemesi konusunda talimatlar verdiği, ...'ın şüpheli hal ve hareketleri nedeniyle şirket yönetimine bir kişi daha atanarak şirketin müşterek imza ile yönetimi gündeme geldiği ve bunun sonrasında ...'ın adeta ortalığı ayağa kaldırdığı, ...'a mail atarak 03.07.2023 tarihinde şirketten azlini talep ettiğini bildirdiği, kendisinin şirketten prim alacağı olduğunu iddia ederek yüksek miktarda prim talebinde bulunduğu, böyle bir alacağının olmadığının bildirilmesi üzerine bu defa daha agresif tavırlar sergilemeye başladığı, durumun katlanamayacak bir hale gelmesi üzerine şirket genel kurulu 07.07.2023 tarihinde toplanarak ...'ı yönetim kurulu başkanlığı görevinden aldığı ve yerine müşterek imza ile iki ayrı yönetici atandığı, 11.07.2023 tarihinde ihtarname gönderilerek şirketle hiçbir ilişiğinin kalmadığı yazılı olarak da ihtar edildiği, bunun üzerine şirket ortağı ...'un annesi ...'a hakaret içerikli mesajlar gönderdiği, şirketten uzaklaştırıldıktan sonra daha önceden yanında çalıştığı ve aynı zamanda gönül ilişkisi yaşadıkları öğrenilen ... adındaki kişiyle işbirliği yaparak geçmiş tarihli iki kambiyo senedi düzenlediği, bu senetlerin 750.000,00 USD ... adına ve 450.000,00 USD ...'ın ortağı olduğu ... ...Taş. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirket adına geçmiş tarihli düzenlendiği, bunun yanında müvekkili şirketin işletmekte olduğu antreposunu da davalı şirkete devir sözleşmesi düzenlediği, takip konusu sözde 15.05.2023 düzenlenme, 22.06.2023 vade tarihli 450.000,00 USD bedelli senet sahte olarak düzenlenmiş olup lehdarı ...'ın ortağı olduğu ... ...Taş. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. ünvanlı şirket tarafından öncelikle 40.000 USD'lik kısmı için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/239 D. İş. sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alındığı ve .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası üzerinden 14.07.2023 tarihinde ihtiyati haciz uygulandığı, karşı tarafın planlı bir şekilde hareket ederek ihtiyati haciz kararıyla önce şirketin Banka hesaplarını ihtiyati haciz yoluyla bloke edip şirketi hareket edemez hale getirdiği, akabinde 18.07.2023 tarihinde aynı dosya üzerinde 450.000,00 USD üzerinden esas takibe geçtiği, müvekkil şirketin ... ...Taş. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. (eski ünvanı ... Uluslararası Taşımacılık Ve Dış Ticaret Limited Şirketi) ve şirket ortağı ...'la hiçbir ticari ve hukuki bağı bulunmadığı, müvekkili şirket tarafından ...'a tahsis edilen ... Plakalı aracın GPS kayıtları incelendiğinde ...'ın şirketten azledildikten sonra senedin geçmişe yönelik sahte olarak tanzim edildiği temmuz ayı içerisinde ...'ın ...'ın işyeri olan ... Lojistik adresi olan ... Mah. ... Bulvarı 32/1 Hadımköy adresine yoğun bir şekilde gittiği görevden alındığı tarihten sonra 10.07.2023 tarihinden itibaren hemen hemen hergün depoglobalin merkezine gittiği, senet metni incelendiğinde de müvekkili şirketin ticaret ünvanının el yazısıyla yazıldığı şirket kaşesinin olmadığı, senedin ...'ın şirket yönetiminden uzaklaştırıldıktan sonra düzenlendiği zira bu dönemde şirket kaşesine ulaşamadığından şirket ünvanını el yazısıyla yazdığı yani senedin sonradan geçmişe yönelik düzenlendiği, müvekkili şirketi toplam 1.200.000 USD tutarında borçlandıran senet kaşe olmadan gelişigüzel el yazısıyla düzenlendiği, bu sırada ... Gümrük Müdürlüğünden gelen tebligata göre müvekkili şirketin ana faaliyet konusu olan ve hali hazırda tek iştigal sahası olan A tipi antreponun davalı şirkete devredildiğinin öğrenildiği, yapılan araştırma sonrası ...'ın 10.07.2023 tarihinde davalı şirketle sözleşme düzenleyerek 12.07.2023 tarihinde antreponun devri için Gümrük Müdürlüğüne müracaat ettiğinin anlaşıldığı, yine 10.07.2023 tarihinde Müvekkil Şirketin işlemlerinin çoğunu yaptığı... Bankasına yapılan ödemeler ve gelen ödemeler hakkında bildirim giden kişilerden ... ... annesi ...'a ait telefon numarası ve mail adresini, şirketin muhasebe çalışanları ...'in yine mail adreslerinin silinmesi hakkında talimat vermiş ve sildirdiği, ...'ın daha Yönetim Kurulu Başkanı olmadığı yalnızca sigortalı bir çalışan olduğu dönemde dahi şirkete ait birçok veriyi ... ile paylaşarak şirketi ele geçirme yolunda faaliyetlerde bulunduğu, ...'ın müvekkili şirkete ait hesap hareketlerini yani tüm mali ve ticari sırlarını, müşterilerini, çalışanlarını ve iç işleyişe dair sırları açıkça Davalı Şirket Ortağı ... ile paylaştığı, şirketi ele geçirme girişimlerinin ...'ın daha şirkette sigortalı bir çalışan olduğu dönemden itibaren planlandığını, konuya ilişkin ayrıca ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğu ve soruşturmanın devam ettiği, müvekkili şirketin ödenmiş sermayesi 6.250.000 TL olup 2023 yılı itibariyle aktiflerin toplamı 6.601.947,00 TL'dir. Takip konusu senedin değeri 450.000,00 USD olup yine takipte alacaklı görünen davalı şirketin ortağı ...'a aynı tarihlerde 750.000,00 USD tutarında bir senet daha düzenlendiği, yani ... ve ... bir araya gelerek şirkete operasyon düzenlediği ve şirketi 1.200.000 USD tutarında borçlandırdığı, senet bedelinin şirket sermayesinin üzerinde afaki bir bedel olup şirketin tüm malvarlığı ile bile bu borcu ödemesinin mümkün olmadığı, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın Kabulü ile Davalı ... ...Taş. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'ye ....İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ve takip konusu 15.05.2023 düzenleme tarihli 22.06.2023 tediye tarihli 450.000 USD bedelli senetten dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen İcra Takibine yönelik teminatsız yahut mahkemece belirlenecek cüzi bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen İcra Takibine yönelik ise teminatsız olarak yahut yine cüzi bir teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin herhangi bir borç ilişkisine dayanmayan senede ilişkin haksız ve kötü niyetle açmış olduğu takipler sebebiyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin yetkilisinin antrepoculuk alanında iş yapan en deneyimli kişilerden birisi olduğu, ...’la tanıştığı zamanlarda davacı şirketin zarar etmekte olduğu, ... davacı şirketi zarardan kurtarmak için müvekkili şirket yetkilisinden yardım talep ettiği, Müvekkili şirket yetkilisinin, ...'a "kendisinin kefil olması veya şirketin kendisine kısmi devri halinde şirketi zarardan kurtarabileceğini" söylediği, ... ın kefil olmayı kabul etmediği, bir zaman sonra ...’ın davacı şirketle birlikte kendisinin ve kızının bütün mallarını satarak kızıyla birlikte Amerika’ya yerleşmek istediğini öğrendiği, ...'a ulaşarak davacı şirketin kendisine satılmasını istediği, ... ın teklifi kabul ettiği ancak devrin sürekli ertelendiği, Müvekkil şirket yetkilisinin şirketin başkasına satılmasını önlemek düşüncesiyle ...’a davacı şirket için toplam bir milyon dolar verdiği ancak ...'ın Amerika'ya gitme yönünde bir çabası olmadığını görünce yaklaşık bir yıl önce parasının ödenmesini veya şirketin kendisine devredilmesini talep ettiği, ...'la, davacı şirketin müvekkili şirket yetkilisine devredilmesi konusunda iki milyon dolara anlaşmaya varıldığı, ancak ..., kızının vasisi olduğu için devir aşamasında mahkeme izni/onayı olması gerektiği ortaya çıkınca müvekkili şirket yetkilisinin "mahkemeyi bekleyemem" diyerek parasını istediği, ... ın "mahkeme ile uğraşmayalım, kızım yakında 18 yaşına girecek, o zaman direkt devredebiliriz" dediği, Bu durum üzerine ...'a verdiği bir milyon doları mahsuplaşarak kalan bir milyon doları da ödediği ve ...'ın kızının 18 yaşını doldurmasını beklemeye başladığı, bu süreçte davacı şirketin başkalarına devredileceğine dair duyumlar alınınca ...'tan davacı şirketin devri tamamlanıncaya kadar şirket için verilen paraya karşılık senet verilmesi ve şirketin noter aracılığıyla devrinin yapılması aksi halde paranın faiziyle iadesi talep edildiği, ... davacı şirketin o zamanki YK Başkanıyla aralarında problemler olduğunu, ona şirket adına senet düzenlettiremeyeceğini ve noter devri yaptıramayacağını söylediği, Müvekkil şirket yetkilisi ödeme konusunda ısrar edince ... ın davacı şirketin YK Başkanını görevden alarak ...'ı YK Başkanı yaptığı, Davacı şirket YK başkanının da senetleri düzenlediği ve sonrasında noterde devri yaptığı ancak davacı şirketin devrinin tamamlanmasını beklerken devirden vazgeçildiğini ve şirket YK Başkanının görevden alındığını duyduğu, Bu durum üzerine de senedin işleme konduğu, Senet işleme konulduktan sonra ...adında bir kişi birkaç kez aracılar vasıtasıyla müvekkili şirket yetkilisine ulaşıp anlaşma koşullarını sorduğu, bu kişinin ... tarafından gayri resmi olarak davacı şirkete ortak yapıldığını öğrenildiği, Müvekkilinin zararının eksiksiz giderilmesini talep ettiğinden anlaşma sağlanamadığı, senedin düzenlenme tarihinde davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, dolayısıyla imzaya yapılan itirazların geçersiz olduğu, muvazaa iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, ... müvekkilinin yanından ayrıldıktan sonra iki-üç farklı şirkette çalıştıktan sonra davacı şirkette işe başladığı, ...'ın davacı şirkette işe başlamasında ve/veya YK Başkanı olmasında müvekkilinin hiçbir etkisinin olmadığı, senedin geriye dönük hazırlandığı iddiasının da gerçeğe aykırı olduğu, dava konusu senedin müvekkili şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bononun alınma sebebinin nakden verilen para olduğu, davacı şirketin tamamen müvekkilini dolandırmak amacıyla hareket ettiği, fazlaya dair hakları saklı olmak kaydıyla izah edilen nedenlerle; davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından, .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası kapsamında davacı şirket aleyhine 750.000,00 USD bedelli senet için icra takibi başlatıldığını, karşı tarafça başlatılan işbu icra takibine konu senet geçmişe yönelik sahte olarak düzenlendiğini kesinlikle hiçbir hukuki ve ticari dayanağı olmadığını bu nedenlerle davanın kabulü ile Davalı ...'a ....İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ve takip konusu 22.05.2023 düzenleme tarihli 23.06.2023 tediye tarihli 750.000 USD bedelli senetten dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen icra takibine yönelik teminatsız yahut mahkememizce belirlenecek cüzi bir teminat karşılığında takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkememiz aksi kanaatte ise .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen icra takibine yönelik ise teminatsız olarak yahut yine cüzi bir teminat karşılığında satış ve muhafaza işlemlerinin durdurulması ve icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Müvekkil şirketin herhangi bir borç ilişkisine dayanmayan senede ilişkin haksız ve kötü niyetle açmış olduğu takipler sebebiyle müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların yasa gereği alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin ...’la tanıştığı zamanlarda davacı şirketin zarar ettiğini, ...'ın davacı şirketi zarardan kurtarmak için müvekkilden yardım talep ettiğini, müvekkilin ...'a "kendisinin kefil olması veya şirketin kendisine kısmi devri halinde şirketi zarardan kurtarabileceğini" söylediğini, ...'ın kefil olmayı kabul etmediğini, kısmi devri önce kabul ettiğini ancak sonra "biraz beklesin" dediğini, Müvekkilin bir zaman sonra ...’ın davacı şirketle birlikte kendisinin ve kızının bütün mallarını satarak kızıyla birlikte Amerika’ya yerleşmek istediğini öğrendiğini, ...'a ulaşarak davacı şirketin kendisine satılmasını istediğini, ...'ın teklifi kabul ettiğini ancak devrin sürekli ertelendiğini, müvekkilin davacı şirketle aynı alanda ticaret yaptığından zarar eden şirketi çok rahat bir şekilde kâra geçirebileceğini bildiği için şirketin başkasına satılmasını önlemek düşüncesiyle ...’a davacı şirket için toplam bir milyon dolar verdiğini, müvekkilin ...'ın Amerika'ya gitme yönünde bir çabası olmadığını görünce yaklaşık bir yıl önce parasının ödenmesini veya şirketin kendisine devredilmesini talep ettiğini, ...'la, davacı şirketin müvekkile devredilmesi konusunda iki milyon dolara anlaşmaya varıldığını, ... kızının vasisi olduğu için devir aşamasında mahkeme izni/onayı olması gerektiği ortaya çıkınca müvekkil "mahkemeyi bekleyemem" diyerek parasını istediğini, ...'ın "mahkeme ile uğraşmayalım, kızım yakında 18 yaşına girecek, o zaman direkt devredebiliriz" dediğini, bu durum üzerine müvekkilin daha önce davacı şirket için ...'a verdiği bir milyon doları mahsuplaşarak kalan bir milyon doları da ödediğini ve ...'ın kızının 18 yaşını doldurmasını beklemeye başladığını, müvekkil davacı şirketin devrinin tamamlanmasını beklerken devirden vazgeçildiğini ve şirket YK başkanının görevden alındığını duyduğunu, bu durum üzerine müvekkilin de senedi işleme koyduğunu, senedin düzenlenme tarihinde davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğunu, imzaya yapılan itirazların geçersiz olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; Arabuluculuk Son Tutanağı, ...'ın yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin ticaret sicil gazetesi, Şirket ve ... arasındaki muavin defter dökümü, ...'ın yönetim kurulundan ayrılacağını belirten 28.06.2023 tarihli e-mail, ...'ın görevden alındığına ilişkin 07.07.2023 tarihli genel kurul kararı, 07.07.2023 tarihli genel kurulun ilan edildiği 14.07.2023 tarihli TTSG gazetesi, .... Noterliği'nin 11.07.2023 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi, Whatsapp yazışmaları, Takip talepleri ve senet suretleri, haciz belgeleri, Fatura sureti ve itirazımız, ...'a ait SGK dökümü, Sosyal Medya Paylaşımları, ... Ticaret Sicil Görüntüsü, ... GPS kayıtları, ... Gümrük Müdürlüğünden 24.07.2023 tarihli yazısı, .... Noterliğince düzenlenen 10.07.2023 tarihli antrepo devir sözleşmesi, 17.07.2023 Tarihli Ticaret Sicil Gazetesi, Bankaya verilen Talimat yazıları, uzman mütalaası ve mail örnekleri, müvekkile ait ticari defter ve kayıtlar, .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyası, ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, isticvab, sair delille dayanmışlardır. .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Uluslararası Taşımacılık Ve Dış Ticaret Limited Şirketi borçlu ... Tekstil-antrepoculuk Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 450.000 USD alacak için 19/07/2023 tarihinde takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ....İcra Dairesi ... Esas) sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... Tekstil-antrepoculuk Sanayi Ve Dış Ticaret Anonim Şirketi olduğu, 750.000 USD alacak için 19/07/2023 tarihinde takibe girişildiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/... Soruşturma sayılı soruşturma dosyasının incelenmesine; şikayetçinin ... ANONİM ŞİRKETİ, şüpheliliren ..., ... ve ... ULUSLARARASI TAŞIMACILIK VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, eylemin dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma olduğu, soruşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 23.08.2024 Tarihli Bilirkişi Raporunda; "Yönetim kurulu başkanlığından alınan ...'a durumun 11 Temmuz 2023 tarihinde saat 11:59'da mail yoluyla bildirilmiş olup, GPS kayıtlarından kendisine tahsis edilen aracın saat 15:54'te davalı şirketin adresinin bulunduğu caddede tespit edilmiş olmasının davalı ... ile ...'ın birlikte hareket ettiğini ortaya koyduğu, faaliyet konuları arasında antrepo işletmeciliği bulunmayan davalı şirketin, ...'a yapılan görevden alınma bildiriminden sonra 13.07.2023 tarihinde sermayesini 3.000.000,00 TL'ye çıkararak, unvan ve faaliyet konusuna antrepoculuğu eklemiş olmasının doğru ve gerçeği yansıtmadığı, devir sözleşmesinde her iki şirketin kaşelerinin bulunmamasının 10.07.2023 tarihli antrepo devir sözleşmesinin gerçeği yansıtmadığının en büyük göstergesi olduğu, ... Gümrük Müdürlüğü'nün 24.07.2023 tarihli yazısından sözleşmenin gerçeği yansıtmadığının anlaşıldığı, dosyada bulunan mail yazışmalarından ...'ın davalılar ile işbirliği içinde olduğunun anlaşıldığı, 450.000,00 USD ve 750.000,00 USD borçlanacak bir firmanın düzenlediği senet üzerinde mutlaka firmaya ait kaşenin bulunması gerektiği, senedin gerçek bir işleme dayanmadığı, senedin düşünmeden aceleyle düzenlenmiş olduğu, 22.06.2023 vadeli senetle ilgili neden 19.07.2023 tarihinde takibe geçildiğinin anlaşılamadığı, 19.07.2023 tarihinin senedi imzalayan ...'ın imza yetkisinin sona erdiğinin tescil edildiği 14.07.2023 tarihinden sonra olmasının senedin gerçek bir borca dayanmadığını gösterdiği, davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerinde davalılara ait her hangi bir kaydın bulunmadığı, davalı ... firması tarafından 07.07.2023 tarihinde davacı şirkete düzenlenen 21.240,00 TL tutarındaki danışmanlık faturasının iz bırakmak amacıyla düzenlenmiş olduğu, davacı şirketin borç ödeme kapasitesinin 31.12.2022 tarihi itibarıyla 3.543.063,07 TL, 31.12.2023 tarihinde 5.228.378,22 TL olduğu, davacı şirketin zor durumda olduğu yönündeki davalı taraf savunmasının gerçeği yansıtmadığı, davacı şirketin 2022 ve 2023 yıllarında kar etmiş olup, yüksek miktarda karlı olan bir işletmenin devredilmesinin doğru ve gerçeği yansıtmadığı, davacı şirketin ticaret siciline bildirilen genel kurul ve yönetim kurulu kararlarında bono vermesi için ...'a verilmiş yetki ve izin belgesine rastlanılmadığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 21/01/2025 havale tarihli raporlarında: ''...Tüm delillerin takdir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı ... San. Ve Dış Tic. A.Ş. ile davalılar arasında takip konusu senetlerin düzenlenmesine gerekçe olabilecek her hangi bir borç alacak ilişkisi bulunmamakta olup, bu hususun her iki tarafın ticari defter kayıtlarıyla sabit olduğu, Davalı ...’ın senetlerin düzenlenmesine gerekçe gösterdiği 2 milyon dolar tutarındaki nakit ödeme iddiası hayatın olağan akışına aykırı olup, ispatlanmış olması halinde dahi bu durumun davalı ...’ı davacı şirketten alacaklı hale getirmiş olmayacağı, Davacı şirketin davalılara borçlu olmadığını bilmekte olan şirket yetkilisi ...’ın dava konusu senetleri ne zaman düzenlemiş olduğunun tespitine imkan bulunmadığı, ancak yetkili olduğu dönemde düzenlemiş olsa bile bu durum davalılara borçlu olmayan davacı şirket açısından senetlerin bedelsiz olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğinden asıl ve birleşen davalar yönüyle davacı şirketin menfi tespit talebinin yerinde bir talep olduğu..." tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; davacı ... A.Ş. tarafından, davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ... aleyhine ikame edilen menfi tespit davası niteliğinde olup; dava konusu, davacı şirketin, davalılar tarafından başlatılan kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde borçlu olmadığının tespiti ile bu takiplerin durdurulmasına ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminata hükmedilmesine ilişkindir. Davacı şirket dava dilekçesinde ve yargılama süresince sunduğu beyanlarında özetle; davalılar tarafından icra takibine konu edilen iki adet senedin, herhangi bir gerçek mal veya hizmet alışverişine dayanmaksızın düzenlendiğini, bu nedenle söz konusu senetlerin bedelsiz olduğunu, söz konusu senetlerin şirketin eski yönetim kurulu başkanı olan ... tarafından görevden alındıktan sonra ve yetkisiz olarak düzenlendiğini, imzalanma tarihleri her ne kadar görev süresi içerisinde gibi görünse de bu tarihlere sonradan müdahale edilerek senetlerin geriye dönük olarak tanzim edildiğini, ...’ın görevden alındığına ilişkin genel kurul kararının 07.07.2023 tarihinde alındığını, 11.07.2023 tarihinde noter ihtarnamesi ile kendisine bildirildiğini, SGK kayıtlarına göre de 08.07.2023 itibarıyla işten çıkış işleminin yapıldığını, dolayısıyla senet düzenleme yetkisinin sona erdiğini ve bu tarihten sonra yapılan işlemlerin hukuki geçerlilik taşımadığını, senet bedeli olarak ileri sürülen 2 milyon USD tutarındaki ödemenin nakit olarak yapıldığının davalılarca iddia edildiğini, ancak bu iddiayı destekleyen hiçbir banka kaydı, makbuz, sözleşme, tanık beyanı, yazışma veya sair delilin bulunmadığını, ayrıca davalıların, şirketin ana gelir kaynağı olan antrepo ruhsatını başka bir şirkete devretmeye çalışmak suretiyle organize bir haksız el koyma girişimi içinde olduklarını ve bu işlemlerin tamamının ... ile işbirliği içinde gerçekleştirildiğini, tüm bu hususların birlikte değerlendirildiğinde, senetlerin organize bir kumpas sonucu düzenlendiğini ve davacı şirketin davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek borçsuzluğunun tespiti ile icra takiplerinin durdurulmasını ve kötü niyetli takip nedeniyle tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ... vekilleri ise yargılama sürecinde sundukları savunmalarda özetle; senetlerin davacı şirketin içinde bulunduğu mali darboğazı aşmak amacıyla ... aracılığıyla yapılan görüşmeler neticesinde kendilerine nakit olarak ödenen 2 milyon USD’ye karşılık düzenlendiğini, bu ödeme karşılığında iki ayrı senedin (750.000 USD ve 450.000 USD) düzenlendiğini ve davacı şirketin ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ...’ın senetleri düzenlediği tarihlerde şirketi temsile yetkili olduğunu, dolayısıyla düzenlenen senetlerin geçerli olduğunu, ilgili antrepo devir sözleşmesinin taraf iradeleriyle yapıldığını, ancak gümrük idaresine başvuru gerçekleştirilmesine rağmen prosedürlerin tamamlanamaması nedeniyle işlemin geçersiz sayıldığını, dolayısıyla davacının, senetlerin geçersizliğine veya bedelsizliğine ilişkin iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır. Somut uyuşmazlığa konu edilen kambiyo senetlerinden ilki, 15.05.2023 tanzim tarihli olup, ödeme tarihi 22.06.2023 olarak gösterilmiş ve 450.000 Amerikan Doları bedelle ... ... Ltd. Şti. lehine düzenlenmiş; ikinci senet ise, 22.05.2023 tanzim tarihli ve 23.06.2023 ödeme tarihli olup, 750.000 Amerikan Doları bedel içermekte ve bu kez davalı ... lehine düzenlenmiş bulunmaktadır. Her iki senette borçlu olarak davacı şirketin unvanı yer almakta olup, senetlerdeki imza şirketin o dönemdeki yönetim kurulu başkanı sıfatını taşıyan ...’a ait olduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... A.Ş.'nin tek ortaklı anonim şirket statüsünde faaliyet gösterdiği, şirketin tek pay sahibinin henüz reşit olmayan ... isimli şahıs olduğu, bu sebeple yasal velisi olan annesi ...’ın hem şirket hissedarı adına hareket ettiği hem de şirketin yönetim organlarında aktif rol üstlenerek müdür sıfatıyla görevlendirme yaptığı anlaşılmaktadır. Ancak ...’un 30.06.2023 tarihi itibarıyla reşit hale geldiği, bu tarihten sonra malvarlığı üzerinde tasarruf yetkisinin münhasıran kendisine geçtiği, dolayısıyla annesi ...’ın bu tarihten sonra şirkete ilişkin devredici veya taahhüt edici işlem yapma yetkisinin hukuken ortadan kalktığı görülmektedir. Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, hükme elverişli bulunan bilirkişi heyeti raporu, taraf beyanları, yazılı belgeler, soruşturma dosyası kapsamı, ticari defter kayıtları, elektronik yazışmalar ve GPS verileri hep birlikte değerlendirildiğinde; öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca, usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterler, sahibi lehine delil teşkil etmektedir. Bu bağlamda, mahkememizce bilirkişi incelemesi ile de desteklenerek yapılan değerlendirmede, davacı şirketin ticari defterlerinin Gelir İdaresi Başkanlığı sistemi üzerinden elektronik ortamda yasal süresi içinde kaydedildiği, envanter defterinin de noter tasdikli olduğu, yevmiye ve büyük defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu bulunduğu ve davalılarla ilgili herhangi bir borç kaydına yer verilmediği görülmüştür. Özellikle davalı ... Lojistik şirketi tarafından düzenlendiği bildirilen 21.240 TL tutarındaki faturanın, davacı tarafından süresi içinde itiraza uğrayarak muhasebe kayıtlarına alınmadığı anlaşılmaktadır. Ticaret hukukunun temel prensiplerinden biri olan defterlerin doğruluğu ilkesi gereğince, anılan kayıtlar HMK'nın ilgili hükmü uyarınca davacı lehine delil oluşturmakta olup, bu kayıtların aksi yazılı delil ile ispatlanmadığı müddetçe bağlayıcılığı bulunduğu izahtan varestedir. Kural olarak kambiyo senetlerinde sebepten mücerretlik ilkesi esas olmakla birlikte, sebepten mücerretlik prensibi gerekçesiyle senet tanzimine sebep olan temel borç ilişkisinin hiç bir koşulda sorgulanamayacağının kabulü, özellikle tüzel kişi tacirler açısından ekonomik ve hukuki güvenliğin bütünüyle ortadan kalkması gibi ticari hayatın işleyişini temelinden sarsacak sonuçlar doğurur. Zira, her hangi bir şirket yetkilisinin, görevden ayrıldıktan sonra geçmişe yönelik olarak şirket adına bono düzenleyebilmesini engelleyebilecek hiç bir güvenlik mekanizması bulunmadığı gibi, güncel teknoloji de henüz imza yaşını tam olarak tespit edebilecek imkanlardan yoksundur. Bu koşullar altında sebepten mücerretlik prensibinin katı bir şekilde uygulanması, kötü niyetli şirket yetkililerine görevden ayrıldıktan sonra diledikleri zamanda, diledikleri miktarda şirketi borç altına sokabilme imkanı verir. Oysa ki, kambiyo senedinin düzenlenmesine sebep olan esas unsur borç - alacak ilişkisinin varlığı olup, her kambiyo taahhüdünün altında temel bir ilişki bulunur. Bu itibarla mücerretlik ilkesi gereği, senet alacaklısının senet tanzimine neden olan temel ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı kabul edilmeli, ancak sebepten mücerretlik ilkesi özellikle tüzel kişi tacirlerin sürekli olarak cebri icra tehdidi altında bırakılması sonucunu doğuracak şekilde katı ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı yorumlarla kötü niyetin korunması sonucuna yol açmamalı, hile iddiasında bulunan tüzel kişi tacirin senet alacaklısı ile aralarında senet tanzimine dayanak olacak temel bir borç ilişkisinin bulunmadığını ispatlamak suretiyle ödeme yükümlülüğünden kurtulma imkanını ortadan kaldırmamalıdır. Davalı tarafın, senetlerin düzenlenme sebebine ilişkin beyanları tartışılmak suretiyle davalı tarafça iddia edilen temel ilişkinin var olup olmadığının tespiti önem kazanmaktadır. Davalı taraf, senet bedellerinin karşılığının nakit nakit ihtiyacı nedeniyle nakden ...’a elden ödendiği savunulumuş olup, davalıların iddiasına göre 2.000.000 Amerikan Doları gibi yüksek bir meblağın herhangi bir yazılı belgeye, banka kaydına, makbuza, sözleşmeye dayanmaksızın, tamamen nakit olarak ve hiçbir güvence alınmaksızın teslim edildiği ileri sürülmektedir. Oysa ki bu miktarda bir meblağın fiziksel dolaşımı dahi başlı başına güvenlik, muhasebe, vergi ve finansal sistem açısından ciddi riskler taşıyacağı açıktır. Kaldı ki bu tür büyük tutarlı işlemlerin günümüzde neredeyse istisnasız şekilde bankacılık sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmesi, ticari hayatın gereğidir. Hal böyleyken, davalıların hiçbir somut ve maddi delil göstermeksizin bu ölçekte bir ödemenin yapılmış olduğunu ileri sürmeleri hayatın olağan akışına, ekonomik gerçekliğe ve ticari teamüllere açıkça aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, dava konusu senetlerin düzenlenme tarihlerinin, ...’ın yetkili olduğu döneme denk geldiği iddia edilmekle birlikte, bilirkişi raporunda açıkça ortaya konduğu üzere, ilgili elektronik defter sisteminin teknik özellikleri gereği, geriye dönük veri girişi yapılmasının mümkün olduğu ve davalı şirketin 2023 yılı Mayıs ayına ilişkin defter beratlarının Ağustos ayında sisteme yüklendiği tespit edilmiştir. Bu durum, senetlerin fiilen görevden alma sonrası düzenlenmiş olmasına rağmen, belge üzerindeki tarihlerin önceki dönemi yansıtacak şekilde işlenmiş olabileceği ihtimalini güçlü kılmakta ve düzenleme tarihinin gerçekliği konusunda ciddi kuşkular doğurmaktadır. Bununla birlikte, ...’ın 07.07.2023 tarihli genel kurul kararı ile görevden alındığı, bu kararın 11.07.2023 tarihli noter ihtarnamesi ve e-posta aracılığıyla bildirildiği, ayrıca SGK kayıtlarına göre işten çıkış tarihinin 08.07.2023 olduğu sabittir. Bu bağlamda, görevden alma işleminin hem şirket iç prosedürleri hem de dış bildirimler açısından tamamlandığı, ...’ın bu tarihten sonra şirketi temsil yetkisinin sona erdiği ve onun eliyle düzenlenen senetlerin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalılar ile ... arasında önceden kurulan yakın ilişkinin ve koordineli hareketin delilleri de dosya kapsamında mevcuttur. Özellikle GPS kayıtlarına göre, görevden alma bildirisinin yapıldığı gün olan 11.07.2023 tarihinde saat 15:54’te ...’a tahsis edilen aracın davalı şirketin bulunduğu cadde üzerinde tespit edilmiş olması, görevden alma bildirimi yapıldıktan sadece birkaç saat sonra söz konusu adreste bulunmasının sıradan bir tesadüf değil, önceden planlanmış bir buluşmanın göstergesi olduğu kanaatini doğurmaktadır. Ayrıca sosyal medya bağlantıları, elektronik yazışmalar, şirket bilgilerinin paylaşımı ve davalı şirketin faaliyet konusunu değiştirmesi ile sermaye artırımına gitmesi gibi olayların zamansal sıralaması da bu işbirliğini destekleyen diğer önemli olgulardır. Tüm bu hususlarla birlikte değerlendirildiğinde, senetlerin davacı şirketin gerçek bir borç ilişkisine dayanılarak değil, görevden alınmış şirket yetkilisinin yetkisiz şekilde ve davalılarla iş birliği içinde düzenlemiş olduğu, dolayısıyla bedelsiz nitelikte olduğu, davacının davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığı ve davalıların bu senetleri icra takibine koymalarının dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Yukarıda ayrıntılı biçimde açıklanan tüm vakıalar, dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporunda ulaşılan teknik ve hukuki tespitler, soruşturma dosyasındaki beyanlar bir arada değerlendirildiğinde; davacı ... A.Ş. ile davalılar ... ... Ltd. Şti. ile ... arasında dava konusu kambiyo senetlerine konu olabilecek herhangi bir gerçek ve hukuken geçerli borç ilişkisi bulunmadığı, davacı şirketin usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defterlerinde davalılarla ilgili hiçbir borç-alacak kaydına yer verilmediği, defterlerin yasal sürelere uygun şekilde ve birbirini doğrulayan biçimde düzenlendiği ve bu yönüyle 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesi uyarınca davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, senetleri düzenleyen ...’ın bu işlemleri yaptığı dönemde şirket adına temsil yetkisine sahip olmadığı, düzenleme tarihleri ile fiili işlem tarihleri arasında çelişki bulunduğu, elektronik defter sisteminin geçmişe dönük kayıt girişine imkân vermesi nedeniyle senetlerin geriye dönük olarak düzenlendiğine ilişkin ciddi şüphelerin oluştuğu, davalı tarafın senet bedelinin ödendiği yönündeki savunmalarının hayatın olağan akışına, ticari teamüllere ve ekonomik gerçekliğe aykırı olduğu, 2 milyon Amerikan Doları gibi yüksek bir meblağın hiçbir yazılı belge, banka kaydı olmaksızın elden nakden verildiğine dair soyut iddiaların davalılarca ispatlanamadığı, öte yandan dosya kapsamındaki GPS verileri, sosyal medya bağlantıları, elektronik yazışmalar, antrepo devir sözleşmesi ve banka yetki talimatları gibi delillerin birlikte incelenmesinden, senetlerin davacı şirkete karşı organize bir plan çerçevesinde davalılar ile ... arasında koordineli ve planlı bir hareket biçiminin mevcut olduğu, bu bağlamda dava konusu senetlerin hukuki dayanağının bulunmadığı, bedelsiz nitelikte oldukları ve davacı şirketin borçlu sıfatı taşımadığı anlaşıldığından asıl davanın kabulüne, davacının .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası kapsamında davalı yana 15.05.2023 düzenleme tarihli 22.06.2023 ödeme tarihli 450.000 USD bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı borçlunun icra takibinde kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu asıl alacak tutarının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 11.749.500,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanın 2.349.900,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının kabulüne, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ....İcra Dairesi ... Esas) Sayılı dosyası kapsamında davalı yana 22.05.2023 düzenleme tarihli 23.06.2023 ödeme tarihli 750.000 USD bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı borçlunun icra takibinde kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu asıl alacak tutarının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 19.582.500,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanın 3.916.500,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-A)Asıl Davanın Kabulüne, davacının .... İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyası kapsamında davalı yana 15.05.2023 düzenleme tarihli 22.06.2023 ödeme tarihli 450.000 USD bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, B)Davalı borçlunun icra takibinde kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu asıl alacak tutarının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 11.749.500,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanın 2.349.900,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 818.125,64-TL harçtan peşin alınan 204.531,42-TL harcın mahsubu ile bakiye 613.594,22-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, D)Davacı tarafından yapılan 269,85 -TL başvurma harcı, 204.531,42-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı, 331,50-TL tebligat/ posta gideri, 37.500,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 242.671,17-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E)Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (Karar tarihindeki kur olan 38.3552 TL üzerinden hesaplanan) 780.598,40-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-A)Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı davasının kabulüne, davacının .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas (Eski esas ....İcra Dairesi ... Esas) Sayılı dosyası kapsamında davalı yana 22.05.2023 düzenleme tarihli 23.06.2023 ödeme tarihli 750.000 USD bedelli senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, B)Davalı borçlunun icra takibinde kötü niyetli olduğu kabul edildiğinden takibe konu asıl alacak tutarının takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı olan 19.582.500,00 TL üzerinden %20 oranında hesaplanın 3.916.500,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.396.848,98-TL harçtan peşin alınan 349.212,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.047.636,73-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, D)Davacı tarafından yapılan 269,85 -TL başvurma harcı, 349.212,25-TL peşin harç, 38,40 -TL vekalet harcı, 539,25-TL tebligat/ posta gideri olmak üzere toplam 350.059,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, E)Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca (Karar tarihindeki kur olan 38.3552 TL üzerinden hesaplanan) 895.664,00TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır