İlk Derece Mahkemesi · Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/565 E. 2025/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/565
- Karar No
- 2025/272
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/565 Esas - 2025/272 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2023/565 Esas KARAR NO : 2025/272 (Kapatılan)Ankara 18. İcra Dairesi : 2022/13484
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ( TC:...) .... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVALI : ... ( TC:...) ... VEKİLİ :Av. ... -.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/08/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/05/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu ile müvekkili arasındaki alım-satım ilişkisi uyarınca müvekkili tarafından davalıya iç dekorasyon malzemeleri teslim edilmiş olup karşılığında da 30.05.2022 tarihli ... fatura no'lu 188.800,00 TL bedelli e-faturanın düzenlendiğini, davalının fatura borcunu ödememesi üzerine müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla .... esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazın üzerine takibin durdurulduğunu, davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yapılan dayanaksız ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu ileri sürüp davalının .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibinin dayanağını oluşturan e-arşiv faturanın hataen sisteme girilmiş ve gerekli düzeltmeler ...'nce yapılmış olup müvekkilinin borçlu sıfatına haiz olmadığını, davacıdan herhangi bir mal ve hizmet teslim almadığını, 188.000,00-TL değerindeki e-arşiv faturanın sehven sisteme girilmesinin ardından hemen fatura talebinin reddedildiğini, ... düzeltme beyanı verildiğini, icra takibine konu borcu bulunmadığını, tek başına fatura düzenlemesinin malların teslimi sonucunu doğurmayacağını bildirip davanın reddini savunmuş, takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatı istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış; Tarafların BA-BS formları için yazılan müzekkere cevaplarının geldiği, ....Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden geldiği, davacı ve davalının ticari defterlerinin yerini mahkemeye bildirdiği, mevcut deliller üzerinden bilirkişi incelemesi yapılarak bilirkişi raporunun dosyaya kazandırıldığı görülmüştür. Mahkememizin 18/09/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ...'ın duruşmadaki beyanında; " ... benim arkadaşım olur, tam tarihini hatırlamıyorum ama 2-3 yıl önce bana iç dekorasyon malzemesi sattığını, benim panelvan aracımla taşımak istediğini söyledi, biz Servetle birlikte İskitlerde depo gibi bir yerden aracıma malzeme yükledik, .... civarında bir yere götürdük, götürürken ....'de yanımda idi, gittiğimiz yerde malzemeyi boşalttılar, benim malzemenin alındığı ve teslim edildiği yer ile ilgili açık bir bilgim yoktur, ...'ın iştigal alanı ile ilgili benim çok açık bir bilgim yoktur, zaman zaman araç hurda malzemesi satmıştır, dediğim gibi o tarihte bana dekorasyon malzemesi sattığını, bunu benim aracımla taşımak istediğini söylemiştir, ben de yardımcı olmuştum," şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların tanık beyanlarına karşı yazılı beyanda bulunmaları üzere kesin süre verilmiş ve verilen süre sonunda dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Mahkememizce SMMS Bilirkişi Uzmanı .... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ....'dan aldırılan 02/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyada yer alan belge, bilgi, takip dosyası ve davacı yan cari hesap ekstresi, davalı yan ticari defterleri ile tarafların ilgili dönem BA- BS Formları üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;
4.1. Tarafların incelemeye sunulan 2022 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahibi lehine delil vasfının bulunduğu,
4.2. İşbu raporun İnceleme ve Değerlendirmeler Bölümünde detaylı olarak tetkik edildiği üzere; Davalı yanın kabulünde de olduğu üzere; davacı yan tarafından tanzim edilen 30.05.2022 tarih ve ... no.lu 188.800,00 TL bedelli “Mekan Tadilat Taşı” muhteviyatlı faturada yer alan 28.800,00 TL tutarlı KDV’nin ilgili dönem KDV Beyannamesinde indirime konu edildiği, dolayısıyla anılan faturanın davalı yanca kabul edildiği, ancak; anılan faturanın davalı yan defterlerinde kayıtlı olmadığı,
Yine davalı yan vekilinin “İCRA TAKİBİNİN DAYANAĞINI OLUŞTURAN E-ARŞİV FATURA HATAEN SİSTEME GİRİLMİŞ VE GEREKLİ DÜZELTMELER .... YAPILMIŞ OLUP MÜVEKKİL, BORÇLU SIFATINI HAİZ DEĞİLDİR.” Yönünde beyanı ile davalı yanca 26.09.2022 tarihinde oluşturulan 2022/Mayıs dönemine ilişkin KDV düzeltme beyannamesinde 28.800,00 TL tutarında KDV indiriminden vazgeçildiği, tespitinin uyumlu olduğu,
Davacı yan tarafından takip ve dava konusu yapılan fatura muhteviyatının “Mekan Tadilat Taşı” davalı yana teslimine ilişkin sözleşme, belge ve bilginin dosyada mevcut olmadığı, Davalı yanın da “…HATAEN SİSTEME GİRİLMİŞ VE GEREKLİ DÜZELTMELER ...... YAPILMIŞ…” savunması doğrultusunda anılan faturayı davacı yana iade ettiğine ve/veya anılan faturaya ilişkin düzeltme kaydı ve düzeltme beyannamesi oluşturduğu hususlarını davacı yana bildirdiğine ilişkin belge ve bilginin de dosyada mevcut olmadığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemenizin olmak üzere hazırlanan işbu bilirkişi raporu tarafınıza saygı ile arz olunur. "şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
Davacı tarafından icra takibine dayanak faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediği iddia edilmiş, davalı tarafından ise icra takibine konu fatura ile ilgili bir sipariş vermedikleri, malın teslim edilmediği savunulmuştur. Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle teslim olgusundan lehine hak çıkaracak taraf olan davacı taraf; teslim olgusunu kanıtlama yükümü altındadır. Somut olayda; davacı tarafından malın teslim edildiğine dair davalı tarafından imzalı bir sevk irsaliyesi vb. teslim olgusunu kanıtlar mahiyette bir delil sunulmamış olup faturanın da tek taraflı olarak düzenlenen belge olduğu, tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı sabittir. Mahkemece dinlenen tanık beyanlarında da teslim olgusu ispatlanamamıştır. Bunun yanında davacıya malın davalıya teslim edilip edilmediği konusunda davalı tarafa yemin teklif edip etmeyeceği konusunda verilen sürede davacı davalı tarafa yemin teklif etmeyeceğini bildirmiş olmakla davacının takibe konu fatura nedeniyle davalıdan alacaklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından HMK md. 222/3. gereğince davalı lehine kesin delil niteliğini haiz ticari defter ve kayıtlarının aksi, diğer yazılı kesin delillerle kanıtlanmamıştır. Mevcut hukuki durum karşısında davacı tarafından teslim olgusu kanıtlanamadığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN REDDİNE, Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.713,18-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 31.186,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.16/04/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı