İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/542 E. 2023/492 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/542
- Karar No
- 2023/492
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2023/542 Esas KARAR NO : 2023/492
BAŞKAN : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... - ...
DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 21/07/2023 KARAR TARİHİ : 29/09/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, ... poliçesinin yenilenmemesinden kaynaklanan maddi tazminatın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davacının talebi: "Davalı bankanın ... şubesinden müvekkilin 2015 yılında 10 yıllık çekmiş olduğu, halen devam eden ve 2025 yılında ödemesi bitecek olan konut kredisine istinaden; davalı bankaca her yıl yapılması gereken (her sene bankaca yapılıp müvekkilin ek hesabından alınarak müvekkil ödemelerinden tahsil edilmiştir.) ... Sigortasının son yılda (2022-2023 yılı) yapılmaması nedeniyle müvekkilin 06.02.2023 tarihinde ülkemizde yaşanan depremde krediye konu taşınmazının ağır hasarlı raporu sonucu 16.03.2023 tarihinde yıkımı gerçekleştirilmiştir. Bu yıkımdan ötürü davalı bankanın ... Sigortasını yapmayarak müvekkilin zararına sebep olduğundan; davalı bankadan 16.03.2023 tarihi itibariyle ... Sigortası gereğince yıkılan taşınmazının sigorta bedelinin ve en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi talebimizdir." şeklindedir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un amaç başlıklı 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin korucuyu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir." hükmü bulunmaktadır. Kanun'un tanım başlıklı 3. maddesinin (1) bendi, "Sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (k) bendi, "Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi", (1) bendi "Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklindedir. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir. Açıklanan hususlar gözetildiğinde satım sözleşmesi ilişkisinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer yanın ise satıcı/sağlayıcı olması gerekir. Bu koşulların bulunması halinde tüketici işleminden ve sonuçta da görevli mahkemenin "tüketici mahkemesi" olduğundan söz edilebilecektir. 6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Bu itibarla somut uyuşmazlığın, tüketici konumunda olan davacının çektiği konut kredisi ve buna bağlı ... sigortasından kaynaklandığı, davalının da 6502 sayılı Kanunun 3. maddesindeki tanımlar uyarınca hizmet sunan sıfatı bulunduğu anlaşılmakla, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.04.2019 tarih, 2017/15-2141 E ve 2019/442 karar sayılı ilamında da izah edildiği üzere mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nin 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Adana Tüketici Mahkemeleri'nin görevli olduğuna, karar kesinleştikten sonra iki hafta içerisinde taraflarca talep edilir ise, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, 2-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenmez ise, alınması gereken harç konusunda, HMK 20/1-son cümle gereğince; açılmamış sayılması kararı ile birlikte karar verilmesine, yargılama giderleri konusunda ise HMK 331/2 maddesi gereğince talep halinde dosya üzerinden karar alınmasına, 3-Dosyanın süresi içerisinde görevli mahkemeye gönderilmesi istenir ise, HMK'nin 331/2 maddesi gereğince, harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemede karar verilmesine, Dair, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 29/09/2023
Katip ...
Hakim ...