İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/521 E. 2026/177 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/521
Karar No
2026/177
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/521 KARAR NO : 2026/177

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/02/2023 KARAR TARİHİ : 13/03/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın icra müdürlüğüne yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu, şöyle ki; dosya borçlusu davalı şirkete, müvekkilinin talep ettiği tüm işleri yerine getirdiği, mutabık kalınmış faturalar kesilmiş ve defterlere yazıldığı ve hatta müvekkili şirketin vergisini dahi ödediği, lakin davalı şirketin ödemeleri önce geciktirip daha sonrasında ise borcu kabul etmeyerek, ödemeden kaçındığı ve davalı tarafın icra yapma zorunluluğunun doğduğu, davalı taraf tüm telefon görüşmeleri, yerinde toplantı ve arabuluculuk görüşmelerine rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında ... 21.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosya kapsamında takibe geçildiği; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiği, takip konusu meblağ davalı tarafça gayet iyi bir şekilde bilinmekte olup, aynı zamanda likid bir alacak olduğu, müvekkili şirketin çalıştırdığı kişi ve kurumlara borçlandığı, itibar kaybettiği ve kendi cebinde para ödemek zorunda kaldığı, bu nedenlerle: davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kendilerine 07.03.2023 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesinde davalı şirketin borçlarını geciktirdiği ve daha sonrasında kabul etmeyerek ödemekten kaçınması nedeni ile kötü niyetle iddia edilmiş olsa da davalı şirketin davacıya karşı olan bütün borçlarını gerekli ve yeterli tüm özen yükümlülüğünü yerine getirmek suretiyle zamanında ve tam şekilde ifa ettiğini, nitekim davalı şirketin, ticari ilişki içerisinde olduğu tüm iş ve işlemlere ilişkin ödemelerini her daim eksiksiz yerine getirmekte olup şirket politikasını da bu yönde ilerlettiğini, bu durumun davalı şirketin tutmuş olduğu zorunlu defter kayıtlarıyla da sabit ve aşikar olduğunu, davacının ileri sürmüş olduğu iddiaları somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, sunulan delillerin yetersiz kaldığını ve davalı şirket kayıtları ile uyuşmadığını, sonuç olarak, davacının hukuka aykırı ve haksız itirazın iptali davasının kabulünün kendilerince mümkün olmadığını ve reddini talep ettiklerini, açıklanan bu nedenler ile; davalı hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Dava dosyası, ... 28. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02/06/2023 tarihli... Esas ve... karar sayılı görevsizllik kararı üzerine Mahkememize tevzi edilmiştir Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, BA ve BS formları, cari hesap ekstreleri, fatura , ihtarname, ... 21.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası Uyap mündericatı, arabuluculuk tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı... Dava konusu ... 21.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının alacağının tahsili amacıyla davacı -alacaklı tarafından davalı - borçluya karşı 259.464,63-TL, 2.047,88 TL olmak üzere toplam 261.512,51-TL alacak üzerinden 18.01.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme eminin davalı - borçluya 30.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı - borçlunun da 06.12.2022 tarihinde borca, faize ve tüm tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, dava konusu ticari ilişki kapsamında dekont, faturalar ve BA/BS formlarıcelp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mahkememizce SMM bilirkişi ...'den alınan 31.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davacı firma ile Davalı firmaya ait ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun düzenlenmiş olduğu, 2) Davacı firma ticari defter kayıtlarına göre Davalı firmanın takip tarihi olan 25/11/2022 tarihi itibari ile 259.464,63 TL Borçlu olduğu, takip tarihi sonrasında Davalı firma tarafından yapılan ödeme ile 2022 yılı sonu itibari 249.249,63 TL Borçlu olduğu, 3) Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre Davalı firmanın takip tarihi olan 25/11/2022 tarihi itibari ile 259.464,63 TL Borçlu olduğu, takip tarihi sonrasında Davalı firma tarafından 09/12/2022 tarihinde yapılan 10.215,00 TL ödeme ve bakiye 249.249,63 TL karşılığında düzenlediği fatura neticesinde 2022 yılı sonu itibari Davacı firma cari hesap bakiyesinin sıfır olduğu" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce, esas ve iade edilen faturalar ile iade ihtarnamesi gereği alacağın varlığı yönünden değerlendirme yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınmasına karar vermiş ve bilirkişi tarafından tanzim edilen 18.06.2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" 1) Davacı firma ticari defter kayıtlarına göre Davalı firma cari hesabının az yukarıda yer alan fatura ve ödeme dökümüne göre takip tarihinden önceki son işlem tarihi olan 17/10/2022 tarihi itibari ile 259.464,63 TL Borç Bakiyesi ile Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre Davacı firma cari hesabının takip tarihinden önceki son işlem tarihi olan 17/10/2022 tarihi itibari ile 259.464,63 TL Alacak Bakiyesinin birbirini doğruladığı, 2) Davalı firma tarafından takip tarihinden sonraki 09/12/2022 tarihinde yapılan 10.215,00 TL ödemenin hem Davacı taraf hem de Davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlarına alarak bakiyeden mahsup edildiği, buna göre Davacı firma ticari defter kayıtlarına göre 249.249,63 TL Borç Bakiye ile Davalı taraf ticari defter kayıtlarına göre 249.249,63 TL Alacak Bakiyesinin birbirini doğruladığı, 3) 09/12/2022 tarihi itibari ile 249.249,63 TL Bakiye ile Davacı firmanın Alacağına karşın Davalı firma tarafından “Hizmet Bedeli İadesi” açıklaması ile düzenlenen KDV Dahil 249.249,63 TL tutarlı 09/12/2022 tarih ve ... no'lu İade Faturasına Davacı firma tarafından TTK madde 18/3 hükmü gereğince ...5. Noterliği (...) kanalıyla 12/12/2022 tarih ve ... Yevmiye No'lu İHTARNAME ile faturanın harici yollarla TTK madde 21/2 gereğince kanuni süresinde Reddedi 4) Davacı tarafından kabul edilmeyen Davalı tarafın İade faturasına yönelik somut dayanak ve/veya mutabakat olmadığı, Buna göre Davacı firmanın 2022 yılı sonu itibari ile Davalı firmadan 249.249,63 TL Alacaklı olduğu," şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır. GEREKÇE : Dava; 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla ... 21.İcra Dairesi'nin ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalardan kaynaklandığı ileri sürülen alacak yönünde olduğu, Davalının savunmasının ise, söz konusu takip miktarı kadar borcunun bulunmadığı, tüm borçlarını zamanında eksiksiz olarak ifa edildiği şeklinde olmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ticari defterlerin taraflar lehine delil oluşturup oluşturmayacağı, ticari ilişki kapsamında tarafların üzerine düşen iş ve borç edimlerini yerine getirip getirmediği, davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu ve icra inkar tazminatı şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından cari hesap ekstresi, faturalar, ticari defter ve kayıtları ile arabuluculuk tutanağı, davalı tarafından da ticari defter ve kayıtları ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır. ...21.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelendiğinde, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağının alacağının tahsili amacıyla davacı -alacaklı tarafından davalı - borçluya karşı 259.464,63-TL, 2.047,88 TL olmak üzere toplam 261.512,51-TL alacak üzerinden 18.01.2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme eminin davalı - borçluya 30.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı - borçlunun da 06/.12.2022 tarihinde borca, faize ve tüm tüm ferilerine itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından 07/02/2023 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır. Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. Somut Olayda; Davacının iddiaları ve davalının savunmaları kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde gerekli incelemenin yapılması için taraflara ticari defterlerini sunmak üzere kesin sürenin verildiği, taraflarca ticari defterlerinin yerinin bildirildiği, bu kapsamda Mahkememiz yargı çevresinde bulunan ve alanında uzman SMMM bilirkişi tarafından incelenerek raporların dosyamıza sunulduğu anlaşılmıştır. Yapılan incelemede ; davaya konu 2022 yılınına ilişkin davacı firmanın ticari defterleri incelendiğinde davalı firma adına toplamda 973.536,22 TL tutarında 5 adet fatura düzenlediği ve davalı firma cari hesabına borç olarak kaydedildiği, 2022 yılı içerisinde davalı firmadan toplamda 724.286,59 TL tahsilat yaptığı ve davalı firma cari hesabına alacak olarak kaydedildiği, davacı firma nezdindeki davalı firma cari hesabının 2022 yılı sonu itibari ile 2023 yılına 249.249,63 TL borç bakiyesi ile devrettiği anlaşılmaktadır. Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre davacı firma cari hesap hareketlerinden, davalı firma tarafından davacı firmaya Ağustos 2022 yılında yapılan toplamda 420.592,00 TL ön ödemenin Verilen Sipariş Avansları (159 hesap) hesabında davacı firmanın hesabına borç kaydedildiği , davacı firma tarafından düzenlenen Eylül 2022 tarihli 473.586,59 TL'lik faturanın davacı firma cari hesabına (320 hesap) alacak olarak kaydedildiği, fatura kaydı sonrasında cari hesaba virmanlanan toplamda 420.592,00 TL lik ön ödeme sonrasında davalı firma tarafından bakiye 52.994,59 TL'nin 05 Eylül 2022 tarihinde ödemesinin yapılarak bakiyenin sıfırlandığı daha sonra, davalı firma tarafından davacı firmaya yapılan toplamda 240.485,00 TL tutarındaki ön ödemenin Verilen Sipariş Avansları (159 hesap) hesabında davacı firmanın hesabına borç kaydedildiği, davacı firma tarafından Ekim 2022 tarihinde düzenlenen toplamda 499.949,63 TL 4 adet faturanın davacı firma cari hesabına (320 hesap) alacak olarak kaydedildiği, fatura kaydı sonrasında avans hesabından cari hesaba virmanlanan toplamda 240.485,00 TL lik ön ödeme sonrasında takip tarihi itibari ile 259.464,63 TL alacak bakiyesi davacı firmanın alacaklı olduğu anlaşılmaktdır. Sonrasında, davalı firma tarafından 09/12/2022 tarihinde 10.285,00 TL ödeme yapıldığı ve davacı firma cari hesabına (320 hesap) borç olarak kaydedildiği, bu tarih itibari ile 249.249,63 TL alacak bakiyesi karşılığında davacı firma adına fatura düzenlenerek davacı firma cari hesabına (320 Hesap) borç olarak kaydedildiği ve cari hesabın sıfırlandığı görülmektedir. Her iki tarafın ticari defterlerinde 249.249,63 TL'nin yer aldığı ve davacının söz konusu miktar bakımından davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği davalının ise söz konusu miktar kadar davacı adına hizmet iade faturasının düzenlenmesi nedeni ile borcunun bulunmadığını savunmakla, dosyamız arasına gelen evraklar uyarınca davacının davalı tarafından adına düzenlediği 09/12/2022 tarihli faturayı davalıya Antalya 5. Noterliği'nin 12/12/2022 tarihinde -yani 8 günlük yasal süre içerisinde- iade ettiği ve ihtarnamenin davalıya 27/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, davalı tarafından düzenlenen faturanın davacı tarafından iade edilmesi nedeni ile söz konusu faturanın kesin delil olmaktan çıktığı ve davalının faturaya ilişkin alacak iddialarını ispat etmesinin gerektiği, dosyamız arasında ise bu hususların ispatına ilişkin evrakların bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK m. 190 uyarınca, ispat yükünü yerine getiremeyen davalının söz konusu alacaktan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Esasında davacının icra takip talebinde talep ettiği asıl alacak talebinin tamamında haklı olduğu, davalı tarafından yapılan 10.215,00 TL bedelin takipten sonra 09/12/2022 tarihinde yapıldığı ve takipten sonra yapılan ödemenin tahsilde dikkate alınması gerektiği anlaşılmış ise de bu hususa yalnızca gerekçede değinilmekle yetinilmiştir. Bilirkişilerden alınan raporlardaki hukuki yorum ve nitelendirilmeler Mahkememize ait olmakla; mali yönden yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından ayrıntılı ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış ve hukuki yorum ve nitelendirmeleri Mahkememize ait olmak üzere yapılan tespit ve değerlendirmeler bakımından hükme esas alınmasına karar verilmiştir. Davacının davalıdan icra takibinde sadece faturadan kaynaklı asıl alacak talebinde bulunduğu ve yapılan bilirkişi incelemeleri uyarınca davacının alacağını ispat ettiği, davalı tarafından borcun ödendiğine dair bilgi ve belgenin sunulmadığı ve buna ilişkin delil ibraz etmediği anlaşıldığından davacının icra takibinde yaptığı alacak bakımından davalı tarafından yapılan haksız itirazın kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Bakımından Yapılan Değerlendirmede; Yargıtay HGK, 2001/6-469 E., 2001/503K.,13.6.2001 T. Sayılı ilamında ise icra inkar tazminatı şu şekilde tanımlanmaktadır : "...İİK.nun 67. maddesi ile konulmuş olan icra inkâr ödencesi, alacaklının genel mahkemede açtığı itirazın iptali davası sonucunda borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi durumunda alacaklı yararına hükmolunan ödencedir..." Bu minvalde söz konusu tazminatın getirilme amacı borçlunun borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bu miktarı tayin edebilecek durumda olması halinde, icra takibine konu olan alacağa haksız itiraz etmesini önlemek olarak tarif edilmiştir. İcra inkar tazminatının oluşabilmesi için alacağın likit ve muayyen olması gerekli ve yeterli olup ayrıca kusur ve zarar araştırılması yapılmamaktadır. Bu kapsamda somut olay bakımından davalının ilgili icra takibi yapılan alacağının likit ve muayyen olduğu, davalının itirazı ile icra takibinin durduğu ve davacı tarafından ayrıca ve açıkça icra inkar tazminatı talebinde bulunulduğu anlaşılmakla İİK'nun 67. Maddesi uyarınca asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Davanın KISMEN KABULÜNE, ... 21. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takibine davalının yaptığı İTİRAZIN KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 249.249,63 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca, hükmedilen alacak miktarlarının %20'si oranına isabet eden 49.849,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 17.026,24-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.158,42-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 13.867,82 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin yatırılan 3.158,42-TL harç parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 179,40-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 4.770,30-TL olmak üzere toplam 4.949,70- TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.751,71-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.995,20-TL'sinin davalıdan, 124,80-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00 -TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 10.215,00 -TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda reddedilen miktar bakımından HMK'nun 341. Maddesi uyarınca miktar bakımından istinaf sınırının altında bulunması nedeni ile kesin, kabul edilen miktar bakımından ise gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.03.2026

KATİP ... e-imzalıdır

HAKİM ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/521, K. 2026/177, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-521-e-2026-177-k-400c48682a71