İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/209 E. 2026/253 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/209
Karar No
2026/253
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/ KARAR NO : 2026/

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. Av. Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacı şirket .../...mukim ... isimli müşterisine muhtelif boru ve eklentilerinin satışını gerçekleştirdiğini, sözleşme kapsamında satılan boruların teslimatının partiler halinde yapılması öngörüldüğünü, bu bağlamda davacı şirketin 2021 yılında ilkbahar döneminde gerçekleştirdiği sevkiyatta gönderilen borular üzerinde haşereler tespit olunduğunu ve ... yasaları gereğince sevkiyatın indirilmesi ... yetkililerince durdurulduğunu, bunun nedeni olarak ... yasaları gereğince ...’ya dışarıdan (... doğasında tabi olarak bulunmayan) herhangi bir canlının girmesinin yasak olmadığının belirtildiği, bu yasalara dayanarak ... yetkilileri sevkiyata konu boru ve eklentilerin ilaçlanmasını emretmiş ve ürünler ancak ilaçlama sonrasında müşteriye teslim olunabildiğini, anılan ilaçlama işlemleri dolaysıyla müvekkil şirkete binlerce ... masraf çıktığını, son sevkiyata konu ürünlerin hazır hale getirilmesini müteakiben ilaçlama konusu müvekkil şirketçe araştırılmış ve ...’de mukim ... kurumlarınca akredite olan 4 şirketin bulunduğunun anlaşıldığı, bu şirketlerden birisinin de davalı ... olduğu, davacı şirket 2021 yılı Ağustos sonu, Eylül başı itibarıyla davalı ile temasa geçmiş ve boruların ve eklentilerin ilaçlanması hususunda teklif istediğini, Davalı tarafın davacı şirket boru ve eklentilerinin ... standartlarına uygun olarak ilaçlanması karşılığında 58.500.-USD talep etmiş ve taraflar bu bedel üzerinden gerekli ilaçlama hizmeti verilmesi konusunda anlaştıklarını, buna ilişkin davacı tarafça fatura kesildiğini, sevkiyata konu malların ilaçlanarak ...'ya gönderilmeye başlandığını, ...'ya teslim yapılacağı sırada mallarda haşerelerin çıktığını ve malların kabul edilmediğini, geminin kalan mallarla beraber limandan uzaklaştırılarak açığa alındığını, davalı yanca verilen ilaçlama hizmetinin gereği gibi yapılmadığı ve davalının ayıplı ifada bulunulduğunun ortaya çıktığını, Davalı tarafa davacı şirket tarafından önce derhal sözlü ve yazılı e-mail yoluyla ayıp ihbarı yapılmış ve akabinde ... 27. Noterliği’nin 11 Kasım 2021 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi ile ayrıca da ayıp ihbarında bulunulmuş ve de zararın minimize edilmesi için alınacak herhangi bir aksiyonun bulunup bulunmadığı sorulmuş ve mevcut ise bu hususun ivedilikle davacı şirkete bildirilmesi istenildiğini, ancak davalı tarafın bir sorumluluk kabul etmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mal veya hizmetin ayıplı olup olmadığı, tüketicinin hakları ile satıcı ve sağlayıcının sorumluluklarının sınırları Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini görev yönünden itirazlarının bulunduğunu, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olması durumunda ancak asgari bir miktar belirleyerek belirsiz alacak davası açma hakkı usulen mümkün olmakta olup belirsiz alacak davası olarak açılan işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davalı tarafından tüm ilaçlama süreçleri metodolojiye uygun şekilde yapılmış ve sonuçlandırıldığını, davacıya taahhüt edilen hizmet ... standartlarında ilaçlama hizmeti olup arda lashıng davacı firmaya taahhüt etmiş olduğu fümigasyon hizmetini eksiksiz olarak yerine getirildiğini ileri sürerek eldeki davanın reddini talep etmişlerdir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe: Dava taraflar arasındaki eser sözleşmesinde, davalı tarafın ayıplı olduğu iddia edilen ifasından dolayı sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi ile ayıplı ifadan kaynaklı olarak davacının katlandığı zararların davalıdan tazminine ilişkin tazminat davasıdır. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (... 6. H.D'.nin 15/03/2023 tarih, 2023/- sy.k).Yine taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle de, davacı yüklenici işin miktar ve değerini, davalı iş sahibi ise iş bedelinin ödediğini ispat yükü altındadır.Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iş, ayıplı iş ise sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.Eser sözleşmelerinde ayıplı imalat halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı ile davalı arasında davacının ihraç edeceği ürünlerin ilaçlanmasına yönelik anlaşma yapıldığı anlaşılmış olup, tarafların dilekçelerinde de belirtildiği üzere sözleşme sözlü olarak kurulmuş, sözleşme şartlarını belirleyen yazılı bir belge de düzenlenmemiştir. Ancak sözleşmenin icrası ile alakalı taraflar arasında gönderilen mailler bulunmaktadır. Somut durum bu yönü ile değerlendirdiğinde, taraflar arasındaki geminin ilaçlanması amacı ile yapılan eser sözleşmesinin hangi böcekleri/haşereleri kapsadığı konusunda ihtilaf bulunmaktadır. Davacı tarafça sözleşme konusunun tüm haşerelerin temizlenmesine ilişkin olduğu, davalı tarafça ise yalnızca ... (kahverengi kokulu böcek) e ilişkin olduğu iddia edilmiştir. Mahkememizce alınan 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalının ... için ... makamlarında belirlenen doz ve biraz fazlası için uygulama yapıldığı, ancak solucan/salyangozun yaşam döngüsü ve yumurtlaması göz önüne alındığında bu durumun ortaya çıkmaması için davalı tarafça bu durumun önlenmesi için çaba sarf edilmesi gerektiği, ayrıca davalı şirket tarafından davacı şirkete gönderilen maile atıf yapılarak ilaçlamanın salyangozu da kapsadığı ve bu sebeple ortaya çıkan zarardan tarafların eşit oranda kusurlu olduğu şeklinde değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca davalı şirketin ihracata konu ürünlerde salyangoz tespitinden sonra ikinci ilaçlamayı yapmış olması da sözleşmenin salyangozu da kapsadığı şeklinde yorumlanarak tarafa eşit oranda kusur atfedilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 190/1. maddesi, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir" hükmünü ihtiva etmektedir. Buna göre, bir vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükünü taşıyacaktır. Bunun yanında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun "Tacir olmanın hükümleri" kenar başlıklı 18/2 nci maddesi hükmüne göre de; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. ” Yukarıda izah edilen somut durum, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, sözlü sözleşmeye göre ilaçlamanın ... ürünü için yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu hususun davalının da kabulünde olduğu, davacı tarafça ilaçlamanın salyangoz ürününü de kapsadığı iddia edilmesine karşın, bu iddianın ispatı için herhangi bir delil sunulmadığı, incelenen maillerin ise sözleşmenin salyangozu da kapsayacak şekilde tevil edilmesi hukuki sonucuna ulaştırmadığı, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan ... ürünü için 28/03/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı tarafça ... makamları tarafından belirlenen uygun doz ve şekilde ilaçlamanın yapıldığı, bu ilaçlama yönünden sözleşmeye herhangi bir aykırılık bulunmadığı, kaldı ki davacının da ... için ilaçlamanın yetersiz olduğu veya ilaçlamanın ... için etkisiz kaldığı yönünde bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla, ... için davalının eser sözleşmesinden kaynaklı edimini gereği gibi ifa ettiği, sözleşmenin salyangozu kapsadığı iddiasının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-DAVANIN REDDİNE; 2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan başlangıçta alınan 20.998,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.266,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 190.145,61 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından arabulucuya ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya Mahkememize ulaştırılmak üzere aynı nitelikteki başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde kullanılabilecek ... olmak üzere oy çokluğu ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 25/03/2026

Başkan E-imzalı Üye E-imzalı Üye E-imzalı Katip E-imzalı

Muhalefet Şerhi: davalı tarafın 2. Kez yaptığı ilaçlamanın salyangozdan arındırmaya yönelik olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Muhalefet Gerekçesi: Taraflar arasında ilaçlama hususunda akid kurulduğunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf sözleşmenin yalnızca kahverengi kokulu böceğine mi ilişkin olduğu, yoksa salyangozu da kapsayıp kapsamadığı hususundadır.Davalı taraf ilaçlamaya ilişkin sözleşmenin salyangozu kapsamadığını fumigasyon işleminin yalnızca kahverengi kokulu böceğe ilişkin olduğunu savunmaktadır. Taraflar arasında ilaçlama işleminin 2 kez gerçekleştirildiğinde de ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı taraf ilaçlama yapılan gemide ilk ilaçlamadan sonra salyangoz görülmesi üzerine kendisine yapılan davacı bildiriminden sonra gemide ikinci kez ilaçlama yaptıklarını kabul etmiştir. Bu ikinci ilaçlamanın da salyangoza yönelik olduğu taraf beyanlarından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla her iki fumigasyon işleminin hem kahverengi kokulu böcek için hemde geminin salyangozdan arındırılması için yapıldığı sabittir. Davalı tarafın gemide daha sonradan salyangoz çıkmasında sorumlu olmadığı iddiası yerinde değildir. Davalının ikinci fumigasyon işlemini iyi niyet çerçevesinde yapıldığı iddiasının da sonuca bir etkisi yoktur. Taraflar arasında ilaçlama işlemi için akid kurulduğunda her iki ilaçlamanın hem kahverengi kokulu böceğe hem de salyangozdan arındırmaya yönelik olduğu kabul edilmelidir. Son alınan bilirkişi raporunda eksiklikler giderilerek tarafların kusur durumları da tartışılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Başkan E-imzalı (Muhalif)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/209, K. 2026/253, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-209-e-2026-253-k-3438154750d6