İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/399 E. 2026/194 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/399
Karar No
2026/194
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/399 Esas KARAR NO : 2026/194

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı yan arasında ...Sözleşmesi nedeni ile ticari ilişki olduğunu, cari hesap ekstresinde ve şirket defter ve kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere davalının müvekkiline olan alacağını icra takibi tarihi itibariyle ödemediğini, faturalardan ve cari hesap ekstresinden kaynaklanan borcun davalı tarafça ödenmediğini, davalıya faturaların usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, TK.21.maddesi gereğince bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır denildiğini, bu nedenle dava konusu faturaların kesinleştiğini, davalı hakkında... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının icra takibine haksız itirazı sonrasında 106.529,80-TL kısmi ödeme yaptığını, bu nedenle davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak şimdilik 350.000,00-TL taleple açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı borçlunun ... 2. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasındaki borca vaki itirazının iptali ile takibin fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutularak şimdilik 350.000-TLalacak için devamına, ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Davalının haksız itirazı sebebiyle; takibe konu asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ambulansta yapılan her onarım, tamirat, bakım, işçilik ücretinden sorumlu olmadığı gibi sorumlu olduğu işlemlerden de dilekçeye ekli sunduğu fiyat listesi ile sorumlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümlerine talepte bulunan tüm hasar dosyaları değerlendirmeye alındığını ve hasar dosyalarının büyük bir kısmında ödeme yapıldığını, davacının sözleşme hükümlerine aykırı diğer taleplerinin haklı sebeplerle red edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının talebinin fahiş olduğunu, davacının müvekkili şirketin faturaya itiraz etmemesinin alacağı kabul anlamına geleceğine dair iddialarının hukuki dayanağı bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin de haksız olup reddi gerektiğini belirterek, yapılan ödeme ile müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığından haksız ve mesnetsiz davanın reddine, kabul anlamına gelmemek üzere davacının alacağı likit olmadığından ve davacının talepleri haksız olduğundan icra inkar tazminatı talebinin reddine, yapılacak bilirkişi incelemesinde bilirkişi heyetine sigortacı ve araç hasarları konusunda uzman bilirkişilerin seçilmesine, davacının talebi haksız olduğundan lehimize %20'den aşağı olmamak üzer kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Fatura ve cari hesaptan kaynaklanan alacağa ilişkin ... 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Dava dilekçesi incelendiğinde, davalının kısmi ödeme yaptığı ve eldeki davada 350.000,00-TL tutarındaki alacak yönünden itirazın iptalinin talep edildiği ve harca esas değer olarak da 350.000,00-TL gösterildiği görülmüştür. ... 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 406.521,99-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap olduğu, 27/04/2023 tarihli ödeme emrinin 15/05/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. ....Asliye Hukuk MAhkemesinin ... talimat sayılı dosyasında alınan Mali müşavir bilirkişinin 17/03/2024 tarihli talimat raporunda özetle; Davacı ve davalı arasında sözleşmeye bağlı bir ticari ilişkinin olduğu, Davacı defterlerinin ve Davalı savunmasına istinaden dosyanın incelenmesi sonuçlarına göre iki ayrı sonuç tespit edilmiş olduğu, ilk olarak davacı defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde bakiye alacağın 317.003,09-TL olduğu, ikinci olarak ise dosyanın incelenmesi neticesinde; bakiye alacağın 294.198,18-TL olduğunun tespit edildiği, her iki sonuç arasındaki 22.804,91 TL farkın 17.806.60 TL'si davalının davacıya gönderdiği (Halk Bankası dekontları dosya da mevcut) tutardan kaynaklandığının tespit edildiği, sonuç olarak, davacı defterlerinin incelenmesinde davalıdan 317.003,09-TL alacaklı olduğu, Dosyanın incelenmesi sonucu ise 294.198,18 TL alacaklı olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Mali bilirkişi ...ve Sigorta Alanında Uzman bilirkişi ... tarafından müşterek imzalı 30/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, her türlü delilin takdiri ve nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı şirketin ... da Vergi mükellefi olduğu ... Vergi Daire Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022 ve 2023 yılı Ba-Bs yıllık özet formlarının, Davalı şirketin ...VKN da Vergi mükellefi olduğu ...Vergi Daire Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 2022 ve 2023 yılı Ba-Bs yıllık özet formlarının talep edilmesi, Davacı şirket tarafından takip talebine konu olan 406.521.99 TL.lık tutarın hangi hasar dosyasında ve hangi faturalardan kaynaklandığını tablo halinde dosyaya sunması gerektiği, Davalı şirket tarafından davacının ... Bankası ... hesabına 20.01.2023 tarih 1.003,00 TL, 17.02.2023 tarih 12.000,00 TL, 24.02.2023 tarih 2.360,00 TL, 27.02.2023 tarih 1.793,60 TL ve 03.03.2023 tarih 650,00 TL'lik ödemelere ilişkin Banka dekontlarının dosyaya sunulması gerektiği, Yine davacı tarafından davalı şirketin 01.02.2023 tarihinde Yapı Kredi Bankasına hesabına iade ettiği 8.555,00 TL.lık dekontun davalı şirket tarafından dosyaya sunulması ve buna ilişkin yapılan muhasebe kaydının dosyaya sunulması gerektiği tespit ve rapor edilmiştir. Mali bilirkişi...ve Sigorta Alanında Uzman bilirkişi ... tarafından müşterek imzalı 26/09/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, her türlü delilin takdiri ve nihai karar Mahkemeye ait olmak üzere, dosya kapsamına göre taraflar arasındaki ihtilafın hizmet sözleşmesi gereği Faturalardan ve cari hesap ekstresinden kaynaklanan bakiye borç tutarının ödenmediği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 2. maddesinde 01.06.2022- 31.12.2022 tarihleri arasını kapsayacak kasko poliçesi ile teminat altına alınan ve T.C. Sağlık Bakanlığı İl Sağlık Müdürlüklerine bağlı olarak hizmet vermekte ambulans türü araçlarda oluşan hasarların onarımları sırasında gerekli olduğu hallerde araçların içerisinde bulunan sağlık ünitelerinin, Ambulans'a dönüştürülen ilgili aracın orjinal üretiminin dışında, Ambulans'a özgü donatım ve ekipmanlarının sökülüp, takılması esnasında uyulması gereken hizmet şartlarını kapsayan bir sözleşme dosyada mevcut olduğu, dosyaya sunulan Ba-Bs formlarına göre, davacı tarafın düzenlemiş olduğu 211 adette toplam 1.097.232,02 TL.hık e-faturanın davalı tarafından da alındığı ancak hangi kayda ancak faturalara TTK 21/2 maddesine göre 8 günlük sür içerisinde itirazın görülmediği, davacı şirketin takip tarihinde ve 17.05.2023 tarihinde yapılan davalı ödemesi dikkate alınarak alacağının hangi faturalardan kaynaklandığını dosyaya sunması halinde kesin bir değerlendirme yapılabileceği tespit ve rapor edilmiştir. Mali bilirkişi...ve Sigorta Alanında Uzman bilirkişi ...tarafından müşterek imzalı 26/01/2026 tarihli bilirkişi heyeti ikinci ek raporunda özetle; taraf vekillerinin itiraz ve beyanları üzerine yeniden yapılan inceleme ve değerlendirmede; Davacı şirketin sunduğu alacağına karşılık sunduğu fatura toplamının önceki bölümde açıklandığı üzere talebi ile uyumlu olmadığı, Buna karşılık Davalının ticari defter kayıtları esas alınarak yapılan incelemede, davacının takip tarihinde davalıdan alacağının 383.660,78 TL olarak hesaplandığı, yapılan tahsilatlar dikkate alındığında ise dava tarihindeki alacağının 294.141.88 TL olarak hesaplandığı, Davacı şirket kayıtları hakkında düzenlenen Bilirkişi raporunda alacağın 317.003.09 TL olarak tespi ancak bu tespitin hangi tarihe göre olduğunun belirtilmediği, Davacı şirketin talep ettiği alacağının hangi faturalardan kaynaklandığına ilişkin takip tarihinde talep ettiği 406.521.99 TL. tutarı tam olarak detaylandıramadığından alacağın kabulünün Sayın Mahkemeye ait olduğu, Önceki görüşe iştirak edilmesi halinde, Kök ve ek rapordaki tespitlere dayalı olarak Mali kayıtların dikkate alınması halinde davacı şirketin davalıdan takip tarihinde 383.660,78-TL, dava tarihinde ise 294.141.88 TL alacaklı olduğu hesaplanmakla birlikte kabulünün Sayın Mahkemenin takdirine sunulduğu, davacının talep ettiği İcra İnkar tazminatının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ... 2. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 406.521,99-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap olduğu, 27/04/2023 tarihli ödeme emrinin 15/05/2023 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 16/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 12/06/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Takip dosyasında takibe konu edilen tutar; 406.521,99-TL asıl alacak (cari hesap alacağı) olupd, ava dilekçesinde talep edilen; davalının takibe itiraz ettikten sonra 106.529,80-TL tutarında kısmi ödeme yapması nedeniyle bakiye TBK 100 gereği yapılacak hesaplama ile tutar belirli olacağından azlaya dair hakları saklı tutularak davalının takibe itirazının iptaline ve 350.000,00-TL asıl alacak yönünden devamına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi incelendiğinde kısmi ödemenin hangi tarihte ne şekilde yapıldığı hususunda açıklama veya bilgi/ belge bulunmamaktadır. Takip dosyası içeriği incelendiğinde, davalı borçlunun itiraz dilekçesinde, borcun tamamına, işlemiş faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği görüldü. Ayrıca takip dosyası içeriğinde kısmi ödemeye dair takip dosyasında herhangi bir tahsilat bulunmadığı anlaşılmıştır. Talimat raporu incelendiğinde, talimat Mahkemesi aracılığıyla davacı kayıtlarının incelendiği, Mahkememizce talimat raporu içeriği incelendiğinde davacı kayıtlarına göre yapılan tespitlerden son işlem tarihinin 03/05/2023 olduğu, davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan bakiye 317.003,09-TL alacaklı olduğu, ancak dosyada mevcut belgelerden davacının davalıdan 294.198,18-TL alacaklı olduğu, aradaki 22.804,91-TL tutarındaki farkın ise 17.806,60-TL tutarındaki kısmının davalının davacıya eft ile gönderdiği ancak davacı kayıtlarına işlenmeyen ödemeden kaynaklandığı belirlenmiş, Mahkememizce alınan bilirkişi heyeti raporlarında ise dosya kapsamı ve davalı tarafın kayıtları ile davacı ve davalının celp edilen Ba Bs bildirimleri de incelenmiş, 30/12/2025 tarihli raporda, davalının incelenen kayıtlarına göre son işlem tarihinin 17/05/2023 tarihi olduğu, bu işlemlerin 17/05/2023 tarihli 19 adet toplam 106.529,80-TL tutarındaki ödemeler olduğu, davacının davalı adına 2022 ve 2023 yıllarında düzenlediği faturaların davalı kayıtlarında da yer aldığı ancak hangi fatura için ne kadar ödeme yapıldığının belirlenemediği, davalının yaptığı ödemelerin 714.987,47-TL tutarında olduğu ve 17/05/2023 tarihli 19 adet toplam 106.529,80-TL tutarındaki ödemeler de eklendiğinde davalının yaptığı ödemelerin toplam 821.517,27-TL tutarına ulaştığı belirlenmiş, 26/09/2025 tarihli raporda ise, tarafların Ba Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, her iki tarafın bildirim kayıtlarından fatura adet ve tutarlarının aynı olduğu toplamının 929.857,64-TL tutarında olduğu, bildirimlere konu faturaların e fatura niteliğinde olduğu ve 8 günlük süre içerisinde uğradığına dair bilgi/ belge bulunmadığı belirlenmiş, raporda açıkça davacının takibe konu ettiği alacağın hangi faturalardan kaynaklandığının açıklanması halinde kesin değerlendirme yapılabileceği, ancak davacı tarafça tüm faturaların sunulduğu belirtilmiş, 26/01/2026 tarihli raporda ise, davacı vekilinin rapora itiraz dilekçesinde 95 adet ödenmeyen ve 21 adet noksan ödenen faturaların listesini sunduğunu belirttiği, ancak bu açıklamaya göre tutarların toplamının 502.972,18-TL olduğu, takip konusu alacak tutarının ise 406.521,99-TL olduğu, mevcut delillere göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu tutarın 383.660,78-TL tutarında olduğunun belirlendiği görülmüştür. Tüm bu tespitler dikkate alındığında, dava ve takibe konu edilen alacak için takip dayanağının cari hesap alacağı olarak gösterilmesi, davacının ve davalının BA Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olması ve faturalara itiraz edilmemesi dikkate alındığında, her ne kadar bilirkişi raporlarında takibe konu edilen faturaların tek tek bildirilmesi istenmişse de faturalar ile ilgili taralar arasında ihtilaf bulunmadığından, tarafların ticari ilişki dönemleri boyunca düzenledikleri faturalar toplamından her iki tarafın kayıtları ile kayıtlara yansımayan Eft/havalı ödemeleri ve ödemeye dair dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında bakiye alacak tutarı yönünden değerlendirme yapılabileceği ve yine raporda davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğu tutarın 383.660,78-TL olduğu belirlendiğinden, ayrıca raporda takip tarihinden sonrasında davalı tarafından davacıya 17/05/2023 tarihli 19 adet toplam 106.529,80-TL tutarındaki ödeme yapıldığı belirlendiğinden, davalının takibe itirazının 383.660,78-TL alacak yönünden haksız olduğu değerlendirilmiş, ayrıca takip sonrasında yapılan 17/05/2023 tarihli 19 adet toplam 106.529,80-TL tutarındaki ödemenin de dosyanın infazı sırasında İcra Dairesince dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmış, davacı tarafça dava dilekçesinde 106.529,80-TL tutarında ödeme nedeniyle bakiye 350.000,00-TL tutarında asıl alacak için takibe itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmişse de dava dilekçesinde talep sonucu kısmında açıkça davalının takibe itirazının iptali talep edildiğinden talep sonucunun takip konusu 406.521,99-TL alacak olduğu ve bu tutar üzerinden harç ikmali gerektiği değerlendirilmekle, MAhkememizin 04/03/2026 tarihli celse ara kararı ile eksik harcın ikmali hususunda ara karar kurulmuştur, davacı vekiline harç ikmali için kesin süre verilmiş ve verilen kesin süre içerisinde 04/03/2026 tarihinde tamamlama harcının yatırıldığı görülmüştür. Netice olarak davalının takibe itirazının 383.660,78-TL alacak üzerinden iptaline, fazlaya dair talebin reddine, davalının davacıya 17/05/2023 tarihinde yaptığı toplam 106.529,80-TL tutarındaki kısmi ödemenin ise dosyanın infazı sırasında icra dairesince dikkate alınmasına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, ... 2. İcra Dairesinin ...esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 383.660,78-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, Davalının davacıya 17/05/2023 tarihinde yaptığı toplam 106.529,80-TL tutarındaki kısmi ödemenin ise dosyanın infazı sırasında icra dairesince dikkate alınmasına, 2-Alacağın %20'si oranında 76.732,16-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 26.207,87-TL harçtan, 3.944,52-TL peşin harç ile 2.997,86-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 19.265,49-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 md ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 2.944,54-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 175,46-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 603,00-TL posta gideri, 9.750,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.353,00-TL'nin haklılık durumuna göre 9.770,79-TL tutarındaki kısmı ile 179,90-TL başvurma harcı, 3.944,52-TL peşin harç, 25,60-TL vekalet harcı, 2.997,86-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 16.918,66-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 61.385,72-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım yönünden 22.861,21-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/03/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸"5070 sayılı yasanın 5. Ve 22. Maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."¸

"Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır"

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/399, K. 2026/194, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-399-e-2026-194-k-5c3f05e54942