İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/517 E. 2026/395 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/517
Karar No
2026/395
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/517 Esas - 2026/395 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/517 Esas KARAR NO : 2026/395

........................... ............................... ..................................... .......................................... .............................................. .................................................... ....................................................... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 05/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı idare arasında silahlı özel güvenlik hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından sözleşme hükümlerinin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, sözleşme sona erdiğinde teminatların müvekkiline iade edildiğini, davalı tarafça sözleşmenin ihlal edildiğine dair bir iddia bulunmadığını, hal böyle iken davalının dayanak bulunmaksızın müvekkili şirketin hak edişlerinden 104.139,09-TL kesinti yaptığını, kesintinin 6661 sayılı yasanın 17.maddesi ile eklenen 5510 sayılı yasanın geçici 68.maddesine dayalı olarak yapıldığını, ilgili hükmün prim indirimine ait teşvik düzenlemesini içerdiğini, yapılan kesintinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin prim indiriminden faydalanması için yasal şartları sağladığını, kesintilerin müvekkiline iade edilmesi gerektiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000-TL'nin kesintinin yapıldığı tarihten işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından yapılan hak ediş kesintilerinin 4734 sayılı kanun kapsamında yapıldığını, mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. YAPILAN YARGILAMA,DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KANAAT : Dava hizmet alım sözleşmesi kapsamında yapılan kesintilerin 5510 sayılı Kanunun geçici 68.md'sine göre iadesine ilişkin alacak davasıdır. Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri tüm ekleriyle birlikte getirtilerek bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava dosyasına eklenmiştir. Dava miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi olup, taraflar usulünce ön inceleme duruşmasına davet edilmiştir. Taraf vekilleri duruşmada hazır bulunarak dava ve cevap dilekçesindeki savunma ve beyanlarını tekrar etmişlerdir. Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, dava şartlarının sağlandığı, davacının dava açmadan önce usulüne uygun arabuluculuk başvurusu yaptığı görülmüş, taraflar arasındaki uyuşmazlık tespit edilmiş, sulh olunamaması üzerine davanın esasına girilmiştir. Mahkememizce dosya mali müşavir ve nitelikli hesap bilirkişisinden oluşan iki kişilik heyete tevdi edilmiştir. Mahkememize sunulan raporda bilirkişi heyeti; taraf defterlerine göre davacı taraftan yapılan kesinti tutarının 98.857,41-TL olduğu, 4734 sayılı kanunun 2/1 maddesine göre fiyat farkı ödeneceği ön görülen hizmet alımlarında hazine tarafından karşılanacak tutarların ilgili idarece iş verenin hak edişlerinden kesileceği, davacının hak edişlerinden yapılan kesintinin belirtilen yasal düzenlemeye uygun olduğu yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Taraflarca kök rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Sunulan raporda; kesinti tutarının 88.285,29-TL olduğu hesaplanmıştır. Kök ve ek rapor arasında çelişki bulunması, hesaplama farkının bilirkişi heyetince ortaya konulamaması ve taraf itirazlarının karşılanamaması sebebiyle farklı bir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, dosya re'sen seçilen SGK mevzuatında uzman nitelikli hesap bilirkişisine tevdi ediliştir. Mahkememize sunulan raporda, dosyaya getirtilen SGK belgelerine göre davalının asgari ücret destek uygulamasından yararlandığı, dosya kapsamındaki hak ediş belgelerine göre davalı idarenin 98.857,43-TL kesinti yaptığı tespit edildikten sonra asgari ücret desteği uygulamasının 5510 sayılı kanunun geçici 68.md'de düzenlendiğini, özünde şartı sağlayan iş yerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısı ile yıllar itibariyle belirlenen tutarın çarpımı sonucu bulunan toplam tutarın bu iş yerlerinin kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilmesine yönelik SGK ilave istihdam teşviki uygulaması olduğunu, yükleniciye fiyat farkı ödemesi yapılması durumunda asgari ücret desteğinin yüklenicinin hak edişinden kesilerek hazineye aktarılması gerektiği, dosya kapsamından fiyat farkı ödenip ödenmediğinin anlaşılamadığı, nihai takdirin mahkememizde olduğu, yapılan kesintinin haksız olduğu kanaatine varılırsa davacıya iade edilmesi gereken tutarın 98.857,43-TL olduğu yönünde görüş ve tespit bildirilmiştir. Davalı taraf bilirkişi raporuna beyan dilekçesinin ekinde fiyat farkının ödendiğine dair delillerini sunmuş olup 03/02/2026 tarihli celsede dosya ek rapor tanzimi için yeniden bilirkişiye verilmiş, bilirkişi ek raporunda; davalının davacıya fiyat farkı ödediği hususunun sunulan belgelere göre sabit olduğu, dolayısıyla davalı idarenin yaptığı hak ediş kesintilerinin yasaya uygun olduğu yönünde görüş ve tespit bildirmiştir. Gelinen aşamada davacının alacak talebi dosya kapsamıyla tespit edilememiş olup, yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğu kanaatine varılmış, davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Nedenleri gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı 732,00-TL olduğundan peşin olarak alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davalı taraf duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısım var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/517, K. 2026/395, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-517-e-2026-395-k-9d7fc5c82ed0