İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/511 E. 2024/332 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/511
Karar No
2024/332
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/511 Esas - 2024/332 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/511 Esas KARAR NO : 2024/332

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 20/11/2023 KARAR TARİHİ : 17/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/07/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 20/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusunun davacının “...” esas unsurlu markaları ile görsel, işitsel ve sınıfsal olarak benzer oldukları, davacıya ait markalar ve davacı şirketin ticari faaliyetlerindeki kullanımlarından anlaşılacağı üzere davacının sarı mor renk kombinasyonu ile birlikte bir marka portföyü oluşturmayı amaçladığı, başvuru markasının, “...” markalarının konsepti ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacının tescilli renk markalarına ek olarak, tescilli/tescil aşamasında olan birçok markasının da sarı-mor renk kombinasyonuna sahip olduğu, davacının tanıtım çalışmaları, sloganları, broşürleri, çekimleri, internet sitesi, sosyal medya kullanımları, akıllı telefon uygulamaları, kuryelerinin kıyafetleri, motorlu araçları/diğer ulaşım araçları, poşetleri vb. bütün unsurların sarı-mor renk kombinasyonuna sahip olduğu, davacının kurumsal rengi olarak bilinmekte olup sarı-mor renk kombinasyonu doğrudan davacı şirketi ve markalarını çağrıştırdığı, “...” markalarının konsepti ile dava konusu markanın konseptinin ayırt edilemeyecek derecede benzerliği karşısında ortalama tüketicinin, dava konusu başvurunun davacı ile bağlantılı olduğu algısına kapılabileceği, davalı kurum tarafından da davacıya ait sarı-mor renk markalarının benzerleri kullanılarak oluşturulmuş olan çok sayıda marka başvurusunun, “...” ibaresini içermemesine rağmen itirazlar sonucunda reddedilmiş olduğu, ... kararında sınıfsal benzerliğe ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, başvurunun davacının renk markaları ile “...” esas unsurlu markalarının tescilli olduğu ve aktif olarak faaliyette bulunduğu 35. sınıf bakımından tescil edildiği, davacıya ait .... no.lu “...” markaları 1-45. sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından tescilli olup, 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından tanınmışlık kazandığı, davacının renk markalarının ise 09., 32., 33., 35., 42. ve 29., 30., 35., 39., 43. sınıfları kapsadığı, başvuru markasının davacının seri markalarından biriymiş izlenimini yaratabileceği ve bu kapsamda halk tarafından karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu, tüketicilerin doğrudan bu markayı sarı-mor renk kombinasyonu ile tanınmış ve akıllarında yer edinen davacı markaları ile bağdaştıracağı, davacının itibarının zedeleneceği ve davalının haksız bir yarar sağlayacağı, davacı markalarının, bir lisans ilişkisi kapsamında yetkilendirilen bir firma tarafından kullanıldığının zannedebileceği, davalının kötü niyetli olarak davacının ayırt edici kurumsal renkleri, iş modeli ve tanınmış markalarını taklit ettiği hususlarını beyanla; 14.09.2023 tarih ve ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı ... ŞİRKETİ A.Ş. vekili 11/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı, her iki markanın renk paletleri de farklılık gösterdiğinden markaların ve renklerinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan söz edilemeyeceği, ... kararında da markaların görsel, işitsel, kavramsal ve anlamsal olarak bir benzerliğe sahip olmadığına karar verildiği, SMK 6/5 hükmü kapsamında ret koşulları oluşmadığı, SMK 6/9 hükmü kapsamında kötü niyete dayalı iddiaların da ispatlanamadığı öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... vekili 12/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Başvuru konusu marka, küçük ve mor/sarı harflerle yazılmış “...” ibaresinden müteşekkil iken, itiraza mesnet markaların, mor zemin üzerine sarı renkli harflerle yazılmış “...” ila buna ilaveten “....” gibi ibarelerden müteşekkil olduğu ve davacının, sarı ve mor renklerden oluşan ... markalarının da bulunduğu, başvuru konusu markanın asli ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, bu ibare ile itiraz sahibine ait “...” ibareli/ibaresini içeren markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden herhangi bir benzerlik bulunmadığı, markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, başvuru konusu marka davacı markalarına benzer olmadığından, tanınmışlık iddiasının huzurdaki davaya etkili olmadığı, başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösterir kanıtlar itiraz ekinde sunulmadığı öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olup olmadığı, hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmuş, özel veya teknik hususlar bakımından bilirkişi incelemesi yapılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin 15.03.2022 tarihinde "..." ibareli ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 12.04.2022 tarih ve 394 sayılı Bülten’de ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın 13.06.2022 tarihinde "..." ibareli ve "Renk" markalarını mesnet göstererek SMK m.6/1, m.6/3, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı yanın 20.06.2022 tarihli itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, ... 'nca yayına yapılan itirazın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafından 06.04.2023 tarihinde itirazda bulunulduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ...'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 18.09.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Karıştırma ihtimali, ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurmasıdır. Bu durum, bir mal veya hizmetin alıcısının bildiği veya duyduğu bir mal veya hizmeti aldığı zannı ile başka bir işletmenin aynı veya benzer malını ya da hizmetini alma ihtimali biçiminde tanımlanmaktadır. Karıştırılma ihtimali, iltibas kavramından daha geniş bir kavram olup, doğrudan ve dolaylı karıştırılma ihtimali olarak ikiye ayrılır. Bu ayrıma göre eğer mal veya hizmetin aynı işletmeden ileri geldiği yönünde bir algılama ortaya çıkıyor, yani bir işletmeye ait mal veya hizmet, başka bir işletmeye ait mal veya hizmet ile karıştırılıyor ve bu nedenle satın alınıyorsa doğrudan karıştırılma ihtimali söz konusudur. Buna karşın, eğer mal veya hizmetin markası birbirinden ayırt ediliyor ancak bunların aynı işletmenin markaları olduğu ya da bu mal veya hizmetin aralarında ekonomik veya idari bağlantı bulunan işletmelerden geldiği biçiminde bir algılama oluşuyor ise bu halde de dolaylı karıştırılma ihtimalinden söz edilir. Karıştırılma ihtimalinden bahsedilebilmesi için öncelikle önceki ve sonraki markalar arasındaki mal veya hizmet sınıflarının aynı ya da benzer olması gerekir. Mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal veya hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, aralarında hammadde-yarı mamül-mamül ürün ilişkisi bulunup bulunmadığı, birbirleri yerine ikame ya da tamamlayıcı ürün ya da hizmet olup olmadıkları, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığı, marketlerde aynı reyon ya da raflarda satılıp satılmadıkları, aynı toptancılarda satılıp satılmadıkları gibi kriterler göz önünde tutulmalıdır. Sınıfsal benzerlik karşılaştırmasında gerek Nice sınıflandırması gerekse de ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğleri mahkemeler bakımından bağlayıcı değildir. Somut olayın özelliklerine göre ... tarafından çıkartılan sınıflandırma tebliğinde farklı sınıflarda yer almalarına rağmen ilgili alıcısı nezdinde karıştırmaya yol açacak nitelikteki ürün ve hizmet markalarının kapsadıkları mal ve hizmet sınıflarının benzer olarak değerlendirilmesi de mümkündür. Karıştırılma ihtimali bakımından sınıfsal benzerliğin söz konusu olması halinde önceki ve sonraki markanın aynı ya da benzer olup olmadıklarının incelenmesi gerekir. Markaların aynı ya da benzer olup olmadıkları incelenirken markayı oluşturan her bir unsura göre değil, bir bütün olarak karşılaştırılan markaların bıraktığı genel, global izlenim, markaların bütünü ile bıraktığı etki dikkate alınacaktır. Markalarda eğer tanımlayıcı unsurlar var ise bu unsurlar değerlendirme dışı bırakılacaktır. Global değerlendirmeye göre, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olup olmadığı incelenirken, ilgili alıcısı nezdinde bıraktıkları genel intibaya göre markaların benzer olup olmadığı, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunup bulunmadığı, ortalama alıcısının algısının ve satın alma kararı verirken göstereceği özen ve dikkat derecesinin ne olduğu, markalar veya işletmeler arasında bağlantı ihtimalinin söz konusu olup olmadığı gibi hususlar incelenerek değerlendirme yapılmalıdır. Bu şekilde inceleme yapılırken, markanın toplumda ne kadar tanındığı, markaların ayırt edici unsurlarının neler olduğu, markanın hitap ettiği ürün ya da hizmetin tüketici kitlesinin kimler olduğu, bu kitlenin satın alma sürecinde göstermeleri beklenen dikkat ve algılama düzeyinin ne olduğu, mal veya hizmetin niteliğinin ve fiyatının ne olduğu, markanın ne kadar özgün, ayırt edici ya da tanımlayıcı olduğu, seri marka algılamasına yol açıp açmadığı gibi hususlar dikkate alınmalıdır. Belirtilen açıklamalar ışığında, tarafların iddia ve savunmaları, marka işlem dosyası, itiraza mesnet markalar, hukuki nitelendirme hali hariç olmak üzere maddi vakıalara ilişkin tespitler barındıran bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; .....Hukuk Dairesi'nin ve Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşmiş uygulamasına göre (....) ... kararının yerinde olup olmadığı, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmelidir. (....) Eldeki talep de salt ... kararının iptali istemini barındırdığından ... karar tarihi olan 14.09.2023 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak değerlendirme yapılmıştır. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu başvuru markasının 35. sınıf kapsamındaki tüm hizmetler ile Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1 ila 34. sınıflara konu tüm mal gruplarının biraraya getirilerek toptan veya perakende satışı hizmetleri bakımından tescil başvurusuna konu edildiği, davacının itiraza mesnet olup bilirkişi raporunda yer verilen tabloda belirtilen markalarının da, 35. sınıf kapsamındaki tüm hizmetler, Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 1 ila 34. sınıflara konu mal gruplarının tamamı veya büyük kısmı için tescilli olduğundan, başvuru markasının 35. sınıfta tesciline karar verilen hizmetlerin davacının itiraza mesnet olup bilirkişi raporunda yer verilen tabloda belirtilen itiraza mesnet markalarının kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerle birebir aynı/aynı tür hizmetleri kapsadığı tespit edilmiştir. Dava konusu başvuru markasının “...” ibaresi ile bu ibaredeki “...” harfinin altında yerleştirilmiş “nokta” işaretinin biraraya getirilmesiyle oluşturulmuş bileşke/karma marka olduğu, "..." ve “...” harfinin altında yerleştirilmiş “nokta” işaretinin lacivert renkle, "..." harflerinin ise açık turuncu renk ile oluşturulduğu, başvuru markasının her halükarda “...” olarak görülüp, okunup, algılanacağı ve bu ibareye konu bazı harfler farklı renk taşımakla birlikte, markanın asli, baskın ve ayırt edici unsurunun, bir bütün olarak, aynı ebat, boyut, yazı karakteri, harf tipi, font ile bitişik yazılmış “...” ibaresi olduğu, Davacının .... sayılı renk markaları, herhangi bir kelime ihtiva etmediğinden başvuru markasının, davacının bu markalarıyla işitsel veya kavramsal olarak hiçbir benzerlik taşımadığı ve davacının bu renk markalarının kendisine aynı renkleri içeren harflerle yazılmış tüm kelime markaları da otomatikman kapsar şekilde mutlak bir tekel hakkı vermediği, başvuru markasının içerdiği kelime unsuruyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacının bu markalarından yeteri kadar uzaklaştığı, Davacının itiraza mesnet ... sayılı "...+..." ibareli markasının asli, baskın ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, başvuru markası ve davacıya ait iş bu itiraza mesnet markanın işitsel ve kavramsal olarak hiçbir benzerlik taşımadığı, görsel bakımdan ise, sırf davacı markasının zemininde kullanılan lacivert renginin başvuru markasındaki bazı harflerin rengi olmasından bahisle iki markanın bütünsel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılabileceğinin öne sürülemeyeceği ve taraf markalarının içerdikleri kelime ve ... unsurları itibarıyla birbirinden yeteri kadar uzaklaştığı, Başvuru markasının, davacının ... sayılı ve ... sayılı markalarıyla da işitsel ve kavramsal olarak hiçbir benzerlik taşımadığı, görsel bakımdan ise, sırf davacı markalarının zemininde kullanılan lacivert renginin başvuru markasındaki bazı harflerin rengi olmasından veya markaların açık turuncu renkli harf ihtiva etmelerinden bahisle taraf markalarının bütünsel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılabileceğinin öne sürülemeyeceği ve taraf markalarının içerdikleri kelime ve ... unsurları itibarıyla birbirinden yeteri kadar uzaklaştığı, Başvuru markasının, davacının ... esas unsurlu itiraza mesnet markaları ile işitsel ve kavramsal olarak hiçbir benzerlik taşımadığı, görsel bakımdan ise, başvuru markasını oluşturan harflerin renklerinin davacının markalarındaki renklerle örtüşmesinden bahisle artık taraf markalarının bütünsel izlenim itibarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak karıştırılabileceğinin öne sürülemeyeceği ve taraf markalarının içerdikleri kelime ve ... unsurları itibarıyla birbirinden yeteri kadar uzaklaştığı, davalı markasının ihtiva ettiği diğer unsur ve farklılıkların (kelime ve ... unsuru farklılığının) davalı markasına davacının ... ibareli seri markalarından uzaklaşmayı sağlayacak düzeyde ayırt edicilik kattığı ve bu farklılıkların gözardı edilemeyeceği, dolayısıyla markalar arasındaki farklı kelime ve ... unsurlarından doğan farklılığın, bütünsel izlenim itibarıyla taraf markaların aynı hizmetleri kapsamasından doğacak iltibas olasılığını bertaraf edecek düzeyde olduğu, ilgili tüketici kitlesinin davacının hiçbir markası ile aynı ya da benzer hiçbir kelime ve ... unsuru barındırmayan başvuru markasını, sırf başvuru markasının davacı markalarında kullanılan lacivert ve açık turuncu renkli harflerle yazılmasından bahisle davacının kelime veya renk markalarıyla karıştıracağının varsayılamayacağı, dolayısıyla; davaya konu başvuru markası ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır. SMK m.6/5 hükmüne göre; Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. SMK m.6/5 hükmü uyarınca; önceki tarihli tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir marka, Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi sebebiyle, aynı veya benzeri sonraki tarihli marka başvurusunun, aynı veya farklı nitelikteki mal ya da hizmetlere ilişkin tescil talebinin reddini talep edebilir. Bir markanın sadece tanınmış marka niteliğini haiz olması, otomatik olarak o markanın farklı türdeki mal veya hizmetlere ilişkin olarak sonraki tarihli marka başvurusunu engelleme hakkı bahşetmez. Tanınmış marka hakkı sahibinin genişletilmiş korumadan yararlanabilmesi için; A) Tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi, B) Tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi, C) Tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi, olasılıklarından en az birinin gerçekleşmesi veya gerçekleşme ihtimalinin bulunması gereklidir. Ayrıca, sonraki tarihli marka başvuru sahibinin, marka başvurusunda haklı bir nedeninin de bulunmaması gerekir. Tanınmışlık, statik ve dogmatik bir durum değildir. Aksine; sürekli güncellenen, dalgalanabilen, bir çok değişkene bağlı dinamik bir süreci içinde barındırır. Bir markanın tanınmış marka niteliğinde olup olmadığı; a)Toplumun ilgili kesimince markanın tanınma düzeyi, b) Markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve yoğunluğu, c)Marka promosyonlarının ve reklamlarının süresi, yoğunluğu, hedef aldığı alan, d)Markanın tesciller veya tescil başvuruları ile korunduğu coğrafi alanın büyüklüğü, e) Markanın resmi mercilerce tanınmışlığına delalet eden karar ve uygulamaları, f) Markanın ekonomik değeri, g) Markanın hitap ettiği mal veya hizmetlerin pazar payı, gibi tahdidi olmayan kriterler dikkate alınmak suretiyle, yapılacak global bir değerlendirme neticesinde her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Hemen belirtilmelidir ki; bir markanın tanınmış marka niteliğini haiz olmasının; yukarıda yer verilen tüm kıstasların sağlanması gerektiğini şart koşmadığı gibi, yukarıda yer verilen kıstaslardan yalnızca birinin gerçekleşmesinin mutlak anlamda ilgili markayı tanınmışlık seviyesine çıkaracağını da göstermez. Burada önemli olan husus; her somut olayda, yukarıda yer verilen kıstaslardan da yararlanarak, global bir değerlendirme yapılması, bunun sonucunda tanınmışlık vasfı ve varsa bu tanınmışlığın etki alanının belirlenmesidir. Tanınmış markanın itibarından haksız yararlanılmasından söz edilebilmesi için; tanınmış markanın iyi şöhret ve itibar sahibi olması, ilgili tüketici kesimi nezdinde markanın olumlu bir imajının olması gerekir. Bu nedenle imaj transferine konu olabilecek sonraki tarihli marka başvurusunun, tanınmış markanın itibarından haksız yararlanma tehlikesi doğurabileceği söylenebilir. Burada önemli olan, sonraki tarihli markayı gören tüketicinin, önceki tarihli tanınmış markanın kendi zihninde oluşturduğu olumlu imaj ile sonraki tarihli marka arasında bir bağlantı (link) kurması, imaj transferi ihtimalinin bulunması, böylece tanınmış markanın olumlu imajının sağladığı kolaylıktan yararlanarak sonraki tarihli marka başvuru sahibinin ticari avantaj sağlama ihtimalinin bulunmasıdır. Böylece, sonraki tarihli marka başvuru sahibi, tanınmış marka sahibinin uzun uğraşlar sonucu oluşturduğu kalite ve güven birikiminden parazitvari yararlanarak, kendi lehine haksız bir avantaj sağlayacaktır. Tanınmış markanın itibarına zarar verilebilmesi için; Tanınmış markanın, arzu edilmeyen olumsuz imaj tehlikesine maruz kalacağı bir hal olasılığı içerisinde bulunması gerekmektedir. Tanınmış markanın itibarının zarar görme tehlikesi altında bulunup bulunmadığı incelenirken, tescile konu mal ve hizmetlerin kapsamı dikkate alınmalıdır. Örneğin; tanınmış bir içecek markasının, aynı veya benzerinin tuvalet temizliği emtialarında marka olarak kullanılması halinde, böyle bir olumsuz imaj tehlikesi söz konusu olabilir. Tanınmış markanın ayırt etme gücünün zedelenmesi için; Sonraki tarihli marka başvurusu nedeniyle, tanınmış markanın ayırt etme gücünün zayıflaması ve bu suretle markanın reklam değerinin düşme ihtimali bulunmalıdır. Tanınmışlık derecesi ve karşılaştırılan markaların hitap ettiği mal veya hizmetlerin birbirleri ile yakınlığı arttıkça, markanın ayırt ediciliğinin zedelenmesi ihtimali de artmaktadır. Bu durumda, markanın muhatap çevresi, sonraki tarihli marka nedeniyle, önceki markanın artık sadece tanınmış marka sahibine ve onun ürünlerine ait olmadığı kanısına varmaktadır. Somut olayda yapılan değerlendirmede; davacının itiraz aşamasında sunduğu yüzlerce sayfa gazete haberleri, hizmet sunumuna dair sosyal medya paylaşımları ve aldığı ödüllere dair görseller, yüzlerce sayfa reklam harcamalarına ilişkin faturalar, ... Ocak 2020 Marka Bilinirlik ve Marka Algı Araştırma Raporu, .... internet sitesinden alınan çıktılar, üçüncü kişilerin ... veya bu ibareyle benzeyen markaları tescil ettirmeye veya fiilen kullanma çabalarına yönelik başvuru ve davaların yoğunluğu, somut olarak herhangi bir mal veya hizmet belirtilmemekle birlikte “... markasının bilinirlik düzeyinden veya "..." markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanması tehlikesinin ortaya çıkacağına” dair nitelendirmeleri içeren 2021 yılında verilmiş muhtelif ... ve ... kararları, bu delilleri destekleyen bilirkişi raporları ve yargı kararları çerçevesinde, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı tarih itibarıyla ... markasının Türkiye’de ve yurtdışında geniş bir coğrafyada uzun yıllardır “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için muhtelif mal gruplarının biraraya getirilerek satışı hizmetleri ile alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” bakımından fiili markasal kullanım ve tanıtımla refleks halinde hatırlanabilecek tanınmış bir marka olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Diğer yandan, "..." ibareli başvuru markası ile "..." markasının görsel, işitsel ve kavramsal olarak belirgin benzerlik taşımadığı, dolayısıyla başvuru markasının tanınmış marka ile aynı veya benzer olması kriterinin somut olayda karşılanmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Bu nedenle davacı yanın tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeli iddiasının davaya konu marka başvurusu bakımından şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. SMK m.6/9 hükmüne göre; Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Kötü niyetli marka başvurusu; Kişiyi, hukuk düzeninin tescil ile elde edilecek hakları kullanması amacı taşımaksızın, hukuka ve ahlaka aykırı olarak, bu hakların hukuk düzenince tasvip edilemeyecek şekilde başka amaçlarla kullanılması olarak tanımlanabilir. Hangi hallerde kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunulmuş sayılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte, genel olarak markayı kullanmaktan ziyade şantaj veya başkasından haksız para elde etmek veya başkalarının ticaretine engel olmak gibi amaçlarla yapılan marka başvuruları kötü niyetle yapılmış başvuru olarak kabul edilmektedir. Kanunun ayrıca müeyyideye bağladığı hususlar tek başına kötü niyet emaresi olarak kabul edilmez. Zira Kanun tarafından zaten müeyyidesi gösterilmiş marka başvuruları için ayrıca kötü niyeti de sebep göstermek doğru görülmemektedir. (....) Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile alınması gereken 157,75 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 160,00 TL vekalet harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 440,00 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 8.639,70 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... ŞİRKETİ A.Ş. tarafından yapılan 99,20 TL vekalet harç sarfiyatına ilişkin yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... ŞİRKETİ A.Ş.'ye verilmesine, 6-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, davacı vekili, davalı kurum vekili, davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, HMK m. 341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2024

Katip .... E imzalıdır

Hakim .... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/511, K. 2024/332, T. 17.07.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-511-e-2024-332-k-a89c44227424