İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/450 E. 2025/56 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/450
Karar No
2025/56
Karar Tarihi

T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/450 Esas - 2025/56 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR VERMEYE YETKİLİ T.C. ... 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/450 KARAR NO : 2025/56

DAVA : Patent ile ilgili Kurum kararının iptali. DAVA TARİHİ : 25/02/2019 KARAR TARİHİ : 20/02/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2025

TALEP: Davacı vekili 25/02/2019 harç tarihli dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarıyla özetle: Müvekkilinin 23.10.2014 tarih ve 2017/05971 numaralı başvurusunun, 19.10.2016 tarihinde ... Patent Bülteninde belgesi yayınlanmış olan ... .... ... sayılı ... Patenti’nin Türkiye’de geçerli kılınması için yapılan 21.04.2017 tarihli başvuruya istinaden girişi yapılmış bir başvuru olduğunu, süresi içinde (... Patent yayınından itibaren 3 ay içinde) Türkiye’ye giriş işlemlerinin yapılmamasından dolayı başvurunun davalı tarafından geçersiz sayıldığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yapılan hakların yeniden tesisi talebinin ise YİDK'nun ... sayılı kararı ile ... Patentinin henüz ulusal başvuru statüsü kazanmamış olmasından dolayı işleme alınmadığını, oysa ... Patent Sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının ve bu hükümler uyarınca ... Patenti başvurusunun ulusal başvuruya eşit kabul edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, davalı YİDK kararının iptalini ve 2017/05971 başvuru numaralı ... Patenti kapsamıdaki hakların yeniden tesis edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle: ... Patentinin yasal süresi içinde Türkiye’ye giriş yapmadığından “ulusal patent” statüsü kazanmamış olup, Türkiye’de başından beri geçersiz olduğu hususunda bir tereddütün bulunmadığını, Türkiye’de “ulusal patent” statüsü kazanmamış bir patent için hakların yeniden tesisi talebinde bulunulamayacağını, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

MAHKEMEMİZİN 12/12/2019 tarihli ve 2019/99 Esas, 2019/564 Karar sayılı KARARI: Mahkememizin yukarıda belirtilen kararı ile davaya konu YİDK kararının, uluslararası mevzuat açısından eksik değerlendirme içerdiği, uluslararası mevzuat ve ulusal uygulama çerçevesinde validasyon süresi için hakların yeniden tesisi talebinin geçerli bir talep olarak değerlendirilmesinin yasal dayanaklarının mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun ... sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.

... BAM 20. HUKUK DAİRESİ'NİN 02/12/2021 tarihli ve 2020/355 Esas, 2021/1520 Karar sayılı KARARI: Mahkememizin yukarıda belirtilen kararının davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna konu edilmesi neticesinde, ... BAM 20.Hukuk Dairesi'nin yine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ÖZETLE: "...Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve 6769 sayılı SMK'nın geçici 1/2. maddesi uyarınca, dava konusu uyuşmazlıkta başvurunun ulusal aşamaya girdiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerinin uygulanacağı, mahkemece davacının anılan Yasanın 107/2. maddesi uyarınca hakların yeniden tesis edilmesi talebinin kabul edilmesinin gerektiğine ilişkin gerekçesinin de hukuka uygun bulunduğu, zira ...'nin 65. maddesi uyarınca, başvuru tarihi almaya hak kazanmış bir ... patent başvurusunun, seçilmiş ülkelerde ulusal bir başvuru statüsü kazanmış olacağı anlaşılmakla, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir..." şeklindeki gerekçe ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 19/03/2024 tarihli ve 2022/1586 Esas, 2023/5377 Karar sayılı BOZMA İLÂMI Yargıtay 11. HD'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla: "...Bu itibarla ..., bu sözleşmeyle sağlanan süreler uyarınca gerek 65 inci maddesi gerekse 122 nci maddesi kapsamında, taraf devletlerin hakların uygulanmasına yönelik düzenleme hakkı hususuna ve o devletin yetkili makamları tarafından bu hakların gözden geçirilmesinin kısıtlanamayacağı hususuna vurgu yapılmıştır. Başvurunun süresinde yapılmış olması durumunda dahi hakların yeniden tesisi talebi üzerine başvurucunun, Türkiye’nin ...’nin 65 inci maddesi ve ... Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde düzenlenen haklarına uyulmama gerekçesinin davalı kurum tarafından gözden geçirme hakkı kısıtlanamayacağından, başvurucunun ... patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ulusal aşamaya başvurmadığı da değerlendirildiğinde, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin gözden geçirilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir... " şeklindeki gerekçelerle karar bozularak mahkememize gönderilmiştir.

YENİ DEĞERLENDİRME YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 19/03/2024 tarihli ve 2022/1586 Esas, 2023/5377 Karar sayılı bozma kararı neticesiyle mahkememize gelmiş olmakla esas defterinin 2023/450 Esas sırasına kaydı yapılmıştır. Taraf teşkilinden sonra Yargıtay 11. HD'nin 19/03/2024 tarihli ve 2022/1586 Esas, 2023/5377 Karar sayılı bozma ilamına uyularak bozma gerekçesinin Türkiye’nin ...’nin 65 inci maddesi ve ... Türkiye Uygulama Yönetmeliği’nin 12 nci maddesinde düzenlenen haklarına uyulmama gerekçesinin davalı kurum tarafından gözden geçirme hakkı kısıtlanamayacağından, başvurucunun ... patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ulusal aşamaya başvurmadığı da değerlendirildiğinde, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin gözden geçirilmeden karar verilmesi doğru görülmediği yönünden olduğu anlaşılmakla, 29/02/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca yeni heyetten bilirkişi raporu alınmıştır.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 29/08/2024 havale tarihli raporda özetle; "Çevirileri süresi içinde sunulmadığı için baştan beri geçersiz olduğu kabul edilen bir ... patenti için 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununu hükümlerinin uygulanamayacağı ve bu nedenle SMK m.107/2 hükmünün uygulama alanı olmadığı, Bu durumun yanı sıra somut olay bakımından davacının “şartların gerektiği tüm özeni” göstermemiş olduğu," ifade edilmiştir.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden alınan 05/11/2024 havale tarihli ek raporda özetle; "Bahsi geçen “hata”nın objektif teknik boyutunun heyetimizce incelenemediği, Gerekli dikkat ve özenin hangi gerekçe ile yerine getirilmediğinin nihai takdirinin yukarıdaki açıklamalar kapsamında Sayın Mahkeme’ye ait olduğu;" ifade edilmiştir.

Somut olayda; yasal düzenlemeler çerçevesinde ilan kararını takiben üç ay içerisinde patent sahibi davacının Türkçe fasikülleri ulusal ofis olan TÜRKPATENT kurumuna gönderilmesinin gerektiği, bu sürenin, 19.01.2017 tarihinde dolduğu, ancak, davacının 21.04.2017 tarihinde fasikülleri, 02.05.2017 tarihinde ise dokümanların Türkçe tercümelerini Kuruma sunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının yaklaşık 102 günlük bir gecikme ile ilgili tüm evrakları tamamladığı görülmektedir. Yukarıda ifade edildiği gibi, uyulan bozma ilamı, ulusal aşamaya geç başvuru gerekçesinin tartışılması gerektiği yönündendir. Davacı taraf, öngörülen süreye şartların gerektirdiği özenin gösterilmesine rağmen uyulamamış olduğunu beyan etmiştir. Uyulamama gerekçesinde ise; patent portföyü yönetim sistemindeki değişiklik ve bu değişikliklerin patent portföy yönetim programına aktarılması esnasında bir hata oluştuğu ve davacı yanın çalışanı olan Tanja Hamfler’in bu hata nedeniyle patentin ulusallaştığı kanaatine vardığını davaya konu patent başvurusunun tescili işlemlerinin tamamlandığını düşündüğünü belirtmiştir. Buna karşılık davacının dilekçelerinde patent portföy yönetim programı olarak bahsi geçen programın ne şekilde çalıştığı veya hangi gerekçe ile nasıl bir yazılımsal hata oluştuğu anlaşılamamıştır. Dosya kapsamından herhangi bir yazılım veya teknik sistem hatasının olmadığı, davacı çalışanının dava dışı müvekkili şirket çalışanından gelen maili yorumlaması sırasında bir hata oluştuğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bahsi geçen “hata”nın objektif teknik boyutu ispatlanamamıştır. Zira eldeki dava konusu olayda bahsi geçen hatanın, objektif teknik bir hata değil, sübjektif ve bireysel bir hata olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle de günümüzde teknoloji ve iletişim ağının bu denli geliştiği bir zamanda, iletişimsizlikten ve teknik bir arızadan bahisle gerekli özenin gösterildiği iddiasının kabul görmemiştir. Davacının basiretli bir tacir gibi davranarak, sürecin ve gelinen aşamaların ne olduğu konusunda takibi titizlikle yapması beklenmelidir. Dolayısıyla, davacının basiretli tacir olarak gereken özen ve dikkati gösterdiği söylenememiştir. Davacı vekili müvekkil şirketin süresi içerisinde başvuru yapamamış olmasının müvekkilin kendi içerisindeki durum ve koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, bu değerlendirme yapılırken de müvekkili şirketin portföy büyüklüğü, bu portföyün idare ediliş şekli ve bu portföyün yönetilmesinde sarf ettiği emek ve çabanın göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etmektedir. Buna karşılık bahsettiği büyüklükte bir ticari işletmeden durum ve şartlar bakımından daha yüksek bir objektif özenin gösterilmesi de beklenebilir. Zira bu ölçekte bir ticari işletmedeki patent portföyünün büyüklüğü dikkate alındığında, daha profesyonel bir patent yönetim biçimi beklenebilecektir. Yanı sıra çalışanlarının eğitim düzeyinin de yüksek olması sebebiyle ... patentinin tescil edilmiş olmasının ulusal validasyonun da gerçekleştiği anlamına gelmeyeceğini bilmesi ihtimali daha büyüktür. Yanı sıra davacı vekili gerekli dikkat ve özenin gösterilip gösterilmediği değerlendirmesinde, müvekkil şirketin ne zaman harekete geçtiğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmekte ve Türkiye’de tercümenin sunulmadığı tespitinin yapıldığını ve derhal harekete geçildiğini ifade etmektedir. Davacı şirketin, davaya konu patent başvurusunun tescili için gerekli işlemlerin yapılmadığını 2 Mart 2017 tarihinde tespit ettiği ve Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde SMK’nın 107/2. maddesinin işletilmesi için talebinin ise 21 Nisan 2017’de yani bu durumun fark edilmesinden sonraki 2 ay içerisinde yerine getirildiği ifade edilmiştir. Bu noktada, davacı vekilinin dilekçelerinin incelenmesi neticesinde tercüme evraklarının sunulmadığı ve ulusal tescil işlemlerinin tamamlanmadığının dava dışı IPAN GmbH’nin davaya konu patentin İsveç’te tescilinin tamamlanması için gerekli işlemlerin yapılmadığı yönünde davacıyı bilgilendirmesi üzerine fark edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, davacının yine basiretli tacir gibi davranmadığı değerlendirilmiştir.

Taraflarca sunulan belgeler ile tüm deliller incelenmiş, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş olup yukarıda açıklanan gerekçelerle, başvurucunun ulusal aşamaya geç başvurmasının gerekçelerinin objektif olmayıp, yerinde olmadığı anlaşıldığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile 571,00 TL bakiye karar harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalı Kurum kendisini vekille temsil ettirdiği için AAÜT uyarınca 40.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Kurum'a verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Tarafların yatırdıkları gider avanslarından kalan tutarın HMK 333/1 uyarınca karar kesinleştiğinde iade işlemi yapılmak üzere tebliğden itibaren 15 gün içinde, banka hesap numarası bildirildiğinde hesaba aktarılmasına, aksi halde PTT aracılığı ile adreste ödemeli olarak gönderilmesine, Dair verilen karar, taraf vekillerinin yüzüne karşı 6100 sayılı HMK'nun 361. Maddesi uyarınca tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Yargıtay’da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/02/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/450, K. 2025/56, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-450-e-2025-56-k-7d6d00edf972