İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/445 E. 2023/1019 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/445
Karar No
2023/1019
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/445

KARAR NO : 2023/1019

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 29/05/2023

KARAR TARİHİ : 12/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; Davalının, tekne parçası satışı tekne tadilat ve servis hizmetleri ile ilgilendiğini, müvekkilinin ise yat ve tekne kiralama işi yaptığını, müvekkiline ait yat ve sürat teknelerinin arıza yaptığını, bu arızalı parçaları değiştirmek ve yenilerini temin etmek için davalı ile anlaştıklarını, müvekkilinin söz konusu malların tarafına gönderilmesi için ... Bankası A.Ş. aracılığıyla 29.07.2022 tarihinde 50.000,00-TL, 29.07.2022 tarihinde 10.000,00-TL ve 07.09.2022 tarihinde 7.500,00-TL olmak üzere ödeme yaptığını, ancak ödeme yapılmasına rağmen davalı satın alınan malları müvekkiline teslim etmediğini, malların teslim edilmemesi sebebiyle müvekkilinin yat ve teknesinin arızalı bir şekilde kaldığını, yararlanamadığını, malların ısrarla teslim edilmemesi ve malların teslimi için ödemiş olduğu paranın da iade edilmemesi üzerine ödediği tutarı geri alabilmek amacıyla İzmir ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, ancak davalı tarafından icra takibine karşı itiraz ettiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, açılan davanın kabulü ile davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden devamına, davalının itirazında kötü niyetli olduğundan aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.

CEVAP :Davalıya dava dilekçesi, ekleri ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği görülmüştür.

DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyası, arabuluculuk son tutanağı, dekontlar, ticari defter ve kayıtlar, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, faturalar, isticvap, yemin, bilirkişi, tanık, keşif ve sair kanuni delillere dayandığı görülmüştür.

DEĞERLENDİRME:Dava; icra takibinden sonra açılan itirazın iptali davasıdır.

Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.

TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.

6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.

Dosya kapsamında, gerçek kişi olan davalının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabına göre ticari işletme kaydının bulunmadığı, Küçükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünün 20/06/2023 tarihli yazısına göre davalının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, buna göre davalının tacir sıfatının bulunmadığından uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak da kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine,görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere;

1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,

2) HMK'nin 2. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,

3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına,

(b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına,

Dair, davacı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İZMİR Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/12/2023

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/445, K. 2023/1019, T. 12.12.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-445-e-2023-1019-k-982c9cca7e05