İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/436 E. 2026/508 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/436
- Karar No
- 2026/508
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/436 Esas KARAR NO : 2026/508 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2023 KARAR TARİHİ : 04/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesini özetle; Müvekkilinin kaza günü iş yerine dönmek üzere yaya olarak seyahat halindeyken kazaya konu araç sahibi --------- ile karşılaştığını, ----------- müvekkili iş yerine bırakma teklifi üzerine müvekkili ---------- araca bindiğini, müvekkilinin yan koltukta seyahat ederken meydana gelen kaza sonucu -------- plakalı aracın ön camının kırılması ile müvekkilin vücudunda cam kesiklerinden kaynaklı yaralanma meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin Sağlık Kurulu Raporu'nda görüleceği %5 oranında kronik engellilik hali oluştuğunu, Zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamında davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup taraflarına arabuluculuk başvurusu öncesinde 146,507.00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme zarar görenin yaşı, uğradığı zarar miktarı, kazadaki kusur oranları dikkate alınmadan yapılmış olup müvekkilinin meydana gelen zararını gidermeye yetmediğinin, ilgili kazada tanzim edilen kusur rapor uile birlikte ---------- tam kusurlu olduğu tespit edilmiş olup müvekkile atfedilebilecek bir kusur durumu bulunmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri içerisinde kalmak kaydıyla karşılamakla yükümlü olduğu düzenlenmiş olup somut tazminat talepleri ilgili limitlerin içerisinde kaldığını, müvekkilinin mevcut engel halinden dolayı kaza sonrası dönemde çalışmadığını ve bundan sonraki hayatını etkileyecek düzeyde bir iş gücü kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine 27/10/2020 tarihinde ihtarname çekildiğini, arabuluculuk görüşmeleri sonunda davalı sigorta şirketiyle miktar yönünden anlaşılmadığını, müvekkilinin asgari ücretle çalıştığı için dava masraflarını karşılayacak maddi gücü bulunmadığından HMK 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, meydana gelen iş gücü kaybından ve meydana gelen diğer zararlardan kaynaklı 1.000 TL maddi tazminat (belirsiz alacak) talebimizin kabulüne ve yasal faizi ile davalıdan tahsiline, meydana gelen iş gücü kaybından dolayı müvekkilinin yaşamış olduğu elem ve ızdırap nedeniyle 20.000 TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne ve yasal faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Davacının 03.01.2020 tarihinde gerçekleşen trafik kazası sonucu sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan --------- bedensel zarara uğradığı iddiasıyla ---------- plakalı aracın 15.02.2019 - 15.02.2020 vadeli, ---------- numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsilini talep ettiğini, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde 1.000,00-TL tutarında maddi tazminat talep ettiklerini, davacı tarafından ayrı ayrı maddi tazminat kalemleri talep edilmesine rağmen her bir kalem için talep edilen miktarın HMK 119 gereği açık bir şekilde belirtmediğini, davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, belirlenen süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı taleplerine konu maluliyet tazminatının davacı tarafa açılan iş bu davadan önce ödenmiş olduğundan reddi gerektiğini, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 Teknik Faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla her halükarda öncelikle davacının Sosyal Güvenlik Kurumundan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, bakiye tazminata hükmedilmesi halinde uluşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması ve somut olayda hatır taşıması şartları gerçekleşmesi nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını, davanın ikame edilmesine müvekkili sebebiyet vermediğinden müvekkili sigorta şirketinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacıların maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporu usule uygun düzenlenmediğinden davanın usulden reddini, davacının zararı karşılandığından huzurdaki davanın reddini, her hâlükârda tazminat hesabının ZMS Sigortası Genel Şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasını, itirazları baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için bilirkişi raporu aldırılmasını, davacının hatır amacıyla taşındığı sabit olduğundan tazminat tutarında müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacının müterafik kusuru dikkate alınarak tazminat tutarında indirim yapılmasını, her durumda muaccel bir alacak oluşmadığı için müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alınarak yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli celsesinde duruşmanın 26/02/2026 gününe bırakıldığı, duruşma zaptının davacı vekiline 22/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği, 26/02/2026 tarihli celsede davacı vekilinin duruşma salonu dışında hazır bulunmadığı, mazeret dilekçesi de sunmadığı anlaşılarak takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın 04/06/2026 tarihine kadar herhangi bir talep ve beyanda bulunulmadığı anlaşılmıştır. İşlemden kaldırma tarihinden itibaren üç aylık sürede davanın yenilenmediği anlaşılmakla, HMK'nun 150/5 maddesi hükmü gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın H.M.K.'nun 150. maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Yasasına göre alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 179,90 TL mahsubu ile bakiye kalan 552,10 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Maddi Tazminat yönünden yargılama sırasında davalı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Manevi Tazminat Yönünden yargılama sırasında davacı taraf kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca, artan gider avansının talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/06/2026