İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/336 E. 2024/837 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/336
Karar No
2024/837
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - *** T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : *** KARAR NO : ***

HAKİM : *** KATİP : ***

DAVACI : *** VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : ***

DAVA : İstirdat (Çek İstirdatı) DAVA TARİHİ : *** KARAR TARİHİ : *** GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :***

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka müşterileri tarafından tahsil olunmak üzere müvekkili bankaya teslim edildiğini bir kısım çek ve senet, MNG kargo firması tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini, Dava konusu çeke ilişkin bilgiler; keşidecisi ... Maddeleri Tarım Ürünleri Hayvancılık Ve Ambalaj Malz. Tic. ve San. Ltd. Şti, lehdarı ... Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olan, son yetkili hamil ... Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Bankamıza tahsile verilen 28.01.2023 tanzim tarihli 34.810 TL bedelli düzenleme yeri Boğazlıyan olan çek söz konusu çekin taşınması işini gerçekleştiren MNG kargo tarafından taşıma işi esnasında kaybedildiğini ve akabinde müvekkil bankaca 06.01.2023 tarihli tutanak tutulduğunu, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi *** Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açıldığını, çekin irade dışı elden çıkması nedeniyle kötü niyetli kişilerin çek bedelini tahsil etmelerinin önüne geçmek amacıyla da ödemeden men kararı alındığını, mezkur çekin de aralarında bulunduğu çek ve senetlerin MNG kargo tarafından taşındığı esnada çalınmış olması sebebiyle yapmış olduğumuz suç duyurusunda Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/1478 Soruşturma no'su ile soruşturma başlatıldığını, mezkur soruşturma kapsamında söz konusu çeklerin ibrazı halinde çekleri ibraz eden şüpheli şahıslar ile ilgili kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulması ve çek asıllarının Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi yönünde karar verildiğini, davaya konu çekin davalı Neva Cephe Sistemleri Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi Tarafından T. İş Bankasından karşılığının sorgulandığı/ibraz olunduğu çek bankasının beyanı tespit edildiğini, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlendiğini, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edildiğini, müvekkili bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için müvekkili bankaya teslim edilen ve davaya konu olmayan başkaca İcra takiplerine konu edilen senetlerin yetkili hamilinin benzer kişiler olması hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, aynı davalı tarafından dava konusu çek haricinde başka çekler de ilgili bankalara ibraz edildiğini ve savcılık kararı gereği el konulduğunu, iş bu çeklerin tamamı farklı şehirlerden keşide edildiğini müvekkili bankanın farklı şehirlerindeki müşterileri tarafından bankalarına tahsil için verilip, kargo taşıması sırasında çalındığını, hayatın olağan akışında herhangi bir ticari ilişkisi olmayan farklı keşidecilerin çeklerinin ilgisiz bir firma tarafından yasal bir şekilde elinde bulundurup ibraz edebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili bankanın uhdesindeyken ve MNG kargo firması tarafından kaybedilen mezkur çekin iyiniyetli olmayan kişilerlerce ele geçirildiğini, çekin müvekkili banka müşterileri tarafından müvekkili bankaya teslim edildiği tarihteki ön ve arka yüz görüntüleri ile tevdi bordrosu kambiyo senetlerinin MNG kargo firması tarafından kaybedilmesinden önceki yetkili hamilinin davalı değil, müvekkili banka müşterisi olduğunu, müvekkili bankanın müşterisinden sonraki cirantalar, çekin MNG kargo firması tarafından kaybedilmesini müteakiben kötüniyetli kişilerce ele geçirilmesinden sonra çeki ciro ettiklerini, bu anlamda müvekkili banka müşterisinin tahsil maksadıyla müvekkili banka lehine yaptığını cirodan sonraki tüm cirolar haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve ciro zincirinin koptuğunu, cironun çekin ve/veya senedin devrini sağlayabilmesi için çekin veya senedin arkasındaki ciro silsilesine göre yetkili hamil tarafından ciro edildiğini ve ciro edilene devredilmiş olması gerektiğini, kopuk bir ciro silsilesine haiz olan senetleri halihazırda elinde bulundurmakta olan davalının mezkur çekin yetkili hamili olduğundan bahsedilemeyeceğini, birden farklı ilde farklı kişiler tarafından düzenlenmiş, lehdarları farklı olan, farklı kişilere ciro edilmiş, müvekkili bankanın farklı müşterileri tarafından tahsil için müvekkili bankaya teslim edilen ve davaya konu olmayan başkaca İcra Takiplerine konu edilmiş senetlerin yetkili hamilinin aynı kişi olmasının hayatın olağan akışına hiçbir şekilde uygun olmadığını, birbirleriyle yegane ortak noktası müvekkili bankaya tahsil için verildiğini ve MNG kargo tarafından taşınması esnasında çalınmış olması olan ve bunun haricinde birbirleriyle hiçbir bağlantısı bulunmayan bahse konu kambiyo senetlerinin aynı kişinin elinde toplanmasının mümkün olmadığı genel hayat tecrübesiyle sabit olup, bu anlamda davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili bankaya müşterilerce tahsile verildiğini ve MNG kargoda taşıma esnasında kaybolan birçok çeki tahsile koyan ... isimli şahıs olduğunu, bu kimsenin kargoda taşıma esnasında çek çalmaktan dolayı tutuklanmış olduğu haberi ve bu kişi hakkında çek çalma(hırsızlık) suçundan başlatılan Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** nolu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** no'lu ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığılığı'nın ***nolu soruşturma dosyaları olduğu da gözetildiğinde aynı suretle kargodayken çalınan davaya konu çekin de söz konusu suça konu olduğu ve dolayısıyla davalının davaya konu çekin yetkili hamili olmadığı hususunu ortaya koyduğunu, mezkur kambiyo senedi dayanak yapılarak kambiyo senetlerine mahsus takip başlatılmasının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, başlatılmış ise de durdurulmasını ve varsa dosyadan yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, bu sayede haksız bir şekilde başlatılacak olan icra takibine istinaden işbu çek tahtında herhangi bir borcu söz konusu olmayan müvekkili banka müşterisinin haciz tehdidi altında borcu ödeme yükümlülüğü doğmayacağı gibi huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar mezkur çekin yetkili hamili olmayan bir kimseye(davalıya) haciz tehdidi altında ödeme yapılması ve bu kimsenin sebepsiz zenginleşmesi riskinin de önüne geçilmiş olacağını, dava konusu çekin; İcra Takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile takibe konu edilen çekin iadesine ve istirdatına karar verilmesini, davaya konu çekin icra takibine konu edilmemesi veyahut huzurdaki dava açılmadan evvel davalı tarafça icra takibi başlatılmışsa söz konusu icra takibinin durdurulması ve varsa yapılmış olan hacizlerin kaldırılması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde fazlaya ilişkin her türlü talep hakları saklı olmak kaydıyla; icra dosyasına haciz tehdidi nedeniyle ödenmek zorunda kalınabilecek tutarların tüm fer'ileriyle birlikte ödeme gününden başlayacak ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını iddia ederek TTK 792 uyarınca çekin istirdatını talep ettiğini, açılan dava hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, TTK'nun 792.maddesi, çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağladığını, kötüniyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisap anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötüniyetli olduğunu yani iktisap anında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay ve BAM kararları da aynı doğrultuda olup; Y 11. HD'nin 2015/15297 E, 2017/2392 K sayılı ilamında;'...Zayi olan çekin istirdadı talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerekir. Bu itibarla, mahkemece anılan yasal düzenleme karşısında ispat yükü üzerinde bulunan davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötüniyetli ve iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir...' şeklinde belirtmiştir. (Ek-1)İstanbul BAM 12.HD'nin 2018/2374 E, 2020/466 K sayılı ilamında;'...Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır....Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı şirket ile ya da davalıdan önceki davadışı ciranta ile davalı arasında ticari ilişkinin bulunmaması ve ispat külfeti üzerinde olmadığından çeki ne şekilde iktisap ettiğini açıklama yükümlülüğü bulunmayan davalının açıklamada bulunmamaması da çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmez. İmzaların istiklali prensibine göre geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran hamil kötüniyeti kanıtlanmadığı sürece yetkili hamil sayılacaktır...' denilmiştir.(Ek-2) Müvekkilin, dava konusu çeki aralarındaki ticari ilişkiye istinaden ... şirketinden aldığını, çekte ödeme yasağı bulunması nedeniyle çek bedelini tahsil edemediğini ve bu nedenle de büyük bir mağduriyet yaşadığını, hatta çeki kendisine veren ... şirketi ve yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunup, soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** nolu dosyasıyla devam ettiğini, yani müvekkilinin somut olayda hiçbir kötüniyeti bulunmayıp bizzat suçun mağduru olduğunu, zaten davacı da müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair somut hiçbir delil sunamadığını, bu nedenle TTK 792 şartlarının oluşmadığını, davacı, dava konusu çekin iptali için Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sayılı dosyasıyla çek iptal davası açtığını belirtmiş ise de; TTK 790. maddesinde, meşru hamilin teselsül eden cirolardan anlaşılacağının belirtildiğini, dava konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmaldığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu çeki bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, çek üzerinde ödeme yasağı bulunması müvekkilinin kötüniyetli hale getirmediği gibi çekin icra takibine konulmasına engel de olmadığını, Yargıtay kararları da aynı doğrultuda olup ;Y 12. H.D.2012/24600 E, 2013/312 K sayılı ilamında ; '..Her ne kadar Ticaret Mahkemesi'nce çek hakkında ödeme yasağı konulmuşsa da çek karşılığını alamayan alacaklı hamilin İ.İ.K.nın 167 ve sonraki maddelerinde yer verilen kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapmaya hakkı vardır. Çekin arkasında karşılıksız şerhinin bulunmasına da gerek bulunmamaktadır...' şeklinde belirtilmiştir. (Ek-3) davacı, dilekçesinde bir haber paylaşarak müvekkilinin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini iddia etmiş ise de ; ilgilin haberin müvekkille olan ilgisinin anlaşılamadığını, haber Denizli'de gerçekleşen bir olaya ilişkindir, haberde adı geçen kişiler ise Volkan YONTAR ile ... olduğunu, müvekkilinin söz konusu olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, tüm bunlar dışında; davacı bir tacir olduğundan basiretli hareket etme yükümlülüğü bulunmadığını, çek ve benzeri kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınması mevzuat gereği yasak olduğunu, kargo poşetlerinin her yerinde, matbu bir şekilde çek vb kıymetli evrakların kargo yoluyla taşınmasının yasak olduğu, bunun sonuçlarından da göndericinin sorumlu olduğunu , çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacı bankanın tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, mevzuata aykırı hareket eden davacı banka, özen yükümlülüğüne açıkça aykırı hareket ettiğinden bunun sonuçlarına da müvekkilinin değil, kendisinin katlanması gerektiğini, Y 11. HD'nin 2020/5738 E, 2020/4350 K sayılı ilamında; '... bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumunda olup bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. Bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar...' denilerek bankaların ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünün bulunduğu ve hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları açık bir şekilde belirtilmiştildiğini, ağırlaştırılmış özen yükümlülüğüne aykırı hareket eden banka açıkça kusurlu olup davanın bu yönüyle de reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Bilirkişi Halis Buyrukçu'dan alınan 11/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; 1-Türkiye'de yerleşik bankalar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB ) aracılığı ile TAKAS adı verilen sistem üzerinden para akışını sağlamaya imkan tanıdığından, çek hamilleri müşterisi oldukları bankaya çeklerini kendi adına tahsil etmesi için ciro ederek bankaya teslim eder, bankalarda ödeme gününde müşterileri adına TAKAS sistemi aracılığı ile çekleri tahsil ederek müşterisinin hesabına alacak kaydeder. 2-Dava dışı ... Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç KiralamaMedikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Firması tarafından yukarıda 1. Maddede açıklanan bankalar üzerinden tahsilat yöntemi takas yoluyla ödeme gününde tahsil edilmek ve çek hamilinin banka nezdindeki hesabına alacak kaydedilmek üzere davacı Bankanın Kayseri Şubesine 02.01.2023 tarihinde çek teslim bordrosu düzenlenmek suretiyle değişik banka ve kişiler tarafından düzenlenen Toplam 2.967.973,64 TL tutarındaki 33 adet çek yaprağının bulunduğu çek bordrosunda dava konusu,

Keşidecisi : ... Mad. Tarım Ür.ve Amb. Malz. Tic. San.Ltd.Şti. lehdarı ve son yetkili hamil : ... Gıda Tem. Ve İhtiyaç Maddeleri Araç Kiralama Medikal İnş. Bilgisayar Tar. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tanzim tarihi : 28.01.2023 Tutarı : 34.810,00 TL

Olan çek yaprağının davacı bankanın Kayseri Şubesi yetkilisine 02.01.2023 tarihinde teslim edildiği görülmüştür, şeklinde kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı defterlerinin incelenmesi için İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, bilirkişi incelemesinin ilgililer tarafından ticari defterlerin sunulmaması nedeniyle yapılamadığı görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi ... ... Ltd. Şti., lehtarı ..... Ltd. Şti. olan senedin lehtar tarafından kendilerine tahsil amacıyla verildiğini, söz konusu senedin MNG Kargo taşıması sırasında kaybolduğunu belirterek 28/01/2023 tarihli 34.810,00 TL bedelli ... seri nolu çekin kendilerine ait olduğunu, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı davada çek iptali davası açıldığını, davalının çeki haksız olarak ele geçirdiğini, suç duyurusunda bulunduklarını, davalının yasal hamil olmadığını belirterek çekin istirdadını dilemiştir. Davalı cevap dilekçesi ile Çekin yasal hamili olduklarını, çeki ticari ilişkiye binaen ... firmasından aldıklarını, ilgili firma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın İstanbul CBS'nin 2023/8571 soruşturma sayılı dosya kapsamında devam ettiğini belirterek davanın reddini ve tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, dava konusu keşidecisi ... ... Ltd. Şti.,, lehtarı ... ... Ltd. Şti.olan 28/01/2023 tarihli 34.810,00 TL bedelli ... seri nolu çekin davalıdan istirdatına ve çekin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı tarafından, çekin iptali amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası nezdinde çek iptal davası açılmıştır. Davacının sunduğu çek tevdi bordrosu uyarınca davacı bankaya dava konusu çekin tahsil amacıyla verildiği görülmüştür. Sunulan tutanaklar incelendiğinde çekin kargo taşıması sorasında davacı çekin çalındığını iddia etmiştir. Olayla ilgili savcılık tarafından yapılan soruşturmanın devam ettiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191). Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. TTK’nın 792. maddesi içeriği itibariyle önceki hamilin elinden herhangi bir şekilde çıkan çeki iktisap eden yeni hamilin, TMK’nın 3. maddesi anlamında iyi niyetli olduğunu kabul etmiştir. Burada ispat yükü üzerinde olan davacının, kötüniyete veya ağır kusura dair iddialarını her türlü delille ispat etmesi mümkündür. Bunun yanında kötüniyeti yahut ağır kusuru ispatlanması gereken kişi çeki hamil olarak elinde bulunduran ve davada taraf olan davalıdır. Davaya konu çeklerde, düzgün bir ciro silsilesi bulunmaktadır. Davacı taraf, dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre, davalının dava konusu çeki davacının zararına olarak kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu ve/veya iktisapta ağır bir kusurunun bulunduğunu ispatı gerekmektedir. HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Somut olayda davalı tarafa çek kimden aldığı, gerçek bir alacağının olup olmadığı noktasında bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ancak davalı taraf ticari defterleri sunmaktan kaçınmıştır. Yürütülen soruşturma, davacının sunduğu tevdi bordrosu ve bankacılık uzmanı bilirkişi raporuna göre çeki müşterisinden aldığına dair tespiti, davalı taraf çekin yetkili hamili olduğuna dair kayıtları sunmadığından çeki kötü niyetli ele geçirdiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle: 1-Davanın kabulü ile, dava konusu keşidecisi ... ... Ltd. Şti. , lehtarı ... ... Ltd. Şti. Olan 28/01/2023 tarihli 34.810,00 TL bedelli ... seri numaralı çekin davalıdan istirdatına ve çekin davacıya iadesine, 2- 6100 Sayılı HMK'nun 392/2 uyarınca teminatın davaya ilişkin hüküm kesinleştikten sonra iadesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.377,87 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 594,47 TL 'nin mahsubu ile eksik 1.783,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 594,47 TL başvurma harç, 179,90 TL peşin harç ve 296,40 tedbir talebi harcı olmak üzere toplam 1.070,77 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 1.790,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/09/2024

Katip *** e-imzalıdır

Hakim *** e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/336, K. 2024/837, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-336-e-2024-837-k-c1a039b8be59