İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/322 E. 2026/67 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/322
- Karar No
- 2026/67
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/322 KARAR NO : 2026/67
DAVA : Çek Ve Bedel İstirdatı DAVA TARİHİ : 16/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/02/2026
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan (İstirdat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili, çeşitli firmalardan yaptığı, ticaret gereğince birtakım çekler aldığını, bunların arasında davalı ... tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına alacak konusu edilen ... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... Şti olan, 30/04/2023 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çek mevcut olduğunu, müvekkili ... Şti., icra takibine konu edilen çeki, ... A.Ş ile yapmış olduğu sözleşme gereğince 02.01.2023 tarihinde ... Şubesinden karşı firmaya teslim edilmek üzere ... Şubesine gönderildiğini, ... A.Ş yetkilisi tarafından gelen kargo poşetinin tahrip edilmiş olduğunun fark edildiğini ve kargo poşeti yan tarafından açılarak poşet içerisinde bulunan kıymetli evrakların olmadığı tespit edildiğini, ... A.Ş yetilisi tarafından söz konusu durum derhal müvekkili şirkete bildirildiğini, dava konusu çek/çekler ve diğer kıymetli evraklar en son müvekkilim şirket tarafından keşide edildiğini, davanın kabulü ile dava konusu edilen ... Bankası A.Ş ... Şubesi'ne ait keşidecisi ... Şti olan, 30/04/2023 keşide tarihli, 70.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı çekin ve icra dosyasına ödenen bedelin istirdatına, müvekkilinin ileride zarar görmemesi adına kötü niyetli hamil tarafından başlatılan ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına ödenen paraların tedbiren alacaklı davalı ...'e ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. S A V U N M A / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Somut olayda davacı, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair somut hiçbir delil ibraz etmediğini, davacı, çek iptal davası açtığını ve ödeme yasağı kararı aldığını belirtmiş ise de, çekte ödeme yasağı bulunması çekin icra takibine konu edilmesine engel teşkil etmediği gibi müvekkilinin kötüniyetli olduğunu da göstermeyeceğini, takip konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili TTK'nun 790. maddesine göre yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisi olmadığını, müvekkili, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iyiniyetli olduğunu, Mevzuat gereği çeklerin kargo aracılığıyla taşınması yasaklandığını, çekin cüzi bir sigorta bedeli ödeyerek güvenceli gönderilme imkanı varken mevzuat gereği yasaklanan bir yolun tercih edilmesi davacının tamamen kendi kusurundan kaynaklanmakta olduğunu, davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. G E R E K Ç E / Dava; Dava konusu ...Bankası A.Ş. ...Şubesi, ... çek seri numaralı, 30/04/2023 tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin ve davacı tarafça, dava konusu çekten dolayı başlatılan .... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan 91.138,17 TL'nin istirdatı istemlerine ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, dava konusu çekin ibraz bilgileri sorulmuş, dava konusu bildirilen dosya uyap suretleri celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Dava konusu ... 13. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; Davalı alacaklı ... tarafından davacı borçlu şirketinde aralarında bulunduğu borçlulara karşı karşı ...Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30/04/2023 tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekten dolayı 70.000,00 TL asıl alacak, 185,55 TL faiz, 7.000,00 TL %10,00 Tazminat, 210,00 TL %0,30 Komisyon olmak üzere 77.395,55 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 09.05.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına dosyamız davacısı borçlu şirket tarafından 18.05.2023 tarihinde 91.138,17 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce SMMM bilirkişi ...'dan alınan 07.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı kayıtları incelendiğinde; ... ile aralarında ticari ilişkinin var olduğunu, ilişkinin 2022 yılı öncesine dayandığını, davacının ...’a 2021 yılından 6.869,06-TL Borçlu olarak devir rakamı olduğu, davacının 2022 yılı içerisinde 11 adet fatura düzenlediği toplam tutarının 103.193,81-TL olduğunu ve ...’a borç kayıt ettiği, davacının 2022 yılı içerisinde 16 adet tahsilat yaptığı toplam tutarının 183.930,00-TL olduğunu ve ...’a alacak kayıt ettiğini, davacının 2022 yılı sonundan ...’a 87.605,25-TL Borçlu göründüğünü, davaya konu çekin 28.12.2022 tarihinde... açıklaması ile 70.000,00-TL Alacak/Tahsilat kaydının kayıtlarda görüldüğünü, ayrıca fiş içeriği incelendiğinde 101.01 Portföydeki Çekler hesap koduna borç kaydı, ... hesap koduna alacak kaydı yapıldığı tespit edildiğini, davacının çek çıkışı ile ilgili kayıtlarını 320 Satıcılar Muhasebe hesabında 320.01.35003 muhasebe kodunda ... AŞ. Cari hesabında takip ettiğini, ... Tic. AŞ. ile aralarında ticari ilişkinin var olduğunu, ilişkinin 2022 yılı öncesine dayandığı, davacının ... AŞ.’den 2021 yılından 272.653,59-TL Alacaklı olarak devir rakamı olduğunu, davacının 2022 yılı içerisinde 31 adet fatura aldığı toplam tutarının 1.167.349,81-TL olduğunu ve...AŞ.’e alacak kayıt ettiğini, davacının 2022 yılı içerisinde 6 adet ödeme (senet ve çek) yaptığı toplam tutarının 1.349.650,00-TL olduğunu ve .... AŞ.’e borç kayıt ettiğini, davacının 2022 yılı içerisinde 1 adet İade faturası düzenlediği toplam tutarının 2.085,06-TL olduğunu ve ... AŞ.’e borç kayıt ettiğini, davacının 2022 yılı sonunda ...Tic. AŞ.’den 457.058,84-TL alacaklı göründüğünü, davaya konu çekin 31.12.2022 tarihinde PORTFÖYDEKİ ÇEKLER..., 30.04.2023 açıklaması ile 70.000,00-TL Borç/Ödeme kaydının kayıtlarda görüldüğünü, ayrıca fiş içeriği incelendiğinde 101.01 Portföydeki Çekler hesap koduna alacak kaydı, .... AŞ. hesap koduna borç kaydı yapıldığını, fiş içeriğinin toplamda 345.750,00-TL’lik çeklerden oluştuğu tespit edildiğini, DEĞERLENDİRME ve SONUÇ: Davacı şirketin 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği gereği Ticari Defterlerini E-Defter olarak kayıt altına alındığını, 2 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel tebliği 3. Maddesi gereği ise Yevmiye ve Kebir defteri beratlarını süresi içerisinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediğini, davacının davaya konu olan çek girişi ile ilgili kayıtlarını 120 Alıcılar Muhasebe hesabında ...muhasebe kodunda ... cari hesabında takip ettiğini, davaya konu çekin 28.12.2022 tarihinde... açıklaması ile 70.000,00-TL Alacak/Tahsilat kaydının kayıtlarda görüldüğünü, muhasebe fişleri ayrıntılı incelendiğinde çek girişi ile ilgili kaydın; 101.01 Portföydeki Çekler hesap koduna borç kaydı, ... hesap koduna alacak kaydı yapıldığını, davacının çek çıkışı ile ilgili kayıtlarını 320 Satıcılar Muhasebe hesabında ... muhasebe kodunda ... AŞ. Cari hesabında takip ettiğini, davaya konu çekin 31.12.2022 tarihinde PORTFÖYDEKİ ÇEKLER..., 30.04.2023 açıklaması ile 70.000,00-TL Borç/Ödeme kaydının kayıtlarda görüldüğünü, muhasebe fişleri ayrıntılı incelendiğinde çek çıkışı ile ilgili kaydın; 101.01 portföydeki çekler hesap koduna alacak kaydı, ...Tic. AŞ. hesap koduna borç kaydı yapıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre; Davacı tarafça, Dava konusu ...Bankası A.Ş. ... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30/04/2023 tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin müşterisine gönderilmek üzere kargoya verildiği ancak çekin müşterisine ulaşmadığı, çekin kargoda kaybolduğu veya çalındığını, çek iptal davası açtıkları ve tedbir kararı aldıkları, dava konusu olaya ilişkin suç duyurusunda bulundukları, bu kapsamda davalının kötü niyetli olarak çeki iktisap ettiği, çekin yetkili hamilinin davacı şirket olduğu ileri sürülerek dava konusu çekin ve icra dosyasına davacı tarafça yatırılan bedelin istirdatı talep edilmiştir. Davalı tarafça, dava konusu çekin kötü niyetli veya ağır kususrlu olarak iktisap edildiğinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiği savunularak davanın reddi ile davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi talep edilmiştir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden incelenecek bir itiraz veya def'i olmadığından davanın esasına geçilmiş, davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmakla dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Davalı tarafça, dava dilekçesi ekinde dava konusu çekin kendisine geçişine ilişkin herhangi bir belge kayıt sunulmamış, 22.10.2024 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararı ile, davalı tarafa, dava konusu çekin davalıya geçişine ilişkin tüm belge ve kayıtları sunması veyahut ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi talebi varsa buna ilişkin kayıtları sunması bakımından tekrardan süre ve imkan tanınmış, verilen kesin süreli ihtarata rağmen davalı tarafça beyanda bulunulmamış, dava konusu çekin kendisine geçişine ilişkin herhangi bir belge kayıt sunulmamış, bu kapsamda davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğunu, ispatlamak zorundadır. Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ilişkin detaylı açıklamaların yapıldığı Yargıtay Hukuk Genel Kararının ... Esas ...Karar sayılı ve 30.11.2021 tarihli kararında da vurgulandığı üzere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir. Çek, 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabı ile 5941 sayılı Çek Kanunu ve bu Kanun uyarınca çıkarılan tebliğlerle düzenlenen bir kıymetli evraktır. 6102 sayılı TTK’nın 670 vd. düzenlemelerine göre çek de poliçe ve bono gibi bir kambiyo senedidir. 6102 sayılı TTK’nın üçüncü kitabında 780-823. maddeleri arasında düzenlenen çeke 818. maddenin yaptığı atıflar çerçevesinde poliçeye ilişkin hükümlerin uygulanması kabul edilmiştir (Bozer, Ali /Göle, Celal: Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2018, s. 221). Çek, 6102 sayılı TTK’da tanımlanmamıştır. Çeke ait hükümler göz önüne tutularak çek şöyle tarif edilebilir: Çek, Kanun’un öngördüğü belirli şekil şartlarına bağlı, soyut ve kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi konusunda sadece bankalar üzerine düzenlenebilen, kıymetli evraktan sayılan özel bir havaledir (Tuna, Ergun/ Göç Gürbüz, Diğdem: Ticaret Hukuku Prensipleri Kıymetli Evrak, Ankara 2018, s. 268). Bu havalenin yazılı şekilde yapılması, belli şekil şartlarını içermesi ve kayıtsız şartsız bir ödeme yetkisi biçiminde olması gerekir. Çek düzenleyen, muhataba belirli bir bedeli lehtara ödeme, lehtara da tahsil yetkisi veren bir kambiyo senedidir. Çek bir ödeme aracıdır. Ancak poliçe ve bonodaki gibi kredi işlevine haiz değildir. Ticarî hayatta yaygın olarak ileri tarihli çek düzenlenerek çekin kredi veya teminat aracı olarak kullanıldığı görülmektedir. Bu kullanım şeklinin dahi çekin ödeme aracı olma özelliğini ortadan kaldıramayacağı unutulmamalıdır. Çek muhatap banka tarafından görüldüğünde meşru hamil olan kişiye nakden ödenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesine göre, iradesi dışında çek elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatap bankayı çeki ödemekten menedilmesini isteyebilir. Aynı Kanun’un 759. maddesi uyarınca, çeki eline geçiren kişi bilinmiyorsa, çekin iptaline karar verilmesi istenebilir. İptal isteminde bulunan kişi, çek elinde iken zıyaa uğradığını inandırıcı bir şekilde gösteren delilleri mahkemeye sağlamak ve senedin bir suretini ibraz etmek veya senedin esas içeriği hakkında bilgi vermekle yükümlüdür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 764. maddesi uyarınca elden çıkan çek, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, mahkemece çekin iptaline karar verilir. Çekin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, iptal talebinde bulunan keşideciye karşı çekten doğan istem hakkı ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 687. maddesine göre, çekten dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’îleri başvuran yetkili hamile karşı ileri süremez. Ancak hamil, çeki iktisap ederken çekin keşidecinin rızası dışında elinden çıktığını ya da çekin karşılığının daha önce çeki elinde bulunduran kişiye keşideci tarafından ödendiğini bile bile keşidecinin zararına hareket etmiş olması durumunda keşideci hamile karşı kötü niyet def’înde bulunabilir. Çek hakkında iptal kararı verilerek bu karara dayalı olarak keşidecinin lehtara ödeme yapmış olması yetkili hamile karşı 6102 sayılı TTK’nın 687. maddesi gereği ileri sürülemeyeceğinden keşidecinin çekin lehtar tarafından iptal ettirilmesi ve buna dayalı olarak lehtara ödemede bulunması def’ini ancak lehtara karşı ileri sürebilir. Bunu yanında çeki elinde bulunduran yetkili hamile karşı ileri süremez. Çeklerin devrinin nasıl yapılacağı 6102 sayılı TTK’nın 788. maddesinde poliçeden ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir. Bu maddeye göre açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çek, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebilir. Keza 6102 sayılı TTK’nın 818. maddesinin göndermesi ile aynı Kanun’un 684. maddesine göre, ciro ve zilyetliğin geçirilmesi ile çekten doğan bütün haklar devrolunur. Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde çekin bir başka anlatımla çek üzerindeki hakkın bir başkasına devri için ciro ve kişiye çekin zilyetliğinin geçirilmesi gerekir. Ciro ise 6102 sayılı TTK’nın 683. maddesine göre, çek arka yüzüne veya çeke bağlı olan ve “alonj” denilen bir kâğıt üzerine yazılması ve ciranta tarafından imzalanması ile mümkündür. Bu nedenle cirantanın imzasını taşımayan ciro geçerli ciro sayılmaz. Böyle bir ciro ise çek üzerinde bulunan hakkın devrini sağlamaz. Çekte hak sahibi olabilmek için yetkili hamil olmak gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 790. maddesine göre, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Bu maddeden de anlaşıldığı üzere bir çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu yani çek üzerindeki hakkın kendisine ait olduğunu çek üzerinde bulunan birbirini takip eden geçerli ciro zinciri ile ispat edebilir. Çek üzerindeki cirolar birbirini takip etmiyor veya ciro zincirinde bulunan cirolardan biri geçersiz veya sahte olması dolayısı ile ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamil yetkili hamil sayılamaz. Yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamaz. Her ne kadar çeki elinde bulunduran kişi yetkili hamil olduğunu ispat edememiş olması nedeniyle yani ciro zincirinde kopukluk olması durumunda kopukluktan önceki lehtar ve keşideciye gidemez ise de, 6102 sayılı TTK’nın 677. maddesinde ki; “Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez.” düzenlemesi karşısında “imzaların istiklali (bağımsızlığı) ilkesi” gereği ciro zincirinin kopmasından sonraki cirantalara başvurabilir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; Dava, dava konusu çekin ve davacı tarafça ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yatırılan 91.138,17 TL'nin istirdatı istemlerine ilişkindir. Davada ispat külfeti öncelikle davalı alacaklıdadır. Davalı taraf, alacağının varlığını ve alacağın dayanağı çekin yetkili hamili olduğunu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğunu, ispatlamak zorundadır. Dava konusu ...Bankası A.Ş.... Şubesi, ... çek seri numaralı, 30/04/2023 tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin keşidecisinin dava dışı ... Ltd. Şti, lehtar ve ilk cirantasının dava dışı ... olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... 'ın, davacı ...'nin, dava dışı ... Ltd. Şti'nin, dava dışı ...'nun ve davalı ...'in cirolarının bulunduğu, davalı tarafından ilgili bankaya 02.05.2023 tarihinde ibraz edildiği, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından verilen tedbir kararı kapsamında işlem yapılmadığı; Dava konusu çekin, dava dışı ... tarafından ticari ilişki kapsamında davacı şirkete verildiği, davacı şirket tarafından ticari ilişkisinin bulunduğu dava dışı... Anonim Şirketine gönderilmek üzere kargoya verildiği, kargoda kaybolduğu veya çalındığı, dava konusu çekin üzerinde dava dışı... Anonim Şirketi'nin isminin, kaşe ve imzasının bulunmadığı; Dava konusu çeke ilişkin olarak, davalı tarafından,, dosyamız davacısınında aralarında bulunduğu borçlulara karşı ... 13. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyası ile 09.05.2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına dosyamız davacısı borçlu şirket tarafından 18.05.2023 tarihinde 91.138,17 TL ödeme yapıldığı; Dosyamız davacısı tarafından dava konusu olayda kaybolan veya çalınan dava konusu çekinde aralarına bulunduğu çeklere istinaden ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası kapsamında zayi nedeniyle çek iptali davası açıldığı, bu dosyadan çeklerin ödenmesinin önlenmesine yönelik tedbir kararı verildiği; Dosyamız davacısı tarafından dava konusu olayda kaybolan veya çalınan dava konusu çekinde aralarına bulunduğu çeklere istinaden ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında suç duyurusunda bulunulduğu, dosyada yetkisizlik kararı verilerek ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği; Davalı taraf hakkında farklı farklı çeklerden dolayı açılan çok sayıda soruşturma ve istirdat davaları olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafça, talimatla yaptırılan bilirkişi incelemesine, ticari defter ve kayıtları ibraz edilmiş, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemeler sonucu alınan bilirkişi raporundan, dava konusu çekin, dava dışı ... tarafından ticari ilişki kapsamında davacı şirkete verildiği, davacı şirket tarafından dava konusu çekin kargo ile gönderildiği ancak ulaşmadığı dava dışı ...Anonim Şirketi ile davacı arasında da ticari ilişkisinin bulunduğu, dava dışı ... Şirketi'nin çekte adının geçmediği, cirosunun bulunmadığı, dava konusu çekin, davacıdan, çekte davacıdan sonra cirosu bulunan dava dışı ...Ltd. Şti'ne veya dava dışı ...'ya veya davalı ...'e geçişine ilişkin bir tespit, belge bulunmadığı, davacıdan sonra çekteki ciro silsilesinin koptuğu anlaşılmıştır. Davalı tarafça, dava dilekçesi ekinde dava konusu çekin kendisine geçişine ilişkin herhangi bir belge kayıt sunulmamış, 22.10.2024 tarihli duruşmanın 2 numaralı ara kararı ile, davalı tarafa, dava konusu çekin davalıya geçişine ilişkin tüm belge ve kayıtları sunması veyahut ticari defter ve kayıtlarının yerinde incelenmesi talebi varsa buna ilişkin kayıtları sunması bakımından tekrardan süre ve imkan tanınmış, verilen kesin süreli ihtarata rağmen davalı tarafça beyanda bulunulmamış, dava konusu çekin kendisine geçişine ilişkin herhangi bir belge kayıt sunulmamış, bu kapsamda davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamamıştır. Bu kapsamda, davalı ... tarafından alacağının varlığı ve alacağının dayanağı dava konusu çekin yetkili hamili olduğu, çeke istinaden davacıdan alacak talep hakkının bulunduğu hususlarının ispatlanamadığı, davalının dava konusu çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu, davacı tarafın ise, yasal mevzuata uygun olarak tutulan ticari defter ve kayıtlarına göre dava konusu çekin yetkili hamili olduğunu ispatlamış olduğu, davacıdan sonra çekteki ciro silsilesinin koptuğu, ciro zincirinde kopukluk olması durumunda çekteki hak, kopukluktan sonraki kişilere geçmeyeceği için ciro zincirinde kopukluk olan çeki elinde bulunduran hamilin yetkili hamil sayılamayacağı, yetkili hamil olmadığı için de ciro zincirinin koptuğu kişiden itibaren ciranta ve keşideciden talepte bulunamayacağı, davalının çeki davacıya iade etmesi gerektiği, davacı tarafından icra dosyasına yatırılan bedelinde davacıya iadesinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılarak davacı tarafça açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle; DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; 1-Dava konusu ... Bankası A.Ş....Şubesi, ... çek seri numaralı, 30/04/2023 tarihli, 70.000,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile davacıya VERİLMESİNE, 2-Davacı tarafça ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına yatırılan 91.138,17 TL'nin davacıya İADESİNE, 3-Alınması gereken 6.225,65 TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama yoluyla yatan 1.556,43 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 4.669,22 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça peşin ve tamamlama yoluyla yatan 1.556,43 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı parası, 91,25 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 3.271,15 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır