İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/310 E. 2023/295 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/310
- Karar No
- 2023/295
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/310 Esas - 2023/295 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/310 KARAR NO : 2023/295
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/06/2020 KARAR TARİHİ : 06/06/2023 YAZIM TARİHİ : ...
Mahkememizde görülen İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin ticari faaliyeti gereği kullanmakta olduğu makinelerin bakım onarımı için 15/01/2018–17/08/2018 tarihleri arasında 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan ... Tekstil-... Yedek Parça ve İmalat Sanayi isimli işyeri sahibi ... ile ticari ilişkide bulunduğunu. Müvekkili şirkete, davalı kurum mükellefi dava dışı ...’ın borcu nedeniyle, müvekkil şirketten olan alacağı için Adana Vergi Dairesi Başkanlığını 5 Ocak Vergi Dairesi Müdürlüğü’nce 06/05/2019 tarihinde haciz bildirisi gönderildiğini, müvekkili şirket yetkililerince ...’a olan borcun tamamının ödenmiş olması sebebiyle bu bildirinin sehven dikkate alınmadığını ve itirazın yasal süre geçtikten sonra yapıldığını, müvekkilinin ödemiş olduğu borcu tekrar ödemekle karşı karşıya getirildiğini. Müvekkili şirket ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun tamamının 06/05/2019 tebliğ tarihli haciz bildirisinden yaklaşık 9 ay önce ödendiğini ve bu nedenle fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı 20.975,00 TL nin ödeme tarihi olan 09.07.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava ilk olarak Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış ve mahkemenin 2020/... esas 2022/... karar sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize gönderilmiştir. Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararında; davacı davadışı ... Tekstil isimli işyeri sahibi ile yapmış oldukları ticari ilişki bağlamında alacağı bulunduğu zannıyla davalı Adana Vergi Dairesi Başkanlığının göndermiş olduğu ödeme emri ve haciz bildirisi nedeniyle ödemiş olduğu 20.975,00 TL nin istirdadı talebi ile dava açtığı,davacının tacir olması ve ödeme emrine esas tutulan alacağın TTK madde 3 gereği davacının ticari faaliyetinden kaynaklandığı, çekişmenin niteliği gereği yargılamada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olması,görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önüne alınması gerektiği anlaşıldığından; davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin Adana Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın usulden reddine karar verildiği belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez. 6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlık;6184 sayılı yasa kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden davalıya ödenen paranın iadesine ilişkindir. Uyuşmazlık, davacının dava dışı şirkete karşı borcunun bulunup bulunmadığı, borcunu halen ödeyip ödenmediği, dolayısıyla 6183 Sayılı Kanunun 79. Maddesine göre davalı kuruma borcunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 6183 Sayılı Kanunun "Üçüncü Şahıslardaki Menkul Malların, Alacak ve Hakların Haczi" üst başlığında düzenlenen 79. maddesinde; "Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır. Üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılır ve hakkında bu Kanun hükümleri tatbik olunur. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorundadır" şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, Her ne kadar dosya, TTK 3. Maddesi gereğince görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiş ise de, uyuşmazlığın 6184 sayılı yasa kapsamında gönderilen haciz ihbarnamesine istinaden davalıya ödenen paranın iadesine ilişkin olduğu, mutlak ve nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı dolayısıyla TTK 3 kapsamında değerlendirilemeyeceği bu bakımdan 6102 sayılı TTK'nın 4, 5 ve 11.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemelere göre taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkemenin, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesi olduğu belirtilmekle açıklanan tüm bu nedenle somut hukuki uyuşmazlık da asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, görevli ve yetkili mahkemenin Adana Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.( Benzer : Konya BAM 3. Hukuk Dairesi 2021/1754 E. 2022/276 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 8 Hukuk Dairesi 2020/329 E. 2022/1967 K. Sayılı ilamı, İzmir BAM 4.Hukuk Dairesi 2019/638 E. 2021/992 K. Sayılı ilamı, İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi 2019/1166 E. 2019/566 K. Sayılı ilamı )
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE, 2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ADANA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, 4-Kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde; 6100 sayılı HMK'nın 21/1-c maddesi delaletiyle, 6100 sayılı HMK'nun 22/2maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın mahkememizce ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 5-Kararın mahkememizce taraf veya vekillerine TEBLİĞİNE, 6-Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 21/1-c maddesi delaletiyle , 114/1+c maddesi yollamasıyla 6100 sayılı HMK.'nun 115/1-2 maddesi gereğince; 6100 sayılı HMK'nun 341/1-a,342 ve 345.maddeleri gereğince mahkememiz gerekçeli kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTALIK SÜRE İÇERİSİNDE mahkememiz veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE İSTİNAF KANUN YOLU açık olmak üzere karar verildi. 06/06/2023
Katip ... e-imza
Hakim ... e-imza