İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/290 E. 2023/1160 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/290
Karar No
2023/1160
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/290 Esas KARAR NO : 2023/1160

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18.01.2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın müvekkiline ait otelde konakladığını, konaklama bedelinin ödenmemesi üzerine davalı firma hakkında Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... Es sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını fakat davalı tarafın haksız olarak itirazda bulunduğunu, davalı firmanın otelde kaldığı konaklama bedelini ödemediğini, icra takibine ödeme yaptığına dair bir belge sunmadığını, bu nedenlerle davalınınBüyükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Es Es sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, davalının alacak miktarının % 20 si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı ve davalının duruşmalara katılmadığı anlaşılmıştır. Büyükçekmece .... İcra müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası uyaptan celp edilmiş olmakla, icra dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu aleyhine 6.700,00-TL asıl alacak, ve 643,61-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.343,61-TL alacağın işleyecek % 21,25 ticari temerrüt faizi ile birlikte, icra masrafı, vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olmakla, bilirkişi S.M. Mali Müşavir ..... 'in 25/09/2023 tarihli raporunda özetle; Davacı tarafından, davalı aleyhine, Büyükçekmece .... İcra Dairesi ..... esas sayılı dosyası ile, 21.01.2020 tarihinde 6.700,00.TL asıl alacak, 643,61.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam:7.343,61.TL tutarında icra takibi başlatılmış, davalı tarafından 09.12.2021 tarihli dilekçe ile itiraz edilerek durdurulduğunu, icra takibinde borcun sebebine “21.04.2019 tarihli Cari Hesap: 6.700,00.TL” denildiğini, usul yönünden incelenen davacı .... tarafından ibraz edilen 2019 ve 2020 dönemi defter-i kebir ve yevmiye defteri e-defter olarak tutulduğunu, beratları zamanında ve usulüne uygun oluşturulduğunu, fiziki olarak tutulması gereken, envanter defteri açılış noter onayının incelemeye sunulmadığını, hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı yasal defterlerine göre, davalı; takip tarihinde (21.01.2020) 3.600,00.TL tutarında borçlu olduğu, netice olarak; davacı yasal defter kayıt ve belgelerine itibar edilerek, haklı olduğuna ve Büyükçekmece ....... İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyasına, yapılan itirazın 3.600,00.TL tutarındaki kısım için iptali halinde; davacının, takip talebi öncesi faiz talebi ile ilgili olarak, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117. maddesine5 istinaden, takip öncesinde, davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin herhangi bir ihtarının olmaması, sebebiyle, takip öncesi faiz hesaplaması yapılmayacağı kanaati oluşmakla birlikte, mahkemenizin aksi kanaatte olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1530/4-b maddesine göre, temerrüdün hesaplanması halinde, 21.04.2019 tarih ...... no.lu KDV Dahil 3.600,00.TL tutarındaki faturanın ödenmemiş olması sebebiyle alacağın (21.05.2019) tarihinde muaccel hale geldiği ve (21.05.2019) tarihinden, takip tarihine (21.01.2020) kadar, %15,75 oranında, takip öncesi faizi, 444,87.TL olduğu, takip talebi sonrası, faiz talebine ilişkin; takip talebinden (21.01.2020) dava tarihine (27.03.2023) kadar değişen oranda, reeskont avans faizi 1.705,32.TL olduğunu, davacının, talep ettiği icra inkar tazminatının kabulü halinde, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 67.maddesine göre; 720,00.TL (3.600,00.TL X %20) tutarında olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE; Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319) Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur. Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 3.600,00 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. 7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir. Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.

Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği lâkin işlemiş faiz yönünden davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünün ispatlanamadığı dolayısıyla işlemiş faiz yönünden davalının itirazının yerinde olduğu, yine davacı kayıtlarına göre davacı alacağının 3.600,00 TL olduğu, bu alacağın likit olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; -Davalının aleyhine yapılan Büyükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, -Takibin asıl alacak miktarı olan 3.600,00-TL üzerinden aynen DEVAMINA, -Hüküm altına alınan asıl alacağa davacının takip talebindeki miktarı aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi İŞLETİLMESİNE, -Hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, -Fazlaya ilişkin asıl alacak ve işlemiş faize ilişkin talebin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 269,85-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan (davalının arabuluculuk görüşmesine katılmamış olması nedeniyle) tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 3.600,00-TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından sarf edilen 179,90-TL başvurma harcı,179,90-TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80-TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça sarf edilen tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olan 2.050,00-TL yargılama giderinin davalıdan (davalının ara buluculuk görüşmesine katılmamış olması nedeniyle) alınarak davacıya VERİLMESİNE, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Gider avansından artan olur ise karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; MİKTAR YÖNÜNDEN KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/12/2023

Katip ....... ¸e-imza

Hakim .... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/290, K. 2023/1160, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-290-e-2023-1160-k-890e70675ee8