İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/289 E. 2026/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/289
Karar No
2026/270
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/289 Esas KARAR NO : 2026/270

DAVA : İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 24/04/2023 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 24/04/2023 tarihli dava dilekçesinden özetle; Davacı müvekkili ile istirdadı talep edilen çekin keşidecisi ...Tic. A.Ş arasında ticari ve cari ilişki mevcut bulunduğunu, bu sebeple davaya konu; "... Şubesinin keşidecisi ... A.Ş (...) Çek No: 0026114 Vade: 25.05.2022 ve tutarı 63.951,00 USD, düzenlenme yeri ..." olan yazılı ve imzalı çek tanzim edilerek lehdar firma olan müvekkili davacı ...AŞ'ye iletilmek üzere zarfa konulduğunu ve zımbalandığını, Söz konusu çekin bulunduğu zarfın 17.02.2022 tarihinde ...'ya verilmek üzere keşideci ...AŞ nin sigortalı personeli ...'ya teslim edilmiş olduğunu, söz konusu kargonun 18.02.2022 tarihinde lehdar-davacı ... AŞ personeline teslim edilmiş olduğunu ancak kargo poşetinde bulunan zarfın içinden söz konusu çek çıkmadığını, çekin bulunduğu zarf incelendiğinde kenarının düzenli olarak kesilip içinden dava konusu çekin çalındığının görülmüş olduğunu, bunun yanına kargo poşetinde bir yırtılma vs işlem yapılmamış olduğunu ancak içindeki zarfın buruşturulduğunun görülmüş olduğunu, anlatılan bu kısımla ilgili net kamera görüntülerinin ellerinde olduğunu, savcılık dosyasına sunulmuş olduğunu, Öncelikle dava konusu çek hakkında verilmiş olan ödeme yasağı kararının devamına karar verilmesini, tedbir talebinin kabulü ile davaya konu çekin çalıntı olduğuna dair güçlü kanıtların bulunması, savcılık dosya kapsamı, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin olmaması, ciro silsilesinin bozulması, aradaki şirketlerin faaliyetlerini kapatmış olmaları, benzer şekilde başkaca çalınan çekler yönünden davalı aleyhinde çok sayıda davanın bulunması, ticari örf adete aykırılık ve ilerde telafisi imkansız sonuçlar doğmaması adına daha önce çek iptali ve imzaya itiraz davalarında çek bedeli üzerinden teminat yatırıldığı göz önünde bulundurularak mümkünse teminatsız olarak bunun mümkün olmaması halinde ise uygun görülecek teminat karşılığında ... 14.İcra Müdürlüğü’nün ... esas numaralı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin durdurulmasını, davanın kabulü ile davaya konu çekin davalıdan istirdadına ve taraflarına verilmesini, davalı tarafın kötüniyetli olması nedeniyle en az %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip zaptı tebliğ edilmiş olup, davalı tarafından cevap verilmemiş olduğu görüldü. Yargılama devam ederken dosyamız davalısı ...'in 27/09/2024 tarihinde vefat etmiş olduğu, Mahkememizce taraf teşkilinin sağlanması açısından ...'in mirasçılarını gösterir veraset ilamının sunulması konusunda davacı vekiline yetki verildiği, davacı vekili tarafından ... 7 Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... karar sayılı dosyası ile veraset ilamının çıkartıldığı, görüldü. ... mirasçılarına usulüne uygun olarak davetiyelerin tebliğ edildiği, Müteveffa...'n geriye kalan tek mirasçısı olan ...'in kaldığı, ... 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. Sayılı dava dasyasına mirası reddettiğinin tespitine ilişkin ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... E.... sayılı kararının dosyada mevcut olduğu, Davalı ...'in terekesine temsilci veya tasfiye memuru atanması için gerekli başvuruyu yapıldığı, anılan başvuruya istinaden ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Tereke sayılı dosyasından verilen 26.06.2025 tarihli karar ile müteveffa ...’in terekesine müvekkili ... tasfiye memuru olarak atandığı anlaşılmıştır. ... Terekesi Tasfiye Memuru davalı ...'e usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edildiği, tereke tasfiye memuru vekili tarafından ibraz edilen 23/02/2026 tarihli beyan dilekçesinde; çok sayıda dosyada kamu görevi yapan müvekkilinin mahkemelerce sıkça yapılan hatalı uygulamalarla, sürekli mal varlığının haciz tehdidi altında kalmasına ve telafisi mümkün olmayan mağduriyetlerine neden olunduğundan; dosyanızda müvekkilinin şahsı adına taraf kaydının yapılmamasını ve asıl taraf olan terekenin yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum edilmemesini, davacı ... A.Ş vekili ... tarafından sunulan dava dilekçesinde keşidecisi .... Tic. A.Ş olan, ...Şubesi’ne ait, 25.05.2022 vadeli ve 63.951 USD bedelli çekin davacı lehine düzenlenmiş olmasına rağmen kargo sürecinde çalındığı, davacının zilyetliğine hiç geçmediği, çek arka yüzünde yer alan davacıya ait ciro kaşesi ve imzanın sahte olduğu, ciro silsilesinin bozulduğu ve davalının çeki kötü niyetli veya en azından ağır kusurlu şekilde iktisap ettiği ileri sürülerek 6102 sayılı TTK m. 792 uyarınca çekin davalıdan istirdadı talep edildiğini, bu kapsamda çek hakkında ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde zayi davası açıldığı, ödeme yasağı kararı verildiği ve çek bedelinin mahkeme veznesine depo edildiği, buna rağmen davalının çek fotokopisi üzerinden ... 14. İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlattığını, ayrıca davalı ve önceki cirantalar hakkında benzer nitelikte çok sayıda soruşturma ve dava bulunduğu belirtilerek, dava sonuna kadar ödeme yasağı kararının devamına, mümkünse teminatsız aksi halde uygun teminat karşılığında icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, yargılama sonunda çekin istirdadına ve davalının kötü niyetli olması nedeniyle en az %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiğini, Müteveffa ...’in sağlığında yaptığı işlemlere müvekkili tereke tasfiye memuru olarak vakıf olamayacağından, Tereke dosyasında belge ve delil bulunmadığından, tereke tasfiye memurluğu adına gereği olarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ... 14 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takibe konu edilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile takibe konu çekin istirdatı istemine ilişkindir. Takibe konu çekin incelenmesinde, keşidecisinin ...Tic. A.Ş., lehtarının davacı olduğu, 63.951 USD bedelli ve 25/05/2022 keşide tarihli çek üzerinde sırasıyla davacı, ..., ...ŞTİ., ... A.Ş., ... LTD. ŞTİ. Ve davalı ... cirolarının bulunduğu, çekin hamil davalı ... tarafından keşideci, davalı lehtar ve diğer cirantalar aleyhine tahsili için icra takibine konu edildiği görülmüştür. Davacı lehtar tarafından çekteki ciranta imzasının inkar edilmesi üzerine HMK 211 maddesi uyarınca davacı şirket yetkilileri ..., ..., ... isticvap edilmiş, mahkemememize verdikleri beyanlarda imzanın kendilerine ait olmadığını bildirdikleri görülmüştür. Aynı duruşmada şirket yetkililerinin imza örnekleri alınmış, çekin keşide tarihinden önce ve keşide tarihine yakın imza asıllarının bulunduğu kurumlardan imza örnekleri celp edilerek imza incelemesi yapılması hususunda dosya ATK'ya gönderilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, dosyaya ibraz edilen 20/03/2025 tarihli ATK raporunda; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede inceleme konusu çekte yer alan 1. Ciro imzası ile ..., ..., ...' ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Dava konusu çek incelendiğinde, davalının bu çeki müteselsil ve birbirine bağlı cirolarla iktisap etmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı yetkili hamildir. Gerçekten de hak sahipliğinin tespitine ilişkin 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi hükmüne göre; “Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır." Dava konusu çek incelendiğinde, ciro silsilesinde bir kopukluk olmadığı görülmektedir. Bu durumda davalının anılan hüküm uyarınca meşru hamil sayılması gerektiği açıktır. Dava konusu alacak, bir kambiyo senedine dayanmaktadır. Kambiyo senetlerinde, taraflar arasındaki ilişkilerden doğan defiler şahsi defilerdir (TTK m.687,825). Bu defiler taraflar arasında ileri sürülebilir. Temel ilişkinin geçersizliği, muvazaa, irade bozukluğu, gabin, ayıp, sözleşmenin ifa edilmediği ve zamanaşımı gibi defiler temel ilişkiden doğan defilerdir. TTK mad. 818 hükmünün yollamasıyla çek için de uygulama alanı bulan TTK mad. 687 hükmüne göre; "Poliçeden dolayı kendisine haşvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.". Yine TTK m. 680 hükmüne göre; “Tedevüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez: meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.” Görüldüğü üzere temel ilişkiden kaynaklanan kişisel defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesinin tek istisnası, hamilin çeki iktisap ederken “bile bile borçlunun zararına hareket etmiş” yani kötüniyetli olarak hareket etmiş olması halidir. Somut olayda, davacının dava konusu çekin bedelsiz olduğu, bu çekin keşideci tarafından kargoya verilmek suretiyle davacıya gönderildiği ancak davacı tarafça kargo teslim alındığında çekin teslim edilen kargo poşetinde yer almadığı, bu olay neticesinde çekin kötüniyetli olduğu ve bile bile borçlu zararına hareket ettiği sabit olan meçhul kişilerce ciro edilmek suretiyle kötü niyetli hamil tarafından dava konusu icra dosyasına konu edilmiş, eldeki davada, Mahkememizce davalı hakkında UYAP entegrasyon ekranında yapılan inceleme ve dosyaya arasına suretleri alınan dava ve takip dosyaları uyarınca, davalıya ait benzer mahiyette birçok takip ve dava dosyasının olduğu, sadece davacıların farklı olduğu görülmüş, çalınan çekin aynı yöntem ile davalının eline geçtiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda davalı hamilin kötüniyetli olduğunu kabulünün gerektiği, hamil olarak gözüken davalı hakkında dava konumuzla aynı mahiyette pek çok dava, soruşturma, takip olması sebebiyle bu aşamada davalının iyi niyetli kabul edilmesinin TMK Mad. 2 uyarınca dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturacağı, çekleri çalınan kişiler yönünden de telafisi imkansız bir durumu ortaya çıkaracağı gözetilerek (benzer yönde İstanbul BAM 12. HD'nin 24/01/2019 tarihli, ... Esas ve... Karar sayılı ilamı) açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, ... 14 İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında takibe konu edilen çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Çekin istirdadına davacıya iadesine, çekin kötü niyetli olarak davalı tarafından ele geçirildiği kanaatine varıldığından %20 tazminatın davalının terekesinden tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulüne, 2-... 14. İcra Müdürlüğünün ...E sayılı dosyasında takibe konu edilen çekten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Çekin istirdadına davacıya iadesine, %20 tazminatın davalının terekesinden tahsiline, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 79.830,71-TL nispi karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 20.280,73-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 59.549,98 -TL nispi karar ve ilam harcının davalının terekesinden tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 20.280,73-TL harç ile, yine davacı tarafından yapılan 6610 TL yargılama gideri toplamı 26.890,73 TL'nin davalının terekesinden tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 181.298,00 - TL nispi vekalet ücretinin davalının terekesinden alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair davacı vekili ile davalı tasfiye memuru vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/03/2026

Başkan e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Üye e-imzalıdır. Katip e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/289, K. 2026/270, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-289-e-2026-270-k-a4f292e391ee