İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/267 E. 2024/1319 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/267
- Karar No
- 2024/1319
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/267 Esas KARAR NO : 2024/1319
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/03/2023 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin teknoloji ve mühendislik konularında ARGE faaliyetlerinde bulunmak, yeni ürünler geliştirmek, prototipler yapmak, teknik danışmanlık yapmak ve yazılım geliştirmek için 05/04/.... tarih ve .... sayılı TTSG'nin 1001 vd. sayfalarında ilan edildiği üzere ... Sanayi A.Ş.'den (... Motor) bölünme suretiyle kurulmuş olduğunu, şirket hisselerinin tamamının ... Sanayi A.Ş.'ye ait olduğunu, davalı ile ... Motor arasında davaya dayanak iş sözleşmesi ve ilgili eklerinin imzalandığını, iş yeri devri suretiyle iş akdinin aynen davacı müvekkili şirkete geçtiğini, taraflar arasında 18.02.2019 tarihli belirsiz iş sözleşmesi imzalandığını, davacının müvekkili şirket uhdesinde faaliyet gösteren Elektrik Elektronik Sistemler Müdürlüğünde Yazılım Tasarım Mühendisi olarak görev aldığını, ancak davalının istifa dilekçesiyle "18/02/2019 tarihi itibariyle başlamış olduğum .... Analiz Mühendisi görevinden 09/07/2021 tarihi itibariyle ayrılıyorum, İstifamın kabulünü ve gereğinin yapılmasını arz ederim" ifadelerine yer vererek istifa ettiğini, rekabet yasağının Kanunda ve taraflar arasında akdedilen sözleşme ile açıkça düzenlendiğini, taraflar arasında akdedilmiş olan 18/02/2019 tarihli iş sözleşmesinin Rekabet Yasağı ve Haksız Rekabet Başlıklı 10. Maddesinde "işçi işten kendi isteği ile ayrıldığı veya 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25. Maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri hallerdeki tavırları ile sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde iş kanununun önemi, işverenin üretimi ve iş ilişkileri açısından gizli bilgilerini ve sırlarını öğrenmesi ve bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığından ötürü 2 yıl süre ile Marmara Bölgesi ve Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerinde iş tanımına uyan işlerde ve Motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamaz, danışmanlık vb. çalışmalar yapamaz ve bu şirketlere ortak olamaz, işverenin rekabet ilişkisi içerisinde olduğu şirketler ile menfaat ilişkisine giremez. İşbu hususları bildiğini ve rekabet yasağı sözleşmesini kabul ettiğini beyan ve taahhüt eder. Aksi halde işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Bu maddeye aykırı davranması halinde işçi son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi taahhüt eder" hükmünün düzenlendiğini, ayrıca taraflar arasında 18/02/2019 tarihli Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesi’nin 2. Maddesinin de aynı şekilde işçinin kendi isteği ile ayrılması halinde, 2 yıl süre ile Marmara Bölgesi'nde, iş tanımına uyan işlerde ve Motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremeyeceğinin, çalışamayacağının aksi takdirde son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi kabul etmiş olduğunu açıkça düzenlediğini, davalının Kanun ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, davalının müvekkili şirket uhdesinde Yazılım Tasarım Mühendisi olarak görev aldığını ve görev tanımı ve kapsamı arasında donanım, yazılım ve bilişim alanlarında sorumluluğu ve görevleri bulunduğunu, davalının görevi ve pozisyonu itibariyle şirket uhdesinde önemli bir konumda bulunduğunu ve şirketin önemli bilgilerine erişimi kolayca sağlayabildiğini, ancak davalının işten kendi isteği ile ayrıldığını ve ardından müvekkili ile benzer nitelikte işler yapan merkezi Sarıyer/İstanbul'da olan ... isimli firmada çalışmaya başladığını, bu firmanın kurumsal yapısı incelendiğinde, otomotiv sektöründe, araç geliştirme, yazılım, otonom sürüş, konvansiyonel ve elektrikli itki sistemleri geliştirme alanları vb. alanlarda hizmet verdiğinin görüldüğünü, davalının taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine ve kanuna aykırı olarak müvekkili ile aynı işleri yapan iş yerinde işe başladığını ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin Kanun hükümlerine uygun olduğunu, davalının en son brüt ücretinin 6.895,63-TL olduğunu iddia ederek; davanın kabulüne, kısmi dava olarak açılan davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL cezai şart bedelinin davalının rekabet yasağı ve sözleşmesini ihlal ettiği tarihten itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, müvekkili şirketin uğradığı zararın tespiti ile tahsiline, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacaklarının tahsili isteminde İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, davanın rekabet yasağının ihlalinden doğduğu ileri sürülen cezai şart alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup, öncelikle dikkate alınması gereken hususun uyuşmazlığın 4857 Sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği ve bu bağlamda İş Mahkemesinin görevli olup olmadığı noktasında toplandığını, zira, rekabet yasağına ilişkin 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444-447.maddelerinde rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulması ve sınırlarının özellikle işçinin korunması ilkesi dikkate alınarak düzenlendiğini, gerek mülga 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda, gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda; Türk Borçlar Kanunu’nun rekabet yasağına ilişkin hükümlerinde ön görülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu belirtilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde yer alan: “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” hükmünün, bu konuda ayrı bir düzenleme bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerektiğini, işçi ve işveren arasında gerçekleşen rekabet yasağı anlaşmasına koyulan cezai şartın geçerliliğinin TBK'nın 420/1 maddesine bağlı olduğunu, cezai şartın sadece işçi aleyhine olmasının ve işverenin karşı edim üstlenmemiş olmasının cezai şartı geçersiz hale getirdiğini, işçinin rekabet yasağını ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece işçi aleyhine ceza koşulu getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulunun geçersiz olduğunu, TBK'nın 420/1. maddesindeki düzenlemenin emredici bir hüküm olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden, HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen dikkate alınması gerektiğini, rekabet yasağı sözleşmesinin TBK 445'de belirlenen sınırları aştığını, yer, süre ve konu kapsamıyla bir arada ele alındığında işçinin ekonomik anlamda yıkımına yol açacağını, davacı şirketin ekonomik alanda önemli ölçüde zarara uğrama ihtimalinin varlığının somut delillerle ispatlanması gerektiğini, fakat davacı şirket tarafından farazi bir risk öngörüsünden başka hiçbir somut delil ile önemli ölçüde zarara uğrama ihtimalinin ispatlanamamış olduğunu, bu bağlamda salt davacı şirketin kötüniyetli ve somut gerçeği yansıtmayan iddiaları ile açılan davanın reddi gerektiğini, TBK 444/2 uyarınca rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye, müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğunu, müvekkilinin analiz mühendisi olarak görev yaptığını, en düşük rütbede mühendis olup üretim sırlarına haiz olacak derecede çalışmadığını, kaldı ki şu anda da .... Ltd. Şti. şirketinde elektrikli motor bataryası üzerine çalıştığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı şirket ile birlikte çalışırken içten yanmalı motorlar üzerinde çalışan müvekkilinin mevcut işinde elektrikli motorlar üzerinde çalıştığı için işbu haksız rekabet yasağına aykırılık teşkil eden bir durum söz konusu olamayacağını, bu durum mevcut olmasaydı dahi müvekkilinin analiz mühendisi olarak çalışmakta olup motorun spesifik parçaları bazında faaliyet gösterdiğini, üretim bandında çalışmadığından üretim sırlarıyla herhangi bir alakası bulunmadığını, üst düzey mühendis veya yönetici pozisyonunda olmadığını, ne şirketin ticari sırlarına ne de müşteri çevresine erişiminin bulunmadığını, davacı şirketin önemli bir zararına yol açabilecek herhangi bir haksız rekabet durumunun, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı zaman ki konumu ve çalıştığı pozisyon göz önüne alındığında mümkün olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla; bir an için müvekkilinin erişim yetkileri olduğu varsayımında dahi davalı şirket tarafından, davacı müvekkilinin rekabet etmeme borcu ile güvenlik ve gizlilik kurallarını ihlal ettiğini ispatlar herhangi bir somut delilin dosyaya sunulmadığını, diğer bir deyişle ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından, feshin haklı olduğu hususunun ispatlanamadığını, davacı şirket tarafından işbu davanın haksız kazanç sağlamak amacıyla kötü niyetle açılmış olup sözleşmede öngörülen cezai şartın hakkaniyete aykırı olarak fahiş bir bedel üzerinden geçersiz olarak düzenlendiğini, davacı şirketin işe alım sürecinde çalışanlarına matbu şekilde hem iş sözleşmesi içinde haksız rekabet hükmü koyarak hem de ayrıca rekabet yasağı sözleşmesi imzalatarak karşı edim göstermeksizin hukuka aykırı şekilde cezai şart dayatmasında bulunduğunun ortada olduğunu, davacı şirketin çalışanlarıyla aralarındaki hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra dürüstlük kuralına aykırı şekilde haksız kazanç elde etmek amacıyla bir çok eski çalışanına matbu dava açtığını, bu şekilde 35-40 arası arabuluculuk aşamasında 10'da dava aşamasında olan bir çok haksız rekabetten kaynaklı cezai şart alacağı davası bulunduğunu, bu durumun davacı şirketin MK madde 2 dürüstlük kuralına aykırı şekilde hareket ettiğini gösterdiğini, ayrıca sözleşmede öngörülen cezai şartın da hakkaniyete aykırı olarak fahiş bir bedel üzerinden belirlendiğini savunarak; öncelikle yetki ve husumet itirazlarının kabulüne, haksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında mevcut iş sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle, iş sözleşmesinde yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğinden bahisle cezai şart alacağının davalıdan tahsiline ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davalının taraflar arasında imzalanan 18/02/2019 tarihli İş Sözleşmesine ve rekabet yasağına aykırı davranışlarda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise davacının bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, davalının zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının cezai şart alacağı olup olmadığı; davalının savunması kapsamında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı, cezai şartın geçerli olup olmadığı, neticeten; davacının iş sözleşmesi ve rekabet yasağına aykırılık iddiasından kaynaklanan şimdilik 1.000,00-TL cezai şart bedelinin tahsili taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Sarıyer Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalının SGK hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi, işe giriş - çıkış bildirgeleri ile dava dışı .... Ltd. Şti. İş yeri tescil belgesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Zeytinburnu Sosyal Güvenlik Merkezinden; davalının SGK hizmet dökümü, işyeri ünvan listesi, işe giriş - çıkış bildirgeleri ile davacı şirket İş yeri tescil belgesi celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. .... Ltd. Şti.nden; davalının özlük dosyasının bir örneği celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacı şirket ile dava dışı ..... Mühendislik Ltd. Şti.'nin ticaret sicilindeki adresi, adres değişiklikleri, uğraşı konuları, işverenleri, ortakları, tam ticaret unvanları, günümüze kadarki tüm yetkili temsilcileri, ticaret unvanlarındaki değişikliklerini gösterir bilgi ve belgeler ile ticaret sicil gazetelerinin tasdikli suretlerinin mahkememize gönderilmesi istenilmiş; davacı şirket ile dava dışı ..... Mühendislik Ltd. Şti.'nin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sicil kayıtlarının incelenmesinde davacı şirketin çalışma konusunun; Teknoloji ve mühendislik konularında ARGE faaliyetlerinde bulunmak, yeni ürünler geliştirmek, prototiplerini yapmak, teknik danışmanlık yapmak, yazılım geliştirmek, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer kamu kurumları ile yurt içi ve yurt dışı savunma sanayi şirketlerinin açtığı ihalelere katılmak suretiyle ve ihalelere uygun olarak gerektiğinde ilgili mercilerden izin almak kaydıyla savunma sanayine yönelik her türlü araç, gereç, ekipman, donanım, silah ve silah parçalarının üretimini, bakımını, alım ve satımını, ithalatını, ihracatını yapmak ve ana sözleşmesinde yazılı olan diğer işler olduğu görülmüştür. Sicil kayıtlarının incelenmesinde dava dışı ..... Mühendislik Ltd. Şti.'nin çalışma konusunun; enerji motor ve çalıştırma tekniği özellikle içten yanmalı motorlar, şanzıman ve motorlu taşıtların çalıştırma sistemleri alanlarında araştırma, inceleme, analiz geliştirme, imalat ve yazılım geliştirme... ve ana sözleşmede yazılı olan diğer işler olduğu görülmüştür. Davalının SGK Hizmet Dökümü UYAP ortamından alınarak dosyaya eklenmiştir. Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davalı ile davacı arasında 18/02/2019 tarihinde akdedilen iş sözleşmesi neticesinde davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra iş sözleşmesinde belirtilen Rekabet Yasağı/Haksız Rekabet başlıklı 10.maddesini ihlal edip etmediği, ihlalin tespiti halinde davacının zararı bulunup bulunmadığı, var ise ne kadar olduğu, davalının zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, rekabet yasağına ilişkin tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının savunması kapsamında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunup bulunmadığı, cezai şartın geçerli olup olmadığı, aynı zamanda dava dışı ..... Ltd. Şti.'nin yıllara göre iş alanlarının tespiti hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM, haksız rekabet konusunda uzman bir bilirkişi ile makine bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; "...Rekabet yasağı sözleşmesinin yazılı olarak yapılması gerektiği, nitekim dosyaya mübrez sözleşmeden de açıkça anlaşıldığı üzere, taraflar arasında akdedilen Belirsiz Süreli İş Sözleşmesinin bu geçerlilik şartını taşıdığı, Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliği için aranan ikinci şartın, işçinin fiil ehliyetine sahip olmasına ilişkin olduğu; dosyaya mübrez belgelerden davalının, sözleşme kurulduğu sırada ayırt etme gücüne sahip olmadığına ve hakkında herhangi bir kısıtlılık kararı bulunduğuna ilişkin bir ibareye rastlanmadığı, akdedilen İş Sözleşmesinin davalı için 18.02.2019 tarihi itibariyle fiil ehliyetine ilişkin aksi husus gündeme gelmedikçe geçerlilik koşulunu taşıyacağı, Rekabet yasağı sözleşmesinin diğer bir geçerlilik şartının rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin olmasına bağlandığı; bunun söz konusu olabilmesi içinse, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olmasının gerektiği, şayet Mahkemece davalının, davacı şirketin iş sırrını ve/veya müşteri portföyünü bilmesi, bu bilgilere vakıf olması hususunda arz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararları ile aynı görüşte ise bu yönü ile davalının rekabet yasağına ilişkin hükme aykırı eylemde bulunduğu, ancak Mahkeme tarafından davalının önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmadığı ve davacıya önemli zarar verebilme ihtimalini taşımadığı kanaatinde olunması halinde ise davalının rekabet yasağına aykırı davranmadığı, TBK m. 445 uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin ne kadar süre ile hangi türden işleri ve nerede veya nerelerde yapamayacağı konularının düzenlenmiş olması gerektiği; dosyaya sunulan İş Akdi Protokolü ve “Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü” sözleşmesindeki rekabet yasağının, süre bakımından “2 yıl” konu olarak, iş tanımına uyan işlerde ve motor geliştirme alanlarındaki tüm işler, coğrafi olarak İş Sözleşmesinde Marmara Bölgesi, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana ile sınırlandırıldığı, taraflar arasındaki sözleşme hükmünün süre yönünden TBK m. 445 hükmüne bir aykırılığı olmadığı, ancak ilgili sözleşme hükmünün yer bakımından uygun olmayan sınırlamalar içerip içermediği hususunun da irdelenmesi gerektiği; zira ilgili hüküm uyarınca davalının İş Sözleşmesinde rekabet yasağı, coğrafi olarak Marmara Bölgesi, Ankara, İzmir, Sakarya, Adana bölgesini kapsayacak şekilde olduğu, Mahkemece taraflar arasında akdedilen protokollerdeki yer sınırlamasının “(…) davalı tarafın imzaladığı hizmet sözleşmesinin rekabet yasağına ilişkin maddesinde yer alan coğrafi alan sınırlaması, işçinin iktisaden mahvına sebep olacak düzeyde geniş bir alanı kapsadığı (…)” yönündeki Yargıtay ilamı nazara alınmak suretiyle kanun hükmüne aykırı olduğu kanaatinde olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olamayacağı ve bu kapsamda kendisinden herhangi bir cezai şartın talep edilemeyeceği, Mahkemece taraflar arasında akdedilen protokoldeki yer sınırlamasının “(…) Sözleşmede; yasağın uygulanacağı yer bakımından bir sınırlama bulunmadığı anlaşılmakta ise de davalının istifadan sonra çalışmaya başladığı işletmenin faaliyet adresi gözetilerek, TBK 445/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir müdahale yapılmak suretiyle sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin bölümünün geçerli hale getirilmesinin mümkün olduğu, tarafların sözleşme yapma iradesine uygun olarak, makul bir coğrafi alan yönünden davacının faaliyet alanı olarak İstanbul İli ile sınırlandırılarak geçerli sayılması gerektiği, davalının yasak sürede aynı iş kolunda, işe başlaması nedeniyle, sözleşmedeki rekabet yasağı kuralının ihlal edildiği, davacının davalı işçinin pozisyonu nedeniyle önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı mevcut olduğu (…)” yönündeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi’nin 13.10.2020 tarihli ilamında ulaşılan sonuçla aynı kanaatte olunması halinde davalının rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında sorumlu olacağı ve bu kapsamda cezai şartın talep edilebileceği, davalının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini; davacı şirketin bünyesinden çalıştığı süreçte edindikleri ve bu bilgilerin istifa sonrasında da davalı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tevsik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55/d uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı; Mahkeme tarafından aksi kanaatte olunması halinde davalının bu yönden sorumluluğuna gitmenin mümkün olmayacağı, Mahkemenin davacı yanın cezai şart talebinde bulunabileceği yönünde kanaate varması halinde; davalının SGK döküm belgelerine göre davalı şirkette en son 7,987.02 TL brüt ücret aldığı müşahede edildiği buna göre 7,987.02 x 12 = 95.846,4 olarak hesaplandığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının dava dilekçesinde davalının brüt ücreti olarak 6.895,63-TL belirtildiği 6.895,63 x 12 = 82.740,00 TL olarak hesaplandığı, teknik açıdan içten yanmalı motor geliştirme projelerinin talebe bağlı olarak birçok aşamadan müteşekkil olduğu, tek bir personelin tüm bilgiye vakıf olmasının beklenemeyeceği, her motor için teknik değerlerin mekanik tasarımdan kontrol yazılımına kadar farklılık göstereceği ve ayrı projeler olarak ortaya çıkacakları, bir firmada motor geliştirme projesinde bulunmanın diğer firmalarda motor geliştirme açısından tecrübe kazandırmasının hayatın olağan akışı ile uyumlu olacağı fakat mühendislikte tüm motor çizim ve projesinin aktarılması veya yazılımın birebir kopyalanması dışındaki faaliyetlerin suç teşkil etmesi durumunda dünyada motor geliştirmenin mümkün olamayacağının açık olduğu, nitekim dosya muhteviyatında bu yönde bir suça istinat edecek somut belge de bulunmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur. Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden gönderdiği 18/12/2024 havale tarihli dilekçesi ile ıslah talebinde bulunarak dava değerini arttırmış ve ıslah harcını yatırmış; ıslah dilekçesi davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK'nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ilâ 447. maddelerinde düzenlenmiştir. TBK'nın 444. Maddesinde: Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde belirtilmiş; Madde 445'de ise rekabet yasağının sınırlandırılması "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 07/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan 18/02/2019 tarihli " İş Sözleşmesi" ile davalının dava dışı ... San. A.Ş. nezdinde 18/02/2019 tarihinden itibaren analiz mühendisi olarak çalışmaya başladığı, taraflar arasındaki sözleşmenin X. Maddesinde rekabet yasağı düzenlemesi getirildiği, iş bu maddede " ... işçi işten kendi isteği ile ayrıldığı veya 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25. Maddesinde belirtilen ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri hallerdeki tavırları ile sözleşmenin feshine sebebiyet verilmesi halinde iş konusunun önemi, işverenin üretimi ve iş ilişkileri açısından gizli bilgilerini ve sırlarını öğrenmesi ve bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığından ötürü 2 yıl süre ile Marmara Bölgesi ve Ankara, İzmir, Sakarya ve Adana illerinde; iş tanımına uyan işlerde ve Motor geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamaz, danışmanlık vb. çalışmalar yapamaz ve bu şirketlere ortak olamaz, işverenin rekabet ilişkisi içerisinde olduğu şirketler ile menfaat ilişkisine giremez. İşbu hususları bildiğini ve rekabet yasağı sözleşmesini kabul ettiğini beyan ve taahhüt eder. Aksi halde işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Bu maddeye aykırı davranması halinde işçi son brüt maaşının 12 aylık tutarı kadar tazminat ödemeyi taahhüt eder" hükmünün yer aldığı, davalının 09/07/2021 tarihli dilekçesi ile 09/07/2021 tarihi itibariyle kendi isteği ile işten ayrıldığı ve kısa bir süre sonra dava dışı ... Mühendislik Ltd. Şti. bünyesinde makine mühendisi olarak çalışmaya başladığı, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu itibarla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 444. maddesi uyarınca, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu, yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının mesleki alanda edindiği tecrübe ve portföy bilgilerini, davacı şirketin bünyesinde çalıştığı süreçte edindiklerini ve bu bilgilerin istifa sonrasında da davalı şirket faaliyetlerinde kullanıldığının dosyaya mübrez belgeler ile tevsik olunmadığı; hâl böyle olunca davalının TTK m. 55/d uyarınca haksız rekabete sebebiyet verdiğine ilişkin bir ibare bulunmadığı, davalının her iki firmada çalıştığı görev pozisyonlarının farklı olduğu, sicil kayıtlarından anlaşılacağı üzere davacı şirketin teknoloji ve mühendislik konularında ARGE faaliyetlerinde bulunmak, yeni ürünler geliştirmek, prototiplerini yapmak, teknik danışmanlık yapmak, yazılım geliştirmek, Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer kamu kurumları ile yurt içi ve yurt dışı savunma sanayi şirketlerinin açtığı ihalelere katılmak suretiyle ve ihalelere uygun olarak gerektiğinde ilgili mercilerden izin almak kaydıyla savunma sanayine yönelik her türlü araç, gereç, ekipman, donanım, silah ve silah parçalarının üretimini, bakımını, alım ve satımını, ithalatını, ihracatını yapmak faaliyetlerine yoğunlaştığı, kaldı ki davalının iş sözleşmesini imzaladığı ...’ın daha çok zirai ürünler kapsamında traktör motoru ve tarım makineleri üretimi ile AR-GE faaliyetlerine yoğunlaştığı; dava dışı .... Ltd. Şti.'nin ise faaliyet alanını enerji motor ve çalıştırma tekniği özellikle içten yanmalı motorlar, şanzıman ve motorlu taşıtların çalıştırma sistemleri alanlarında araştırma, inceleme, analiz geliştirme, imalat ve yazılım geliştirme alanlarına yoğunlaştırdığının anlaşıldığı, bu bağlamda her iki firmanın sunduğu ürün grupları ve ticari anlamda faaliyet gösterdikleri alanlar itibariyle büyük oranda doğrudan sektörel rakip olarak nitelendirilebilecek kapasite benzerliğine sahip olmadıkları, davalının dava dışı ... ile imzaladığı sözleşme açısından rekabet yasağına aykırı davrandığı hususunun ve yine davalının, davacı nezdindeki çalışmaları sırasında davacı şirketin müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edindiklerinin ve bu bilgilerin kullanılmasının davacı şirketin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olduğunun ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.576,90 TL harçtan mahsubu ile artan 1.149,30 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/12/2024
Katip .... ¸
Hakim ... ¸