İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/201 E. 2024/315 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/201
Karar No
2024/315
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/201 Esas - 2024/315 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/201 Esas KARAR NO : 2024/315

DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) DAVA TARİHİ : 19/04/2023 KARAR TARİHİ : 05/07/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/07/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali - Markanın Hükümsüzlüğü) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 19/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin “...” ve “...” tanınmış markalarının sahibi olduğunu, “...” ibaresi ile müvekkili adına çok sayıda marka tescilinin bulunduğunu, müvekkilinin bu markayı taşıyan ürünlerini nizasız/fasılasız bir biçimde uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, davaya konu ... “... ...” markasının müvekkili markaları ile aynı sınıflarda 29., 30. ve 35. sınıfa bağlı mal ve hizmetler için tescil edilmek istenildiğini, bu başvuru ile müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanma amacıyla tescil başvurusuna konu edildiğini, müvekkili tarafından yapılan itirazların kurum tarafından reddolunduğunu, müvekkili markası ile dava konusu markanın SMK 5/1-ç maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır “...” ibaresini kullanmak suretiyle tüketiciler nezdinde ayırt edici hale getirdiğini, dava konusu markada “...” ibaresinin kullanımının, markaları ayırt edici hale getirmediğini, dolayısıyla vurgunun “...” kelimesi üzerinde olacağını, “...” markası, ... ...’nın .... sayılı kararı ile “Tanınmış Marka” olarak kabul edildiğini, “...” ibaresinin markada tali nitelikte olduğunu, ... tarafından daha evvel verilen çok sayıda kararda “...” ibaresinin cins, tür ve vasıf belirtmediği, aksine müvekkil şirket kullanımı ile ayırt edici nitelik kazandırılan bilinir bir ibare olduğunun açıkça ifade edildiğini, müvekkilinin markalarını uzun yıllardır kullanarak zaten ayırt edici hale getirdiğini, başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu, müvekkilinin “...” markaları üzerinde SMK m.6/3 ve 6/6 düzenlemeleri uyarınca da üstün ve gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka statüsünde korunduğunu, gerek ülkemizde gerekse de yabancı ülkelerde kullanıldığını, ...’in 23.03.2009 tarihli kararı ile de bu durumu tevsik ettiğini, müvekkilinin daha evvel de “...” markaları ile iltibas teşkil eden kullanımlara karşı çok sayıda dava açtığını, “ ...” vb. çok sayıda markanın müvekkili markaları ile benzer görüldüklerini, bu şekilde verilmiş çok sayıda emsal kararın daha mevcut olduğunu, yine bizzat davalı kurum tarafından verilmiş çok sayıda kararın daha mevcut olduğunu, dolayısıyla davalı kurumun daha önce vermiş olduğu kararlarına aykırılık teşkil eden bu kararının hatalı olduğunu, dava konusu markanın SMK 6/7 ve 6/8 maddeleri uyarınca da reddi gerektiğini iddia ederek; ... sayılı ... kararının iptali ile davaya konu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ettiği görülmektedir. CEVAP: Davalı ... vekili 03/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6/1 maddesi kapsamında markalar arasında iltibas yaratacak derecede benzerlik bulunmadığını, başvuru markası bir bütün olarak “... ...” şeklinde görülmeli, tüm unsurları ile birlikte oluşturduğu algı değerlendirilerek sonuca varılması gerektiğini, başvuruda yer alan farklılıklarla birlikte dava konusu markanın genel izlenimi davacıya ait markalardan kolaylıkla farklılaşmış olup tüketici algısında oluşacak intibanın davacının itirazına dayanak markaları ile ilişki kurulamayacak derecede görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılaştığını, ilgili tüketiciler tarafından, dava konusu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen davacı markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen ve birbirinden farklı markalar olarak algılanacağını, davalı ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, başvuru konusu marka ile davacıya ait markaların yukarıda açıklanan farklılıkları ve markaların kapsamındaki malların/hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6(1) maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı ... ŞİRKETİ'ne usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmadığından 6100 sayılı HMK m.128 hükmü uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. UYUŞMAZLIK: Dava, 5000 sayılı .... Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun m.15/C hükmüne göre açılan ... Kararının İptali ve 6769 sayılı SMK m.25 hükmüne göre açılan Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı kurumun tesis ettiği ... sayılı ... kararının hukuka uygun olup olmadığı, davalı şirkete ait ... nolu "... ..." ibareli marka başvurusunun SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca mutlak tescil engeli barındırıp barındırmadığı, bu marka başvurusu ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı, marka işlem dosyasında ileri sürülen kullanmama def'inin yerinde olup olmadığı, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olup olmadığı, SMK m.6/6 hükmü koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, davalı şirketin marka başvurusunda kötü niyetli olup olmadığı, SMK m.6/7 ve m.6/8 hükümlerinin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, tescili halinde davalı şirket markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyası ile alâkalı kayıtlar getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, hak düşürücü süre bakımından eksiklik bulunmadığı tespit edilmiş, taraflar sulhe teşvik olunmuş, arabulucuya gitme hakları hatırlatılmış, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip, özel ve teknik hususlara ilişkin bilirkişi kök ve ek raporu aldırılmış, 06/08/2015 tarih 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik'in 201/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraflara tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İşlem dosyasının tetkikinde; davalı şirketin ... sayılı "... ..." ibareli markanın tescili amacıyla gerçekleştirdiği başvurunun yapılan ilk incelemeler sonrasında ...'nca 17.05.2021 tarih ve 372 sayılı ....'nde ilan edildiği, söz konusu ilana karşı davacı yanın SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6, m.6/7, m.6/8 ve m.6/9 hükümleri kapsamında itirazda bulunduğu, davalı şirketin itiraza karşı görüş dilekçesi ibraz ettiği, dilekçesinde .... sayılı markalara ilişkin olarak kullanmama def'i ileri sürdüğü, davacı yanın marka kullanım ispat formu sunduğu, yayına yapılan itirazın ...'nca reddine karar verildiği, davacı şirketin yeniden itiraz dilekçesi ibraz ettiği, davalı şirketin itiraza karşı görüş dilekçesi sunduğu, yeniden yapılan itirazı değerlendiren ....'nun ... sayılı ... kararı ile itirazın reddine karar verdiği, bu kararın davacı marka vekiline 23.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü süre içinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu marka başvurusu 08.11.2023 tarihinde tescil edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, ibraz ettikleri deliller, marka işlem dosyası, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet marka tescil belgeleri, özel veya teknik hususlarda saptamalar barındıran bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre; İlk olarak belirtilmesi gerekir ki; davacı yana ait markalardan .... sayılı markalar müddet konumunda oldukları için aşağıda yapılacak değerlendirmede dikkate alınmamışlardır. İşlem dosyası açısından davalı yanın ileri sürdüğü kullanım ispatı talebi incelendiğinde, bu talep kapsamında kalan davacı yana ait markalardan yalnızca “...” markalarının, bir bütün olarak kullanımlarının mevcut olduğu ve yine yalnızca “sürülebilir taze peynir” mallarında kullanımlarının var olduğu, dolayısıyla bu tespite bağlı olarak dava konusu marka kapsamında yalnızca 30. sınıftaki “Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil).” ve 35. Sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer nitelikteki mal ve hizmetleri kapsadıklarının kabulü gerekeceği, bununla birlikte davacı yanın kullanım ispatı talebine konu olmayan markalarından ... sayılı markasının tescili kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamının dava konusu marka ile aynı ya da benzer olduğu, ... sayılı markasının ise yine aynı ya da benzer emtiaları kapsadığı değerlendirilmiştir. Hükümsüzlük istemi bakımından dava aşamasında kullanmama def'i ileri sürülmediği de dikkate alındığında; davacı yana ait markalar, dava konusu marka başvurusuna konu 29. ve 30. Sınıftaki malları 35. sınıftaki hizmetleri kapsamakta olup taraf markalarının kapsamları itibariyle ayrıntılı bir incelemeye tabi tutulmaksızın, benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları değerlendirmesi yapılması mümkündür. Keza yine davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki 29, 30 ve 32.sınıftaki mallar ile başvuruda yer alan 35. sınıfta ürün satışına özgülenmiş mallar arasında da mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı satışa da konu ederek ticari mevkiye çıkartacağı karinesinden kaynaklı bir benzerlik ilişkisi bulunmaktadır. Dava konusu marka incelendiğinde; başvurunun hiçbir figüratif unsur taşımaksızın “...” ve “...” kelimelerinden oluşan bir sözcük grubu markası olduğu, her iki kelimenin de bağımsız nitelikte kullanıldıkları, ortaya çıkan bütünün, kelimelerin bağımsız anlamlarından uzaklaşmış ve bütün olarak yeni bir anlam edinmiş bir söz öbeği olmadığı, “...” kelimesinin esasen bir renk adı olduğu, ayrıca özellikle “peynir” ürünleri açısından “... peynir” şeklinde kalıpsal kullanıldığında, bir ürün grubunun doğrudan adı olmakla birlikte, başvuruda anılan ibarenin bu kalıp içerisinde kullanılmadığı, “...” kelimesinin ise gıda sektöründe daha kaliteli, özenle seçilmiş ürünleri tanımlamak adına jenerik olarak kullanılan bir ibare olduğu, Fransızca’dan dilimize geçen bir gastronomi terimi olduğu, kelime anlamı olarak “lezzeti keşfetmiş, damak tadına sahip kişi” anlamına geldiği, bu haliyle markanın esas ve ayırt edici öncelikli unsurunun “...” kelimesi olacağı değerlendirilmektedir. Davacı markalarına bakıldığında ise; davacının ... markası olan “...” ibaresi birlikte kullanılmış “...” kelimesinin yer aldığı, yine davacı yanın münhasıran "...", "...", " ...", " ...", "...'...." gibi şekillerde “...” ibaresini sabit tutarak bu ibare etrafında oluşturmaya çalıştığı seri markalarının mevcut olduğu da görülmektedir. Davacı yanın “...+...” şeklinde oluşturulduğu görülen markalarında, “...” ibaresinin davacı yanın .../... markası olduğu noktasında bir tereddüt olmadığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede davacı markalarında aslen korunmak istenilen ibarenin “...” kelimesi olduğu açık olup davacı yanın yarattığı seri markalardan da bu durum anlaşılabilmektedir. Gerek dava konusu markada gerekse de davacı taraf markalarında “...” kelimesi bağımsız ayırt edici varlığını korumaktadır. Dava konusu markanın “... ...” şeklindeki yazımı, anılan ibarenin bu niteliğini ortadan kaldırmadığı gibi “...” kelimesi üzerindeki vurguyu pekiştirmiştir. Dava konusu markada hiçbir figüratif unsur yer almadığından görsel benzerlik karşılaştırması da sözcükler üzerinden yapılacak olup taraf markalarının salt bu anlamda görsel benzerlik ilişkisi taşıdıkları açıktır. Keza yine “...” kelimesinin ortak kullanımı davacı markaları ile dava konusu marka başvurusu arasında yüksek düzeyde bir işitsel ve kavramsal benzerlik de ortaya çıkarmıştır. “...” kelimesinin somut olaydaki gibi bir kullanımında “...” ibaresinin ilk anda tüketicide yaratacağı algıda “... peyniri” değil ticari bir markayı çağrıştıracağı düşünülmektedir. Zira yanında “peynir” kelimesi bulunmadığı takdirde “...” ibaresinin doğrudan tanımlayıcı bir kavram olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı gibi davacı tarafça gerek dosya kapsamına sunulan belgelerden, gerek mahkeme kararlarından, “...” ve “...” şeklindeki markasal kullanımlar ile anılan kelimenin aşağıda bilahare değinileceği üzere yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşmış olduğu da değerlendirilmektedir. Bu çerçevede davacı yanın önceki tarihli “...” veya “...” markalarınıı taşıyan mal veya hizmetler ile bir şekilde karşılaşmış, duymuş, görmüş, tecrübe etmiş ortalama bir tüketici, sonraki tarihli dava konusu markayla da benzerliği tespit olunan emtialarda (özellikle gıda sektörüne yönelik olan) karşı karşıya kaldığında, işaretler arasında “...” kelimesinden kaynaklı bu benzerlik nedeniyle bir ilişki kuracağı ve dava konusu markayı, davacı yan markalarının ürün içeriği, kalitesi itibariyle üst versiyonu gibi algılayacağı değerlendirilmektedir. Hal böyleyken tüketicinin davacı yanın “...” markalarını taşıyan ürünleri satın alırken, algılarken ve üçüncü kişilere aktarırken “...” ibaresinden bağımsız olarak anılan kelimeye markasal bir algı yükleyeceği ve artık sonraki karşılaştığı markalarda da anılan ibarenin benzer kullanımları karşısında, algısında önceki tarihli davacı markaları geleceği değerlendirilmektedir. Somut uyuşmazlık bağlamında da dikkate alınabilecek emsal nitelikteki yargı bu kararları da gözetildiğinde, “...” ibaresinin davacı yanın uzun yıllara sari kullanım ve tescilleri kapsamında özellikle “süt ve süt ürünlerinde” ciddi anlamda ayırt edicilik edinerek davacı ile anılır hale geldiği, dolayısıyla bu ibarenin 3. kişilerce doğrudan markasal etki doğuracak nitelikteki kullanımlarının, davacı markaları ile karıştırılabileceği, pek tabi “... peynir” şeklinde doğrudan ürün adı olan ve dürüst nitelikteki, bir marka içerisinde asli unsur olmayacak şekildeki kullanımları engellemesi mümkün değil ise de bu ibarenin “... peynir” kelimesinden bağımsız ve farklı bir anlam ifade edecek şekildeki kullanımlarının karıştırılma ihtimalini doğurabileceği düşünülmektedir. Somut uyuşmazlıkta da taraf markalarında “...” ibaresi ortak unsur olup bu durum işaretler arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler oluşturduğu gibi dava konusu markada başkaca hiçbir ek ve ayırt edici unsurun yer almamasından ötürü başvurunun, davacı markalarından yeterince uzaklaştığı yönünde bir kanaate varılması da mümkün olmamıştır. Bir an için “...” kelimesinin bir renk adı olmasından kaynaklı ayırt ediciliğinin, markalar kapsamındaki emtialardan bağımsız olarak, zayıf olacağı yorumu yapılabilir ise de dava konusu markadaki ek nitelikte tek unsur olan “...” kelimesinin bütünsel ayırt ediciliğe katkısı gözetildiğinde bu durum da işaretler arasında yeterli uzaklaşmaya neden olmayacaktır. Davacı yanın hükümsüzlük istemi bakımından dava aşamasında ileri sürdüğü “...” ibaresini içerir münhasır tescili de bulunduğu gibi bu ibarenin “...” üst markası ile birlikte muhtelif tescillere konu edildiği açıktır. “...” kelimesi gıda sektöründe “daha kaliteli, özenle seçilmiş ürünleri” tanımlamak adına jenerik olarak kullanılan bir ibaredir. Davacı yanın “...” ibaresi içerir markalarının tamamı 29, 30 ve 32. sınıflardaki gıda ürünlerinde tescilli olup anılan ibarenin bu emtialar yönünden ayırt edici vasfı (her ne kadar davacı yanın münhasıran bu ibare ile tescilli ... sayılı markası da mevcut ise de) yargı kararlarından da görülebileceği üzere kabul edilmemekte olup kanaatimizce de bu mahiyetteki sektör kullanımına açık kalması gereken ibarelerin kimsenin tekelinde olmaması gerektiği, bu halde salt “...” kelimesinin varlığının uyuşmazlık konusu gıda ürünleri ve gıda ürünlerinin satışı hizmetleri itibariyle taraf markaları arasında bir iltibas riski doğurmayacağı, davacı yanın “...” ibaresini esas unsur olarak içerir şekilde “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” bakımından tescilli bir markasının ise mevcut olmadığı, dolayısıyla, davacı yanın "..." ibareli markaları ile dava konusu "... ..." ibareli marka arasında davaya konu mal ve hizmetlerin tamamı bakımından ayırt edilemeyecek derecede benzerlik ve ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı yanın "..." ibaresini barındıran markaları bakımından yapılan değerlendirmede ise, sonuç olarak taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30. sınıf malların tamamı ile 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin tamamı bakımından aynı, aynı tür ya da yüksek düzeyli bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu, her ne kadar dava konusu marka bütün olarak “... ...” şeklinde ise de markadaki ... ikincil unsurunun, bahsi geçen mal ve hizmetlerde ayırt ediciliğe hiçbir katkısını olmadığı, “...” ibaresinin anılan marka içerisinde bağımsız bütünlüğünü koruduğu, dava konusu markanın bu haliyle, davacı markalarının bir serisi algısı yarattığı, karşılaştırılan markalar arasında yüksek düzeyli işitsel, kavramsal ve görsel benzerliklerin mevcut olduğu, emtia benzerliği ve işaret benzerliği bir bütün olarak ele alındığında markaların aynı iktisadi – idari kaynağa ait markalar olarak algılanabilecekleri, zira her iki taraf markasının da birebir aynı türdeki mallar ve malların satışı hizmetlerinde ticari mevkie çıkartılacağı, ortalama bir tüketicinin, bakkal veya market gibi bu ürünlerinin satışının yapıldığı bir yerde, aynı reyonlarda ve hatta aynı raflarda söz konusu markaları taşıyan ürünler ile karşı karşıya kalma riski olacağı, bu durumda tüketicinin, dava konusu markayı da davacı yanca piyasaya sürülmüş bir ürünün adı olarak düşünebileceğini, dolayısıyla, yukarıda listelenen emtiaların tamamında taraf markaları arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunmadığı, ancak; SMK m. 6/1 uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte dava konusu marka kapsamında 35.01 alt grubunda yer alan “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri.” bakımından gerek bu hizmetlerin ilgili tüketicilerinin dikkat ve özen düzeyinin nispeten daha yüksek olması, gerek davacı yanın bu hizmet grubunu kapsayan markalarının sahip oldukları bütünsel algıda, markalardaki ek unsurların varlığı gerekse de dava konusu markadaki “...” kelimesinin, bu hizmetlerde ayırt edici bir nitelikte kazanacak olduğu tespiti karşısında, bu hizmetlerin ilgili tüketicileri nezdinde, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin ortaya çıkmayacağı kanaatine varılmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı yan tarafından dosya kapsamına sunulan emsal nitelikteki mahkeme kararları ile birlikte ... sicil kayıtlarında yer alan ... sayılı tanınmış marka sicilindeki kaydı ve “...” markalarına ilişkin olarak sunulduğu görülen sair kullanım/reklam ve tanıtım delilleri birlikte göz önüne alındığında, davacı yanın “...” markalarının özellikle “süt ve süt ürünlerinde” uzun yıllara sari kullanımları sonucunda ciddi şekilde ayırt edicilik kazanmayı başardığı ve tüketici nezdinde somut ve belirgin bir ticari pozisyonunun mevcut olduğu, dolayısıyla anılan ibarenin 3. kişiler tarafından özellikle “süt ve süt ürünlerini” de içerecek şekildeki markasal kullanımlarının, davacı markalarının yıllara sari kullanımları sonucunda elde ettiği ayırt ediciliğin zayıflaması ve zaman içerisinde bu ibarenin, somut olayda da iddia edildiği şekliyle ürün cinsi, jenerik ad, ayırt ediciliği bulunmayan bir işarete dönüşmesi yönünde olumsuz bir algı doğurarak davacı markalarının ayırt ediciliğinin zayıflaması sonucunu doğurabileceği, hal böyleyken somut olayda davacı yan markalarının, özellikle “süt ve süt ürünleri” emtiaları açısından tanınmışlık korumasından da yararlanabileceği ve bu durumun işaretler arasındaki iltibas ihtimalini kuvvetlendirdiği kanaatine varılmıştır. Davacı yan her ne kadar gerçek hak sahipliği iddiasında bulunmuşsa da; dosya kapsamına dava konusu “... ...” ibaresini içerir önceki kullanımları gösterir herhangi bir delil sunmadığı, bununla birlikte “...” ve “...” ibareli markaların kullanıma yönelik sunulan delillerin, anılan markaların hali hazırda zaten tescilli markalarına yönelik olduğu, davacı yanın fiili kullanımlarının, bu nedenle davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı, zira taraf markalarının SMK 6/1 maddesi kapsamında zaten aynı, aynı tür malları kapsadıkları ve yine işaretler arasında benzerlik kurulduğu değerlendirilmektedir. SMK m.6/6 kapsamında ileri sürülen iddialar açısından yapılan değerlendirmede; davacı yanın anılan madde kapsamında, dava konusu markanın tescilini engelleyebilecek/hükümsüzlüğünü sağlayabilecek bir hakkının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Somut olayda davacı yan her ne kadar SMK m.6/7, m.6/8 hükümleri koşullarının oluştuğunu ileri sürmüşse de, dilekçelerinde salt bu hükümlerin somut olayda oluştuğu iddia edilmiş olup, bu koşulların yerine geldiğine ilişkin üzerine düşen ispat külfetini yerine getirmemiştir. Başka bir deyişle; somut olayda “...” ibaresinin ortak veya garanti markası niteliğini haiz olduğuna yönelik herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı yan markalarının genel olarak tescilli ve korumaları devam etmekte olan markalar oldukları görülmüş olduğundan, davacı yanın anılan nispi ret nedenlerine dayalı bir haktan yararlanması mümkün görülmemiştir. Somut olayda; davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların bir kısım mal ve hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemler yerinde bulunmamıştır. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından ... sayılı ... kararının İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Dava konusu ... sayılı markanın "29.SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.SINIF: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. 35.SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar. Ormancılık ürünleri. Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil). Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar. Hayvan yemleri. Malt (insan tüketimi için olmayan). Evcil hayvanlar için alta serilen maddeler; kedi kumu. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-6769 sayılı SMK m.27/6 hükmü uyarınca hükümsüzlük kararı kesinleştiğinde bir örneğinin re'sen ...'e gönderilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin düşümü ile alınması gereken 247,70 TL'nin müteselsilen davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar verildiği tarihte yürürlükte bulunan AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davanın kısmen reddolunması ve davalı ...'in kendisini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle AAÜT m.3 hükmü gereği hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 7-Davanın kabul ret oranının takdiren 1/2 olarak kabulüne, 8-Karar ve ilam harcının davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 179,90 TL peşin karar ve ilam harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 86,40 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 220,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 3.986,30 TL yargılama giderinin 1/2'si olan 1.993,15 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan 1.993,15 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-HMK m.333 hükmü gereği karar kesinleştiğinde artan avansın yatıran tarafa re'sen iade edilmesine,

Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şirketin yokluğunda, HMK m.341 hükmü gereği kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk Dairesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2024

Katip .... E imzalıdır

Hakim .... E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/201, K. 2024/315, T. 05.07.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-201-e-2024-315-k-0320d784af8d