İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/135 E. 2026/440 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/135
Karar No
2026/440
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/135 Esas - 2026/440 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/135 Esas KARAR NO : 2026/440 ............................ .................................... ................................... ......................................... .................................................. ...........................................................

DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 22/02/2023 KARAR TARİHİ : 30/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası bulunan aracıyla 08.02.2021 tarihinde trafik kazası geçirdiğini, kaza esnasında araçta yüklü olan muzların büyük kısmının zayi olduğunu, davalı şirket tarafından yalnızca 14.678,32 TL tutarında ödeme yapıldığını, ancak toplam yük zararının 95.064,40 TL olduğunu, kaza sonrası satılabilen ürün bedeli ve yapılan kısmi ödeme düşüldüğünde geriye kalan 53.864,78 TL'lik zararın davalı şirketçe karşılanması gerektiğini, taraflar arasında akdedilen kasko poliçesi kapsamındaki "Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası" teminatının, taşınan emtianın ziyaı nedeniyle üçüncü kişilere karşı doğan sorumluluğu kapsadığını, müvekkilinin yük sahibine olan borcunu banka kredisi kullanarak ödemek zorunda kaldığını, davalı şirkete yapılan zorunlu başvurulardan ve arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek, 53.864,78 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zaman aşımına uğradığını, nakliyat sigortalarında zaman aşımı süresinin 1 yıl olduğunu ve arabuluculuk başvuru tarihi gözetildiğinde davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen kasko sigorta poliçesi kapsamında yer alan Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası gereğince emtianın teminat altına alındığını, kaza tespit tutanağına göre araç sürücüsünün tali kusurlu olduğunu, ekspertiz raporu doğrultusunda hesaplanan tutarın davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen tazminat yükümlülüğünü yerine getirerek borcundan kurtulduğunu, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin haksız, mesnetsiz ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikte olduğunu, ayrıca davacının faiz taleplerine de itiraz ettiklerini belirterek, öncelikle davanın zaman aşımı nedeniyle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini savunmuştur.

04/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; ........... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı .............'nin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-a maddesini ihlal etmesi ve aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller ile ilgili 84/h maddesine göre asli kusurlu olması nedeniyle %75 (Yüzde Yetmiş Beş) Asli Kusurlu olduğu; Davalı sigorta şirketinden KASKO sigortalı ............ plaka sayılı 2004 model FORD marka ticari kamyonun maliki ve üsü davacı ..........'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafil Kanununun 52/1-a maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 (Yüzde Yirmi Beş) Tali Kusurlu olduğu; dava dosyası kapsamı ve sunulan belgeler incelendiğinde; taraflar arasında meydana gelen toplam hasar miktarı konusunda da ihtilaf bulunduğu anlaşıldığı, heyete, riziko nedeniyle hasar gören "muz” emtiası bedelini tespit konusunda kabzımal bilirkişi eklenmesi halinde sigorta şirketinin bakiye teminat yükümlülüğü yönünden değerlendirme yapma imkanı olacağı bildirilmiştir.

10/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davaya konu ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; ........... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı .............'nin, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 57/1-a maddesini ihlal etmesi ve aynı kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller ile ilgili 84/h maddesine göre asli kusurlu olması nedeniyle %75 (yüzde yetmiş beş) asli kusurlu olduğu; davalı sigorta şirketinden KASKO sigortalı ............ plaka sayılı 2004 model FORD marka ticari kamyonun maliki ve sürücüsü davacı ..........'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlal etmesi nedeniyle %25 (yüzde yirmi beş) tali kusurlu olduğu; davacının zarardan sorumlu tutulması nedeniyle; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutar nispetinde zararı rücu hakkının oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı, rücuya konu bakiye zarar tutarının 53.864,78TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kök rapordaki kanaati değiştirir bir hususa rastlanmadığı, davalı kasko sigorta şirketi vekilinin kusur oranında sorumluluk yönündeki itirazlarının takdirinin ve hukuki yorumunun Mahkeme'ye ait olduğu, davacının zarardan sorumlu tutulması nedeniyle; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutar nispetinde zararı rücu hakkının oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı, rücuya konu bakiye zarar tutarının 53.864,78TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. 04/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının zarardan sorumlu tutulması nedeniyle; davacının ödemekle yükümlü olduğu tutar nispetinde zararı rücu hakkının oluştuğu görüş ve kanaatine varıldığı, rücuya konu bakiye zarar tutarı; 53.864,78TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigortasından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davanın, Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigortası'ndan kaynaklanan alacak istemli olduğu, olay tarihi olan 08/02/2021 tarihinde davacının maliki olduğu ve davalı sigorta şirketi tarafından KASKO sigorta poliçesi düzenlenen ............ plaka sayılı aracın maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, dosya kapsamı incelendiğinde ........... Tarım Ürünleri tarafından ...........Tarım Ürünleri... Ltd. Şti.ne satılan ürünlerin davacı taşıyıcı tarafından taşıma sözleşmesine istinaden taşındığı esnada kazanın meydana geldiği, kazada araç içinde bulunan ürünlerin, yükün, hasar gördüğü, bu kapsamda 95.678,32-TL tutarında araçta yük bulunduğunun, bu ürünlerin hasar görmeyen kısmının düşüldüğünde ve davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 14.678,32-TL ödeme indirildiğinde bakiye 53.864,78-TL hasar bulunduğunun davacı tarafça ileri sürüldüğünü, bu miktarın davacı tarafından dava dışı satıcıya ödendiği, Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigortasına istinaden yapılan bu ödemenin rücuen davalı sigorta şirketinden talep edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, oluşan kazadaki tarafların kusur durumu, davalı tarafça yapılan ödeme ile hasar görmeyen kısımlar düşüldüğünde davacının davalı sigortadan talep hakkının bulunup bulunmadığı noktasında olduğu anlaşılmaktadır. Zamanaşımı def’ine yönelik incelemede: Öyleyse, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ve araç hasar bedeli istemine konu tazminat taleplerinde uygulanacak dava zamanaşımı süresi iki yıldır. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/12/2010 tarih ve 2010/17-664 Esas - 2010/689 Karar sayılı ilamı ) Öğretide de, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan davaların iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu benimsenmiştir (Eriş, G.: Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, Cilt 5, Ankara 2010, s.6105; Ulaş, I.: a.g.e., s.644; Gökcan, H.T./Kaymaz, S.:Karayolları Trafik Kanununa Göre Hukuki Sorumluluk, Tazminat-Sigorta Rücu Davaları Trafik Suç ve Kabahatleri, Ankara 2010, s.528; Doğanay, İ.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt 3, Ankara 1990, s.2957). Somut uyuşmazlıkta kaza tarihi 08/02/2021, arabuluculukta geçen süre 16 gündür. Bu itibarla 24/02/2023 günü dava açmanın zamanaşımına uğradığı gündür. Dava 21/02/2023 tarihinde açılmıştır. Özetle zamanaşımı vaki değildir.

Esasa gelince: TTK’nın mal sigortasına ilişkin genel esaslarına göre mukavelede aksine hüküm olmadıkça sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin yahut fiillerinden hukuken mesul bulundukları kimselerin kusurlarından doğan hasarların tazminiyle yükümlüdür. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen KSGŞ A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesi ve genel şartlarına göre, aracın kasko sigortacısı olan davalı sigorta şirketi, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalı davacının aracında meydana gelen gerçek zararı teminat altına aldığından, davacının aracının karıştığı trafik kazası neticesinde davacının aracında oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olacağı sabittir.

6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Olay tarihinde geçerli olan Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5.10. maddesinde, "zorunlu haller (tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma vb) hariç olmak üzere olay yerinin terk edilemeyeceği belirtilmiştir. Aksi halde sigortalı sigorta tazminatına hak kazanamaz. Öte yandan, Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5 maddesinde; ve Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5. maddesinde, taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğu belirtilmiştir. Somut uyuşmazlıkta davacının teminat dışı kalmasına sebep olacak derecede bir kusuru (ağır kusur, alkol, uyuşturucu, olay yeri terk ) bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda davacının %25 kusurlu olduğuna dair tespit de vardığımız bu sonucu değiştirmeyecektir. Olaya, mevzuata ve denetime uygun olduğu cihetiyle Mahkememizce de itibar edilen bilirkişi ek raporuna göre bakiye hasar tutarının 53.864,78 TL olduğu görülmüştür. Teminat limiti 150.000,00 TL’dir. Temerrüde gelince: Somut uyuşmazlıkta 24/05/2021 tarihli başvuruya sigortacı 10/06/2021tarihinde kısmi ödeme ile cevap vermiştir. Dolayısıyla 10/06/2021 tarihi temerrüt tarihidir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ İLE, 53.864,78 TL'nin 10/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 3.679,50 TL harçtan peşin alınan 919,88 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.759,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 919,88 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 6.678,00 TL ( ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, 7-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/135, K. 2026/440, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-135-e-2026-440-k-4c9a3feb16d6