İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1017 E. 2025/393 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1017
- Karar No
- 2025/393
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1017 Esas KARAR NO : 2025/393
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/10/2023 KARAR TARİHİ : 09/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin icra takibi konusu ..... ve ..... nolu faturalarda belirtilen malları davalıya satıp teslim ettiğini, davalının icra takibi konusu faturalarda belirtilen borcu ödediğini beyan ederek takibe itiraz ettiğini, davalının bu iddiasının doğru olmayıp müvekkilinin iş bu faturalarda belirtilen alacağının hala ödenmediğini iddia ederek; borçlunun Bakırköy ..... icra Müdürlüğü'nün ...... sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... Dokuma Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin borçlu olduğundan bahisle Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra dosyasından ilamsız usulde takip başlatıldığını, icra takibinde borcun sebebinin "..... nolu faturalardan kaynaklanan alacak 124.022,34 TL" olarak gösterildiğini, Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan ..... numaralı faturalara konu edilen malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan ....... numaralı faturalar ve bu faturalara ilgili irsaliyelerin müvekkili .... Dokuma Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni temsile yetkili olan ..... tarafından imzalanmadığını ve teslim alınmadığını, davacının borcun kabul edildiğine dair iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketi temsile yetkili olan ..... tarafından imzalanmış ve teslim alınmış faturaların ödendiğine ilişkin olup Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında takibe ve alacak iddiasına dayanak yapılan ...... ve ...... numaralı faturaları kapsamadığını savunarak; yasal dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, davacı aleyhinde alacağın %20'si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.
Uyuşmazlığın; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı savunması kapsamında davaya ve takibe konu faturaların ve irsaliyelerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, davalının kötü niyet tazminatı talebinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığı hususunun bildirildiği görülmüştür. Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının bilanço esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ....., borçlusunun ..... Dokuma Sanayi Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek toplam 129.198,89-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 14/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 20/09/2023 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, işlemiş faizlere, işlemiş faizlerin hesabında esas alınan faiz türüne ve faiz oranına, takip tarihinden itibaren işleyecek faizlerin hesabında esas alınmak üzere talep edilen faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 21/09/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; Davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Güneşli ve Güngören Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2023 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası; davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyasına göre, TARAF ŞİRKETLERİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunması halinde defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile icra takibine konu faturaların davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, BA/BS formlarında bildirilip bildirilmediği, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 14/01/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; taraf ticari defterleri incelemeye sunulmadığından ticari defterlerdeki takip tarihli alacak-borç durumu tespit edilemediği, davalı yanın dosyaya mübrez BA-BS formlarında davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 25.05.2023 tarihli ..... no.lu 60.861,78 TL tutarlı ve 16.06.2023 tarihli ...... no.lu 59.920,56 TL tutarlı faturaların davalı yan BA formunda beyan edildiği, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu mezkur faturaların davalı yanın kabulünde olduğu, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan davalı yan tarafından BA formunda beyan edilen faturaların içeriğinin davalı yana teslim edildiği kanaatine varması halinde, davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 60.861,78 + 59.920,56 = 120.782,34 TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Taraflarca verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlar Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli ...... E. ..... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli ..... E. .... K. sayılı, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli ..... E. ..... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, 14/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, taraflara yapılan ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davalı yanın dosyaya mübrez BA-BS formlarında davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 25.05.2023 tarihli ..... no.lu 60.861,78 TL tutarlı ve 16.06.2023 tarihli ..... no.lu 59.920,56 TL tutarlı faturaların davalı yan BA formunda beyan edildiği, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu mezkur faturaların davalı yanın kabulünde olduğu, davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan davalı yan tarafından BA formunda beyan edilen faturaların içeriğinin davalı yana teslim edildiği kanaatine varılması halinde, davacı yanın davalı yandan takip tarihi itibariyle 60.861,78 + 59.920,56 = 120.782,34 TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; davacı davalıdan fatura alacağı olduğunu iddia etmekte olup malı teslim ettiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı şirketin ticari defterlerini sunmadığı ancak alınan bilirkişi raporuna ve vergi dairesi yazısına göre davacının düzenlediği dava ve takip konusu faturalardan 25.05.2023 tarihli ...... no.lu 60.861,78 TL tutarlı ve 16.06.2023 tarihli ..... no.lu 59.920,56 TL tutarlı faturaların davalının BA formlarına göre kayıt altına alıp vergi dairesine bildirimde bulunduğu, bu durumda davalının, BA formu uyarınca dava ve takip konusu belirtilen faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalının iki adet fatura bedelinin ödendiği ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davacının icra takibi başlatmakta kısmen haklı olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın 25.05.2023 tarihli ..... no.lu 60.861,78 TL tutarlı ve 16.06.2023 tarihli ..... no.lu 59.920,56 TL tutarlı faturalar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 120.782,34-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (24.156,46-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin tazminat talebinin REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 8.250,64 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.560,41 TL ile icra dosyasına yatırılan 645,99 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.044,24 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 1.560,41 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı ve 645,99 TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 2.476,25 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 2.916,75 TL'sinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye 203,25 TL sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 5.000,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 4.674,28 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 8.416,55 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/04/2025
Katip ...... Hakim ......