İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1263 E. 2025/390 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1263
Karar No
2025/390
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/1263 Esas KARAR NO : 2025/390

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 29/04/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/06/2025

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin, gümrüklü antrepo işletmek üzere kurulduğunu ve gümrük gözetimi altında bulunan eşyaların konulduğu ... sahibi olup 4458 sayılı Gümrük Kanunu rejimlerine tabi olan gümrük işlemleri tamamlanmamış eşyaların Gümrük gözetiminde saklanması ve muhafazasından sorumlu olduğunu, bu surette, müşterilerin kendisine zilyetliğini devrettiği eşyaları güvenli bir şekilde muhafaza ederek depolama/saklama hizmeti sunduğunu, davalı şirketin, yurt dışından ithal etmiş olduğu ürünleri, antrepo rejimine tabi olması sebebiyle müvekkil şirketin sahibi olduğu antrepoya teslim ettiğini, işbu işlem sonucunda taraflar arasından saklama sözleşmesi niteliğinde Antrepo Sözleşmesi sözlü olarak akdedildiğini, taraflar arasındaki Antrepo ilişkisi uyarınca; Ambarlı Gümrük Müdürlüğünün 24.11.2022 tarihli ... Antrepo beyannamesine konu gümrük gözetimindeki eşyaların, beyanname tarihlerden itibaren müvekkil şirketin Gümrüklü, antreposunda muhafaza edildiğini, davalı tarafından 2022 yılında antrepo borcunun bir kısmı ödendiğini ancak 2022 yılından kalan bakiye borç ile 2023 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Ağustos aylarında sunulan hizmet bedellerinin ödenmemiş olması sebebiyle dava konusu icra takibi başlatıldığını beyan ederek davanın kabulüne, Büyükçekmece.... İcra Dairesi ....E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, İİK m. 67 uyarınca müvekkil şirket yararına icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Dosyanın öncelikle yetki itirazları doğrultusunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, müvekkili şirketinin davacıya icra takibinde belirtilen tutarda bir borcu olmadığını, A tipi antreponun, işleticisinin, stok kayıtlarını tuttuğu ve antrepoya konulan eşyada her hangi bir noksanlık olması halinde gümrük vergilerini ödemekten sorumlu olduğu genel antrepo tipi olduğunu, emtianın, dava dilekçesinde iddia edildiği üzere genel antrepoda bulunması durumunda, emtianın saklanması dolayısıyla antrepo sahibi ile kimin arasında antrepo sözleşmesinin kurulduğunun tespiti büyük önem taşıdığını, müvekkili şirketinin davacı antrepoyla hiçbir ilişkisi olmadığını, Müvekkili şirketine faturaların ödenmesi yönünde bir ihtarat yapılmadığından müvekkili şirketinin temerrüte düştüğünden söz edilemeyeceğini, ayrıca taraflar arasında cari hesap ilişkisi de olmadığını beyan ederek davanın reddine, icra takibine geçilmesinde kötü niyetli davacının İİK m. 68/son uyarınca iddia ettiği alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile fatura alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. -Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. -Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 47.540,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "9 adet fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). -Tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde uyuşmazlığın; taraflar arasında geçerli bir antrepo sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, davalı şirketin antrepo ücretinden sorumlu tutulabilip tutulamayacağı, antrepo ücretinin fahiş olup olmadığı, tarife hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır. -Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı fatura ve belgeler nazara alındığında somut olayda davacı tarafça davalı yana Gümrük Müdürlüğü'nün talimatı doğrultusunda depolama hizmeti verildiği, davalı tarafın iş bu bedelin ödenmediğinin iddia edildiği görülmektedir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. -6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. -Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. -Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). -Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası taraflar arasında geçerli bir antrepo sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, davalı şirketin antrepo ücretinden sorumlu tutulabilip tutulamayacağı, antrepo ücretinin fahiş olup olmadığı, tarife hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği, davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti amacıyla bir mali müşavir ve bir taşıma bilirkişisinden oluşen bilirkişi heyetine evdi edilmiş, düzenlenen 09/08/2024 tarihli raporda özetle; dava konusunun; taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının Asıl Alacak 47.540,00 TL alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu,Taraflar arasındaki ihtilaf konularının; davacı şirket tarafından işletilen antrepoya davalıya ait 138 kg brüt ağırlığındaki eşyanın konulması nedeniyle davacı şirket ile davalı şirket arasında antrepo ilişkisinin kurulup kurulmadığı, kurulduysa davalı şirketin antrepo icra takibine konu antrepo ücretlerinden sorumlu olup olmadığı ve miktarı ile temerrüt faizi hususlarında ortaya çıktığının anlaşıldığı, Davacı taraf 2023 yılında ayında BS Formlarında 2 adet KDV hariç 16.000 fatura Satım bildiriminde bulunduğu görüldüğü, Davalı taraf 2023 yılında ayında 2 adet KDV hariç 16. TL BA Formlarında bildirildiği görüldüğü, detaylıca verilen davacı taraf 2023 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı taraf davalı tarafın davalı tarafa yukarıda seri numaraları ve tarihleri belirtilen faturalarla toplam 31.540,00TL tutarın da emtia/hizmet sattığı, sattığı bu emtialara/hizmete karşılık davalı taraftan tahsilat yapılmadığı, böylece davacı tarafın yasal defter davalı taraftan 31.540,00TL alacak kaydının olduğunun tespit edildiği; Alacağın cari hesaba dayanması sebebiyle borçluyu temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmadığından davacının takipten önce işlemiş faizde bulunamayacağı ancak mahkemenizce İşlemiş Faiz talebi hak kazandığı kanaati hasıl olur ise fatura alacağı üzerinden işlemiş faiz hesabı 213,22 TL olduğu hesaplandığı, Davalı Tarafın tüm iletişim yolları kullanılarak ....com ve .... (Baro Levhası, internet, kaleme sorma v.s.) ulaşılmaya çalışıldığı, ancak ulaşılamadığı, Davalı Tarafın Ticari Defterleri Bildirir bir adresinde mevcut olmadığı göz önüne alındığında; Tarafların HMK. 218. Madde mucibi ilgili defter ve belgeleri talep edebilmesi ve inceleyebilmesi için, tarafların Mali Müşavirinin ve vekillerinin aktif mail adreslerinin yazılı olarak, mahkememize veya kendisine mail yolu ile, makul bir süre içinde (bildirilmesi ve iş bu talebin taraflara da UETS ile tebliğ edilmesi gerektiği, Antrepo Gümrük ve Lojistik İşlemleri Yönünden İse; Davacı şirket ile davalı şirket arasında davalı şirkete ait ithal emtiasının davacı şirket tarafından işletilen antrepoya koyulmasıyla birlikte 24.11.2022 tarihinde kurulan antrepo sözleşmesi gereğince davacının Gümrük Mevzuatı, TBK (m.574), tarife, ticari teamül ve alışkanlıklara uygun bir ücret talep etmeye hakkı bulunduğu; Davalı şirkete ait 138 kg ithal eşyanın davacı tarafından işletilen antrepoda 24.11.2022-31.08.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde 280 gün ücret karşılığı saklanmış olduğunun değerlendirildiği; Davalı şirketin, dava konusu eşyaya ilişkisini devam ettirdiği ve davalı şirket vekilinin eşyayı gümrüğe terk veya tasfiye talebi gil leme tabi tutulmasını istediklerine dair savunmalarda bulunmaması gözetilerek 2010/041 sayılı Başbakanlık genelgesinin işbu davaya konu talep bakımından uygulanmasının yerinde olmayacağı, bu nedenle taraflar arasındaki antrepo ilişkisinin halen devam ettiğinin (numune 4) alınmasından kaynaklı sürecin (inceleme vb.) devam etmesinden dolayı antrepoda kalıyor olabileceği) değerlendirildiği; dava dosyasında davacı şirketin uyguladığı antrepo ücret tarifesine rastlanmadığı, ancak emsal tarifeler üzerinde yapılan hesaplamaya göre davacının 24.11.2022-31.08.2023 tarihlerini kapsa şekilde 280 gün için antrepo ücretinin 749,00 Euro ve takip tarihindeki TCMB kurlarına göre yukarıdaki şekilde 15.349,33 TL olarak hesaplandığı; davacı şirket tarafından düzenlenen fatura bedelleri içinde TTK m.1530 gereği davalı şirketin ihtara gerek olmadan temerrüde düştüğü varsayımına dayalı temerrüt faizinin de bulunduğu, ancak davacı şirketin KOBİ olamayacağı ve sunduğu hizmetin de KOBİ hizmeti değil ithalat gümrük işlemlerinin bir parçası olarak geçici depolama yeri olarak antrepoculuk hizmeti olduğu ve ithalatçı davalının gümrük bölgesindeki id le kurulan sınırlı sayılı antrepo işletmelerinden birinden bu hizmeti olmak zorunda olduğu ve bu nedenlerle TTK m.1530 hükmün davacı şirket yararına somut olayda uygulanma olasılığının bulunmadığı; bu nedenlerle davacı şirketin takip tarihinden itibaren (kaldığı alacağın TL olarak miktarı da bu tarihteki TCMB kurlarına göre hesaplamıştır.) TL olarak talep ettiği alacağı üzerinden avans faizi oranında faiz talep edebileceğinin değerlendirildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası, tarafların beyan ve itirazları irdelenerek gerekli görülmesi halinde seçenekli hesaplama yapılmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 17/12/2024 tarihli ek raporda özetle; dava dosyasında davacı şirketin uyguladığı antrepo ücret tarifesine rastlanmadığı, ancak emsal tarifeler üzerinde yapılan hesaplamaya göre davacının 24.11.2022-31.08.2023 tarihlerini kapsa şekilde 280 gün için antrepo ücretinin 749,00 Euro ve takip tarihindeki TCMB kurlarına göre yukarıdaki şekilde 15.349,33 TL olarak hesaplandığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.

-Mahkememiz dosyası, takibe konu faturaların tek tek irdelenerek davacı taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, bilirkişi raporunda açılış fişi olarak kayıtlı 3.540,00 TL miktarlı kaydın takipte fatura alacağı olarak talep edildiği anlaşılmakla belirtilen kayıt yönünde takipte belirtilen fatura kaydının defterlerde yer alıp almadığı ve tarafların beyan ve itirazları tek tek irdelenmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş; bilirkişi tarafından düzenlenen 28/02/2025 tarihli ek raporda özetle; davalı şirkete ait 138 kg ithal eşyanın davacı tarafından işletilen antrepoda 24.11.2022-31.08.2023 tarihlerini kapsayacak şekilde 280 gün ücret karşılığı saklanmış olduğunun değerlendirildiği, davalı taraf 2023 yılında ayında 2 adet KDV hariç 16.000 TL BA Formlarında bildirildiği görüldüğü, davacı taraf 2023 yılında ayında BS Formlarında 2 adet KDV hariç 16.000 fatura Satım bildiriminde bulunduğu, antrepo üccretinin: Dava dosyasında davacı şirketin uyguladığı antrepo ücret tarifesine rastlanmadığı, ancak emsal tarifeler üzerinde yapılan hesaplamaya göre davacının 24.11.2022-31.08.2023 tarihlerini kapsa şekilde 280 gün için antrepo ücretinin 749,00 Euro ve takip tarihindeki TCMB kurlarına göre yukarıdaki şekilde 15.349,33 TL olarak hesaplandığı, cari hesap alacağının detaylıca verilen davacı taraf 2023 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacı taraf davalı tarafın davalı tarafa yukarıda seri numaraları ve tarihleri belirtilen faturalarla toplam 31.540,00TL tutarın da emtia/hizmet sattığı, sattığı bu emtialara/hizmete karşılık davalı taraftan tahsilat yapılmadığı, 3.540 TL açılış fişine konu faturanın da BA-BS ile bildirilmiş, faturaya dayandığı tespit edilmekle, böylece davacı tarafın yasal defter davalı taraftan 31.540,00TL alacak kaydının olduğunun tespit edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. -Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. -Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura bedellerinden "....ardiye hizmet alacağı 3.540,00 TL, ... ardiye hizmet alacağı 4.000,00 TL, ... ardiye hizmet alacağı 4.000,00 TL, ... ardiye hizmet alacağı 8.000,00 TL, .... ardiye hizmet alacağı 8.000,00 TL, .... ardiye hizmet alacağı 4.000,00 TL, ... ardiye hizmet alacağı 8.000,00 TL" olmak üzere toplam 7 adet faturanın davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Takip konusu edilen "... ardiye hizmet alacağı 4.000,00 TL, ... ardiye hizmet alacağı 4.000,00 TL" olmak üzere iki adet faturanın ise ibraz edilen davacı kayıtlarında yer almadığı anlaşılmaktadır. -Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan 7 adet olmak üzere toplam 31.540,00 TL bedelli faturaların usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. -Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu bakiye fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın kısmen iptali ve davanın kabulüne karar verilmiştir. -Buna göre her ne kadar davalı tarafça davacı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunmadığı iddia edilerek takiplere itiraz edilmiş ise de gümrük işleri tamamlanana kadar eşyanın geçici depolama statüsünde yasal mevzuat uyarınca davalı şirkete ait eşyanın davacı şirket tarafından işletilen antrepoya konulduğu, iş bu hizmetin davalı yararına yasal mevzuat gereği davacı tarafça yerine getirilediği, iş bu bedelden davalının sorumlu olduğu sabit olduğundan davalı tarafça yapılan itirazların iptaline karar vermek gerekmiştir. -Bakiye fatura bedeli alacağı yönünden ise davacı tarafın kendi kayıtlarında yer almayan alacak yönünden talebinin yerinde olmadığı, bu hususun aksinin davacı tarafça alacağın varlığı yönünden ispat edilemediği görülmekle reddine karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. -Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve gümrük kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; -Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 31.540,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına, -Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 6.308,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.154,50-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 574,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.580,33- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 574,17-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,80 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 335,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 8.605,55-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%66,34) göre hesap edilen 5.709,28-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 16.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%66,34) göre hesap edilen 2.069,94-TL'sinin davalıdan, 1.050,06-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025

Katip ... Hakim ... E-imzalıdır E-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1263, K. 2025/390, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1263-e-2025-390-k-f288a1452af1