İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/995 E. 2026/184 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/995
- Karar No
- 2026/184
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/995 Esas KARAR NO: 2026/184 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/12/2022 KARAR TARİHİ: 25/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı yan arasında ------- çatı geri telleri ile mahkum acil çağrı sistemi yapımı konusunda anlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirtilen işlerin yapımı için gerekli yapım bedellerinin tamamı davalı yana ödendiğini, müvekkili şirket her ne kadar sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirerek yapım bedelinin tamamını davalı yana ödemiş olsa da davalı yan, sözleşme ile taahhüt ettiği tarihte işi eksiksiz bir şekilde bitirmediğini, taraflarına düşen edimleri gereği gibi ifa etmediğini, müvekkili şirket tarafından davalı yana işin tamamlanması amacıyla defalarca ek süre verilmesine rağmen kurum temsilcileri tarafından düzenlenen tutanaklardan da açıkça anlaşılacağı üzere davalı yanca yapılması taahhüt edilen işler zamanında ve eksiksiz bir biçimde teslim edilmediğini ve taraflarınca ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, eksik yapılan işlemlerin üçüncü kişi marifetiyle tamamlatılacağı ve bu işlemden kaynaklı bedellerin rücu edileceği ihtar edildiğini, müvekkil şirket davalı yanca eksik yapılan işlerin tamamlanması amacı ile ---- sözleşme yapmış olup, ekte sundukları faturalardan anlaşılacağı üzere söz konusu şirkete malzeme ve hizmet bedeli olarak bugüne kadar ---- ödeme yaptığını, ödemelerin devam etmesi nedeniyle mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkili şirket tarafından ödenen ücretler net olarak hesaplanacağını, bu bağlamda davalı yanca sözleşmeden kaynaklı edimlerin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeni ile TBK md.473'ten kaynaklı haklarını kullanarak eksik işleri üçüncü şahsa tamamlattıran müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı şimdilik ----- davalı yandan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin tüm dava, hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla; eksik işlerin tamamlanması amacıyla müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin tazmini için şimdilik ----davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğradığını ayrıca hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, müvekkili şirketin davaya konu çalışmalarda sistem üretmiş olup dava dilekçesinde, ihtarnamede ve geçici kabul tutanağında belirtilen eksikliklerde müvekkilinin sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, davacı yanın iddialarını destekler müvekkilline yaptığı bir sözleşmesi de bulunmdığını, müvekkilin işi sadece ------ gereği üretim olup bu hususta davacıya gönderilen faturalarını dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkilinin, kurulduğu dönemden bugüne kamu kurumlarının ve kamu kurumlarının ihalelerini alan şirketlerin "elektronik ve yazılım alanında ----- geliştirmekte, üretim yapmakta ve ürettiği projelerle ilgili devreye almak vs." işlemleri ile ilgili resmi kurumlara ve şirketlere hizmet vermekte olduğunu, davalı tarafın dava konusu projelerin ihalesini ---- almış olup bu projelerle ilgili; ----- için müvekkili şirket ile sözlü ve yazılı olarak görüşmüş olup karşılıklı anlaşma sonrasında müvekkilinden hizmet satın almak üzere ekte sunulu ------- üzerinden malzeme temin ettiğini, davalının iddia ettiği gibi ortada bir sözleşme olmadığı gibi müvekkilinin sorumluluğunda da eksik kalan herhangi bir iş bulunmadığını, davalı şirket yetkilisinin e-mail ve fiyat listesi teklifi sonrasında müvekkilinin de sözlü oluru ile birlikte taraflarca karşılıklı anlaşma sağlandığını, taraflar anlaşma sonrası edimin ifası hususunda gerek sözlü gerekse de ------- üzerinden müvekkili şirketle yetkilisi ile görüştüğünü, davacının iddia ettiği --------- müvekkilinin davacıya ar-ge hizmeti ve ürün temin hizmeti verdiğini, müvekkilinin ekte sunulu faturalarda bilgileri yazılı malzemeleri ve ekipmanları ürettiğini, davacının iddia ettiği gibi geçici kabulde belirtilen eksik işlerin sorumlusunun müvekkili değil davacı olduğunu, müvekkil şirketin, davacı şirket ile yapmış olduğu anlaşmada ekte sunulu faturalarda da görüleceği üzere yalnızca malzeme üretimi gerçekleştirdiğini, gerek bu projede gerekse de müvekkilinin davacı ile birlikte olduğu tüm projelerde montaj sorumluluğu müvekkili şirkette olmadığını, bununla ilgili müvekkilline bir anlaşması olmadığı gibi zaten dava dilekçesinde de buna ilişkin bir belge de sunamadığını, davacı tarafın, bir önceki projelerde olduğu gibi pano montajlarını şantiyenin elektrik taşeronuna yaptırdığını, bu montajlar hatalı ve sağlıksız bir şekilde yapıldığını ve montaj yapanlar halatları çekmediği için müvekkilinin ürettiği ürünler kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle müvekkilinin ürettiği ürünler davacı tarafından bir kenara yığılıp atıl hale gelince müvekkilinin de mağdur olmamak ve ürünlerin zayi olmaması adına davacıya durumu bildirdiğini, davacı tarafın işin ivedi olarak bitmesi gerektiğinden müvekkilinden destek istediğini ve eldeki mevcut çalışanlarla kendilerince bir ekip kurarak halatları imece usulü çekmeye başladığını, müvekkilinin de ürünlerin çalışır teslim edebilmek adına bu ekibin başında beklemek zorunda kaldığını kendi işlerini yapamadığını ve bundan dolayı da sorunlar yaşadığını, bu aşamada müvekkilinin davacıya kendilerinin ---------- olduğunu her ne kadar imece usulü yardım etmeye çalışsalar da bu iş ile ilgili yetkin olmadıklarını ve bir profesyonel ekip bulmasını tavsiye ettiğini, hatta ve hatta bir firma da bulduğunu fakat davacı şirket yetkilisi bu kişileri çalıştırıp ücret vermekten imtina ettiğini, davacı tarafın geçici kabule kadar ortalığın düzeltilmesi gerektiğini, birkaç firmayla görüştüğünü yüksek fiyat istediklerini belirterek müvekkilinin taleplerini ekstra masraf olacağı gerekçesi ile reddettiğini, müvekkilinin de masrafların yüksek olması gerekçesi üzerine bir firma bulduğunu ve uygun bir fiyatla tüm işleri yapacağını böylece kendisinin de devreye alma işlerini tamamlayacağını belirtmiş olsa da davacıdan bununla alakalı olumlu bir dönüş alamadığını, davacının davaya konu ettiği eksikliklerin müvekkilin kusurundan değil davacının işini savsaklaması nedeniyle ortaya çıkmış bu süreçte müvekkilinin de mağdur olduğunu, müvekkilinin davacıyla anlaşması gereği ihtiyaç olan ekipmanların üretimini yapıp çalışır halde teslim etmesi gerektiğini, müvekkilinin ürünlerin üretimini bitirdiğini ve anlaşma gereği davalıya fatura ettiğini, davalı tarafın da bu faturalara istinaden tüm ödemeleri koşulsuz şartsız yaptığını, ayrıca müvekkilinin bu faturalara karşı ödemeleri tam olarak alamamış olmakla bu hususta dava ve alacak haklarının saklı olduğunu, fakat akabinde davacı kendi sorumluluğunda olan işleri hala bitiremediğinden sistem ekipmanlarının (elektronik kartlar, sensörler, halatlar, vidalar vb) davacı tarafça bir türlü devreye alınamadığını, müvekkilinin de devreye almak için davacıdan haber beklerken farklı işleri yapmak üzere ekibini çektiğini, sonrasında kontrol için sahaya gittiğinde diğer işlerinden ötürü müvekkilinin ürettiği malzemelerin atıl durumda bırakıldığını ve kullanım dışı kaldığını fark ettiğini ve buna müdahale ederek eksik hususların giderilmesini defalarca sözlü ve mesajda talep ettiğini, hatta ve hatta çeşitli nedenlerle zayi olan ( elektrik arızası, hırsızlık, yağmur vs ) ürünleri de yeniden tamir ettiğini ya da yenisi ile değiştirmiş olup bu hususta da kendisine ödeme yapılacağı belirtildiğini fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, tüm malzemelerin kilitli olmayan bir odaya gelişi güzel bırakıldığını, kalan elektronik kartların koruma kabından çıkartılarak üst üste bir kutu içerisine atılarak tutulduğunu tespit ettiğini, bu kartların bu şekilde bir çoğunun arızalanma ihtimaline karşı kartları geri götürerek arızalarını giderip hızlıca tekrar sahaya gönderdiğini, davacının kusuru nedeniyle ekstra bir çaba sarf ettiğini ve bu çalışmasının karşılığını da alamadığını, nihayetinde --------- tarihinde tutanak tutarak durumu davacıya bildirdiğini davacı tarafın imzadan imtina ettiğini, müvekkilinin de bu tutanağı whatsapp uygulaması üzerinden davacıya gönderdiğini, davacı tarafın müvekkilinin tutanak tutması akabinde müvekkiline husumet beslediğini, yan yanayken ------tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, müvekkilinin de bu süreçte şantiyede çalışmaya devam etmekte müvekkiline de sürekli mesajlaşarak talimatlar vermekte olduğunu, davalı tarafın bilinçli bir şekilde müvekkilinin ve çalışanlarının şirkette olmadığını bilerek ihtarnameyi şirket merkezine gönderdiğini ve usulsüz tebligat yapıldığını, öyle ki bu ihtarname iş yeri kapısına yapıştırılmadığını komşusuna bilgi verilmediğini ve bir şekilde muhtara verildiğini, müvekkilinin yukarıda izah edildiği gibi çalışmaya devam ederken davacı taraf ------- tarihinde sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin müvekkilinin işini savsaması nedeniyle yapıldığını öne sürmüşlerse de müvekkilin yaptığı işin çok çok üstünde bir sözleşme olup müvekkilinin işleri ile bir ilgisi de bulunmadığını, proje sahasında müvekkilin ürettiği sistemi devreye alma aşamasında hazır olması gereken altyapı davacının kusuru nedeniyle hazırlanamadığını, bu nedenle müvekkilinin anlaşma gereği ürettiği malzemeler kullanılamadığını, davaya konu proje sahasında davacı işi bilmeyen kişilere işi yaptırmasından ötürü -------- sonlandırmaları yapılamadığını, hangi kablonun nereye ait olduğu belirlenmediğini, altyapı eksik ve hatalı olduğunu, şöyle ki avlulardan gelen data kablolarının hepsi yanlış çekildiğini, yine sistemin çalışması için gerekli olan elektrik hatları çekilmediğini ve elektrik prizleri montajları davacı tarafından yapılmadığını, network sistemi ile alakalı sürekli sorunlar yaşandığını, bunların düzeltilmesi için sürekli zaman kaybedildiğini, bu nedenle de müvekkilinin bir türlü edimini ifa edemediğini, bu durum davacıya defalarca bildirildiğini, bu nedenle davacı 3. şirket ile anlaşmışsa da bu işi zaten yapması gereken hatta ve hatta gecikmiş olduğu bir iş olup bundan ötürü müvekkili şirketi suçlaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket ile --------- şirketin arasındaki anlaşma itibari ile müvekkilinin de sahada olduğundan ilgili şirketin fatura kesim tarihinde işi bitirmiş olması imkansız olduğunu, kaldı ki müvekkilinin tüm malzemeleri teslim etmişken ilgili şirketin fatura açıklamasında bu işlemleri yeniden yapıyormuş gibi belirtmesi de suç teşkil etmekte olup tüm bu hususların mahkemece araştırılması talepleri olduğunu, davacının da bildiği üzere hiçbir şirket bu kadar kısa sürede bu işi bitiremeyeceğini ki uzman bilirkişi raporunda da bu durum ortaya çıkacağını, davacı tarafın, müvekkilinin edimini ifa edememesi adına neredeyse elinden gelen her şeyi yaptığını, davacının kendisinden kaynaklı sorunları bir türlü çözmediğini, ihaleci şirket davacıyı zorladıktan sonra davacı çözüm aramaya kalkıştığını, müvekkilinin davacıya karşı tüm sorunları tutanak altına almış davacı imzadan imtina ettiğini, davacı tarafın güvenlik zaafiyeti işin gecikmesine neden olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle usulden reddine, davacının müvekkili şirkete gönderdiği tebligatın usulsüz tebliğinin tespitine, mahkeme aksi kanaatteyse davaya konu ihtarnamenin usulsüz tebliğ edilmesi, davacının müvekkil şirket ile var olduğunu iddia ettiği sözde sözleşmeyi sunmaması ve anlaşmaya vardığı 3. şirketin yeterliliğinin olmamasının tespiti ile müvekkilinin kusuru olmamasından ötürü karşı dava açma hakkı saklı kalmak kaydı ile huzurdaki davanın esasen reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce; ---- üzerinden istenilmiş; ilgili vergi dairelerinden davacı ve davalı şirketlerin ---- celp edilmiş, davacı tarafın tanıkları dinlenilmesi için ----- Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, ------ Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak Mali Müşavir bilirkişiden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiş, mahkememizce resen seçilen bir mali müşavir, bir inşaat ve bir elektrik mühendisi bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili ---tarihli ıslah dilekçesi ile --- bedelle açmış oldukları dava değerini,--- arttırarak toplamda ---olarak ıslah etmiş ve iş bu ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.Dava, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi bulunduğu, davalı yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmediği iddiasıyla eksik işlerin tamamlanması için davacı tarafından ödenen bedellerin tahsili istemine ilişkin olup, davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Davacı vekili taraflar arasında sözlü eser sözleşmeleri bulunduğunu, iş bedelinin davalı yükleniciye avans olarak ödendiğini, davalı yüklenicinin taahhüt ettiği eseri zamanında teslim etmediği gibi, eksiksiz şekilde taahhüt edildiği şekilde de tamamlamadığı, bu nedenle taraflarınca ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği, eksik yapılan işlemlerin üçüncü kişi marifetiyle tamamlatıldığı ve işbu dava ile de üçüncü kişiye ödenen bedellerin rücuen tahsilinin talep edildiği, davalı tarafın ise akdi ilişkiyi kısmen reddettiği, davacı tarafa salt ar-ge hizmeti ve ürün temin hizmeti verdiklerini, aralarında davacının bahsettiği kapsamda bir sözleşme bulunmadığını savunduğu anlaşılmıştır. TBK'nın 470. vd maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi her hangi bir şekil koşuluna bağlanmamış olup, taraflar sözlü olarak da eser sözleşmesi akdedebilir. Eser sözleşmesi ilişkisinin varlığı kural olarak yazılı veya kesin delillerle ispatlanmalıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı uyuşmazlık konusu değildir. TBK hükümlerine göre eser sözleşmeleri şekil şartına bağlanmamış ise de eser sözleşmesinin reddi halinde ispat konusunda genel ispat koşulları geçerli olup, uyuşmazlığa konu bedel dikkate alındığında HMK'nın 200. maddesine göre yazılı belge ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığından ve davacı yan taraflar arasında ------- çatı geri telleri ile mahkum acil çağrı sistemi yapımı konusunda anlaşıldığını ileri sürdüğünden ve bu iddia da davalı yanca olduğu gibi kabul edilmediğinden bu hususu ispat külfeti davacı taraftadır. HMK'nın 190. maddesine göre ispat yükü üzerinde olan davacı, davalı tarafından inkar edilen hukuki ilişkinin ispatı yönünde yazılı bir delil sunmadığı gibi davacının dayandığı ticari defter, fatura ve diğer deliller HMK'nın 202. maddesinde belirtilen delil başlangıcı niteliğinde de olmadığından ispat yönünde tanık dinlenilmesine olanak bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı tarafın, taraflar arasında ------ çatı geri telleri ile mahkum acil çağrı sistemi yapımı konusunda anlaşıldığı ve davalının sözleşme gereği edimlerini eksiksiz ve süresinde yerine getirmediği, bu sebeple işin üçüncü kişiye yaptırıldığı yönündeki iddiasını yazılı ve kesin delil ile ispatlayamadığı, -------- ilamında belirttiği üzere davacı açıkça yemin deliline dayanmadığından yemin delili de hatırlatılamadığından, emsal nitelikteki ----- Hukuk Dairesinin :-------- K. Sayılı ilamları da nazara alınarak açılan davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle): 1-)Davanın REDDİNE, 2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile arta kalan 147.956,20 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibariye yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4. md uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/02/2026