İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/107 E. 2026/185 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/107
Karar No
2026/185
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/107 KARAR NO : 2026/185

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/02/2023 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026

DAVA: Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin, Marmara Kurumlar VD. ...... numaralı vergi mükellefi olduğunu, sicilin İST ...... numarasında kayıtlı ..... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin 600.000 paya sahip hissedarı olduğunu, müvekkilinin davalı şirkette %33.3 oranında hissesinin mevcut olduğunu, müvekkili tarafından, davalı şirketin ortaklarından biri olarak TTK 614. maddesinde tanınan hakkına istinaden Büyükçekmece ..... Noterliği ..... Yevmiye Numaralı 05.12.2025 tarihli ihtarnamesinin davalı şirkete ve davalı şirket müdürleri ..... ile ......'a tebliğ edildiğini, ..... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin envanter defterini, yevmiye defteri ve defteri kebirlerinin incelenmesi husunda talepte bulunulduğunu, ..... Plaza'dan başka şirketin önemli miktarda malvarlığını oluşturan ve satışa çıkarılan menkul ve gayrimenkullerinin olup olmadığı hususunda bilginin talep edildiğini, ...... Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ..... Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ne kadar borcu bulunduğunun, zikredilen şirketler arasında karşılıklı kesilen alış satış faturalarının, karşılıklı para transferlerine ilişkin hesap dökümleri ve dekontların ve cari hesapların ve ticari defterlerin incelenmesi hususunda talepte bulunulduğunu, bilgi talep edildiğini, ........ Dış Ticaret Limited Şirketi'nde şirket müdürlerinin dolandırıldığının iddiasının duyulduğunu, şirketin ..... şubesinde 100.000 dolarlık yangın tesisatının şirket müdürlerince 500.000 $'a yaptırıldığının söylendiğini, davalı şirketin müdürlerinin davalı şirketi zararına iş ve işlemler gerçekleştirmekte olduğunu, şirkete mahkemenizce özel denetçi atanması ve şirketinin dava dışı ........ Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim şirketiyle olan para aktarımlarının, örtülü kazanç sağlamaya yönelik işlemlerini ve iki şirketin ticari defterleri üzerinden davalı şirketin bu işlemlerden zarara uğrayıp uğramadığının detaylı olarak incelemesi şirketin ticari faaliyetlerin devamlılığı için önem arz ettiğini, bu sebeplerle davalarının kabulünü ........ Dış Ticaret Limited Şirketi'ne özel denetçi tayinini, özel denetçinin tarafından ........ Dış Ticaret Limited Şirketi ile dava dışı ........ Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi arasındaki tüm ticari defterlerin, para transferlerinin, şirket defterlerinin ve iki şirket arasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin ödemelerin yapılıp yapılmadığının tespiti ile şirket harcamalarının piyasa değerlerinin ve olması gerekenin üzerinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan ödemelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti bakımından banka hesap dökümlerinin ve sair kayıtların incelenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: müvekkilinde davaya konu bonoların bulunmadığını, davaya konu icra takibinin dayanağının olmadığını, borçlu .....'dan sadır olan delil başlangıcı niteliğinde belge bulunmadığını, davanın niteliği itibari ile yazılı delil başlangıcı ile ispatlanamayacağını, miktarı itibari ile davanın yazılı delil ile ispat edilmesi zorunlu olduğunu, davacı vekilinin kısmi dava açmak suretiyle açtığı davaya inanılmadığını beyanla; açılan davanın reddi ile haksız ve kötü niyeli olarak açılan takip nedeniyle takibe konu miktarın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı hususunda olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 02/01/2026 tarihli ara kararı ile davalı ...... yönünden tefrikine karar verilmiş, tefrik akabinde dosya Mahkememizin 2026/6 esasına kaydı yapılmıştır. Davacı vekili 16/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava değerinin 1.000,00-Euro'dan 68.910,31-Euro'ya yükselttiğini beyanla ıslah harcını da yatırmıştır. Davacı taraf, tefrik edilen dava dosyası davalısı ..... ile dava dışı şirketin hisse satışı bedeli olarak davalının hesabına 200.000 Euro yatırdığını, hisse devrinin gerçekleşmemesi üzerine ödenen hisse bedelinin iadesi konusunda tarafların anlaştıklarını, davalı ..... AŞ'nin sözleşmenin yerine getirilmesi konusunda davalı ...tarafından davacıya 20 adet bono verildiğini, davacının ise bono asıllarını tahsil için dava dışı Av....... 'a teslim ettiğini, bonoların tahsil edildiğini ancak 65.000 Euro bakiye bedelin ödenmediğini belirtmiştir. Av......'ın davalı ..... AŞ'nin hisselerini devraldığını, vekili sıfatıyla tahsil ettiği paradan bakiye 65.000 kaldığının dekontlarda belirtildiğini, garantör sıfatı bulunan davalı ..... AŞ'nin bu sebeple sorumlu olduğunu, bu dekontların delil başlangıcı sayılacağından bahisle itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Davalı .......AŞ vekili, davacı ile Av....... arasındaki vekalet ilişkisinin davacının vatandaşlık sorunlarının giderilmesi için kurulduğunu, bonoların tahsili konusunda yetkilendirilmediğini, akabinde azledildiğini, dolayısıyla bono asıllarının kendilerinde bulunmadığını, davacıya mesaj gönderildiği iddiasını kabul etmediklerini, etmiş olsalar dahi delil başlangıcı sayılamayacağını belirtmiştir. Davacı taraf hisse bedeli iadesine karşılık olarak kendisine verilen ve tahsili gerçekleşen bonolardan bakiye 65.000 Euro alacaklı olduğunu belirtmiştir. HMK'nın 187. maddesi gereğince ispatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Aynı Kanun'un 190. maddesinde ise ispat yükü düzenlenmiş olup, "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " düzenlemesi bulunmaktadır. Bir bononun aslının borçluda olması kural olarak ödemeye karine teşkil eder. Aksinin, bono alacaklısı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda, bono bedellerinin tahsil edildiği ve bakiye 65.000 Euro kaldığı, davacının iddiasıdır. Buna karşılık davacı tarafça bono asılları ibraz edilememiş, bono bedelinden bakiye 65.000 Euro kaldığı iddiası da ispatlanamamıştır. Davacı taraf, dava dışı ...... tarafından gönderildiği belirtilen dekontta yazılı ibarenin delil başlangıcı niteliğinde olduğunu belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 199. maddesinde; ''Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.''düzenlemesi mevcuttur. HMK'nın 202. maddesinde de, ''(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir. (2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir.” şeklinde düzenleme getirilerek bu tür belgeler yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay 13.Hukuk Dairesi, 08.09.2015 gün, 2015/28467 Esas, 2015/26584 Karar, 03.04.2014 gün, 2014/5149 Esas, 2014/10114 Karar sayılı ilamları), Bir belgenin uyuşmazlık konusu vakıanın ispatına elverişli olmaması durumunda delil başlangıcı kabul edilebilmesi için aşağıdaki iki koşulun birlikte bulunması (gerçekleşmesi) gerekir. Bunlardan ilki belgenin, aleyhine ileri sürülen veya temsilcisi tarafından verilmesi ya da gönderilmesidir. Bununla birlikte delil başlangıcı olan belgenin mutlaka karşı tarafa yöneltilmiş bir irade açıklamasını içermesinin gerekmediğini belirtmekte fayda vardır. İkinci koşul ise söz konusu belgenin, varlığı iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispata yeterli olmamakla beraber, o hukuki işlemin muhtemelen yapıldığını (onun varlığını) göstermesidir. Kanunun aradığı bu unsurları taşıyan bir belge delil başlangıcı sayılır ve artık senetle ispat zorunluluğunun istisnası olarak o hukuki işlem hakkında tanık dinlenebilir. (Hukuk Genel Kurulunun12.03.2005 tarihli ve 2024/7-124 Esas, 2025/128 Sayılı Karar) Davacı tarafın "delil başlangıcı" olduğunu belirten dekont, varlığı iddia edilen hukuki vakıanın aleyhine ileri sürülen kişi ya da temsilcisi tarafından verilmiş değildir. Dolayısıyla dekontun "delil başlangıcı" olarak kabul edilmesi ve bu doğrultuda tanık dinlenmesi mümkün değildir. Davacı taraf, yemin teklifine dayanmış ise de, HMK'nun 225.maddesi gereğince yeminin konusunun kişinin kendisinden kaynaklanan vakalar olduğu, davacının mahkememiz dosyasından tefrik edilen dava dışı ......'ya ödediği bedelden bakiye kaldığını iddia ettiği tutar bakımından davalıya yemin teklif edilemeyeceği, bu durumda davacının iddiasını TMK'nın 6 ve HMK'nın 190/1. maddelerinde düzenlenen genel hükümler uyarınca yasal ve yazılı deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmış olmakla açılan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00-TL'nin harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 350,44-TL ve ıslah harcı 34.123,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 33.741,44-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 300.610,31-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 25/02/2026

Başkan ...... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Üye ....... ¸e-imzalıdır Katip ..... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2023/107, K. 2026/185, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-107-e-2026-185-k-0ed2dd91dc8a