İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/943 E. 2025/299 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/943
- Karar No
- 2025/299
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/943 KARAR NO : 2025/299
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 09/12/2022 KARAR TARİHİ : 09/04/2025
Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonundu:
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen tedbir talepli ve gerekli-yeterli kısımları: "... KONU : 09.09.2022 tarihli ---- Karar No'lu Olağan Genel Kurul Kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali ile Mahkemenizce davalı şirkete özel denetçi atanması talebidir.
AÇIKLAMALAR : ORTAKLIK YAPISINA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ 1- Davacı----, davalı ortaklık nezdinde, 1.666.700-TL sermaye ile ortaktır. Davalı şirketin ortaklık yapısı ---- 7.933.300-TL , -----400.000-TL sermaye sahibi ortaklardan oluşmaktadır. Şirkette hakim pay sahibi ----. (EK-1: ----- Ticaret Odası Kayıtları) 2-Müvekkil ile çoğunluk pay sahibi ortak ------ arasında, 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılıkları başlamış ve 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrasında fikir ayrılıkları derinleşerek devamında husumet oluşmuştur. Müvekkil, davalı şirketin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlanmıştır. Hakim ortak şube açılışı yaparken dahi bilgi vermemiştir. Şirkete ait yeni şubelerin açılışını fiziken yapmış tescil ve karar işlemlerinin açılıştan sonra yaparak azınlık müvekkilin pay sahipliğinden doğan haklarını kısıtlamıştır. Davacı, davalı şirkette İdari işlerle sorumlu olmuş ve şirketin mali işleyişine dair yıllardır bilgi alamamaktadır. Müvekkil, şirketin işleyişinden endişe etmiş ve şirketin işleyişinin müzakere edilmesini talep etmiştir. Davacının, mali konulara dikkat çekmesi üzerine hakim ortak ---- tarafından yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında, (EK-2: Toplantı Tutanakları) herhangi bir gerekçe olmaksızın, müdürlük görevine son verilmiş ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
GENEL KURUL KARARI İPTAL TALEPLERİMİZ GENEL KURUL KARARINDAKİ; 2021 YILI MÜDÜRLER KURULU FAALİYET RAPORU İLE BİLANÇO GELİR GİDER TABLOSU HESAPLARI VE DENETÇİ RAPORUNUN TASDİKİ (GKT M.2), KAR PAYININ ORTAKLARA DAĞITILMAMASI (GKT M.4), ŞİRKET MÜDÜRLERİNE AYLIK ÜCRET ÖDENMESİ (GKT M.5), 2022 YILI HESAP VE İŞLEMLERİNİN BAĞIMSIZ DENETİMİ İÇİN ----- SEÇİLMESİ (GKT M.6) KARARLARININ İPTALİ TALEBİMİZ 2021 YILI MÜDÜRLER KURULU FAALİYET RAPORU İLE BİLANÇO GELİR GİDER TABLOSU HESAPLARI VE DENETÇİ RAPORUNUN TASDİKİ (GKT M.2) KARARININ İPTALİ TALEBİMİZ Dava konusu 09.09.2022 tarihli ortaklar genel kuruluna ilişkin tutanak ekte Sayın Mahkemenize sunulmuştur (EK-3: 09.09.2022 tarihli ortaklar genel kuruluna ilişkin tutanak). Tutanakta görüldüğü üzere müvekkil muhalif kaldığı tüm kararlara muhalefet şerhini açıkça yazmış ve muhalefet şerhi tutanağı tutmuştur (EK-4: 09.09.2022 tarihli ortaklar genel kuruluna karşı müvekkilin muhalefet şerhi) Dava konusu 09.09.2022 tarihli ortaklar genel kurulunda 2., 4., 5. ve 6. kararlarda; 2. 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki, 4. 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtılmaması, 5. Şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi, 6. 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için----- seçilmesi karar altına alınmıştır. Müvekkil bu kararlara karşı muhalif kalarak muhalefet şerhi işlemiştir. Tarafımızca iptali talep edilen 09.09.2022 tarihli ortaklar genel kurul tutanağında da yer aldığı üzere, tarafımızca, somut ve spesifik konulara ilişkin doğrudan bilgi ve belge talep edilmiş olup gönderilen kayıtlar gerçekliğinden şüphe duyulan bağımsız denetim rapor ve mali bilançolardır. Müdürler tarafından talep ettiğimiz konulara ilişkin açıklama yapılmayarak azınlık pay sahibi müvekkil----- detaylı inceleme ve bilgi alma hakkı engellenmiştir. Tarafımızca müdürler tarafından açıklanması talep edilen konu başlıklarına dair açıklama yapılmamıştır. Keza, özellikle davalı şirket ------ 2021 bağımsız denetim raporunun 35. sayfasında yer alan "İlişkili taraflardan alacaklar" kısmında, halihazırda-----Asliye Ceza Mahkemesinde davalı şirketin diğer ortakları -----hakkında görülmekte olan ceza dava duruşmasında, --- nezdindeki ----- Hisselerini üzerine almasıyla ilgili olarak, projeme bitimi sonrasında belirli dükkanların geri iade edileceğinin belirtildiği, ancak bu iadenin grup şirket ---- yerine davalı ----- devredilmek suretiyle yapıldığı belirtilmişse de, bağımsız denetim raporlarından bu işlemin devir değil, satış işlemi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle bu devrin sehven yapıldığı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı açık olup, davalı şirketin muhasebesinin bu yolla çeşitli makyajlama işlemlerine tabi tutulduğu düşünülmektedir. Bu konu hakkında, ayrıca davalı şirketin detaylı mizan hesaplarının 3. Kez tarafımıza verilmemesi nedeniyle raporun doğruluğu ve bağımsızlığı hakkında şüphelerin olması ve diğer mali bilançoların ve bağımsız denetçi raporunun gerçeği yansıtıp yansıtmadığının da değerlendirilmesi için ileri sürülen taleplerimize yönelik müdürlerin açıklama yapması gereklidir. İptali talep edilen toplantıda müdürler tarafından tutanağa geçirttiğimiz konu başlıkları hakkında gerekli ve yeterli açıklama yapılmamıştır. Bu sebeple, 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdikine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu yöndeki 2. GK kararının iptali gerekmektedir. ÖYLE Kİ DAVALI ŞİRKETİN HAKİM ORTAĞI ---- AYNI ŞEKİLDE AZINLIĞIN HAKLARINI BERTARAF EDECEK ŞEKİLDE USULSÜZ İŞLEMLER GERÇEKLEŞTİRMEKTEDİR, LÂKİN BU USULSÜZLÜKLER NE DENETİM RAPORLARINA NE FİNANSAL TABLOLARA VE BİLANÇOLARA YANSITILMAMAKTA, GENEL KURULDA BU HUSUSLARA İLİŞKİN SORULARIMIZ CEVAPSIZ BIRAKILMAKTA VE BU HUSUSLARDA TARAFIMIZA BELGELER DE TEMİN EDİLMEMEKTEDİR. Bu usulsüzlüklerden biri de; ---- hakkında başlatılan ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma numaralı dosyasında davalı -----Şirketi'ni, başka bir şirket nezdinde bulunan hisselerini, müdür -----imza atması suretiyle bedelsiz olarak üzerine aldığı ve şirketi 13.000.000-TL civarında zarara uğrattığı bilirkişilerce tespit edilmiş; ---- CUMHURİYET SAVCILIĞI’NIN -----SORUŞTURMA NUMARALI DOSYASI KAPSAMINDA HAZIRLANAN BİLİRKİŞİ RAPORU DİKKATE ALINARAK ----- HAKKINDA "HİZMET NEDENİYLE GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA" İDDİASIYLA İDDİANAME DÜZENLENEREK -----ASLİYE CEZA MAHKEMESİ -----. SAYILI DAVA AÇILMIŞTIR. Görüldüğü üzere, hakim ortak tarafından açıkça yapılan usulsüz işlemler, diğer tüm grup şirketlerinde de mevcut olduğundan özel olarak şirket nezdinde denetim ve inceleme yapılması gerekmektedir. Hisse devrine imza atan ---, 28.04.2020 tarihli ve ---- sayılı ---- Gazetesi'nde de tescil ve ilan edildiği üzere, yine grup şirketlerden ---- Şirketi'nde müdür konumuna getirilmiştir. ---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- sayılı dava dosyasının Mahkemenizce celp edilmesini talep ederiz. İZAH EDİLEN USULSÜZ İŞLEMLER SEBEBİYLE, ---- HAKKINDA --- CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NIN ----- SORUŞTURMA NUMARALI DOSYASI BAŞLATILMIŞ VE ----- EYLEMLERİ İLE DAVALI ŞİRKETİ 12.965.099,00- TL ZARARA UĞRATTIĞI BİLİRKİŞİLERCE TESPİT EDİLMİŞTİR. (EK-5: ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve 28.04.2020 tarihli ve ---- sayılı --- Gazetesi, iddianame ve ---- Asliye Ceza Mahkemesi -----. sayılı dava dosyası tensip zaptı ) Bu usulsüzlüklerden bir diğeri de; ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- soruşturma sayılı dosyasıyla hakim ortak ---- tarafından şirketlerde gayri resmi 2. Kasa tutulduğu, muvazaalı mali işlemler yapıldığı tespit edilmiş ve----. Sulh Ceza Hakimliği'nin ----- sayılı dosyasından gayri resmi kasa hesaplarının tutulduğu bilgisayarlara ilişkin el koyma kararı verilmiştir (EK-6: İfade tutanağı ve el koyma kararı). Şirketlerin hakim ortağı ----- tarafından grup şirketlerde resmiyette gözüken kasa hesabı ve kayıtlarından hariç olarak gerçek işlemlerin yapıldığı gayri resmi 2. kasa hesabı tutulmaktadır. Bunun öğrenilmesi ile birlikte söz konusu işlemler aynı zamanda TCK anlamında suç niteliğinde olduğundan, hakim hissedar ----- hakkında, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve sair suçlardan cezalandırılması için ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olunmuş ve soruşturma dosyası açılmıştır. Savcılık soruşturma dosyasında, şirketin sigortalı muhasebe çalışanı ---- tanık sıfatıyla ifadesine başvurmuş ve hakim ortak talimatıyla gayri resmi kasa tutulduğu, şirket kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir. ----, şirketlerde 2. kasa tutulduğunu, gayri resmi işlemlerin 2. kasada kayıt altına alınmasına dair ---- tarafından talimat verildiğini şu şekilde ifade etmiştir:. En büyük hisse sahibi her dönem kuruluşundan beri ----- idi, dolayısıyla şirketle ilgili yönetim hakkı ve söz hakkı----- idi, ---- şirketlerin yanında başka şirketler de açtı ancak ---- bunlardan haberi olmadı, ---- yaklaşık 5-6 yıl önce şirket çalışanlarına ve bana talimat vererek şirket hesaplarını 2 ayrı hesapta tutmamızı istediğini söyledi, Gayri resmi bir hesap oluşturdu, gayri resmi olarak bir takım harcamalar yapmak için böyle bir yol izledi, Örneğin, faturasız bir mal aldığından bunu resmiyette gösteremiyordu, Gayri resmi hesaplarda, zekatlar, bağışlar, arsa alımları, faturasız yapılan işlemler kaydedilirdi, ----, faturasız mal satımı yapan spot piyasadan düşük KDV karşılığında fatura alır ve kendi bordrosunda göstererek düşük KDV ödediği halde tamamını ödemiş gibi bu faturaları kullanırdı, Excel tablolarında ----- isimli kişiden kasaya giren para olarak gözüken tutarlar karşılıksız faturaya ilişkindir Sonradan ---- tarafından kurulan bir kısım şirketler, ---- ve ----- ortak olduğu şirketlerin kazançları ile kurulmuştur, Tanığın bu şekilde şirketlerdeki gerçek işleyişi izah etmesinin ardından iş akdi haksız olarak sona erdirilmiştir. Görüldüğü üzere, şirket incelemeye izin verme konusunda samimi ve dürüst hareket etmemektedir. Ayrıca şirket kayıtlarına gayri resmi giderleri karşılamak için fiktif faturalar iktisap edilmiş ancak karşılığı mallar alınmamıştır. Somut olarak mevcut olmayan ancak kağıt üzerinde stokta gözüken ürünler de yine kağıt üzerinde fire olarak geçirilerek stoklar eritilmiş ve müvekkil şahıs zarara uğratılmıştır. Bu şekilde hakim ortağa ve işlemlerin içerisinde olanlara nakit sağlanmaktadır. O dönem şirket genel kurul tutanaklarından da anlaşıldığı üzere, müdürlere maaş verilmesi reddedilmiş olmasına ve başka bir iş kolu olmaksızın ücretsiz müdürlük görevi ile hayatlarını idame ettirmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. TARAFIMIZCA FİRE VE STOK VERİLERİNE DAİR AÇIKLAMA TALEP EDİLMİŞTİR. ANCAK AÇIKLAMA YAPILMAMIŞTIR. BURADAN HAREKETLE; ŞİRKETTE BU TÜRDEN USULSÜZLÜKLER TARAFIMIZA BİLGİ VERİLMEMESİNE RAĞMEN TARAFIMIZCA YAPILAN ARAŞTIRMALAR NETİCESİNDE TESPİT EDİLMEKTEDİR. ÖYLE Kİ ŞİRKETİN GERÇEK BİR BAĞIMSIZ DENETİMDEN GEÇMESİ HALİNDE ORTAYA ÇIKARILACAK USULSÜZLÜKLERİN SAYISININ ARTACAĞI DA ORTADADIR. ŞİRKETİN DENETİM RAPORU ŞİRKETİN GERÇEK FİNANSAL DURUMUNA DAYALI OLARAK TANZİM EDİLMEMESİNE KARŞIN RAPORDA YER ALAN BAZI KALEMLER BELİRSİZLİK İHTİVA ETTİĞİNDEN ŞİRKET TARAFINDAN AYRINTILI OLARAK AÇIKLAMA YAPILMASI VE TABLOLARA DAİR ORTAKLARIN AYDINLATILMASI TALEP EDİLMİŞTİR. BU HUSUSLAR GEREK TOPLANTI TUTANAĞINDA GEREK MUHALEFET ŞERHİMİZDE AYRINTILI OLARAK İZAH EDİLMİŞTİR. Genel kurul tarafından, dürüst hesap verme ölçüsü ilkelerine uygun olarak açıklamalarda bulunulmamasına rağmen, ikinci kez finansal tablolar ve ilgili diğer maddeler hakkında karar alırsa, bu durumda TTK 662 ve TTK 445 vd kurallarına göre, alınan genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesi gerekmektedir. (Bu hususta, ----) II - Dürüst resim ilkesi MADDE 515- (1) Anonim şirketlerin finansal tabloları, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre şirketin malvarlığını, borç ve yükümlülüklerini, öz kaynaklarını ve faaliyet sonuçlarını tam, anlaşılabilir, karşılaştırılabilir, ihtiyaçlara ve işletmenin niteliğine uygun bir şekilde; şeffaf ve güvenilir olarak; gerçeği dürüst, aynen ve aslına sadık surette yansıtacak şekilde çıkarılır. İzah edilenler doğrultusunda, usulsüzlüklerin açığa kavuşturulmamasına karşın faaliyet raporunun, gelir gider tablosunun ve denetçi raporunun tasdik edilmesinin iptali gerekmektedir. Ayrıca aşağıda özel denetçi talebimize dayanak vakıalarda açıklandığı üzere, şirket nezdinde gayri resmi kasa hesapları bulunmakta ve mali işlemler resmi kayıtlara yansıtılmamaktadır. Bunların ortaya çıkarılması için Genel Kurul sorduğumuz ve açıklama talep ettiğimiz konulara ilişkin olarak açıklama yapılmaması dürüst hesap verme ilkelerine uygun hareket edilmediğini göstermektedir. Keza, kayıtlar mevcut haliyle şaibeli olduğundan açıklama talep edilmektedir. Bu halde de, karın belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündem maddeleri görüşülemez. Çünkü kar, aydınlatılmamış finansal tablolara göre karara bağlanmıştır. Yine müdürlerin yıllık raporu da bu durumda görüşülemez. Çünkü genel kurul yeterli derecede aydınlanmamış ve azınlık müvekkilin bilgi alma hakkı ihlal edilmiştir. Bu durumun yaptırımı işlemin butlanla malul olmasıdır. ÖNEMLE BELİRTMEK GEREKİR Kİ, GRUP ŞİRKETLERDEN ----- 2020 YILININ DENETİMİ İÇİN ÖZEL DENETÇİ ATANMASI AMACIYLA TARAFIMIZCA AÇILAN --- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ----. SAYILI DAVADA DAVALI -----ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA KARAR VERİLMİŞTİR. Yukarıda izah ettiğimiz tüm usulsüzlüklerin bağımsız bir özel denetçi ile denetime tabi tutulması gerektiği ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin -----. Sayılı ve 21.09.2022 tarihli kararında (EK-7) "...TTK'nin 439. Maddesi uyarınca, ----CBS'nin ---- sor. Sayılı soruşturma dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporuna konu hisse devir sözleşmesi ile ilgili şirket kayıtlarının incelenmesi, davalı şirketle diğer grup şirketler arasında yapılan kâr transferleri, şirketler arası faizsiz para aktarımları, kaydedilen fiktif faturalar, stok ve fire hesaplamalarının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususlarının diğer grup şirketlerinin ticari defter ve kayıtları incelenmeksizin sadece davalı şirket kayıtları üzerinde incelenerek TTK'nin 438. Maddesi kapsamında özel denetim raporu hazırlanmak üzere mali müşavir ----- özel denetçi olarak atanmasına..." şeklinde ifade edilmiştir. BU NEDENLERLE, GRUP ŞİRKETTE KAYITLARIN USULSÜZ TUTULDUĞU VE DENETİME MUHTAÇ OLDUĞU İLGİLİ ÖZEL DENETÇİ ATANMASI KARARI İLE DE SABİT OLMUŞTUR. TÜM BU USULSÜZLÜKLER VE DAHA FAZLASI NEDENİYLE ---- YÖNETTİĞİ DAVALI ---- DENETİM VE ONAY KAYYIMI ATANMIŞTIR. Müvekkil ---- ortağı olduğu, davalı---- şirketlerinin ortaklığından ayrılmasına ilişkin açılan ve görülmekte olan----- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- sayılı davasında ekte sunulan 15.09.2022 tarihli karar ile ----- Mağazacılık şirketlerine denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verilmiştir. ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasının celbini talep ederiz. Mahkemenin bu kararı, grup şirket kaynaklarının, hakim ortak ve müdür ---- lehine şirketler ve müvekkil aleyhine kullanılması, aktiflerin müvekkil aleyhine azaltılmasına dayandırılmıştır. Nitekim Mahkeme bu hususu kararın gerekçesinde “Tarafların hak ve sorumluluk dengesinin korunması gerekmekte olup, yönetim yetkisinin kötüye kullanıldığı kesin olarak kanıtlanamamakla birlikte, buna ilişkin bazı belge ve deliller sunulmuştur. Ortaklar arasındaki karşılıklı güvenin zedelendiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davalı şirketlerin yönetimi ile ilgili olarak geçici hukuki koruma sağlanması için şartların bulunduğu kanaati oluşmuştur.” şeklinde gerekçelendirmiştir. Bu kapsamda, şirketlere denetim ve onay kayyımı atanmasına ilişkin karar ile ---- müdürleri olan ---- ve ----- şirketlerle ilgili şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin geçerliliği Mahkemece atanan denetim ve onay kayyımının onayına bağlanmıştır. Şirketler tarafından bu karara itiraz edilmişse de Mahkemece itirazları reddedilmiş olup (EK-8), atanan denetim ve onay kayyımı görevine halihazırda devam etmektedir. Nitekim şirketlere denetim ve onay kayyımı atandığı hususu, 11.10.2022 tarihli ve ---- sayılı ---- Gazetesi’nde de ilan edilmiştir. ----- Gazetesi’nin ilgili sayfası ekte sunulmuştur (EK-9). DAVALI ----- DENETİM VE ONAY KAYYIMI ATANMASINA İLİŞKİN SÜRECİ ÖZETLEMEK GEREKİRSE; Hakim ortak ----’un oğlu ---- ADINA KAYITLI, davalı şirket ile bağlantısı olmayan (EK-10) “---- gibi markaların tescillerinin ödemeleri davalı ----- kaynakları kullanılarak yapılmıştır. Ekte sunulan marka tescilinin ödemesine ilişkin faturada, ödemenin grup şirket ------ Gıda tarafından yapıldığı açık bir şekilde görülmektedir (EK-11). Yukarıda ismi geçen markaların hiçbiri şirket adına kayıtlı olmadığı gibi sadece --- ve ----- şahsi hedef ve hayalleri ile ilgili olan marka tescilleridir. Bu markaların şirketle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Yalnızca --- ve oğlu ----- ile bağlantısı olan bu markaların tescil ücretlerinin şirket hesabından ödenmesi, şirket kaynaklarının en detaylı şahsi giderlere kadar kullanıldığının en açık kanıtıdır. 2. Sözü geçen marka araştırmaları sırasında tarafımızca fark edilmiştir ki, FETÖ’nün kafesi olduğu birçok haber sitesinde paylaşılan (EK-12)----Türkiye’de marka tescili için ----- tarafından Şubat 2016’da başvuruda bulunulmuş, 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe girişimi gerçekleştirilince ise başvuru geri çekilmiştir. ---- tescili için --- tarafından yapılan başvuruya ilişkin ---- internet adresinde yer alan belge ekte sunulmuştur (EK-13). 3. ---- VE AİLESİNİN SAĞLIK GİDERLERİNİN ŞİRKETTEN KARŞILANDIĞI KONUSUNDA KUVVETLİ ŞÜPHELER BULUNMAKTADIR. BU HUSUSTA KAYYIM ---- OLDUĞU BİR MAİL İLE ŞİRKETTEN BİLGİLENDİRME TALEBİMİZ BULUNMASINA RAĞMEN HİÇBİR CEVAP VERİLMEMİŞTİR. ---- ve ailesinin yüklü miktarda sağlık harcamalarının şirketten karşılandığı ve 1- ----- şirketlerine ödemelerinin şirket tarafından yapıldığına ilişkin olarak alınan duyum üzerine bu husus 17 Ekim 2022 tarihinde şirketin yetkililerine mail gönderilmek suretiyle şirkete sorulmasına ve faturaların talep edilmesine rağmen, şirketten hiçbir cevap verilmediği gibi 25 Ekim 2022 tarihinde tekrar mail gönderilerek bu husus şirkete tekrar sorulmuş fakat hiçbir cevap alınamamıştır. Üstelik de kayyım ---- mail---- yer almasına rağmen şirket yetkilileri sorumuzu duymazdan gelmektedir. Mail yazışmamız ektedir (EK-14). 4. ŞİRKETİN --- PROJESİNDEN ----- KENDİ ŞAHSI, OĞLU VE YAKINLARI LEHİNE YAPILAN DEĞERİNİN ÇOK ALTINDA SATIŞLAR ---- şirketinin iştiraki olan ---- şirketinin ----- projesi kapsamında yapılan, rayiç değeri 1.750.000,00 TL olan (EK-15) dairelerden birinin hakim ortak -----, bir başka dairenin ise ---’un şirkette birlikte hareket ettiği yakını --- devredilmiştir. Bu husus ekte sunulan 2022 YILI şirket mizanında yer alan kayıtlar ile de sabittir (EK-16).¸ Görüldüğü üzere 2022 yılında yapılan satışlarla, bir daire ---- bir daire ise ----- devredilmiştir. Peki bu dairelerin fiyatlarına Sahibinden ilanları üzerinden baktığımızda, bu dairelerin fiyatları gerçekten mizanda göründüğü gibi 215.000 ya da 300.000 Türk Lirası mıdır? EK-17’de sunduğumuz ilanda görüldüğü üzere bu dairelerin 2022 yılı fiyatı 1.750.000-Türk Lirası’dır. ¸Öyle ki, daireler 6’da 1’i fiyatından--- yakınlarına satılarak şirket ----- şahsı ve ailesi lehine zarara uğratılmaktadır. 5. HAKİM ORTAK ----, ---- PROJESİ KAPSAMINDA YAPILAN TAŞINMAZLARIN BİR KISMINI DA BEDELİNİ ÖDEMEKSİZİN KENDİ ŞAHSI ADINA KAYDETTİRMİŞTİR. Buna ilişkin tapu kayıtları ekte sunulmuştur (EK-18). Aşağıda ayrıntılı olarak açıklanacağı üzere -----kendi şahsı üzerine geçirdiği --- hisseler günümüz itibariyle halen ---- iade edilmediği gibi, yukarıda açıkladığımız üzere--- şirketine ait ---- projesi kapsamında yapılan taşınmazların, KENDİSİ VE YAKINLARINA DEVİR İŞLEMLERİ YAPILARAK AYNİ HAKLAR SAĞLANMAKTA VE BU YOLLA İLGİLİ TAŞINMAZLARIN İADESİ İMKANSIZ KILINMAYA, HAKSIZ KAZANIMLAR KALICI HALE GETİRİLMEYE ÇALIŞILMAKTADIR. 6. Nitekim belirttiğimiz gibi, hakim ortak --- tarafından ---- şirketine ait ---- şirketindeki hisseleri kendi şahsı üzerine geçirilmişti ve ---hakkında şikayetimiz üzerine --- Asliye Ceza Mahkemesi -----Sayılı ceza davası açılmıştı. Bu husus Mahkemenizce dosyanın celp edilmesi halinde açıkça görülecektir. Bu kapsamda; ----) hisselerini kendi şahsı üzerine geçirmesi sebebiyle, --- . Asliye Ceza Mahkemesi -----sayılı dosya kapsamında müvekkilin şikayeti üzerine hâkim ortak --- ve diğer ortak ---- hakkında “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçundan ceza davası açıldığı ve iddianamede --- olan ----- hisselerinin tamamını ---- şahsi malvarlığına geçirmekle suçlandığı ortadadır----- hisselerinin tamamını kendi şahsi malvarlığına genel kurul gündemi yapılıp tüm ortaklarca tartışılmaksızın sadece dosyaya sunulu adi belgeyle gerçekleştirmiştir. Bu belge bile Mahkemenizce tek başına incelendiğinde şirket malvarlıklarının ne denli keyfi kullanıldığını ortaya koymaktadır.Ayrıca hâkim ortak ----- “önemli miktarda malvarlığı satışı” niteliğindeki bu işlemi genel kurul gündemi yapmadan ve müvekkile sormaya gerek bile duymadan yapmış olması, üstelik de bu devri kendi şahsına yapmış olması, suçun sabit olduğunu göstermekle birlikte ----- şirket kaynaklarını kendi lehine kullandığının en açık kanıtıdır. 7. ---- VE ----- ÇOCUKLARINA VE AİLESİNE LÜKS ARAÇLAR VE ŞİRKET ----- PROJESİNDEN YOK PAHASINA GAYRİMENKULLER ALINIRKEN MÜVEKKİLİN OĞLU İŞTEN ÇIKARILMIŞTIR. MÜVEKKİLİN OĞLUNUN HAKSIZ BİR ŞEKİLDE İŞTEN ÇIKARILDIĞINA İLİŞKİN MAHKEME KARARI EKTE SUNULMUŞTUR (EK-19). Müvekkilin oğlunun haksız fesih sebebiyle açtığı davada-----İŞ MAHKEMESİ ESAS NO: ----- KARAR NO: ---- sayılı karar verilmiştir. Karar EK-20'de sunulmuş olup kararın aşağıdaki gerekçesinde müvekkilin oğlu ---- haksız sebeple işten çıkarıldığı tespit edilmiştir. “Davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur. İş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde feshedildiğinin ispatı davalı işverenliktedir. 31.01.2020 tarihli işten ayrılış bildirgesinde işten çıkış nedeni “----” ile “diğer nedenler” olarak bildirilmiştir. Resmi bildirimlerde işten ayrılış nedeni “diğer nedenler” olarak bildirildiğinden, geçerli fesih sebebi olabilecek bu resmi bildirimin aksini ispat eder nitelikte davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine dair bir delil sunulması gerekmektedir. Davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığından, iş akdinin davalı işverenlik tarafından tek taraflı olarak haksız-önelsiz feshedildiği anlaşılmakla davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı değerlendirilmiştir.” 8. Davalı şirket kaynakları kullanılarak --- ve diğer ortak ---, çocukları ve aileleri üzerine alınan ---, ----- gibi lüks marka birçok aracın rayiç değeri 1.000.000,00 TL ile 5.000.000,00 TL arasında değişmektedir. Araçların rayiç değerlerine ilişkin belgeler ekte sunulmuştur (EK-21). Buna göre, şirket kaynaklarının şahıslar lehine çok büyük miktarlarda kullanıldığı açıktır. 5.000.000,00 TL değerinde şahsi kullanım için alınan bir aracın, şirket kaynakları kullanılarak alınmasının hiçbir izahı bulunmamaktadır. 2021 Mizan kayıtlarına göre ----- tarafından aşağıda bilgileri yer alan araçlar satın alınmıştır. .........
Ortaklar ---- ve ----’un çocukları ----- ve diğer aile üyelerinin kullanımına tahsis edilen ------. modellerle bugünkü toplam değeri 700.000 EURO’yu bulan değerde araçlar tahsis edildiği görülmektedir. NİTEKİM BU HUSUS 2021 YILINA İLİŞKİN OLARAK 09.09.2022 TARİHLİ GENEL KURULDA DA MÜDÜRLERE SORU OLARAK YÖNELTİLMİŞ VE TUTANAKTA YER ALMIŞ, LÂKİN SORUYA BU ŞAHISLARIN ŞİRKET ÇALIŞANI OLDUĞU YÖNÜNDE CEVAP VERİLMİŞTİR. LÂKİN BU LÜKS ARAÇLARIN ŞİRKET FAALİYETİ İLE HİÇBİR İLGİSİ BULUNMAMAKTADIR. AYRICA MÜVEKKİLİN OĞLU İŞTEN ÇIKARILIRKEN, DİĞER İKİ ORTAĞIN AİLE ÜYELERİNE LÜKS ARAÇLAR TAHSİL EDİLMESİ, MÜVEKKİLİN AYRILMASI İÇİN HAKLI SEBEP OLUŞTURMANIN YANI SIRA, ŞİRKETİN ŞİRKET MENFAATLERİ GÖZ ARDI EDİLEREK YÖNETİLDİĞİNİ AÇIKÇA GÖSTERMEKTEDİR. Şirket, müvekkil aleyhine, hâkim ortak ---- ile hâkim ortak doğrultusunda hareket eden ------ lehine keyfi. bir şekilde yönetilmektedir. Şirket faaliyet konusu ile hiçbir ilgisi bulunmayan bu lüks araçların masraf ve kredi maliyetleri de tamamen şirket üzerine bırakılarak, şirket kaynakları, keyfi bir şekilde ortaklar ---- ve ------ tarafından şahıs ve aile üyeleri lehine kullanılmaktadır. Bu durumun izahı mümkün değildir. Şirketin muhatap olduğu son yılları kapsayan vergi cezaları da göz önünde bulundurulduğunda, şirket kaynaklarının ortaklar -----keyfi yönetiminde kötü yönetildiği ortadadır. 9. DAVALI ŞİRKETE VE DAVALI ŞİRKETİN İŞTİRAKLERİNE AİT KONUTLAR, HAKİM ORTAK-----AKRABALARINA VE YAKINLARINA KİRALANMIŞTIR. ANCAK SÖZ KONUSU KİRALAMA İŞLEMİNE İLİŞKİN NE KİRA SÖZLEŞMESİ DÜZENLENMİŞ NE DE KİRA ÖDEMELERİ YAPILMIŞTIR. Bu kapsamda, ----ve bağlı ortaklık----- ait taşınmazlar üzerinde mukim olan şirket müdürleri ---- ve ------ ile 1. dereceden ilişikli tüzel ve özel kişiler ile kira sözleşmelerinin düzenlenmemiş olup ve kira ödemeleri de yapılmamıştır. 10. Konu hakkında HMK m.293 kapsamında uzman görüşü niteliğinde rapor hazırlanması için tarafımızca --- Şirketi’ne (“----”) başvurulmuş ve -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Sayılı dava dosyasına sunulu 06.07.2022 tarihli uzman görüşü raporu----- tarafından hazırlanmıştır. 06.07.2022 tarihli ----- uzman görüşünde şu sonuçlara varılmıştır: "1. -----şirketlerinde çift defter tutulduğu hususunun sabit olduğu, fiktif ve muvazaalı işlemler ile özvarlığının azaltılabileceği, 2. ----- müdürlük görevlerinin sona erdirilmesi ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasından sonra şirket varlıkları üzerinde ipotek tesis edilerek şirketin varlıklarını aşar şekilde yüksek miktarda borçlandırıldığı, 3. Yukarıda yer alan tespitler toplu olarak değerlendirildiğinde şirket yönetiminde bulunan hâkim ortak tarafından, şirket varlıklarının yönetimde bulunmayan ortağın çıkarlarını zedeleyecek şekilde kullanıldığıhususları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, takdiri tamamen Mahkemeye ait olmak üzere, ----- hakkında ihtiyati tedbir kararı ile denetim kayyımı atanmasının mali anlamda gerekli olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup işbu kanaatlerimiz mütalaa olarak Sayın Mahkemenizin takdirlerinize sunulmuştur. 06.07.2022” Tüm bu süreç sonucunda davalı şirketteki bu usulsüz durumlar nedeniyle davalı ---- ve grup şirket ----- kayyım atanmasına karar verilmiştir. DAVALI T----- USULSÜZLÜKLERİN ŞİRKETLERE DENETİM KAYYIMI ATANMASI SONUCUNU DOĞURACAK DERECEDE OLDUĞU NAZARA ALINDIĞINDA 2021 YILI MÜDÜRLER KURULU FAALİYET RAPORU İLE BİLANÇO GELİR GİDER TABLOSU HESAPLARI VE DENETÇİ RAPORUNUN TASDİKİ (GKT M.2) VE 2022 YILI HESAP VE İŞLEMLERİNİN BAĞIMSIZ DENETİMİ İÇİN ----- SEÇİLMESİ (GKT M.6) KARARLARININ İPTALİNİN GEREKTİĞİ AÇIKTIR. ÖNEMLE BELİRTMEK GEREKİR Kİ, GRUP ŞİRKETLERDEN -----30.11.2020 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURULUNDA 2020 YILININ DENETİMİ İÇİN ----ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA İLİŞKİN KARAR ALINMIŞTI. BU KARARA KARŞI ---- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NDE AÇTIĞIMIZ ---- SAYILI DAVADA ALINAN 26.10.2021 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA (EK-22); "Davacı tarafından genel kurulun 6. Maddesinde alınan 2020 yılı hesap ve işlemlerinin----- ŞİRKETİ'nin seçilmesine dair kararın, denetim şirketi yetkilisi ----- şirket ile şirket arasında bağlantı ve ticari ilişki bulunduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiş, yapılan incelemede davalı şirketle bağlantısı bulunan -----Şirketi'nin kuruluş tarihi olan 30.03.2010 tarihinden 20.05.2021 tescil tarihli pay devrine kadar ----- şirkette %25 paya sahip olduğu ve TTK m.400/1 hükmü uyarınca sermaye şirketi olarak kurulan ---- kurucu ve ortaklarından olan ----- Şirketi'nde ortaklığı bulunması nedeni ile 30.11.2020 tarihli -----denetçi olarak seçilmesine ilişkin genel kurul kararı TTK m.447 kapsamında butlan ile malul olduğu, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır."şeklinde sonuca varılmıştır. AKABİNDE ---- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN /-----. SAYILI 12.10.2022 TARİHLİ KARARI İLE ----DENETÇİ OLARAK ATANMASI KARARININ BUTLANLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE KARAR VERİLMİŞTİR. SÖZ KONUSU DOSYANIN CELBİNİ TALEP EDERİZ. DOLAYISIYLA 2020 YILININ DENETİMİNİ YAPAN -----BAĞIMSIZ OLMADIĞI HUSUSU MAHKEMECE AÇIKÇA TESPİT EDİLMİŞTİR. DİĞER YANDAN; DAVA KONUSU 09.09.2022 TARİHLİ OLAĞAN GENEL KURULUNDA MÜZAKERE EDİLEN FAALİYET DÖNEMİ ----HAZIRLADIĞI DENETİM RAPORU ESAS ALINMIŞTIR. YUKARIDA DETAYLI OLARAK İZAH EDİLEN USULSÜZLÜKLERİ DENETİM RAPORUNDA GÖRMEZDEN GELEN ----, DAVALI ----- 2022 YILINA AİT OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINDA TEKRAR BAĞIMSIZ DENETÇİ SEÇİLMESİ, TÜRK TİCARET KANUNU'NA, ANA SÖZLEŞMEYE, USUL VE YASAYA, İYİ NİYET KURALLARINA AYKIRI OLDUĞUNDAN, ----- 2022 YILINA AİT OLAĞAN GENEL KURUL TOPLANTISINDA TEKRAR BAĞIMSIZ DENETÇİ SEÇİLMESİ YÖNÜNDEKİ ---- NUMARALI KARARIN İPTALİ GEREKMEKTEDİR. DİĞER YANDAN, BAĞIMSIZ OLMADIĞI AÇIKÇA TESPİT EDİLEN -----DENETİM RAPORUNUN ESAS ALINMIŞ OLMASI, DENETÇİ RAPORUNUN TASDİKİNİ MALUL KILDIĞI GİBİ, FAALİYET RAPORU, GELİR GİDER TABLOSU HESAPLARININ TAMAMINI AÇIKÇA MALUL KILMAKTADIR. Davalı şirketin 09.09.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki (GKT m.2) , 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesi (GKT m.6) kararlarının iptaline karar verilmesini Sayın Mahkemenizden talep ederiz. GENEL KURUL KARARINDAKİ KAR PAYI DAĞITILMAMASI (GKT M.4) KARARININ İPTALİ TALEBİMİZ Dava konusu 09.09.2022 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinde alınan kararda; "2021 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi, 2021 yılı karından zorunlu yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra kalan karın geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına, Ortaklardan ---- vekili Av. ----- ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 66.668 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 333.332 olumlu oylarıyla karar verilmiştir." şeklinde karar verilmiştir. DAVALI ŞİRKET 09.09.2022 TARİHİNDE 2021 YILI KARINDAN KAR DAĞITMAMA KARARI ALDIĞI GİBİ, DAVALI ŞİRKET HİÇ KAR DAĞITIMI KARARI ALMAMIŞTIR. ÜSTELİK 2021 YILI KARI GEÇMİŞ DÖNEM KARLARI HESABINA AKTARILMAK SURETİYLE ORTAKLARA DAĞITILMAMIŞTIR. Bu durum müvekkilin kar payı alma hakkının ortadan kaldırılmasına sebep olmuştur. DAVALI ŞİRKET 2013, 2019 VE 2020'DE KAR DAĞITTIĞINI İLERİ SÜRECEK OLURSA ŞUNU BAŞTAN İFADE ETMEK GEREKİR Kİ 2013, 2019 VE 2020 YILLARINDA DAĞITILMASINA KARAR VERİLEN TUTARLAR, ---- NOLU HESAPTA STOK AFFI ÇERÇEVESİNDE BİRİKEN RAKAMDIR. BU BİR FAALİYET KÂRI DEĞİLDİR. BU HUSUSA İLİŞKİN KARARLAR EKTEDİR (EK-23). STOK AFFI ÇERÇEVESİNDE ---- NOLU HESAPTA BİRİKEN TUTARLAR ZATEN DAĞITILMAK ZORUNDA KALINAN TUTARLARIN DAĞITILMASINDAN İBARETTİR. AYRICA BU STOK AFLARI DA MÜVEKKİLE TAMAMEN ÖDENMİŞ DEĞİLDİR. EN NİHAYETİNDE DAVALI ŞİRKET, MÜVEKKİLİN TERCİH ETMEDİĞİ YOLLARLA ŞİRKET TEMSİLCİSİ TARAFINDAN ÖNCE VERGİ USULSÜZLÜKLERİNE SÜRÜKLENMİŞ, ARDINDAN STOK AFFINDAN FAYDALANILARAK KAR PAYI DAĞITIMI GEÇİŞTİRİLMİŞ, ŞİRKET KAR ETMİYORMUŞ GİBİ GÖSTERİLMİŞ, ŞİRKETTE KAR PAYI ALMA HAKKI BY-PASS EDİLMİŞ, ŞİRKET YÖNETİMİNİN USULE AYKIRI YÖNTEMLERİ ÜZERİNDEN ŞİRKETTEN PARA ELDE ETME YÖNTEMLERİ (MESELA ÇİFT KASA HESABI AKABİNDE STOK AFFI ÜZERİNDEN ŞİRKETTEN ORTAKLARA PARA DAĞITILMASI) MÜVEKKİLİN DE İÇİNDE BULUNDUĞU ORTAKLARA DAYATILMIŞ VE KAR PAYI ALMA HAKKI ORTADAN KALDIRILMIŞTIR. MÜVEKKİL ŞİRKETTEN KAR ELDE HAKKINI YASAYA VE USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE KAR PAYI ŞEKLİNDE ALMAYI TERCİH VE TALEP ETMEKTEDİR, STOK AFFI GİBİ YÖNTEMLERLE ŞİRKETTEN MENFAAT DEVŞİRİLMESİNİ BİR YÖNTEM OLARAK REDDETMEKTEDİR. DOĞRUSU ŞİRKETİN KAR DAĞITMASIDIR. MÜVEKKİLİN YASAYA UYGUN KAR PAYI ELDE ETME TALEPLERİ MAHKEMENİZCE KABUL EDİLMELİ VE ORTAKLAR KURULUNUN KAR PAYI DAĞITMAMA KARARI İPTAL EDİLMELİDİR. Davalı şirket bir limited şirket olmakla, limited şirket ortağının sahip olduğu mali hakların başında kar payı alma hakkı gelir. Ortağa ödenecek olan kâr payı, TTK md. 608 uyarınca “net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden” karşılanacaktır. Gerek doktrin ve gerekse de istikrar kazanmış emsal nitelikteki Yargıtay kararlarına göre bir sermaye şirketi türü olan limited şirkete kural olarak bu şirketin sağlayacağı kazançtan yararlanmak amacı ile ortak olunur. Kâr payı hakkı nispi müktesep hak niteliğinde olduğundan sınırlandırılabilir, ancak kâr payı hakkının tamamen kaldırılması mümkün değildir. Bu nedenle, bu hak, aynı zamanda vazgeçilmez nitelikte bir haktır. TTK’nın “Kâr Payı ve Yedek Akçeler” başlıklı 608. maddesi uyarınca, “(1) Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçelerle, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. (2) Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanmasında itibarî değere eklenir. (3) Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir.” TTK 608. maddenin 3. fıkrasına dikkat edilecek olursa yasal veya sözleşmesel zorunluluğun ötesinde bir miktarda yedek akçe ayrılması için; diğer bir deyişle kâr payı dağıtmak yerine bu tutarların şirket bünyesinde tutulması için bazı özel durumların oluşması aranmaktadır. Her ne kadar yasada limited şirketlerin kâr payı dağıtımında genel kurula bir yetki alanı tanınmış ise de, KANUNUN ÇOK AÇIK HÜKMÜNE GÖRE KÂR PAYININ DAĞITIMI ASIL, KÂR PAYI DAĞITILMAMASI İSTİSNADIR. Şirket ana sözleşmesinde aksine hüküm yoksa, şirket ortaklar kurulu TTK’nın bu konudaki düzenlemeleri ile bağlı olup, kazanç üzerinde keyfî bir tasarruf yetkisine sahip değildir. Ortaklar kurulu bilançoya göre ortaya çıkan kazancı dağıtmaktan keyfi bir şekilde sarfı nazar edemez. ŞİRKETİN KAR DAĞITIMINDAN KEYFİ BİR ŞEKİLDE KAÇINMASI BİR MÜKTESEP VE VAZGEÇİLMEZ HAK OLAN KAR PAYI ALMA HAKKININ ORTADAN KALDIRILMASI İLE SONUÇLANDIĞI DURUMDA BUTLANLA MALUL HALE GELİR. .........
GENEL KURUL KARARINDAKİ 5. MADDE OLAN ŞİRKET MÜDÜRLERİNE AYLIK ÜCRET ÖDENMESİNE İLİŞKİN KARARIN İPTALİ TALEBİMİZ 09.09.2022 tarihli olağan genel kurulunda 5.maddede alınan karara göre, "Şirket müdürler kurulu başkanı ---- aylık 50.000,00-TL ve şirket müdürü----aylık 15.000,00-TL net ücretlerin ödenmesine ---- vekili Av. ---- ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 66.668 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 333.332 olumlu oylarıyla karar verildi." şeklinde karar alınmıştır. Müvekkil ---- müdürlük yaptığı dönemde davalı şirket tarafından hiçbir şekilde müdürlere aylık ücret ödenmesine ilişkin karar alınmamıştır. Müvekkil -----müdürlükten azlinden sonra ise şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesine karar verilmiş olup, bu karar iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi açık bir şekilde eşit işlem ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca önemle belirtmek gerekir ki, Genel Kurul Tutanağına geçen beyanlarımızda da görüleceği üzere, bugüne kadar müvekkil ----- da şirketin diğer ortakları gibi müdür olduğu dönemde müdürlere aylık ücret ödenmesine karar verilmemişken, müvekkilin müdür olmadığı dönemde karar verilmesi, dilekçemizde ayrıntılı olarak izah ettiğimiz üzere diğer ortaklar ------hesabından yüklü miktarda paralar çekildiğinin ortaya çıkması ve tarafımızca ısrarla çekilen yüklü miktarlara ilişkin bilgi talep edilmesi sonucunda olmuştur. GENEL KURUL KARARINDAKİ 6. MADDE OLAN -----BAĞIMSIZ DENETÇİ OLARAK ATANMASINA" İLİŞKİN KARARIN İPTALİ TALEBİMİZ 09.09.2022 tarihli olağan genel kurulunda 6.maddede alınan karara göre, "Şirketin 2022 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde bağımsız denetimi için-----ŞİRKETİ'nin seçilmesine ---- vekili Av. ------ ekli gerekçeli muhalefet şerhiyle 66.668 olumsuz oyuna karşılık diğer ortakların 333.332 olumlu oylarıyla karar verildi." şeklinde karar alınmıştır. ---- YETKİLİSİ --- , BİR ÖNCEKİ YIL GENEL KURULDA (30.11.2020 TARİHLİ GENEL KURULDA) BAĞIMSIZ DENETÇİ SEÇİLEN -----YETKİLİSİ ----- ÖZ YEĞENİDİR. GRUP ŞİRKETLERDEN ----- 2020 YILI OLAĞAN GENEL KURULUNDA -----ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA İLİŞKİN KARARA KARŞI ----ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NDE AÇTIĞIMIZ -----SAYILI DAVADA ALINAN 26.10.2021 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUNDA (EK-25); "Davacı tarafından genel kurulun 6. Maddesinde alınan 2020 yılı hesap ve işlemlerinin -----ŞİRKETİ'nin seçilmesine dair kararın, denetim şirketi yetkilisi ----- şirket ile şirket arasında bağlantı ve ticari ilişki bulunduğu gerekçesiyle iptali talep edilmiş, yapılan incelemede davalı şirketle bağlantısı bulunan----- Şirketi'nin kuruluş tarihi olan 30.03.2010 tarihinden 20.05.2021 tescil tarihli pay devrine kadar ----- şirkette %25 paya sahip olduğu ve TTK m.400/1 hükmü uyarınca sermaye şirketi olarak kurulan---- kurucu ve ortaklarından olan ----- Şirketi'nde ortaklığı bulunması nedeni ile 30.11.2020 tarihli ----- denetçi olarak seçilmesine ilişkin genel kurul kararı TTK m.447 kapsamında butlan ile malul olduğu, yönünde görüş ve kanaate varılmıştır." şeklinde sonuca varılmıştır. Grup şirketlerden-----bir önceki yıl genel kurulda (30.11.2020 tarihli genel kurulda) bağımsız denetçi seçilen ----yetkilisi ----- şirketlerinin denetim raporlarını düzenleyen bağımsız denetim firması ---- (eski unvanı ----- Şirketi) ortağıdır. Aynı zamanda şirketlerin muhasebe işlemleriyle ilgilenmektedir. Ancak----Şirketi'nde hisse sahibidir. -----Şirketi'nde ayrıca ---- şirketi de hisse sahibidir. Aynı zamanda ----- Şirketi'nde ortaktır. Bu şirket de grup şirketlerden olan-----Şirketine satış yapmaktadır. Şirketlerle, ticari çıkar ve kar amacı birliği içerisinde olan ----- aynı zamanda şirketlerin bağımsız denetimlerinde de rol almaktadır (EK-26: -----Şirketi yönetim kadrosu ve ticaret odası kaydı).----- davalı şirketin halihazırda mali müşaviridir. Şirketin mali müşavirinin öz yeğenin denetim firması olan ----- denetçi atanması bağımsızlığı ortadan kaldırır. Kaldı ki ---- denetçi atanma işleminin, önceki dönemde atanan -----bağımsızlığının söz konusu olmadığının ve bu kararın butlanla malul olduğunun açtığımız -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açtığımız ---- sayılı davada bilirkişiler tarafından tespit edilmesinin akabinde yapılmış olması "NE YAPILIRSA YAPILSIN KANUNUN SÜREKLİ DOLANILACAĞI" mesajını vermektedir. Davalı şirket yönetiminin "BAĞIMSIZ DENETÇİ ATAMALARI İPTAL EDİLSE DE YİNE BİR YAKINININ/AKRABASININ BULUNUP DENETÇİ YAPILMASI" şeklindeki eylemi KANUNUN DOLANILMASI şeklindeki kötüniyetli tavrı açıkça ortaya koymaktadır. Bu yolla Türk Ticaret Kanunu'nun özel denetime ilişkin hükümleri davalı şirket tarafından sürekli by-pass edilmekte ve bertaraf edilmektedir. Şirketin bu yolla BAĞIMSIZ DENETİMDEN BAĞIŞIK TUTULMAKTADIR. Bir önceki genel kurulda -----bağımsız denetçi atanmasının butlanla malul olduğu bilirkişi raporunda nasıl tespit eidlmişse, aynı şekilde----- bağımsız denetçi atanması işleminin de butlanla malul olduğu aşikardır. Bu sebeple tarafımızca dava konusu 09.09.2022 tarihli genel kurul kararındaki 6. karara muhalefet şerhi işlenmiştir. İşlediğimiz muhalefet şerhinde 2021 yılı hesap ve işlemleri için seçilen bağımsız denetim firması ---- yönetim kurulu başkanı (yetkilisi) -----, şirket SMMM'si ve önceki dönem bağımsız denetçisi olan ----- yetkilisi ----- öz yeğeni olduğu, bu hususun bağımsızlığı ortadan kaldıracağı açıkça belirtilmiştir. Sayın Mahkemenin de takdir edeceği üzere, bağımsız denetim şirketinin ortağı olan ve şirketlerin mali müşavirlik hizmetlerini yapan, aynı zamanda ---- birçok şirkette ortağı olan ---- öz yeğeni --- YETKİLİSİ OLDUĞU------ denetim raporlarının bağımsızlığı konusunda açık şüphe uyandırmaktadır. Bu sebeplerle, dava konusu 09.09.2022 tarihli genel kurulda 6. madde ile alınan "----- bağımsız denetçi atanmasına" dair kararın BUTLANLA MALUL OLMASI SEBEBİYLE İPTALİNİ TALEP EDERİZ. ÖZEL DENETÇİ ATANMASI TALEBİMİZ TTK m.439/II'ye göre dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. ÖZEL DENETÇİ ATANMA TALEBİMİZE DAYANAK OLARAK TTK M.439/F2. KAPSAMINDAKİ ŞİRKET NEZDİNDE YAPILAN MALİ USULSÜZLÜKLERE VE ORTAKLARIN ZARARA UĞRATILMASINA İLİŞKİN BEYANLARIMIZ Şirket nezdinde, özellikle hakim ortak tarafından birçok mali usulsüzlük yapıldığına muttali olunmuş ve bu işlemlerin gizlendiği tespit edilmiştir. Kronolojik olarak müvekkil tarafından tespit edilebilen usulsüzlükleri delilleri ile birlikte ibraz etmekteyiz. Bunların genel kurulda aydınlığa kavuşturulmaması durumunda karın belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündem maddeleri görüşülemez. Çünkü tabloların, denetim raporlarının tasdiki, ibraz ve kar kararları aydınlatılmamış finansal tablolara göre karara bağlanmıştır. Genel kurulda da açıkça soru olarak yöneltilen ve açıklama talep edilen aşağıdaki konulara yönelik kurulda açıklama yapılmamışken gündemin oylanarak karar verilmesi iptale tabidir: 1. BU USULSÜZLÜKLERDEN VE ORTAKLARI ZARARA UĞRATAN İŞLERDEN EN ÖNEMLİSİ; ---- hakkında başlatılan ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma numaralı dosyasında----- Şirketi'ni, başka bir şirket nezdinde bulunan hisselerini, müdür ----- imza atması suretiyle bedelsiz olarak üzerine aldığı ve şirketi 13.000.000-TL civarında zarara uğrattığı bilirkişilerce tespit edilmiş; -----CUMHURİYET SAVCILIĞI’NIN ---- SORUŞTURMA NUMARALI DOSYASI KAPSAMINDA HAZIRLANAN BİLİRKİŞİ RAPORU DİKKATE ALINARAK ----, ----- HAKKINDA "HİZMET NEDENİYLE GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA" İDDİASIYLA İDDİANAME DÜZENLENEREK ---- ASLİYE CEZA MAHKEMESİ ----. SAYILI DAVA AÇILMIŞTIR. ---- Asliye Ceza Mahkemesi -----. sayılı dava dosyasının Mahkemenizce celp edilmesini talep ederiz. Görüldüğü üzere, hakim ortak tarafından açıkça yapılan usulsüz işlemler, diğer tüm grup şirketlerinde de mevcut olduğundan özel olarak şirket nezdinde denetim ve inceleme yapılması gerekmektedir. Hisse devrine imza atan ----, 28.04.2020 tarihli ve ---- sayılı-----Gazetesi'nde de tescil ve ilan edildiği üzere, yine grup şirketlerden-----Şirketi'nde müdür konumuna getirilmiştir. İZAH EDİLEN USULSÜZ İŞLEMLER SEBEBİYLE, --- HAKKINDA ---- CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI'NIN ----- SORUŞTURMA NUMARALI DOSYASI BAŞLATILMIŞ VE ----- EYLEMLERİ İLE DAVALI ŞİRKETİ 12.965.099,00- TL ZARARA UĞRATTIĞI BİLİRKİŞİLERCE TESPİT EDİLMİŞTİR. (EK-27: ----- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Soruşturma numaralı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve 28.04.2020 tarihli ve ---- sayılı --- Gazetesi, iddianame ve --- Asliye Ceza Mahkemesi -----sayılı dava dosyası tensip zaptı ) 2. VERGİ USULSÜZLÜKLERİ --- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın -----soruşturma sayılı dosyasıyla hakim ortak ----tarafından şirketlerde gayri resmi 2. Kasa tutulduğu, muvazaalı mali işlemler yapıldığı tespit edilmiş ve ---- Sulh Ceza Hakimliği'nin ----- sayılı dosyasından gayri resmi kasa hesaplarının tutulduğu bilgisayarlara ilişkin el koyma kararı verilmiştir. (EK-28: İfade tutanağı ve el koyma kararı) ---- tarafından davalı şirketlerde resmiyette gözüken kasa hesabı ve kayıtlarından hariç olarak gerçek işlemlerin yapıldığı gayri resmi 2. kasa hesabı tutulmaktadır. Bunun öğrenilmesi ile birlikte söz konusu işlemler aynı zamanda TCK anlamında suç niteliğinde olduğundan, hakim hissedar ----- hakkında, hizmet sebebiyle emniyeti suistimal, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık ve sair suçlardan cezalandırılması için ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olunmuş ve soruşturma dosyası açılmıştır. Savcılık soruşturma dosyasında, şirketin sigortalı muhasebe çalışanı ------ tanık sıfatıyla ifadesine başvurmuş ve hakim ortak talimatıyla gayri resmi kasa tutulduğu, şirket kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı tespit edilmiştir. ----, şirketlerde 2. kasa tutulduğunu, gayri resmi işlemlerin 2. kasada kayıt altına alınmasına dair ----- tarafından talimat verildiğini şu şekilde ifade etmiştir:. En büyük hisse sahibi her dönem kuruluşundan beri ----- idi, dolayısıyla şirketle ilgili yönetim hakkı ve söz hakkı ----- idi, ---- şirketlerin yanında başka şirketler de açtı ancak ------ bunlardan haberi olmadı, ----- yaklaşık 5-6 yıl önce şirket çalışanlarına ve bana talimat vererek şirket hesaplarını 2 ayrı hesapta tutmamızı istediğini söyledi, Gayri resmi bir hesap oluşturdu, gayri resmi olarak bir takım harcamalar yapmak için böyle bir yol izledi, Örneğin, faturasız bir mal aldığından bunu resmiyette gösteremiyordu, Gayri resmi hesaplarda, zekatlar, bağışlar, arsa alımları, faturasız yapılan işlemler kaydedilirdi, -----, faturasız mal satımı yapan spot piyasadan düşük KDV karşılığında fatura alır ve kendi bordrosunda göstererek düşük KDV ödediği halde tamamını ödemiş gibi bu faturaları kullanırdı, Excel tablolarında ----- isimli kişiden kasaya giren para olarak gözüken tutarlar karşılıksız faturaya ilişkindir Sonradan ---- tarafından kurulan bir kısım şirketler,---- ve ------ ortak olduğu şirketlerin kazançları ile kurulmuştur, Tanığın bu şekilde şirketlerdeki gerçek işleyişi izah etmesinin ardından iş akdi haksız olarak sona erdirilmiştir. Görüldüğü üzere, şirket incelemeye izin verme konusunda samimi ve dürüst hareket etmemektedir. 3- Davacı tarafından ikame edilen haklı sebeple şirket ortaklığından çıkma davasında, ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin-----Sayılı dosyasından şirketin malvarlığında kasıtlı olarak muvazaalı işlemler yapıldığına kanaat getirilerek şirketin tüm taşınmaz malvarlığı üzerine devri önlemek adına ihtiyati tedbir tesis edilmesine karar verilmiştir. (EK-29: --- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin-----Sayılı ihtiyati tedbir tesisine yönelik ilamı) 4- Hakim ortak tarafından şirkette fiilen çalışması olmayan kişiler, şirket nezdinde sigortalı çalışan olarak gözükmekte ve şirket tarafından bu nedenle usulsüz giderler yapılmaktadır. 27.10.2020 tarihli ve 30.11.2020 tarihli olağan genel kurullarda fiili çalışması olmamasına rağmen sigorta gideri ve maaşı ödemesi yapılan şahısların tespiti için çarşaf bordrolar istenmiş ancak verilmemiştir. Bu giderlerin belirli halde verilmemesi halinde, mali verilerin ve raporların şeffaf bir şekilde değerlendirilemeyeceği aşikardır. 5- Davalı şirket kayıtlarına gayri resmi giderleri karşılamak için fiktif faturalar iktisap edilmiş ancak karşılığı mallar alınmamıştır. Somut olarak mevcut olmayan ancak kağıt üzerinde stokta gözüken ürünler de yine kağıt üzerinde fire olarak geçirilerek stoklar eritilmiş ve müvekkil şahıs zarara uğratılmıştır. Bu şekilde hakim ortağa ve işlemlerin içerisinde olanlara nakit sağlanmaktadır. Şirket genel kurul tutanağından da anlaşıldığı üzere, müdürlere maaş verilmesi reddedilmiş olmasına ve başka bir iş kolu olmaksızın ücretsiz müdürlük görevi ile hayatlarını idame ettirmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu cihetle, Mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi incelemesinde özellikle faturalar karşılığı stok verileri ve fire verilerinin incelenmesi gerekmektedir. 6- Davalı şirketin hakim ortağı ----- ve davacının benzer sermaye yapısıyla ortak olduğu yukarıda izah edilen----Şirketi arasında para transferleri yapılmış, krediler çekilmiş ancak adatlandırma yapılmamış olup şirketler arası transferler de denetim raporunda yer almamaktadır. Sayın Hakimliğiniz tarafından da bağımsız denetim raporları incelendiğinde görüleceği üzere, şirketler arasındaki ticari ilişki incelenmemiş, şirketler arası gönderilen paralara faiz işletilip işletilmediği konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, rapora alınmadığı ortadadır. 7- Hakim ortak ----- ile müvekkil arasında akdedilen 26.12.2016 tarihli protokolde, ----- bağlı şirket olduğu şirketlere ilişkin "hiçbir bedel talep etmeden"----- firmalarındaki ----- hissesinin %12+2 olacak şekilde hisse devri yapacağını kabul, taahhüt ve beyan etmiştir. Görüldüğü üzere, ----- işbu protokol ile kağıt hissedar dahi gözükmediği şirketlerin de hisse devrini yapacağını taahhüt ederek şirketlerin muvazaalı ve ortak şirketlerin sermayesinden karşılayarak kurduğunu aslen ---- tarafından idare edildiğini kabul ve ikrar etmiştir. Ayrıca protokolün 1. Numaralı maddesinde, tüm şirketin geçmişe dönük kayıtlarının----- tarafından incelemeye açılacağını kararlaştırmışlardır. Ancak protokol gereği bir kısım devirler yapılmadığı gibi kayıtlar da incelemeye açılmamıştır. ----- tarafından imzalanan işbu protokol şirketlerde azınlığın haklarının bertaraf edildiğinin, bilgi vermeksizin hakim ortak tarafından usulsüz işlemler yapıldığının ve kayıtların gösterilmediğinin ispatıdır. (EK-30: ------ arasında tanzim edilen 26.12.2016 tarihli protokol) OLAĞAN GENEL KURUL KARARLARININ YÜRÜTMESİNİN GERİ BIRAKILMASI TALEBİMİZ Sayın Mahkemenin de bildiği üzere, genel kurul kararı iptal edilinceye kadar geçerliliğini sürdürmektedir. Ancak bu aşamada, iptal gerekçelerimiz ile sunduğumuz somut deliller şirket nezdinde usulsüz işlemler olduğunu ispatlamaktadır. Bu haliyle, genel kurul toplantısının yapılması kararı, finansal tablolar ve denetim raporunun tasdik edilmesi kararlarının uygulanması azınlık müvekkilin haklarını bertaraf edecektir. Bu cihetle, TTK m. 449 düzenlemesi doğrultusunda, dava konusu edilen kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını talep ediyoruz. .........
NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, 1. Çoğunluğun haksız ve yersiz kararları ile azınlığın ezilmesinin engellenmesi cihetiyle, dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan 09.09.2022 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK m. 449 düzenlemesi gereğince, YÜRÜTÜLMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA, 2. Davalı şirketin 09.09.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki (GKT m.2), 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtılmaması (GKT m.4), Şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi (GKT m.5), 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ---- seçilmesi (GKT m.6) KARARLARININ İPTALİNE, 3. TTK m.439 uyarınca davalı şirkete Mahkemenizce ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA, ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan dava dilekçesinde ileri sürülen sebeplere bağlı olarak 09/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,4,5, ve 6 nolu kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı ileri sürülerek iptaline, davalı şirkete TTK. Madde 439 uyarınca özel denetçi atanmasına ve ayrıca ihtiyati tedbir niteliğinde olmak üzere TTK. 449 Maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir. Davalı vekili tarafından ibraz edilip duruşmada da tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları: "... Konu : Davacının 08/12/2022 tarihli dava dilekçesine karşı cevaplarımı içerir. A. Taraflar Arasındaki Hukuki İlişkinin Gelişimi .........Şirket genel kurulu, 23/08/2022 tarihli ilk toplantıda alınan erteleme kararı kapsamında 09/09/2022 tarihinde aynı gündemle toplanmıştır. Davaya konu 09/09/2022 tarihinde yapılan 2022 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan kararlar şu şekildedir: 1 Nolu Karar ; ''Toplantı başkanlığına ---- Vekili Av. ----- seçilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.-----Nolu Karar; ''2020 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporu okunarak müzakere edildi ve toplantıda hazır bulunan hissedarlarının ----- 66.668 olumsuz oyuna karşılık 333.332 olumlu oyları ile tasdik edildi.'' 3 Nolu Karar; 2020 yılları çalışmalarından dolayı Müdürler kurulunun ibrasına geçildi. Ortaklardan --- ve ----- oy hakkından yoksun olması sebebi ile oy kullandırılmamıştır. Ortaklardan ----- olumsuz oyları ile müdürler ibra edilmemiştir. ----- Nolu Karar; ''2020 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi. 2019 yılı karının geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir.' 5 Nolu Karar; 'Müdürler kuruluna ücret ödenip ödenmemesi gündemine ilişkin yapılan müzakere sonunda şirket müdürlerinden ---' ise 50.000,0-TL, Şirket Müdürü ----- 20.000,0-TL ücret ödenmesine ----- ekli gerekçeli muhalefet şerhi ile 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla oyla ücret ödenmesi kabul edilmiştir. ''----- Nolu Karar; ''Şirketin 2021 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için ----- seçilmesine 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir.''[Ek-8-2021 Yılı Ortaklar Olağan Genel Kurul Kararları ve Hazirun Cetveli] Davacı iş bu genel kurulun 1, 2, 4 ve 5. Maddelerinde alınan kararlarının iptalini ve özel denetçi atanmasını talep etmiştir. B. Davacı İddialarına Cevaplarımız Dava dilekçesi kopyala yapıştır usulü yazılmış olmasının yanında genel kurul kararının iptalini haklı kılacak sebep bulunmaması, müvekkil şirketle ilgisi olmayan bir takım vakıalar sebep gösterildiğinden davanın reddi gerekmektedir. Dava dilekçesinin incelenmesinde görüleceği üzere iddiaların tamamı dava dışı ---- hakkındadır. Davacı ortağı olduğu ------ haklı sebeple ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi amacı ile ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas Sayılı dosyası ile dava açtığı yukarıda izah edilmişti. Anılı davanın yargılaması halen devam etmektedir. Her ne kadar iş bu davanın davalısı müvekkil ----- gösterilmiş ise de iddiaların dava dışı ''-----'' hakkında olduğu tartışmasızdır. Nitekim davacı -----2020 yılı olağan genel kurul kararlarının iptali için açmış olduğu --- Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas----- sayılı dosyası, yine ---- 2021 yılı olağan genel kurul kararlarının iptali için açmış olduğu ----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinde aynı iddiaların bire bir tekrarladığı görülecektir. Davacı aynı iddialarını ortağı olduğu bütün şirketlere karşı açtığı genel kurul kararlarının iptali davalarında {kopyala yapıştır yöntemi ile} dile getirmeye devam etmektedir. Dava dilekçesinin kopyala yapıştır sureti ile hazırlandığı ve müvekkil şirketle bir ilgisi bulunmadığı -----Asliye Ticaret Mah- kemesinin ---- Esas,----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas ve ----Asliye Ticaret Mahke- mesinin ----- Esas sayılı dosyaların incelenmesi halinde tespit edilecektir. Müvekkil şirket ile ilgisi bulunmayan iddialar üzerinden yargılama yapılması hukuki dinlenilme hakkını ihlali sonucunu doğuracağından öncelikle davacıya her bir vakıanın davalı ----- ve dava konusu genel kurul kararları ile nasıl bir illiyet bağının olduğunun açıklatılması yerinde olacaktır. TK’ nun Genel Kurul Kararının Butlanı ve İptali kenar başlığını taşıyan 622. maddesindeki ‘’Bu Kanunun anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.’’ düzenlemesi uyarınca limited şirket genel kurul kararlarının butlan ve iptali, anonim ortaklığa ilişkin m. 445 vd. kapsamında değerlen- dirilmek gerekmektedir. Yasanın İptal Sebepleri yan başlığı altında düzenlenen 445. Maddesi ‘’446’ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler.’’ şeklindedir. Bu bağlamda genel kurul kararının iptali için kararın, kanun veya esas sözleşme hükümlerine veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerekmektedir. Dava dilekçesinde iddia edilen maddi vakıalar ile iptali talep edilen genel kurul kararları arasında bir illiyet bağı kurulmadığı gibi davalı şirketle ve genel kurul kararları ile bir ilgisi olmayan maddi vakıaların sebep gösterilmesi yerinde olmamıştır. İş bu davanın tarafı diğer ortak ----- olmadığı gibi konusunun da davacı ile diğer ortaklar arasındaki kişisel suçlamalar değildir. Genel kurul kararlarının iptaline sebep teşkil etmemesine, davalı şirket ile bir ilgisi olmamasına rağmen davacının her bir iddiasına cevap verme zorunluluğu hasıl olmuştur. Bu kapsamda; Dava dilekçesinin ''Vergi Usulsüzlükleri ''başlığı altında grup şirketlerden olduğu iddia edilen '' ----- yönelik 2016-2020 dönemine ilişkin vergi denetimi yapıldığı anılı şirketin mali müşavirinin ---- olduğu bu kapsamda davalı ----- VUK' 367/1-a bendi kapsamında eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine yönelik taleplerine yeteri kadar açıklama yapılmadığından alınan kararların iptali gerektiği iddiasına yönelik olarak; Öncelikle genel kurul toplantı tutanağından görüleceği üzere davalı şirket hakkında davacının ihbarı üzerine vergi denetimi yapılmış ancak suç teşkil edecek bir tespit yapılmadığı anılı inceleme kapsamında davacının da ihbarcı olaması sebebi ile dinlenildiği başkaca bir denetim bulunmadığı bilgisi verilmiştir.Diğer taraftan davacı bu yöndeki iddiasını ---- 2021 yılı genel kurul kararlarının iptali amacı ile açtığı -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı davasında aynen tekrarlamıştır. İddiaların davalı müvekkil şirketle bir ilgisi olmayıp ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin anılı dava dilekçesinin kopyala yapıştır sureti alın- tılandığından aynen tekrarlanmıştır. Nitekim davalı ----- yönünden herhangi bir iddia ortaya konulmayıp dava dışı şirket hakkındaki iddialar bu davaya da taşınmıştır.Dava dilekçesinin aynı bölümünde devamla davalı şirketin hakim ortağı ‘-----başka bir şirket nezdinde bulunan hisselerini bedelsiz olarak üzerine aldığı iddiası bu kapsamdadır. Öncelikle az yukarıda belirtildiği üzere davalı şirkette ortakların hiçbiri hakim paya sahip değillerdir. Ayrıca davalı müvekkil şirketin başka herhangi bir şirkette herhangi bir hissesi bulunmamaktadır. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve ---- C. Başsavcılığının ----- Soruşturma dosyası incelenmesinde görüleceği üzere anılı soruşturma kapsa- mında iddia edilen vakıalar müvekkil şirketle bir ilgisi bulunmamaktadır. İddiaya konu hisse devir sözleşmesinin tarafı dava dışı-----. Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının müvekkil şirketle bir ilgisi bulun- mamaktadır. Dava dilekçesinin aynı bölümünde davalı müvekkil şirketle ilgisi olmayan ve gerçek dışı iddialarına devamla davalı şirketin hakim ortağı ----- grup şirketlerde gayri resmi 2. kasa tuttuğu iddia etmiştir. Yine anılı soruşturma dosyasının da müvekkil şirketle bir ilgisi bulunmadığı gibi söz konusu soruşturma davacı ve şirkette bir dönem ara elaman olarak çalıştıktan sonra ayrılan ----- şirketi zarar uğratmak ve haksız menfaat temin etmek sureti ile yapmış oldukları şikayetten ibarettir. Davacı, ikinci kasa tutulduğu iddiası bu sebeple özel denetçi atanması talebini ayrıca ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasından talep etmiştir. Davacının ikinci kasa tutulduğu iddiası anılı dava ile reddedilmiştir ---- C. Başsavcılığının ----- Sayılı soruşturma dosyası davacının da ortağı olduğu dava dışı ---- şirket ortağı ----- hakkındadır. Müvek- kil şirket hakkında herhangi bir soruşturma bulunmamaktadır. İş bu dava dosyası ile ilgisi bulunmamasına karşılık anılı soruşturma dosyasından ----- hakkında ‘’Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık’’ suçundan Kovuşturmaya Yer Olma- dığına Dair karar verilmiştir. Soruşturma dosyası kapsamında vergi incelemesi yönünden Savcılık yetkisizlik kararı vermek sureti ile dosyayı Vergi Denetim Başkanlığına göndermiştir. Vergi müfettişlerince hazırlanan rapor sonunda davacı ----- dahil olmak üzere şirket ortakları hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Soruşturma savacısı vergi raporu sunulduktan sonra yeniden dosyayı bilirkişiye tevdi etmiştir. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda esasında vergi suçu oluşmadığı eksik inceleme yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. [Ek--Soruşturma dosya- sına sunulan Bilirkişi Raporu] Bu arada dava konusu ile ilgisi bulunmamakla birlikte davacının yapmış olduğu şikayetin asıl amacının bilinmesi amacı ile yapılan ihbar üzerine davacı ---- ihbar parası ödenmiştir. Vergi Denetim Daire Başkanlığına yazı yazılarak yapılan vergi deneti sonunda davacı ---- ve -----ödenen ihbar ücretinin sorulmasını talep ediyoruz. Dava dilekçesinin aynı bölümünde davacı gayri resmi giderleri karşılamak için fiktif faturalar iktisap edildiği karşılığında mallar alınmadığı yönündeki iddiası da asılsızdır. Davalı şirketin 2021 yılı bağımsız denetim raporu, mizanlar, gelir gider tabloları davacıya tebliğ edilmiştir. Şirketin iddia edildiği gibi gayri resmi bir gideri olmadığı gibi stokların eritilmesi de söz konusu değildir. Davacının bu yöndeki beyanları genel geçer afaki beyanlar olduğu görülmek- tedir. Yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirketin bağımsız denetime tabi olmasının yanında davacının açmış olduğu ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi davasında bilirkişi incelemesi ile şirketin bütün defter ve kayıtlarının incelenmekte olduğu dikkate alındığında özel denetim yapılmasının şartları oluşmamıştır. Zira bağımsız denetim raporlarında ve mahkeme dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde şirketin bütün kayıt ve defterleri inceleneceği bilgi alınmadık ve incelenmedik bir husus da kalmayacaktır. Davacı ile şirket ortaklarından ---- arasında akdedilen 26.12.2016 tarih protokolün müvekkil şirketle ve dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığı izahtan varestedir. Ayrıca müvekkil şirketin kuruluşundan itibaren detaylı mizanları Davacının ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi amacı ile açtığı----- Asliye Ticaret Mahkeme- sinin ----- Sayılı dava dosyasına sunulmuştur. Bu bağlamda davacının şirketin mali raporlarından bilgi sahibi olmadığı veya kendisinden saklandığı yönündeki beyanları asılsız- dır. Müdürlük yaptığı 20/03/2020 tarihine dek iddia ettiği hususlarda ortaklıktan çıkma davası açtığı tarihe kadar herhangi bir itiraz ve talebi olmayan davacının şimdi birdenbire özel de- netçi tayin talebi ortaklıktan çıkma kararı kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu denli ağır isnatlarda bulunan davacının bugüne dek görev ve sorumluluğu kapsamında herhangi bir yasal müracaat yapmayıp ortaklıktan çıkma davası açtıktan sonra anılı davaya delil oluşturma gayreti kapsamında şirketin karar alam sürecini tıkama amacı ile özel denetçi atanması talep edildiğinden talebin reddi gerekmektedir. ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas Sayılı dosyasından dava dışı şirketlere denetim ve onay kayyımı atanması yönündeki ara kararın ne denli pervasızca kullanıldığı iş bu dava ile kendini göstermektedir. Halihazırda yapmış olduğu işlemlerin tamamı denetim ve onay kayyımına tabi olmasına rağmen davacının akıllamaz usulsüzlüklerin yapıldığı iddiası esasında yargı kararına ve atanan kayyım da güvenin olmadığının ifadesidir. Denetim ve onay kayyımı ----- tarafından hazırlanan rapor davacının iddialarının yerinde olmadığını kanıtlar niteliktedir. Kayyım ---- tarafından hazırlanan 17.10.2022 tarihli raporda müvekkil şirketin davacının ortaklıktan çıkma davası açmasından sonra dahi büyümeye devam ettiği, her hangi bir usulsüzlük bulunmadığı tespit edilmiştir. { Ek-12- Kayyım Raporu} Dava dilekçesinin 18,19, 20, 21 ve 22. Sayfaları önceki iddiaların tekrarı hatta önceki iddia- ların kopyalanıp yapıştırılmak sureti tekrarlandığından yeniden cevap verilmemiştir. C. Olağan Genel Kurul Kararlarının Butlanı ve İptali İçin Kanunun Aradığı Şartlar Yoktur İptali talep edilen müvekkil şirketin 2021 yılı Müdürler Kurulunun faaliyet raporu ile gelir gider tablosu denetçi raporunun tasdikine ilişkin 09/09/2022 tarihli olağan genel kurulun 2 nolu kararı -aynen- '2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporu okunarak müzakere edildi ve toplantıda hazır bulunan hissedarlarının -----66.668 olumsuz oyuna karşılık 333.332 olumlu oyları ile tasdik edildi.'' Şeklindedir. Yukarıda tafsilatı ile anlatıldığı üzere davacının mali tabloların gerçeği yansıtmadığı iddiasını desteklemek amacı ile ileri sürdüğü vakıaların müvekkil şirketle bir ilgisi olmadığı gibi şirketin finansal tabloların, denetçi raporalrının davacı ile paylaşıldığı buna karşılık iş bu finansal tablolar ve denetçi raporu hakkında somut bir tespit yapılma- dığından davacının talebinin reddi gerekmektedir. Davacı, denetim raporlarının, müdürler kurulu raporlarının tasdik edilmemesi gerektiğine yönelik bir delil de sunmuş değildir.-İptali talep edilen karın dağıtılmamasına ilişkin 09/09/2022 tarihli olağan genel kurulun --- nolu kararı -aynen-; ''2021 faaliyet dönemi karının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi. 2021 yılı karının geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir.'' Şeklindedir. 6102 sayılı TTK' nın ''Kar Payı ve Yedek Akçeler'' başlığı altında düzenlenen 608. Maddenin 1 bedinde kar payının hangi koşullarda dağıtabileceğini 2. Bendinde nasıl hesaplanaca- ğını 3. Bendinde ise kanun yada şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan yedek akçenin hangi ayrılma şartlarını düzenlemiştir. ''{1}Kâr payı, sadece net dönem kârından ve bunun için ayrılmış yedek akçelerden dağıtılabilir. Kâr payı dağıtımına ancak, kanun ve şirket sözleşmesi uyarınca ayrılması gereken kanuni yedek akçeler- le, şirket sözleşmesinde öngörülmüş yedek akçeler ayrıldığı takdirde karar verilebilir. {2}Şirket sözleşmesi ile aksi öngörülmedikçe, kâr payı, esas sermaye payının itibarî değerine oranla hesaplanır; ayrıca yerine getirilen ek ödeme yükümlülüklerinin tutarı da kâr payının hesaplanma- sında itibarî değere eklenir. {3}Şirket genel kurulu, kanun ya da şirket sözleşmesinde öngörülmeyen veya öngörüleni aşan tutarlarda yedek akçelerin ayrılmalarına sadece; a) Zararların karşılanması için gerekliyse, b) Şirketin gelişimi için yatırım yapılması ihtiyacı ciddi bir şekilde ortaya konulmuşsa, bütün ortakların menfaati böyle bir yedek akçe ayrılmasını haklı gösteriyorsa ve bu hususlar şirket sözleşmesinde açıkça belirtilmişse, karar verebilir. {TTK Madde-308} Öncelikle belirtmek gerekir ki karın dağıtılıp dağıtılmayacağı genel kurulun yetkisinde olup mahkemenin karın dağıtılması yönünde bir karar vermesi de mümkün değildir. Elbetteki şirketin ortaklara kar payı dağıtması hedeflemektedir. Ne var ki öncelikle dağıtılacak karın olup olmadığı varsa geçmiş dönem zararları karşılanıp karşılanmadığı, şirket gelişimi için yapılan yatırım yapılıp yapılmadığı hususlarının tespiti gerekmektedir. Esasında davacı finansal tabloları incelemek sureti ile bir değerlendirme yapmış olsaydı şirketin kar dağıtmama kararının yerinde olduğunu tespit edecekti.Şirketin kurulduğu 2005 yılından buyana finansal tabloların incelenmesinde; kurulduğu ilk üç dört yılı yatırım dönemi olduğundan zarar etmiştir. Devam eden yıllarda elde edilen kar geçmiş dönem zararlarını karşılamıştır. Geçmiş yılların bilanço ve mali tabloları davacının da katılımı ile yapılan olağan genel kurullarda herhangi bir itiraza uğramayarak oy birliği ile tasdik edilmiştir. {Geçmiş yıllara ait genel kurul kararları dilekçe ekinde sunulmuştur} Alınan karar şirketin 2022 yılında yapacağı/yaptığı yatırımlar kapsamında alınmış karardır. Özellikle üretim maliyetlerinin arttığı, ürün temin edilmediği piyasa koşullarında şirketin ilk düşünmesi gereken ortaklara kar dağıtmak olmayıp hayatını devam ettirebilmektir. Yine halihazırda davacının açmış olduğu ortaklıktan ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi davası dikkate alındığında olası ayrılık kararı uyarınca davacıya ödenmesi lazım gelecek ortaklık payı dikkate alındığında yapılması muhtemel ödeme şirketi finansal olarak zorlayacağından kar dağıtmaması yerinde bir karardır. Ayrıca mali tabloların gerçeği yansıtmadığını düşünen davacının kar dağıtılmaması kararına itirazı izaha muhtaçtır.İptali talep edilen 09/09/2022 tarihli olağan genel kurulun 5 nolu karar; 'Müdürler kuruluna ücret ödenip ödenmemesi gündemine ilişkin yapılan müzakere sonunda şirket müdürlerinden ----ise 50.000,0-TL, Şirket Müdürü ---- 15.000,0-TL ücret ödenmesine---- vekili Av. ----- ekli gerekçeli muhalefet şerhi ile 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla oyla ücret ödenmesi kabul edilmiştir. Davacının iş bu karar yönünden iptal edilmesi gerektiğine yönelik iddiasına ilişkin gerekçe olarak daha önce şirket müdürlerine ücret ödenmemiş olmasını göstermiştir. Şirket müdür- lerine önceden ücret ödenmemiş olması bundan böyle ücret ödenmeyeceği sonucunu doğurmayacaktır. Ayrıca şirkette herhangi bir görev ve çalışması bulunmayan davacıya ücret ödenmesine de yasal olanak bulunmamaktadır. İptali talep edilen 09/09/2022 tarihli olağan genel kurulun ---- nolu karar; ''Şirketin 2022 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için ----- seçilmesine 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmişti. '' Şeklindedir. Yukarıda izah edildiği üzere Müvekkil şirket yaklaşık 500 çalışanla faaliyet gösteren TK m. 635’in göndermesi ile limitet şirketler hakkında da tatbik kabiliyeti bulan TK m. 397 ve bu son maddenin uygulanma şartlarını gösteren “Bağımsız Denetime Tabi Olacak Şirketlerin Belirlenmesine Dair Karar” gereğince belirlenen (çalışan sayısı, yıllık cirosu ve aktif malvarlığına ilişkin) ölçütleri aştığından bağımsız denetime tâbi şirketlerden olup 2015 yılından itibaren bağımsız denetim şirketlerince denetlenmektedir. Yani bağımsız denetim şirketleri ile çalışılması yasal zorunluluktur. Bağımsız denetçi seçim kararının iptali halinde müvekkil şirketi bir takım yasal ve idari yaptırımla karşı karşıya bırakacaktır. Bu sebeple iş bu genel kurul kararının iptali talebinin reddi gerekmektedir. Davacı genel kurulun ---- denetçi seçilmemesi gerektiğini izaha çalışırken seçilen bağımsız denetim şirketi veya yapacağı işlemlere ilişkin değil daha önce kendisinin de iştirak ederek seçilen bağımsız denetim şirketi ve ----- üzerinden bir takım iddialarda bulunduğu görülmektedir. Şirketin 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları Olağan Genel Kurul Toplantı Kararları davacı ----- katılımı ile oybirliği ile alınmıştır. Davacının özel denetçi talebinin kabul edilmemesi de yerinde olup özel denetçi atanması talebin reddi gerekmektedir. Özel denetim isteme hakkı pay sahibinin kişisel hakları ana başlığı altında ----numaralı alt başlıkta genel kurulun kabulü veya reddine bağlı olarak iki ayrı seçenek halinde TK. Madde 438 ve 439 da düzenlemiştir. Somut uyuşmazlık bakımından da dilekçesinden özel denetim talebinin TK 438 madde kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. TK 438 maddesinde özel denetim hakkının, '' Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebileceği''' şeklinde kullanılabileceği düzenlemiştir. TK. 438. Maddesine dayalı özel denetim talebi için belirli koşulların varlığı gereklidir. Bu koşullar; Bilgi alma ve inceleme hakkının daha önceden kullanılmış olması, Belirli olayların açıklığa kavuşturulmasının istenmesi, Özel Denetim talebinin pay sahipliği haklarının kullanımı için gerekli olmasıdır. Anılı koşulları varlığı ile birlikte özel denetim talebinin kabulü için Genel Kuruldan özel denetim talebinde bulunulması zorunludur. Özel denetimin ancak şirketi ilgilendiren belirli konukların açıklığa kavuşturulması amacı ile diğer koşulların varlığı halinde kullanılabilir. ''...Burada önem taşıyan husus olay bağlamında tanımlanabilen içeriği ve sınırları belli olan genel nitelik taşımayan yani belirli konuların talebe konu edilmesidir. Bununla birlikte özel denetçi tayinini talep eden pay sahibinin yada azlığın genellikle şirketin dışında ve çoğunlukla yönetime dahil edilmeyen ortaklıkla ilişkisi genel kurula katılmak ve finansal tablolarla raporlardan bilgi edinmekle sınırlı olduğu TK' 438 in yorumlanmasında dikkate alınmalıdır..''----- Davacının yakın zamana dek şirket yönetiminde olması dikkate alındığında davacı yönünden açıklığa kavuşturulması gerekli herhangi bir konu bulunmamaktadır. Özel denetim tayini için aranan pay sahipliği haklarını kullanması için gerekli olma şartı da somut uyuşmazlık bakımından bulunmamaktadır. Davacı pay sahipliğinden kaynaklanan her türlü hakkını herhangi bir engelle karşılaşmadan kullanmaktadır. Yukarıda izah edildiği üzere davacıya düzenli zaman aralıkla bilgi belge gönderildiği gibi talep ettiği her tülü bilgi ve belge kendisine verilmektedir. Ayrıca davacı halen kendisine tahsis edilmiş şirket ofisini kullanmakta şirketin günlük ticari faaliyetlerini takip etmektedir. Yine ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi amacı ile ---- Asliye Ticaret Mahkemenizin ----- Esas sayılı dosyası ile açmış olduğu dava dosyasına şirketin kuruluşundan itibaren ticari defter ve kayıtlar sunulmuştur. Yine anılı dosyadan bilirkişi incelemesi yapılmıştır. '' ..TK. Madde 438' de Pay sahipliği hakkının kalalanılması için gerekli olduğu taktirde pay sahibinin diğer şartları da sağlamak kaydıyla özel denetim talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Böylece özel denetim talep etme hakkı pay sahipliği haklarının kullanması için gerekli olma şartına bağlanmıştır. Bu bağlantının sebebi gerekçede ''bu bağlantı ile şirket dışı menfaat sağlamak, bir kararı önlemek veya taktik bir üstünlük elde etmek amacı ile talepte bulunarak özel denetim kurunumun kötüye kullanılmasını önlenmesi amaçlanmıştır'' şeklinde ifade edilmiştir. ----- Dava dilekçesinden de görüleceği üzere davacı özel denetim talepleri esasında şirketin diğer ortakları ile aralarındaki şahsi çekişmelerde üstünlük sağlama, bu tür talep ve davalarla şirketi çalışamaz hale getirmek sureti ile devam eden ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi davasında haksız menfaat elde etme amacına yöneliktir. Yukarıda açıklandığı üzere müvekkil şirketin bağımsız denetime tabi olmasının yanında davacının açmış olduğu ortaklıktan çıkma ve ortaklık payının ödenmesi davasında bilirkişi incelemesi ile şirketin bütün defter ve kayıtlarının incelenmekte olduğu dikkate alındığında özel denetim yapılmasının şartları oluşmamıştır. Zira bağımsız denetim raporlarında ve mahkeme dosyasından yapılan bilirkişi incelemesinde şirketin bütün kayıt ve defterleri inceleneceği bilgi alınmadık ve incelenmedik bir husus da kalmayacaktır.D. Olağan Genel Kurul Kararlarının Yürütmesinin Geri Bırakılması Talebinin Reddi Gerekir Davalı şirketin 09/09/2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurul Kararlarının iptali talep edilen kararlardan Bağımsız Denetçi Seçim kararı dışında kalan kararlar icra edilebilir değildir. Bağımsız Denetçi Seçim kararı ise yasal zorunluluk olduğu bağımsız denetçi seçilmesinin yasal ve idari yaptırımlara sebebiyet vereceği tartışmasıdır. İptali talep edilen kararlar olası sorumlulukları ortadan kaldıran nitelikte olmadığı da bir gerçektir. Ayrıca müdürlerin ibrasına ilişkin alınmış bir karar bulunmadığı genel kurul toplantı tutanağı ile sabittir. Davacının talebi ortaklıktan ayrılma ve ortaklık payının ödenmesi amacı ile açmış olduğu davada şirketin karar alma sürecini tıkamak sureti ile haksız kazanç elde etme amacıdır. Neticeten, Müvekkil şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantı sonunda alınan kararlar usul ve yasaya uygun olduğundan davanın reddi gerekmektedir Netice ve Talep : Yukarıda arz ve izah olunan ayrıca Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek sebepler uyarınca; Davanın REDDİNE, ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde davanın ortaklar arası geçimsizliğin yargıya taşınmasından öte iptal sebepleriyle bir ilgisinin olmadığı, aynı sebeplerle aynı mahiyette önceki yıllara ilişkin açılan davaların reddedildiği ileri sürülerek tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesi istenmiştir. İcranın geri bırakılmasına yönelik tedbir talebi olduğundan TTK. Madde 449 düzenlemesi doğrultusunda Ticaret Siciline göre davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine yapılan tebligatlara rağmen yönetim kurulu üyeleri tarafından herhangi bir yazılı beyanda bulunulmadığı gibi duruşmaya katılan da olmamıştır. İleri sürülen tedbir talebi yönünden 07/06/2023 tarihinde oluşturulan ara kararda belirtilen gerekçelere bağlı olarak ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleşmediği sonucuna varılarak ara karar tarihi itibariyle mevcut kapsam ve aşamaya bağlı olarak tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Ön inceleme duruşmasında yapılan irdelemede dava şartları yönünden bir eksiklik bulunmadığı tespit edilerek ve ayrıca davanın konusunun 09/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan bazı kararlara ilişkin olması ve davanın 09/12/2022 tarihinde açılmış olması nedeniyle iptal talebi yönünden 3 aylık süre içinde açıldığı ve sonuçta süre yönünden de bir engel bulunmadığı belirlenmek suretiyle taraflar arasındaki ihtilafın 09/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,4,5 ve 6 nolu kararların yasa, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına uygun olup olmadığı ve ayrıca özel denetçi atanması için gerekli yasal ve maddi şartların gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı belirlenerek tahkikata geçilmek suretiyle ve deliller toplandıktan sonra oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor temini yoluna gidilmiş olup, ortaklıktan ayrılmaya ilişkin ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören dava yönünden karar verildiğinde bilgi verilmesi için taraf vekillerine süre verilerek bilgi verildiğinde müzekkere yazılmak suretiyle karar ve varsa dayanak rapor örneğinin istenilmesi ve bu davaya muhtemel etkisinin söz konusu aşamadan sonra ele alınması ön görülerek yargılama sürecinde ortaklıktan ayrılmaya ilişkin söz konusu dava akibeti takip edilerek ve her davanın dava tarihindeki koşullara göre çözülmesi gereği gözetilmek suretiyle yargılama bu yönteme bağlı olarak yürütülerek buna göre bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 19/06/2023 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları: "... 3. İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER 3.1. Davalı firma -----detayı aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2022 yılına ait fiziki defter açılış tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı, elektronik defter beratlarının yasal süre içerisinde oluşturulduğu görülmüştür. .........
3.2. Davalı firma----- 10.000.000,00 TL' lik sermayesinin tamamının ödenmiş olduğu, ortakların sermaye taahhütlerinden borcu olmadığı, ortaklık ve sermaye yapısının ise aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür. .........
3.3. Davalı firma -----detayı aşağıdaki tabloda görüleceği üzere 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Kararlarının davacı ---- katılımı ile oybirliği ile alınmış olduğu görülmüştür. .........
3.4. Davalı firma-----03.01.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında, şirket müdürü olan davacı ----- müdürlükten alınarak şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına, toplantıda hazır bulunan hissedarların 66.668 olumsuz oy'a karşılık 333.332 olumlu oy'la karar verilmiş olduğu, ----.Noterliği'nin 03.01.2020 tarih ----- sayı ile tasdikli Genel Kurul Kararının ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce 07.01.2020 tarihinde tescil edilmiş olduğu görülmüştür. 3.5. Davalı firma ----- 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında davacı----- aşağıdaki kararlara itiraz etmiş olduğu görülmüştür. 2 nolu karar; '2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporu okunarak müzakere edildi ve toplantıda hazır bulunan hissedarlarının---- 66.668 olumsuz oyuna karşılık 333.332 olumlu oyları ile tasdik edildi." 4 nolu karar; "2021 faaliyet dönemi kâr'ının dağıtılıp dağıtılmaması hususu müzakere edildi. 2021 yılı karının geçmiş yıl karları hesabına aktarılarak ortaklara dağıtılmamasına 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir." 5 nolu karar; 'Müdürler kuruluna ücret ödenip ödenmemesi gündemine ilişkin yapılan müzakere sonunda şirket müdürlerinden ----50.000,00-TL, Şirket Müdürü ----- 15.000,00-TL ücret ödenmesine --- vekili Av. ---- ekli gerekçeli muhalefet şerhi ile 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla oyla ücret ödenmesi kabul edilmiştir. 6 nolu karar; "Şirketin 2022 yılı hesap ve işlemlerinin Türk Ticaret Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimi için -----seçilmesine 66.668 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla karar verilmiştir. " 3.6. Sayın Mahkemeniz tarafından 02.03.2023 tarih ---- Esas sayılı üst yazıda ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünden------ hakkında bilgi talep edilmiş olduğu, söz konusu firmalarla ilgili müzekkere cevabında aşağıdaki bilgilerin yer aldığı görülmüştür. .........
3.7. T C. -----Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2022 tarih ---- Esas ----- nolu gerekçeli kararında "1-Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 30/11/2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan bağımsız denetim organının seçilmesine ilişkin ----- nolu kararın butlanla malul olduğunun tespitine, 2-Aynı genel kurulda alınan diğer kararların butlan ve yokluk hükmünde olmadığı anlaşılmakla iptali talepleri yönünden yapılan değerlendirmeye göre; özel dava şartı yokluğundan usulden reddine" hüküm verilmiş olduğu görülmüştür. (Davalı: ----3.8. T C.----Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.09.2022 tarih ----- nolu gerekçeli kararında "1 -Davacının özel denetçi atanması talebinin KISMEN KABULÜNE" hüküm verilmiş olduğu görülmüştür. (Davalı: ---- 3.9. T C. -----Asliye Ticaret Mahkemesinin 01.06.2022 tarih ---- Esas ----- nolu gerekçeli kararında "1-Davacının 22/12/2021 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 1,2,4,5 ve 6 nolu kararların iptaline ve davalı şirkete özel denetçi atanmasına yönelik davasının ayrı ayrı REDDİNE," hüküm verilmiş olduğu görülmüştür. (Davalı: ----- 3.10. T C. ----Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2021 tarih ---- Esas ----- nolu gerekçeli kararında "1 -Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE," hüküm verilmiş olduğu görülmüştür. (Davalı:---- 3.11. T C. ----Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.04.2021 tarih ---- Esas ----- nolu gerekçeli kararında "1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE," hüküm verilmiş olduğu görülmüştür. (Davalı: ----- 3.12. Bilânço Kârşılaştırması ve - Davalı firma ----- nin 2021 ve 2022 yıllarına ait karşılaştırmalı bilânçolarının aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür. .........
• 2021 yılında elde edilmiş 920.852,92 TL'lik dönem net kâr'ından 46.042,45 TL yasal yedek ayrıldıktan sonra, 2021 yılı sonu itibariyle 618.329,42 TL'lik geçmiş yıllar zararlarının mahsup edildiği, 2022 yılı bilânçosunda Geçmiş Yıl Kâr'ları hesabında 256.481,05 TL bakiye bulunduğu görülmüştür. Bilânço Analizi Davalı firmanın 2021 ve 2022 yıl sonu bilânçoları Yatay Analiz tekniği ile incelenmiştir. Aktif ve Pasif hesaplardaki artış ve azalışlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. ......... 4. Genel Kurulun/Genel Kurulda Alınan Kararların Geçersizliği Bakımından Genel Değerlendirmeler Genel kurul kararları, hukuki sonuç doğuran irade beyanı olduklarından hukuki işlem niteliğindedir. Bu bakımdan, genel kurul kararlarının da hukuki işlemin asgari geçerlilik koşullarını taşıması gerekir. Aksi takdirde kararların hükümsüzlüğü söz konusu olur. Genel kurul kararı ile ihlal edilen hukuk kuralının niteliğine göre hükümsüzlük halleri değişir. Bu bağlamda genel kurul kararlarının yokluğundan bahsedilebileceği gibi butlanından ve iptalinden de söz edilebilir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bir kararında (Yargıtay HGK, T. 02.04.2014, -----anonim şirket genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinin iptal, yokluk ve butlan şeklinde olabileceğini belirtmiştir. (------,Doktrinde iptal, "bireysel (küçük) çıkarlarla ilgili geçerlilik gereklerinin eksikliğinde mağdur tarafından bozdurulabilirliğf olarak tanımlanmıştır. Genel kurul kararının iptali, genel kurul kararının mahkeme tarafından geriye dönük olarak ortadan kaldırılmasını ifade etmektedir. Genel Kurul kararlarının iptali TTK'nın 445. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir genel kurul kararının iptal edilebilmesi için bu kararın kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olması gerekmektedir. Bu noktada belirtmek gerekir ki bir genel kurul kararının iptaline karar verilebilmesi için ilk şart; şeklen de olsa ortada bir genel kurul kararının bulunmasıdır. Nitekim Yargıtay -----. Hukuk Dairesi bir kararında (Yargıtay -----. HD, T. ----- "... oluşmayan ve henüz ortada mevcut olmayan bir genel kurul kararı aleyhine de iptal davası açılması ise yasal olarak mümkün değildir." şeklinde karar vermek suretiyle iptal edilebilirlik için geçerli bir kararın varlığını aradığını belirtmiştir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi bir başka kararında (YY---- HD, ----Yargıtay -- HD, -----"Davalı yanca sunulan posta alındısı üzerindeki yazılı adrese göre dava konusu genel kurula ilişkin davacıya gönderilen çağrının, davacının muhtarlıkta kayıtlı olduğu ikamet adresine gönderildiği ancak daire kapı numarasının yanlış yazılmış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda, genel kurul toplantısına davetin asgari koşullarının oluştuğu ancak eksikliğin bulunduğu, bu durumun ise hukuken yokluk yaptırımı ile değil iptal edilebilirlik yaptırımı ile karşılaşacağı nazara alınmalıdır. Başka bir deyişle, davacıya yapılan çağrı geçersiz değil, usulsüzdür. Bu durum ise davaya konu genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğu anlamına gelmeyecek ancak iptal edilebilirlik yaptırımına tabi olacaktır." şeklinde karar vermiş ve dava konusu olan genel kurulun TTK'nın 410 ve devamı maddelerinde yerini bulan çağrı üzerine toplanmış olduğunu belirterek, davacıya usulüne uygun çağrı yapılmadığından, kanunun 445. maddesinde öngörülen iptal nedenlerinin değerlendirilmesi ve bunun sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. (-----, Kanuna Aykırı Genel Kurul Kararlarının Akıbeti: Toplantı ve Karar Nisapları Özelinde Bir İnceleme, -----TTK'nın 445. Maddesine göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. Atıf yapılan TTK 446.maddeye göre iptal davası açabilmenin şartları aşağıdaki gibi sırlanmıştır. Buna göre; (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. Yokluk ise bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen kurucu veya şekli nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi "yokluk" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir. (------ 5. Somut Uyuşmazlık Bakımından Genel Kurul Kurulun/Genel Kurulda Alınan Kararları Geçersizliğinin Değerlendirilmesi Huzurdaki dava, 09/09/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2, 4, 5 ve 6 numaralı kararların iptali talebiyle açılmıştır. Yukarıda anonim şirketler bakımından yapılan genel açıklamalar, TTK md.622 hükmü gereğince limited şirketlere de uygulanabilecektir. Davacı taraf, temsilci vasıtasıyla katıldığı genel kurulda, iptalini talep ettiği 2, 4, 5 ve 6 numaralı kararlar için olumsuz oy kullanmış ve her bir gündem maddesi için muhalefetini ayrı ayrı tutanağa geçirmiştir. Bu yönüyle davacının iptal davası açma şartlarını yerine getirmiştir. Genel Kurulda Alınan 2 Gündem Numaralı Karar Genel kurulda alınan 2 gündem numaralı kararın incelenmesinde heyetimizde yer alan muhasip üyemiz herhangi bir aykırılık tespit etmemiştir. Karar davacının 66.668 olumsuz oyuna karşı, 333.332 olumlu oyla kabul edilmiştir. Herhangi bir aykırılık tespit edilememiş olması sebebiyle söz konusu kararın iptali kabil olmadığı kanısındayız. Genel Kurulda Alınan 4 Gündem Numaralı Karar Genel kurulda alınan 4 gündem numaralı kararın incelenmesinde, muhasip üyemizin yaptığı tespitlerde şirketin bilânçonun Aktif kısmında yer alan Dönen ve Duran Varlıkların finansmanında kullanıldığı, oluşan sinerjinin etkisiyle de 2020 yılı sonunda zararda olan şirketin, 2022 yılı sonunda 11.275.918,37 TL net kâr'a geçirildiği tespit edilmiştir.Sermaye şirketlerinde esas olan kar elde edip karın ortaklarla paylaşılmasıdır. O kadar ki kar payı dağıtımı, en temel pay sahipliği haklarındandır. Bu nedenle kar elde edildiği zaman karın ortaklarla paylaşılması esastır. Davalı şirket de 2022 yılında yüksek karlılık oranına ulaşmıştır. Bu noktada şirketin kar payı dağıtması beklenmelidir. Ancak heyetimizde yer alan muhasip üyemizin yaptığı yukarıdaki tespitlerde, şirketin elde ettiği geliri dönen ve duran malvarlığında kullandığı, geçmiş yıllarda oluşan büyük zararlardan sonra ilk defa 2022 yılında kar elde ettiği düşünüldüğünde, şirketin olası zararları kapatmak ve dönen ve duran malvarlığını güçlendirmek için kar payı dağıtmama kararı alması makul olarak kabul edilebilecektir. Zira esas olan şirketin devamlılığıdır. Tüm bu açıklamalar ışığında genel kurulda alınan 4 numaralı kararın da iptali kabil olmadığı kanısındayız. Genel Kurulda Alınan 5 Gündem Numaralı Karar Genel kurulda alınan 5 gündem numaralı kararın incelenmesinde, müdürler kurulu başkanına aylık 50.000, şirket müdürüne ise aylık 15.000 ödenmesi, davacının 66.667 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla kabul edilmiştir. Şirketin dönen varlıklarını %134, yabancı kaynaklarını %82, öz kaynaklarını %109, bilanço değerini %84 artıran ve 100 milyon civarında bir varlığı yöneten şirket yöneticileri için belirlenen söz konusu değerlerin makul olduğu ve ilgili genel kurul kararının iptali kabil olmadığı kanısındayız. Genel Kurulda Alınan 6 Gündem Numaralı Karar Genel kurulda alınan 6 gündem numaralı kararın incelenmesinde, 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesine karar verilmiştir. Söz konusu karar davacının 66.667 olumsuz oya karşılık 333.332 olumlu oyla kabul edilmiştir. Bahse konu kararın alınması ortakların tasarrufunda olup iptali için herhangi bir gerekçe sunulmamıştır. 6 gündem numaralı kararın iptali kabil olmadığı kanısındayız. 6. SONUÇ Davalı firma ----- 2022 yılına ait fiziki defter açılış tasdiklerinin yasal süre içerisinde yapıldığı, elektronik defter beratlarının yasal süre içerisinde oluşturulduğu, Davalı firma -----10.000.000,00 TL' lik sermayesinin tamamının ödenmiş olduğu, ortakların sermaye taahhütlerinden borcu olmadığı, davacı -----davalı firmadaki sermaye payının %16,67 olduğu, Davalı firma ---- yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantı Kararlarının davacı ---- katılımı ile oybirliği ile alınmış olduğu, Davalı firma----- 03.01.2020 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında, şirket müdürü olan davacı -----müdürlükten alınarak şirketi temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına, toplantıda hazır bulunan hissedarların 66.668 olumsuz oy 'a karşılık 333.332 olumlu oy'la karar verilmiş olduğu, Davalı firma ----- 09.09.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında davacı ----- detayı 3.5. maddede gösterilen kararlara itiraz etmiş olduğu, Detayı 3.13. maddede gösterildiği üzere; şirketin Net Satışlarını %97 oranında artırdığı, Brüt Satış Kâr'ında %99 artış sağlandığı, Brüt Satış Kâr'ının Faaliyet Giderlerine kıyasla daha fazla artmasının sonucunda, şirket 2021 yılında esas faaliyetlerinden 522.090,35 TL zararda iken 2022 yılında %2348 artışla 11.737.665,63 TL Faaliyet Kâr'ı elde ettiği, şirketin esas faaliyetlerinden kâr elde etmiş olmasının çok önemli olduğu, izlenen satış politikasının başarılı olduğu bunun sonucunda da Dönem Net Kâr'ının %1125 artışla 11.275.918,37 TL olarak gerçekleştiği, Detayı 3.12. maddede gösterildiği üzere; • Dönen varlıkların yüzdesel olarak %134, parasal değer olarak 76.617.558,40 TL artış göstermiş olduğu, • Duran varlıkların yüzdesel olarak %17, parasal değer olarak 7.460.817,37 TL artış göstermiş olduğu, • Kısa Vadeli Yabancı Kaynakların yüzdesel olarak %82, parasal değer olarak 73.189.693,38 TL artış göstermiş olduğu, • Uzun vadeli Yabancı Kaynakların yüzdesel olarak %60, parasal değer olarak 387.236,00 TL azalış göstermiş olduğu, • Öz Kaynaklar yüzdesel olarak %109, parasal değer olarak 11.275.918,37 TL artış göstermiş olduğu, • Şirketin bilânço değerlerinin (Aktif-Pasif) yüzdesel olarak %84, parasal değer olarak 84.078.375,75 TL artış göstermiş olduğu, Bilânço kalemlerindeki artış ve azalışlar değerlendirildiğinde; Yabancı Kaynaklar toplamının 2021 yılı sonunda 89.931.791,83 TL' den 72.802.457,38 TL artışla 2022 yılı sonunda 162.734.249,21 TL' ye ulaştığı, yüzdesel olarak bu artışın %81' e tekabül ettiği, Dönen Varlıkların toplamının 2021 yılı sonunda 57.361.599,15 TL' den 76.617.558,40 TL artışla 2022 yılı sonunda 133.979.157,55 TL' ye ulaştığı, Duran Varlıkların toplamının 2021 yılı sonunda 42.872.716,18 TL' den 7.460.817,35 TL artışla 2022 yılı sonunda 50.333.533,53 TL' ye ulaştığı, Dönen ve Duran varlıkların toplamının 2021 yılı sonunda 100.234.315,33 TL' den 84.078.375,75 TL artışla 2022 yılı sonunda 184.312.691,08 TL' ye ulaştığı, Dönen ve Duran varlıklar toplamındaki artışın yüzdesel olarak %84' e tekabül ettiği, Bilânçonun Pasif kısmında yer alan Yabancı Kaynaklardaki 72.802.457,38 TL'lik artışın tamamının, bilânçonun Aktif kısmında yer alan Dönen ve Duran Varlıkların finansmanında kullanıldığı, oluşan sinerjinin etkisiyle de 2020 yılı sonunda zararda olan şirketin, 2022 yılı sonunda 11.275.918,37 TL net kâr'a geçirildiği görülmüş olup, Detayları ve her bir karar yönünden ayrı ayrı ve detaylı incelememiz yukarıda yer aldığı üzere, 09/09/2022 tarihli genel kurulda alınan 2, 4, 5 ve 6 gündem numaralı kararların iptali kabil olmadığı kanısındayız. Her türlü hukuki değerlendirme ve takdiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla sunulur. 19.06.2023 ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Temin edilen rapora davalı vekili itiraz etmemiş ise de davacı vekili tarafından ileri sürülen itirazlar ve rapor gözetilerek itiraz dilekçesinde belirtilen şekilde ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyasına da müzekkere yazılarak cevap geldikten sonra itirazların aydınlatılması için ek rapor temin edilmesi yoluna gidilmiş olup, ek rapor kök raporu teyit etmiş ve fakat ihtimali değerlendirme de yapılmış ise de taraf vekillerince ileri sürülen itirazlar ve itiraz dilekçelerinde belirtilen dosyalar dikkate alınarak 17/01/2024 tarihli duruşmada alınan ara kararlara ve gerekçelere bağlı olarak -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas ve ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyalara da müzekkereler yazılarak cevaplar geldikten sonra ara kararda belirtilen hususları ve itirazları aydınlatacak şekilde ek rapor temini yoluna gidilerek 2. ek rapor alınmış olmakla birlikte taraf vekillerinin itirazları gözetilerek 23/10/2024 tarihli duruşmada oluşturulan ara kararda belirtilen gerekçelerle yeniden ek rapor temini yoluna gidilmiş olup, aynı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/02/2025 tarihli ve gerekli-yeterli kısımları: "... 3. İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE TESPİTLER 3.1. Anonim şirketlerde bağımsız denetimin kimler tarafından gerçekleştirilebileceği "Denetçi olabilecekler" başlıklı TTK md.400 hükmünde düzenlenmiştir. 3.2. Söz konusu madde aynı zamanda kimlerin denetçi olamayacağını da açıkça hüküm altına almıştır. Özetle bağımsızlığından şüpheye düşülecek, tarafsızlığı zedelenebilecek kimselerin denetçi olarak görev alması kanun koyucu tarafından engellenmiştir. 3.3. ----- %67 pay oranıyla şirketin çoğunluk hissesine sahip olduğu, ----- ait 2017 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamesinin, ---- hakim hissedarı ---- tarafından düzenlendiği ve Gelir İdaresi Başkanlığı'na gönderildiği önceki raporlarımızda da belirtilmiştir. 3.4. Bu yönüyle l.ek raporumuzda da belirttiğimiz üzere ------tarafsızlığından söz edilmesinin mümkün olmadığı ve bu durumun TTK md.400 düzenlemesine aykırı olduğu kanısındayız. 3.5. Dava konusu, 09.09.2022 tarihli genel kurulda alınan 2., 4., 5. ve 6. kararların iptaline ilişkindir. 2 nolu kararda 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki, 4 nolu kararda 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtımı hususu, 5 nolu kararda Şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi, 6 nolu kararda ise 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için----- seçilmesi karar altına alınmıştır. 3.6. Denetçiye ilişkin yaptığımız incelemede deneticinin bağımsız olmadığı, söz konusu atamanın TTK md.400'e aykırı olduğu görüşümüzde bir değişiklik olmamıştır. 3.7. Bununla birlikte sayın mahkeme görevlendirme tutanağında "raporun bütünü gözetildiğinde bu kanaatin karardaki diğer her bir maddeye etkisinin olup olmadığının belirsiz bırakılmış olması ."ifadesi ile denetçinin bağımsız olmadığı yönündeki görüşümüzün karara olan etkisinin de araştırılmasını talep etmiştir. 3.8. Söz konusu deneticinin raporunun gerçeğe uygun olup olmadığı ancak yeni bir bağımsız denetim yapılması ve bu iki denetim raporunun kıyaslanması ile mümkün olabilecektir. Huzurdaki dava kapsamında dosyada yeni bir denetim raporu bulunmadığı gibi heyetimizin de yeni bir denetim yapabilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle denetim raporunun sıhhatinin tespiti olanaklı değildir. 3.9. Tüm bu gerekçelerle sıhhati tespit edilemeyen denetim raporunun, genel kurulda alınan kararlar bakımından etkisi tespit edilememektedir. 3.10. Denetim raporunun sonucu, pay sahipleri tarafından verilecek oyun yönünü tayin etmede önemli bir argümandır. Zira geçersizliği talep edilen genel kurul kararlarından; 2 nolu kararda 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki, 4 nolu kararda 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtımı hususu, 5 nolu kararda Şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi, 6 nolu kararda ise 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ----- seçilmesi karar altına alınmıştır. Bir başka deyişle alınan tüm kararlarda denetim raporunun sonucu belirleyici bir faktöre sahiptir. 3.11. Diğer taraftan genel kurulda alınan kararlarda davacının 1.666.700 TL (66.668 oy) / 10.000.000 TL (400.000 oy) paya sahip olduğu, bir başka deyişle toplam payların %16,66'sına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda raporun durumundan bağımsız olarak, genel kurulda kararların alınacağı, davacının kararın alınmasında bir "etkisinin" bulunmadığı söylenebilir. Ne var ki, kanunun emredici hükümlerinden birine aykırı olarak düzenlenmiş bir rapora istinaden yalnızca ortakların pay/oy adedinden hareketle "etki" kuralı gözetmek, amaçsal (gai) yorumlama metodunun uygulanması halinde kanaatimizde TTK md.445 düzenlemesindeki kanun koyucunun muradıyla da bağdaşmamaktadır. 4. SONUÇ 1- Tarafların beyan ve itirazları tekrar incelemeye tabi tutulmuş olup Kök ve ek raporlarda belirtmiş olduğumuz tüm hususlar aynen geçerli olmakla birlikte, görüşümüzü değiştirecek herhangi bir hususun bulunmadığı, 2- Denetçiye ilişkin yaptığımız incelemede deneticinin bağımsız olmadığı, söz konusu atamanın TTK md.400'e aykırı olduğu görüşümüzde bir değişiklik olmadığı, 3- Söz konusu deneticinin raporunun gerçeğe uygun olup olmadığı ancak yeni bir bağımsız denetim yapılması ve bu iki denetim raporunun kıyaslanması ile mümkün olabileceği, huzurdaki dava kapsamında dosyada yeni bir denetim raporu bulunmadığı gibi heyetimizin de yeni bir denetim yapabilmesi mümkün olmadığı, bu yönüyle denetim raporunun sıhhatinin tespiti olanaklı olmadığı, 4- Tüm bu gerekçelerle sıhhati tespit edilemeyen denetim raporunun, genel kurulda alınan kararlar bakımından etkisi tespit edilemeyeceği, 5- Denetim raporunun sonucunun, pay sahipleri tarafından verilecek oyun yönünü tayin etmede önemli bir argüman olduğu, zira geçersizliği talep edilen genel kurul kararlarından; 2 nolu kararda 2021 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki, 4 nolu kararda 2021 yılı için kar payının ortaklara dağıtımı hususu, 5 nolu kararda Şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi, 6 nolu kararda ise 2022 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız denetimi için ------ seçilmesi olduğu, bir başka deyişle alınan tüm kararlarda denetim raporunun sonucu belirleyici bir faktöre sahip olduğu, 6- Diğer taraftan genel kurulda alınan kararlarda davacının 1.666.700 TL (66.668 oy) / 10.000.000 TL (400.000 oy) paya sahip olduğu, bir başka deyişle toplam payların %16,66'sına sahip olduğu, bu durumda raporun durumundan bağımsız olarak, genel kurulda kararların alınacağı, davacının kararın alınmasında bir "etkisinin" bulunmadığının söylenebileceği, ne var ki, kanunun emredici hükümlerinden birine aykırı olarak düzenlenmiş bir rapora istinaden yalnızca ortakların pay/oy adedinden hareketle "etki" kuralı gözetmenin, TTK md.445 düzenlemesine amaçsal (gai) yorumlama metodu ile yaklaşılması halinde kanaatimizde kanun koyucunun muradıyla da bağdaşmayacağı, 7- Bu nedenlerle TTK 400 hükmüne aykırı olarak belirlenen denetçinin hazırladığı rapor dikkate alınarak alınan genel kurul kararlarının kanımızca iptali kabil olduğu, 8- Etki kuralı başta olmak üzere her türlü hukuki değerlendirme ve takdiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygıyla sunulur. 03.02.2025 ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan 3. ek raporda itirazlar aydınlatılmıştır. Taraf vekillerince ibraz edilen ve duruşmada tekrar edilen itiraz dilekçeleri ile 3. ek rapora karşı da itirazlar tekrarlanarak başka bir heyetten rapor alınması istenmiştir. Temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlanması yönünden Mahkememizce yeterli görülen rapor ile 3. ek rapor, ileri sürülen itirazlar, itirazların gerekçeleriyle birlikte 3. ek raporda açıklanmış olması, ihtimali değerlendirmelerin de yapılmış olması, temin edilen rapor ve 3. ek raporun davanın aydınlanması yönünden yeterli görülmesi karşısında itirazlar yönünden yapılması gereken bir tahkikat işleminin olmadığına karar verilerek tahkikat bitirilmiştir. Son duruşmada ortaklıktan ayrılmaya ilişkin ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı davanın akibeti yönünden taraf vekillerinden alınan aynı yöndeki beyanlara göre söz konusu davanın yargılamasının tahkikat aşamasında devam ettiği ve bilirkişi incelemesinin yapılmasının söz konusu olduğu, eldeki davanın son duruşma tarihi itibariyle gözetilip beklenmesi gereken bir etkisinin ortaya çıkmadığı ve buna göre eldeki davanın tarihindeki şartlara göre aydınlatılması yönünden eldeki davanın tamamlanan tahkikatına göre bitirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Sonuç olarak dava konusu genel kurula ilişkin toplantı tutanağı, hazirun cetveli, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ana sözleşme, temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlanması yönünden Mahkememizce de yeterli görülen rapor ile 3. ek rapor, ileri sürülen itirazların yerinde görülmemesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde genel kurulda alınan bağımsız denetçi atanmasına ilişkin 6 nolu kararda belirtilen bağımsız denetim şirketinin ve davalı şirketin ortaklık yapıları ile TTK. Madde 400 düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde seçilen bağımsız denetçinin bağımsız olmadığı ve bu 6 nolu karar yönünden kararın iptal edilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği, bilirkişi heyetinin bu yöndeki kanaatinin isabetli olduğu ve fakat diğer maddeler yönünden iptali gerektirir yasal ve maddi şartların olayda gerçekleşmediği; bilirkişi heyetinin kök rapordaki bu yöndeki kanaatinin isabetli olduğu; özel denetçi atanmasına ilişkin talep yönünden ise şirketin kayyım denetiminde olması, daha önce özel denetçi atanmış olması, ortaklıktan çıkmaya ilişkin davada bütün incelemelerin yapılmış ve yapılacak olması, ayrıca özel denetçi atanabilmesi için daha önce böyle bir talebin genel kurul tarafından reddedilmiş olması gereği ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde özel denetçi atanması için gerekli yasal ve maddi şartların da gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varıldığından 6 nolu karar yönünden kararın iptaline, diğer maddelere ilişkin davanın reddine ve özel denetçi atanmasına ilişkin talebin de reddine karar verilmesi gerekmiş olup, bu doğrultuda davanın kısmen kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Davanın kısmen kabulü ile; 09/09/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 6 nolu karar yönünden kararın iptaline, Yukarıdaki hüküm fıkrasında belirtilen madde dışında kalan maddeler yönünden davanın reddine, Özel denetçi atanmasına ilişkin talebin reddine, Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 534,70 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından peşin ödenen harçlar toplamı 172,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça harç dışında yapılan toplam 7.608,25 TL yargılama giderinden bilirkişilere takdir edilen ilk ücret miktarı, itirazlara bağlı olarak takdir edilen ek ücret miktarı, davanın niteliği, her halde bilirkişi incelemesi yapılacak olması gibi hususlar da gözetilerek sonuçta kabul ve red oranına göre takdiren 4.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine; geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, Kısmen kabul yönünden davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kısmen red yönünden davalı vekili için tarife gereğince belirlenen 30.000,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Artan avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda 1/c nolu hüküm fıkrası yönünden yasa gereği kesin olarak ve diğer yönlerden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.