İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/731 E. 2022/731 K. – ihtilafa konu

Konu: ihtilafa konu sözleşmeden kaynaklanan tazminat

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/731
Karar No
2022/731
Karar Tarihi
Konu
ihtilafa konu sözleşmeden kaynaklanan tazminat

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/731 Esas - 2023/143 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/731 Esas KARAR NO : 2023/143

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.'nin Çukurova bölgesinin yönetimini sağlamak üzere 6102 sayılı TTK hükümlerine göre anonim şirket olarak kurulan yönetici şirket olduğunu, davalı ... A.Ş müvekkil Şirkete ... sahasında arazi tahsis ettiğini, muz serası yapmak üzere bir sözleşme yaptığını, ... Kanununa göre davalı ... şirketinin müvekkil şirkete her türlü yardımı yapmaya, ihtiyaçlarını ve sorunlarını gidermeye kanun ve sözleşme uyarınca zorunlu olmasına rağmen davalı ... şirketi görevini yapmayarak müvekkil şirketin zarar uğramasına neden olduğunu, müvekkilin zararlarının tespit etmek için Adana 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/... D.İş dosyası ile tespit yapıldığını, bilirkişi heyeti tarafından verilen 20/07/2022 tarihli rapora göre sulama suyunun yetersizliği ve sisleme sisteminin çalışmaması nedeniyle 412.500.00 TL değerinde bir zararının olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin mağduriyetinin giderilmediğini, yeni sezonda da aynı durumun olması kaçınılmaz olduğunu, davanın kabulüne, fazlaya ait tüm haklarımız saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekallet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili 11/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası ya da kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını, hukuki yarar dava şartı olup dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kira sözleşmesinden kaynaklanan bir dava olduğundan görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görevsizlik itirazlarının bulunduğunu, dava dilekçesinin usulüne uygun olmadığını, davacı dava dilekçesindeki taleplerinin hangi vakıalara dayandığını belirtmediğini, dava dilekçesinin ilk bölümündeki ... ait yönetmelik ve kanun maddelerinin kira sözleşmesiyle ve iş bu dava dilekçesiyle ilgi ve alakası davacının dava dilekçesine bu maddeleri ekleyerek neyi kastettiğinin anlaşılamadığını, bu nedenle dava dilekçesinin açıklattırılmasını, davacı yanın dava dilekçesinde taleplerine dayanak gösterdiği delil tespiti işlemi ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazlı olan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, davacının dava konusu yaptığı zarara ilişkin delil tespitinin muz hasadı yapıldıktan sonra yapıldığını, hazırlanan bilirkişi raporu her açıdan eksik inceleme ile kaleme alındığını, bilirkişinin yapmış olduğu inceleme hiçbir yönüyle hükme esas alınmadığını, kiraya verenin kiralanandaki ayıptan sorumlu tutulabilmesi için kiracının tespit ettiği ayıpları gecikmeksizin kiraya verene bildirilmesinin zorunlu olduğunu, ayıbın oluşumunda kiracının kusuru bulunması halinde kiraya verenin sorumluluğuna gidilemediğini, kiracının kusurlu olduğu somut olayda kiraya veren müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, zarar iddiasında bulunan tarafın iddiasını somut delillerle kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispat etmekle yükümlü olduğunu, usule, esasa ve süreye dair itirazları dikkate alınarak haksız ve dayanaksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ihtilafa konu sözleşmeden kaynaklanan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin incelenmesi sonucunda; aradaki temel ilişkinin kira alacağına ilişkin olduğu anlaşılmakla, mahkememizce görevin dava şartı haline gelmesi sebebi ile görevli mahkeme olup olmadığımız hususunda irdeleme yapılmıştır. Sulh hukuk mahkemelerinin görevi 6100 Sayılı HMK 4. maddede düzenlenmiş olup buna göre dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, b) Taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, c) Taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları, ç) Bu Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları görmekle görevlidirler. HMK 383. maddeye göre çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir düzenleme olmadığı sürece sulh hukuk mahkemesidir. Göreve ilişkin bu açıklamalardan sonra somut olaya geldiğimizde; taraflar arasındaki ihtilafa konu sözleşmenin başlığı, ... A.Ş. ... A.Ş. arasında kira sözleşmesi başlığını taşımaktadır. Davacı vekili ön inceleme duruşmasında davalı tarafla kira sözleşmesi gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediği için tazminat talebinde bulunduklarını belirtmiştir. Kira sözleşmesinin şartlarının yerine getirilip getirilmediği, bundan kaynaklanan bir zarar olup olmadığı varsa miktarını tespit etmekle görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Açılan davanın TTK kapsamında değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmaması nedenleriyle davaya bakmaya mahkememiz görevli olmayıp sulh hukuk mahkemesi görevli olduğuna kanaat getirilmiştir.HMK114/1-c maddesine göre görev dava şartı olup HMK 115. maddeye göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması ve bulunmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR : 1-Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİ ile mahkememizin görevsizliğine, 2-Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, 3-HMK nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderleri ve arabuluculuk ücretinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, 4-İş bu ilam taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerektiği, aksi takdirde talep halinde HMK 20. maddesi gereğince mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun taraflara ihtaratına; Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinden mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek dilekçe ile ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ nezdinde İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/731, K. 2022/731, T. 16.05.2023, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-731-e-2022-731-k-87150f0094cb