İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/682 E. 2025/682 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/682
- Karar No
- 2025/682
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/682 Esas - 2026/149
T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/682 Esas
KARAR NO : 2026/149
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
...
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/08/2025
KARAR TARİHİ : 25/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait ... plakalı aracın 16/09/2024 tarihinde trafikten men edilerek davalı ... Otoparkı'na bırakıldığını, ancak aracın otoparkta bulunduğu süre zarfında kullanılarak hasar gördüğünü ve bu durumun araç teslim alındığında tespit edildiğini, güvenlik kamerası görüntülerinin ve fotoğrafların bu durumu kanıtladığını, kullanım sonucunda aracın turbo aksamının da hasar gördüğünü ve tamir ettirildiğini, hasarın tespiti amacıyla ...D.İş sayılı dosyası üzerinden delil tespiti yaptırıldığını, 18/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda araçta ön camda çatlak, muhtelif yerlerde çizik, boya hasarı, göçük ve ezilmeler tespit edildiğini ve toplam hasar bedelinin KDV dahil 60.090,00 TL, makul onarım süresinin ise sekiz gün olarak belirlendiğini, ancak bu raporun güncelliğini yitirdiğini, değer kaybı ve araç mahrumiyetine ilişkin bir hesaplama içermediğini, bu nedenle zararların tam olarak belirlenmesi için davanın HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, aracın hasarlanması nedeniyle ikinci el piyasa değerinde düşüş meydana geldiğini ve bu değer kaybının "gerçek zarar" ilkesine göre hesaplanması gerektiğini, ayrıca onarım süresi boyunca aracın kullanılamaması nedeniyle kazanç kaybı (araç mahrumiyeti) zararı doğduğunu, davalının TBK'nın 561. ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama sözleşmesi ile TBK'nın 579. maddesi uyarınca otopark işletenin sorumluluğu gereği özenle koruma borcuna aykırı davrandığını ve oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik hasar tazminatı için 10,00 TL, değer kaybı tazminatı için 10,00 TL ve kazanç kaybı tazminatı için 10,00 TL olmak üzere toplam 30,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, uyuşmazlığın zorunlu hizmet alım satımına ilişkin olduğunu ve bu nedenle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemeleri olduğunu belirterek görev itirazında bulunduğunu, araçtaki hasarların, aracı yediemin otoparkına getiren ...Teşkilatını Güçlendirme Vakfı'na ait çekiciler tarafından çekilmesi sırasında oluştuğunu, bu nedenle müvekkil şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ... Değişik İş sayılı dosyası kapsamında zarar miktarını tespit ettirmiş olması nedeniyle alacağın belirli olduğunu ve davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının 15/11/2024 tarihinde aracı eksiksiz teslim aldığına dair belgeyi imzaladığını, hasar tespitinin ise araç tesliminden 75 gün sonra 24/01/2025 tarihinde yapıldığını, bu süre zarfında hasarın davacının kendi kusuruyla meydana gelmiş olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, aracın teslimi sırasında müvekkil firma tarafından çekilen fotoğraflarda cam çatlağı, kaportadaki ezik ve çiziklerin zaten mevcut olduğunun görüldüğünü, davacının bu durumu bilerek aracı teslim aldığını, aracın yediemin otoparkında kullanılmadığını, bu nedenle motor arızası iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, varsa arızanın teslim anında mevcut olduğunu veya 75 günlük kullanım sürecinde oluştuğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 15/11/2024 tarihli araç teslim tutanağı, davalı tarafından sunulan araç fotoğrafları, davacı tanığı ... beyanı, ...sayılı tespit dosyası, 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, yediemin otoparkına bırakılan araçta meydana geldiği iddia edilen hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyetinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacıya ait ... plakalı aracın 16/09/2024 tarihinde davalıya ait yediemin otoparkına bırakıldığı ve 15/11/2024 tarihinde teslim alındığı, davacı vekilinin aracın otoparkta bulunduğu sırada kullanılarak hasara uğratıldığını ileri sürerek hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararlarının tazmini istemi ile bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise hasarın önceden mevcut olduğunu, davacının aracı 15/11/2024 tarihinde "eksiksiz ve hasarsız" teslim aldığına dair belge imzaladığını, bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 561. ve devamı maddelerinde düzenlenen saklama (vedia) sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği bir sözleşmedir. Saklayan, saklananı özenle korumakla yükümlüdür. Bu özen borcunun ölçüsü, kural olarak işçinin hizmet sözleşmesi çerçevesindeki özen borcuna göre belirlenir. Saklayan, saklatanın izni olmadıkça saklananı kullanamaz.
TBK'nın "Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenlerin sorumluluğu" başlıklı 579. maddesinde, "Garaj, otopark ve benzeri yerleri işletenler, kendilerine bırakılan veya çalışanlarınca kabul edilen ... motorlu taşıt ve eklentilerinin yok olmasından, zarara uğramasından veya çalınmasından sorumludurlar." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm uyarınca otopark işleten davalının, kendisine teslim edilen aracı özenle muhafaza etme ve teslim aldığı haliyle iade etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Aracın hasarlı olarak iade edilmesi halinde, işleten, zararın kendisine isnat edilemeyen bir sebepten kaynaklandığını ispat etmedikçe sorumlu olur. İspat yükü, bu durumda davalı otopark işletmecisindedir. Ancak, saklatanın (davacının) aracı "hasarsız" teslim aldığına dair bir belge imzalaması, ispat yükünün yer değiştirmesine neden olabilir. Bu durumda davacının, belgeyi imzaladığı sırada hasardan haberdar olmadığını veya belgenin iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığını ispatlaması gerekir.
Davacı tanığı ..., 26/11/2025 tarihli duruşmadaki beyanında, davacının eşi olduğunu, aracı teslim almak için otoparka birlikte gittiklerini, otoparka girmeden önce eşine aracın cezasını ödetip teslim alma fişini imzalattıklarını, imza ve ödeme yapılmadan aracı göstermediklerini, bu nedenle eşinin aracı alabilmek için belgeyi imzalamak zorunda kaldığını, daha sonra aracın başına gittiklerinde kaportadaki ezikleri görerek şok olduklarını, durumu otopark görevlilerine sorduklarında ise "çekicilerde kamera var, istediğiniz yere şikayet edin" cevabını aldıklarını ifade etmiştir.
Makine Mühendisi ...tarafından düzenlenen 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda, ...İş sayılı dosyasındaki tespitler ve dosyadaki fotoğraflar dikkate alındığında, davacı aracındaki hasar giderim tutarının KDV dahil 60.090,00 TL olduğunun piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın hasarsız piyasa değerinin 840.000,00 TL, onarıldıktan sonraki değerinin ise 780.000,00 TL olacağı kabul edilerek değer kaybının 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, makul onarım süresinin sekiz gün olduğu ve bu süre için araç yoksunluk kaybının 17.760,00 TL olarak hesaplandığı, dosyaya sunulan CD incelemesinde dava konusu aracın 21/09/2024 tarihinde otopark dışına çıkarılarak trafikte kullanıldığının görüldüğü, ancak mevcut durumda araçta tespit edilen hasarın, araç davacının zilyetliğindeyken mi yoksa davalının yediemin otoparkındayken mi meydana geldiğinin somut olarak söylenemeyeceği, bu nedenle davalının zarardan sorumlu olup olmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekili 17/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, raporda belirlenen hasar ve araç mahrumiyet bedellerini kabul ettiklerini ancak değer kaybı hesaplamasının düşük olduğunu, aracın önemli parçalarında onarım ve boya işlemi yapılması nedeniyle değer kaybının daha yüksek olması gerektiğini, bilirkişinin onarımın araca ciddi etkileri olacağı yönündeki teknik tespiti ile düşük bir değer kaybı hesaplamasının çelişkili olduğunu, ayrıca aracın davalı tarafından izinsiz kullanılmasının dahi tek başına sorumluluğu için yeterli bir delil olduğunu belirterek, değer kaybı yönünden ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 23/02/2026 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde, bilirkişinin hasarın ne zaman meydana geldiğini tespit edememiş olmasının, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlamına geldiğini ve davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, aracın teslimi sırasında çekilen ve hasarların önceden mevcut olduğunu gösteren fotoğrafların ve davacının imzaladığı hasarsız teslim aldığına dair tutanağın bilirkişi tarafından göz ardı edildiğini, aracın otopark dışında kullanıldığına dair tespiti kabul etmediklerini, davacının aracı teslim aldıktan 75 gün sonra tespit yaptırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek raporun hükme esas alınmamasını ve tanıklarının dinlenmesini talep etmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacıya ait ... plakalı aracın 16/09/2024 tarihinde davalıya ait yediemin otoparkına bırakıldığı ve 15/11/2024 tarihinde davacı tarafından teslim alındığı, davacının, aracın otoparkta bulunduğu sırada hasar gördüğünü ileri sürerek tazminat talep ettiği, davalının ise hasarın önceden var olduğunu ve davacının aracı "hasarsız" teslim aldığına dair belge imzaladığını savunduğu, mahkememizce dosyaya uygun ve gerekçeli görülerek benimsenen 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda, araçtaki hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı miktarlarının hesaplandığı ancak en önemlisi, mevcut delillere göre hasarın otoparkta bulunduğu sırada mı yoksa davacının zilyetliğindeyken mi meydana geldiğinin somut olarak tespit edilemediğinin belirtildiği, her ne kadar davacı tanığı Merve Öztürk, teslim belgesinin aracı görmeden imzalatıldığını beyan etmiş ise de, davacının 15/11/2024 tarihinde aracı teslim alırken imzaladığı belgede aracı eksiksiz ve hasarsız teslim aldığına dair açık beyanının bulunduğu, davacının bu belgeyi iradesi fesada uğratılarak imzaladığına dair başkaca bir delil sunamadığı, ayrıca aracın teslim alındığı 15/11/2024 tarihi ile hasarın tespiti için mahkemeye başvurulduğu 24/01/2025 tarihi arasında 69 günlük bir sürenin geçtiği, bu haliyle davacının, aracındaki hasarın davalının sorumluluğunda bulunduğu dönemde meydana geldiğini HMK'nın 190. maddesi uyarınca şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edemediği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ... bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 30,00 TL üzerinden takdir edilen 30,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026
...
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır