İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/706 E. 2023/149 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/706
- Karar No
- 2023/149
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO : 2022/706 Esas KARAR NO : 2023/149
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... - ... ... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının dava dilekçesine göre iddiasının temeli ve olayların seyri şu şekildedir: 1-Davacı, davalı eski eşi ...'e evliliğin devamı sırasında yaşanan bir takım huzursuzluklar nedeniyle teminat amacıyla bono vermiştir. 2-Davacı ve davalı ... Adana 10. Aile Mahkemesi'nin 2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamı ile 20/01/2022 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmışlardır. İş bu karar 02/02/2022 tarihinde kesinleşmiştir. 3-Kararın kesinleşmesi sonrasında, taraflar arasındaki boşanma protokolü uyarınca davacı tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen, davalı ...'ce miktar ve tediye tarihi boş olan takibe konu senet davacının rızası dışında doldurulup, davalı ...'a ciro edilerek icra takibine konulmuştur. 4-Takibe konu senedin arka yüzünde “Herhangi bir aldatma ve ayrılma durumunda bu senet geçerlidir" ibaresi yazılı olduğundan, kayıtsız ve şartsız bir bedelin ödenmesi vaadini içermeyen senet, kambiyo vasfında değil teminat senedi vasfındadır ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edilemeyeceğinden takibin iptali gerekir. 5-Davalı ... davacıyı zarara uğratma kastıyla hareket etmektedir. 6-Senette bulunan malen kaydı hayatın olağan akışına aykırıdır. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Takibe konu senedin teminat senedi ile bir ilgisi olmadığını, davacı tarafın borçtan kurtulmak adına iş bu davayı açtığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Dosyası: Adana Genel İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... borçlunun ... olduğu, takip dayanağının 01/08/2021 tanzim tarihli, 01/04/2022 vade tarihli 100.000 TL bedelli senede ilişkin kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip olduğu, takip tarihinin 18/08/2022 olduğu, takip çıkışının 104.800 TL olduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, İİK m.72/3 kapsamında icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Davalı ... yönünden yapılan incelemede: TTK'nin 776/1-b maddesi gereğince, bononun, kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içermesi zorunlu olup, aynı kanunun 777/1.maddesi uyarınca ise bu unsuru içermeyen bir senet bono sayılmaz. Somut olayda takip dayanağı bononun arka yüzünde; “Herhangi bir aldatma ve ayrılma durumunda bu senet geçerlidir" ibaresinin yer aldığı görülmektedir. Senet arkasında yazılı bu ibareler tek başına, onun, kayıtsız ve şartsız bir bedeli ödemek vaadi unsurunu ortadan kaldırdığından, takibin dayanağı bono kambiyo vasfı taşımamaktadır. Kambiyo vasfı taşımayan bir senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağından davanın kabulüne karar verilmiştir. Kötü niyet tazminatı yönünden: İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır. Öncelikle, alacaklının yapmış olduğu icra takibi ile borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlamış olması gerektiğinden, borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu bakımından borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi yoksa tazminatta söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, borçlunun menfi tespit davası sırasında bu konuda istemde bulunması yanında borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olması gerekmektedir. Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötü niyetle yapılmış olması da zorunludur. Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötü niyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; takibe konu bononun şarta bağlanması nedeniyle kambiyo vasfı bulunmadığı aşikar olduğundan, bu senede dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılan takip haksızdır. Kötü niyet noktasında ise; davacı takibe konu senedin miktar ve tediye tarihi boş olduğunu savunmaktadır. Dolayısıyla tarafların düzenleme tarihine bir itirazı bulunmadığından, bu husus sabittir. Senedin düzenleme tarihi 01/08/2021 olup, taraflar anlaşmalı boşanma için 05/11/2021 tarihinde dilekçeyle mahkemeye başvurmuştur. Dava dilekçesi, protokol ve mahkeme beyanları birlikte değerlendirildiğinde, davacı ... davalı ...'e aylık 5.000TL nafaka ve 50.000TL manevi tazminat ödeyecektir. Taraflar karşılıklı olarak tedbir, nafakası, manevi tazminat, katkı payı, edinilmiş mallarla ilgili herhangi bir talepte bulunmayacaktır. Aile mahkemesi'nin 20/01/2022 tarihli hükmü, tarafların istinaftan feragat dilekçesi vermeleri ile 02/02/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı, davalı ...'e 02/02/2022 tarihinde nafaka açıklamasıyla 30.000,00 TL ve 20/01/2022 tarihinde manevi tazminat açıklamasıyla 50.000,00 TL ödeme yapmıştır. Bu husus dekontlar ve banka cevap yazısıyla sabittir. Adi senede konulan şart incelendiğinde "aldatma" ve "ayrılma" ibareleri bulunmaktadır. Olayların seyri nazara alındığında "ayrılma" kavramının boşanma anlamında kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Kimse, hak ve fiil ehliyetlerinden kısmen de olsa vazgeçemez. Kimse özgürlüklerinden vazgeçemez veya onları hukuka ya da ahlâka aykırı olarak sınırlayamaz (TMK md 23/1-2) Dolayısıyla bu şart hukuka aykırı olduğundan geçersizdir. "Aldatma" ibaresi bakımındansa; düzenleme tarihi 01/08/2021 olup, bu tarihten boşanmanın kesinleştiği 02/02/2022 tarihine kadar davalı ... tarafından bu yönde herhangi bir iddia ileri sürülmemiştir. Boşanma gerçekleştikten ve davacı protokol uyarınca edimlerini yerine getirdikten sonra, aldatma olgusuna dayanılarak herhangi bir talepte bulunulamaz. Bu itibarla davalı ...'ün davaya konu takipte kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığından tazminata mahkum edilmesine karar verilmiştir. Davalı ... yönünden yapılan incelemede: "46.Tahsil cirosuyla devredilen senette def’îler meselesine gelince, 6762 sayılı TTK’nın 600/2. maddesine göre, senetten sorumlu olanlar ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’îleri hamile karşı dermeyan edebilirler. Temsil olunanın bildiği hususları temsilcinin bilmemesinin önemi yoktur. Bu husus tahsil cirosunun oluşturduğu temsil durumunun normal sonucudur. Temsilciye karşı, temsil olunana yöneltilebilecek def’ilerin ileri sürülebilmesi doğaldır. Buna karşılık ciro edilen, hakkın maliki olmadığına göre, borçluların ciro edilenin şahsına karşı sahip oldukları def’îleri ciro edilene (senedi tahsil cirosu ile devralana) dermeyan etmeleri mümkün değildir. Ciranta aleyhine açılması gereken dava ciro edilen aleyhine açılamaz. Mesela imzası sahtecilik suretiyle taklit edilen şahıs, borçlu olmadığına (menfi tespit) dair davayı, ödememe protestolarının iptalini asıl hamil aleyhine açmak zorundadır (Öztan, s. 614). (...) 49. Az yukarıda da açıklandığı üzere 6762 sayılı TTK’nın 600/2. maddesine göre, senetten sorumlu olanlar ancak cirantaya karşı ileri sürebilecekleri def’îleri hamile karşı dermeyan edebilirler. Buna karşılık, ciro edilen kişi senetten doğan hakkın maliki olmadığından, senetten dolayı sorumlu olanlar, senedi tahsil cirosu ile ciro edenin şahsına karşı sahip oldukları def’îleri senedi tahsil cirosu ile devralan hamile karşı ileri süremezler. Senedi tahsil cirosu ile devreden ciranta aleyhine açılması gereken menfi tespit davası senedi elinde bulunduran hamil aleyhine açılamaz. 50. Bu nedenle mahkemece davacıların, tahsil cirosu ile senedi elinde bulunduran hamile karşı menfi tespit davası açamayacağı gözetilmeksizin davacıların hamile karşı ileri sürebilecekleri tüm şahsi def’îleri tahsil cirosu ile senedi devralan vekil hamil konumundaki davalıya karşı ileri sürebilecekleri gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesi yerinde değildir."(YHGK, 10.11.2022 T, 2020/(19)11-329 E, 2022/1490 K) Zikredilen YHGK kararından da anlaşılacağı üzere, senedi tahsil cirosuyla elinde bulundurup icra takibi başlatan davalı ...'a karşı menfi tespit davası açılamayacağından bu davalı yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından, onun yönünden davanın usulden reddine, 2-a)Davalı ... yönünden; davanın kabulü ile, davacının Adana 1. Genel İcra Dairesi'nin 2022/... E sayılı takip dosyasına konu olan 100.000 TL bedelli bono nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, b)Davacının kötü niyet tazminatı talebinin kabulü ile, İİK'nin 72/5 maddesi uyarınca asıl alacak miktarı olan 100.000,00 TL’nin %20 oranında hesaplanan 20.000 TL kötüniyet tazminatının davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 16.720,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT 7/2.maddesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a ödenmesine, 5-a)Alınması gerekli 7.158,89 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.789,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.369,16 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, b)Davacının yatırdığı 1.789,73 TL peşin harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 240,00 TL tebligat/müzekkere gideri ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 320,70 TL yargılama giderinin, davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/05/2023
Katip ...
Hakim ...