İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/638 E. 2025/1230 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/638
Karar No
2025/1230
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/638 Esas KARAR NO : 2025/1230

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2022

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022

DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022 KARAR TARİHİ : 14/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davalarının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının sahibi bulunduğu ..... Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.nin %75 hissesini 12.04.2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında satın aldığını ve işyerini de fiilen teslim aldığını, sözleşmeye göre tüm personel özlük hakları, ihbar ve kıdem tazminatları, işçilik davaları ve bunlara ilişkin giderlerden satıcının şahsen sorumlu olduğunu, devir alan ortağın işçilik alacakları ile ilgili bir ödeme yapması halinde, hisse devri yapan ortağa rucu edileceginin karara bağlandığını ve her iki tarafın da bunu sözleşme kapsamında kabul ettiğini ve sözleşme kapsamında aynı gün davalı tarafından şirketin %75'inin müvekkiline noterden devredildiğini, müvekkilinin hisse devri, tescil ve ilanı sonrasında şirketi bir fiil devir alıp sorumlu müdür sıfatı ile yönetmeye çalıştığını, devir sözleşmesi kapsamında kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıya ait tüm kira borçları ile şirketin vergi borçlarının ödendiğini, davalının da sözleşme kapsamında işçilik alacaklarını ödemesini beklediğini ancak davalının bu borçları ödemekten kaçındığını ve müvekkilinin telefonlarına dahi çıkmadığını, müvekkilinin işçilik borçlarını davalının ödememesi üzerine taraflarla anlaşarak ödemeye başladığını, bu süreç de davalının hisse devri yapar iken hiç bahsetmediği şirket üzerinden çektiği ve şahsi ihtiyaçları için kullanılan ...... bankasından kullanılan kredinin ödenmemesi ve banka haciz tehdidi üzerine bu borcu da yapılandırarak ödemek durumunda kaldığını ve hisse devir sözleşmesi kapsamında ödeme yapılan işçilik alacakları ve kredi ödemesinin tarafına yapılması ve diğer tüm işçilik, personel borçlarının ödenmesi yönünde Bakırköy ..... Noterliğinin 31.05.2021 t...... s.ile ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 10.06.2021 tarihinde davalıya tebliğine rağmen müvekkiline her hangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya çekilen ihtarda Bakırköy ...... İş Mah...... e. ile derdest olan davada personeller ...... için ödenen 105.147,00-TL ve arabuluculuk sürecinde personeller ..... için ödenen 35.310,00-TL ile .... için ödenen 29.425,00-TL'nin masraf, avukatlık ücretleri ve işçilik alacakları toplamı 169.882,00-TL'nin yedi gün içinde ..... hesabına ödenmesini, aksi hilafı en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için rucuen alacak davası ikame edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, davası sonuçlanan ve icra takibine geçilen personeller ..... ve ..... ile ilgili ihtar tarihi itibari ile dosya borcu olan 197.476,26-TL'nin yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı haciz tehdidi söz konusu olup müvekkili tarafından ödenmesi halinde davalıdan rucu edileceğinin bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca açılan ve hizmet tespit kapsamında Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ..... e ve .... s.k.ile aleyhine sonuçlanan dosyada sigortaya olan borcun yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı taraflarınca ödenmesi halinde, ödenen bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için dava açılacağı hususunun ihtar ve talep edildiğini, .... Bankası .... şubesinden çekilen iki ayrı kredi nedeniyle acilen 92.000,00-TL kredi ödemesinin yedi gün içinde ödenip, her iki krediye ilişkin hesabın kapatılmasını, aksi hilafı taraflarınca bir ödeme yapılması halinde de ödenenin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan rucu edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, müvekkilince çekilen ihtar ile ayrıca davalıya sözleşmedeki yükümlülüklerinin hatırlatıldığını, davalının tüm bu süreçler akabinde ödemesini yapmadığı gibi müvekkilinin işletmesini zoraki aldığı yönünde müvekkiline ithamlarda bulunduğunu, müvekkilinden ödenen işçilik alacaklarının rücu edilmemesi için üçüncü sahıslar yolu ile talepte bulunduğunu, müvekkili hakkında yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin davalının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine haciz ve dava tehdidi altında bulunduğu personel ile anlaşma yoluna gitmeye başladığını ve personeller ......'ın işçilik ödemelerini arabuluculuk sürecinde yada karşılıklı anlaşma ile, davası sona eren ve şirket hesaplarına haciz konulan personeller ...... ve ..... için de vekilleri ile ödeme protokolü yaptığını ve birinci taksitlerini ödediğini ve yine banka kredi borcu için yapılan protokol kapsamında ödenen toplam 321.376,00-tl alacak için davalı borçlu hakkında icra takibi başlattığını, davalı borçlunun her hangi bir borcu olmadığı iddia ile icra takibine itiraz ettiğini, davalı borçlunun kendi uhdesinde kalan %15 hisseyi de bedeli mukabilinde müvekkiline devir etmesine rağmen müvekkiline olan borcunu yine ödemediğini, müvekkilinin davalının itirazı üzerine zorunlu Ticari dava arabuluculuk yoluna başvurduğunu, görüşme sonunda anlaşamama tutanağı düzenlendiğini iddia ederek; takibin semeresiz kalmaması bakımından, davalı menkül ve taşınmazları üzerine(uyap sisteminden)dava neticeleninceye kadar ihtiyati tedbir kararı konulmasını, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas ile yapılan icra takibinde davalı borçlunun itirazının haksız itiraz nedeni ile icra inkar tazminatına da hüküm olunarak iptali ile takibin devamına, alacağın işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin de davalı borçlu uhdesinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli Mahkemede açılmadığını, huzurdaki davanın ticari alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin olarak açılmış olsa da dosyada mübrez vergi dairesi cevaplarından da görüleceği üzere müvekkilinin tacir sıfatını haiz olmadığını, davanın dayanağının adi yazılı sözleşme olduğunu, davacının şahsen davayı takip etme yetkisi bulunmadığından huzurdaki davada taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve dava dışı şirkete ait borç kalemlerini şirket nam ve hesabına ödediğini, dolayısıyla bir alacak iddiası ileri sürülecekse de (kabul anlamına gelmemekle) bu hususun ........ Gıda tarafından ileri sürülebilecek olup; davacı tarafından talepte bulunulmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada talep edilen alacak miktarı senetle ispat zorunluluğu için öngörülen miktarın üstünde ve alacak noter huzurunda akdedilen resmi senet niteliğini haiz pay devri sözleşmesinden kaynaklı olduğundan tanıkla ispat edilemeyeceğini, davaya konu takip dosyasının tamamen kötüniyetle ikame edildiğini ve davacının "ya tutarsa" amacıyla takibe giriştiğinin aşikar olduğunu, bu kapsamda hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın kabul edilebilir herhangi bir yanı da bulunmadığını, dayanak olarak sunulan adi sözleşmenin geçersiz olduğunu, ........ Gıda Ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.'nin 1997 yılında müvekkili ......'un babası ...... ve akrabası tarafından kurulduğunu, müvekkilinin 2008 yılından Nisan 2021 yılına kadar mezkur şirketin fiili olarak yöneticiliğini yerine getirdiğini, müvekkilinin 2021 yılı Şubat aylarında tanıştığı ve dava dışı 3. kişi ...... ve grubu tarafından dolandırıldığını, bu süreçte şirketini, evlerini ve arabalarını yitirdiğini, yaşanan tüm süreçle ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... S. sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın henüz neticelenmediğini, müvekkilinin yitirdiği varlıklarından birinin de davacının pay satışı yoluyla %75'ini devraldığı ........ Gıda olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye göre 75.000 TL karşılığında, tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte payını davacı ........'e devrettiğini, davacı tarafından da "deliller arasında gösterilen", noter huzurunda yapılan bu pay devri sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin payını, "tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte" devrettiğinin sabit olduğunu, Noter sözleşmesinin akdedilmesi akabinde "aynı gün" "........ şunu da imzala birbirimizi ibra etmiş olalım" denilerek müvekkiline, dosyada mübrez, hukuki varlıktan yoksun, butlan hükmündeki "adi sözleşme"nin de imzalatıldığını, imza işleminin adeta oldu bittiye getirilerek, müvekkilinin iradesi sakatlanarak gerçekleştiğini, müvekkilinin bu devir işleminden tek bir kuruş dahi almadığını, davacı tarafından ise önce bu adi sözleşmenin yapıldığı, akabinde noter sözleşmesinin yapıldığı iddia olunsa da işbu hususun gerçeği yansıtmadığının bizzat davacının dayandığı delilleriyle de aksi sabit olduğunu, Limited Şirket pay devrine ilişkin geçiş halleri, 6102 SKnun 595 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup; anılı düzenleme gereği hisse devir sözleşmesi taraflar arasında yazılı şekilde yapılmalı ve bu imzaların noterce onaylanması gerektiğini, Noter senedinin sahteliği ispat edilinceye kadar davacı aleyhine kesin delil niteliğinde olduğunu, mezkur belgede davacının hisse alımını, tüm hukuki ve mali sorumluluğu ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacının Limited şirketin borçlarını müvekkilinden tahsil etmeyi amaçladığını, ortakların sorumluluğunun taahhüt ettikleri sermaye payları ile sınırlı ve ancak bu borcun yalnızca limited ortaklığa karşı olduğunu, limited şirket borçlarından ortaklar ve dahi üçüncü şahıs gerçek kişi kimselerin, istisnai haller haricinde sorumluluğu bulunmadığını, alacak ileri sürülemeyeceği gibi takip de yapılamayacağını, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü üzere yapılan ödemelerin tamamının ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği LTD.ŞTİ. 'ye ait borçlara ilişkin olduğunu, davacının devir tarihinden 1 yıl sonra, yalnızca kendi iradesine dayanarak, arabuluculuk yoluyla anlaştığı, bir ilama dayanmayan, 3. kişi alacaklarını müvekkilinden haksız olarak tahsil etmeyi amaçladığını, şirket adına çekilen kredinin ne şekilde müvekkilinin şahsi kredisi olarak nitelendirildiğinin izaha muhtaç olduğunu, noterde yapılan devir sözleşmesinde işçilik alacaklarının müvekkilinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin herhangi bir anlaşma maddesi bulunmadığını, davacı tarafından yapılan anlaşmaların tamamının devir tarihinden sonra olduğunu, şirket personeli olduğu ifade edilen kişilerin, bu şirkette çalıştığını gösterir hiçbir delil bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep olunan alacak kalemlerine karşı, şahıslar arası bir borç olduğu kabulünde, aksi yönde bir anlaşma bulunmadığından yalnızca yasal faiz uygulanabileceğini savunarak; davanın tacir sıfatını haiz olmayan müvekkiline karşı ikamesinden, usulden reddine, davanın arz ve izah olunan sebeplerle esastan reddine, davacının, kötüniyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davacı kötüniyetle hareket ettiğinden 6100 SK'nun 329.mdsi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas 14/10/2022 tarih ve ..... sayılı kararı ile; "... Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının da aynı olayla ilgili olduğu, bu nedenle iş bu dosya ile dosyamız arasında hukuki, fiili ve şahsi bağlantı bulunduğundan (davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle) usul ekonomisi gereğince davalar arasında HMK.'nın 166/4. maddesinde belirtilen bağlantının bulunduğu..." gerekçesiyle Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının Mahkememizin iş bu ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının sahibi bulunduğu ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.nin %75 hissesini 12.04.2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında satın aldığını ve işyerini de fiilen teslim aldığını, sözleşmeye göre tüm personel özlük hakları, ihbar ve kıdem tazminatları, işçilik davaları ve bunlara ilişkin giderlerden satıcının şahsen sorumlu olduğunu, devir alan ortağın işçilik alacakları ile ilgili bir ödeme yapması halinde, hisse devri yapan ortağa rucu edileceginin karara bağlandığını ve her iki tarafın da bunu sözleşme kapsamında kabul ettiğini ve sözleşme kapsamında aynı gün davalı tarafından şirketin %75'inin müvekkiline noterden devredildiğini, müvekkilinin hisse devri, tescil ve ilanı sonrasında şirketi bir fiil devir alıp sorumlu müdür sıfatı ile yönetmeye çalıştığını, devir sözleşmesi kapsamında kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıya ait tüm kira borçları ile şirketin vergi borçlarının ödendiğini, davalının da sözleşme kapsamında işçilik alacaklarını ödemesini beklediğini ancak davalının bu borçları ödemekten kaçındığını ve müvekkilinin telefonlarına dahi çıkmadığını, müvekkilinin işçilik borçlarını davalının ödememesi üzerine taraflarla anlaşarak ödemeye başladığını, bu süreç de davalının hisse devri yapar iken hiç bahsetmediği şirket üzerinden çektiği ve şahsi ihtiyaçları için kullanılan ..... bankasından kullanılan kredinin ödenmemesi ve banka haciz tehdidi üzerine bu borcu da yapılandırarak ödemek durumunda kaldığını ve hisse devir sözleşmesi kapsamında ödeme yapılan işçilik alacakları ve kredi ödemesinin tarafına yapılması ve diğer tüm işçilik, personel borçlarının ödenmesi yönünde Bakırköy .... Noterliğinin 31.05.2021 tarih ve ..... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 10.06.2021 tarihinde davalıya tebliğine rağmen müvekkiline her hangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya çekilen ihtarda Bakırköy ...... İş Mah. .... e. ile derdest olan davada personeller ...... için ödenen 105.147,00-TL ve arabuluculuk sürecinde personeller ....... için ödenen 35.310,00-TL ile ...... için ödenen 29.425,00-TL'nin masraf, avukatlık ücretleri ve işçilik alacakları toplamı 169.882,00-TL'nin yedi gün içinde ........ hesabına ödenmesini, aksi hilafı en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için rucuen alacak davası ikame edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, davası sonuçlanan ve icra takibine geçilen personeller ...... ve ...... ile ilgili ihtar tarihi itibari ile dosya borcu olan 197.476,26-TL'nin yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı haciz tehdidi söz konusu olup müvekkili tarafından ödenmesi halinde davalıdan rucu edileceğinin bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca açılan ve hizmet tespit kapsamında Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ....... e ve ...... s.k.ile aleyhine sonuçlanan dosyada sigortaya olan borcun yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı taraflarınca ödenmesi halinde, ödenen bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için dava açılacağı hususunun ihtar ve talep edildiğini, ..... Bankası ..... şubesinden çekilen iki ayrı kredi nedeniyle acilen 92.000,00-TL kredi ödemesinin yedi gün içinde ödenip, her iki krediye ilişkin hesabın kapatılmasını, aksi hilafı taraflarınca bir ödeme yapılması halinde de ödenenin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan rucu edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, müvekkilince çekilen ihtar ile ayrıca davalıya sözleşmedeki yükümlülüklerinin hatırlatıldığını, davalının tüm bu süreçler akabinde ödemesini yapmadığı gibi müvekkilinin işletmesini zoraki aldığı yönünde müvekkiline ithamlarda bulunduğunu, müvekkilinden ödenen işçilik alacaklarının rücu edilmemesi için üçüncü sahıslar yolu ile talepte bulunduğunu, müvekkili hakkında yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin davalının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine haciz ve dava tehdidi altında bulunduğu personel ile anlaşma yoluna gitmeye başladığını ve personeller .......'ın işçilik ödemelerini arabuluculuk sürecinde yada karşılıklı anlaşma ile, davası sona eren ve şirket hesaplarına haciz konulan personeller ...... için de vekilleri ile ödeme protokolü yaptığını ve birinci taksitleri dahil olmak üzere ve yine banka kredi borcu için yapılan protokol kapsamında ödemelerin ilk taksitleri toplamı 321.376,00-TL alacak için davalı borçlu hakkında Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ........ esas ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlattığını ve itiraz akabinde ve arabuluculuk sürecinde bir anlaşma olmaması üzerine Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... esası ile dava ikame edildiğini, müvekkili tarafından 12/04/2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında ödenen ikinci taksit işçilik alacakları ve banka kredi ödemelerinin rücu yoluyla tahsili bakımından Bakırköy ....... İcra Müdürlüğünün ...... esas ile 228.472,83-TL alacak için icra takibi başlattığını, davalı borçlunun her hangi bir borcu olmadığı iddia ile icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilinin davalının itirazı üzerine zorunlu Ticari dava arabuluculuk yoluna başvurduğunu, görüşme sonunda anlaşamama tutanağı düzenlendiğini iddia ederek; Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ....... esas ile yapılan icra takibinde davalı borçlunun itirazının haksız itiraz nedeni ile icra inkar tazminatına da hükmolunarak itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline, ücreti vekalet ve yargılama giderleri de davalı borçlu uhdesinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli Mahkemede açılmadığını, huzurdaki davanın ticari alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin olarak açılmış olsa da dosyada mübrez vergi dairesi cevaplarından da görüleceği üzere müvekkilinin tacir sıfatını haiz olmadığını, davanın dayanağının adi yazılı sözleşme olduğunu, davacının şahsen davayı takip etme yetkisi bulunmadığından huzurdaki davada taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve dava dışı şirkete ait borç kalemlerini şirket nam ve hesabına ödediğini, dolayısıyla bir alacak iddiası ileri sürülecekse de (kabul anlamına gelmemekle) bu hususun ........ Gıda tarafından ileri sürülebilecek olup; davacı tarafından talepte bulunulmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada talep edilen alacak miktarı senetle ispat zorunluluğu için öngörülen miktarın üstünde ve alacak noter huzurunda akdedilen resmi senet niteliğini haiz pay devri sözleşmesinden kaynaklı olduğundan tanıkla ispat edilemeyeceğini, davaya konu takip dosyasının tamamen kötüniyetle ikame edildiğini ve davacının "ya tutarsa" amacıyla takibe giriştiğinin aşikar olduğunu, bu kapsamda hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın kabul edilebilir herhangi bir yanı da bulunmadığını, dayanak olarak sunulan adi sözleşmenin geçersiz olduğunu, ........ Gıda Ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.'nin 1997 yılında müvekkili .....'un babası ....... ve akrabası tarafından kurulduğunu, müvekkilinin 2008 yılından Nisan 2021 yılına kadar mezkur şirketin fiili olarak yöneticiliğini yerine getirdiğini, müvekkilinin 2021 yılı Şubat aylarında tanıştığı ve dava dışı 3. kişi ...... ve grubu tarafından dolandırıldığını, bu süreçte şirketini, evlerini ve arabalarını yitirdiğini, yaşanan tüm süreçle ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... S. sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın henüz neticelenmediğini, müvekkilinin yitirdiği varlıklarından birinin de davacının pay satışı yoluyla %75'ini devraldığı ........ Gıda olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye göre 75.000 TL karşılığında, tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte payını davacı ........'e devrettiğini, davacı tarafından da "deliller arasında gösterilen", noter huzurunda yapılan bu pay devri sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin payını, "tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte" devrettiğinin sabit olduğunu, Noter sözleşmesinin akdedilmesi akabinde "aynı gün" "........ şunu da imzala birbirimizi ibra etmiş olalım" denilerek müvekkiline, dosyada mübrez, hukuki varlıktan yoksun, butlan hükmündeki "adi sözleşme"nin de imzalatıldığını, imza işleminin adeta oldu bittiye getirilerek, müvekkilinin iradesi sakatlanarak gerçekleştiğini, müvekkilinin bu devir işleminden tek bir kuruş dahi almadığını, davacı tarafından ise önce bu adi sözleşmenin yapıldığı, akabinde noter sözleşmesinin yapıldığı iddia olunsa da işbu hususun gerçeği yansıtmadığının bizzat davacının dayandığı delilleriyle de aksi sabit olduğunu, Limited Şirket pay devrine ilişkin geçiş halleri, 6102 SKnun 595 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup; anılı düzenleme gereği hisse devir sözleşmesi taraflar arasında yazılı şekilde yapılmalı ve bu imzaların noterce onaylanması gerektiğini, Noter senedinin sahteliği ispat edilinceye kadar davacı aleyhine kesin delil niteliğinde olduğunu, mezkur belgede davacının hisse alımını, tüm hukuki ve mali sorumluluğu ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacının Limited şirketin borçlarını müvekkilinden tahsil etmeyi amaçladığını, ortakların sorumluluğunun taahhüt ettikleri sermaye payları ile sınırlı ve ancak bu borcun yalnızca limited ortaklığa karşı olduğunu, limited şirket borçlarından ortaklar ve dahi üçüncü şahıs gerçek kişi kimselerin, istisnai haller haricinde sorumluluğu bulunmadığını, alacak ileri sürülemeyeceği gibi takip de yapılamayacağını, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü üzere yapılan ödemelerin tamamının ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği LTD.ŞTİ. 'ye ait borçlara ilişkin olduğunu, davacının devir tarihinden 1 yıl sonra, yalnızca kendi iradesine dayanarak, arabuluculuk yoluyla anlaştığı, bir ilama dayanmayan, 3. kişi alacaklarını müvekkilinden haksız olarak tahsil etmeyi amaçladığını, şirket adına çekilen kredinin ne şekilde müvekkilinin şahsi kredisi olarak nitelendirildiğinin izaha muhtaç olduğunu, noterde yapılan devir sözleşmesinde işçilik alacaklarının müvekkilinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin herhangi bir anlaşma maddesi bulunmadığını, davacı tarafından yapılan anlaşmaların tamamının devir tarihinden sonra olduğunu, şirket personeli olduğu ifade edilen kişilerin, bu şirkette çalıştığını gösterir hiçbir delil bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep olunan alacak kalemlerine karşı, şahıslar arası bir borç olduğu kabulünde, aksi yönde bir anlaşma bulunmadığından yalnızca yasal faiz uygulanabileceğini savunarak; davanın tacir sıfatını haiz olmayan müvekkiline karşı ikamesinden, usulden reddine, davanın arz ve izah olunan sebeplerle esastan reddine, davacının, kötüniyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davacı kötüniyetle hareket ettiğinden 6100 SK'nun 329.mdsi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas 10/10/2022 tarih ve ..... sayılı kararı ile; "... Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının da aynı olayla ilgili olduğu, bu nedenle iş bu dosya ile dosyamız arasında hukuki, fiili ve şahsi bağlantı bulunduğundan (davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması nedeniyle) usul ekonomisi gereğince davalar arasında HMK.'nın 166/4. maddesinde belirtilen bağlantının bulunduğu..." gerekçesiyle Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasının Mahkememizin iş bu ..... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının sahibi bulunduğu ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.nin %75 hissesini 12.04.2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında satın aldığını ve işyerini de fiilen teslim aldığını, sözleşmeye göre tüm personel özlük hakları, ihbar ve kıdem tazminatları, işçilik davaları ve bunlara ilişkin giderlerden satıcının şahsen sorumlu olduğunu, devir alan ortağın işçilik alacakları ile ilgili bir ödeme yapması halinde, hisse devri yapan ortağa rucu edileceginin karara bağlandığını ve her iki tarafın da bunu sözleşme kapsamında kabul ettiğini ve sözleşme kapsamında aynı gün davalı tarafından şirketin %75'inin müvekkiline noterden devredildiğini, müvekkilinin hisse devri, tescil ve ilanı sonrasında şirketi bir fiil devir alıp sorumlu müdür sıfatı ile yönetmeye çalıştığını, devir sözleşmesi kapsamında kendi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davalıya ait tüm kira borçları ile şirketin vergi borçlarının ödendiğini, davalının da sözleşme kapsamında işçilik alacaklarını ödemesini beklediğini ancak davalının bu borçları ödemekten kaçındığını ve müvekkilinin telefonlarına dahi çıkmadığını, müvekkilinin işçilik borçlarını davalının ödememesi üzerine taraflarla anlaşarak ödemeye başladığını, bu süreç de davalının hisse devri yapar iken hiç bahsetmediği şirket üzerinden çektiği ve şahsi ihtiyaçları için kullanılan ..... bankasından kullanılan kredinin ödenmemesi ve banka haciz tehdidi üzerine bu borcu da yapılandırarak ödemek durumunda kaldığını ve hisse devir sözleşmesi kapsamında ödeme yapılan işçilik alacakları ve kredi ödemesinin tarafına yapılması ve diğer tüm işçilik, personel borçlarının ödenmesi yönünde Bakırköy .... Noterliğinin 31.05.2021 tarih ve ..... yevmiye numarası ile ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamenin 10.06.2021 tarihinde davalıya tebliğine rağmen müvekkiline her hangi bir ödeme yapılmadığını, davalıya çekilen ihtarda Bakırköy ...... İş Mah. ..... e. ile derdest olan davada personeller ..... için ödenen 105.147,00-TL ve arabuluculuk sürecinde personeller ..... için ödenen 35.310,00-TL ile ..... için ödenen 29.425,00-TL'nin masraf, avukatlık ücretleri ve işçilik alacakları toplamı 169.882,00-TL'nin yedi gün içinde ........ hesabına ödenmesini, aksi hilafı en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için rucuen alacak davası ikame edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, davası sonuçlanan ve icra takibine geçilen personeller ..... ve ..... ile ilgili ihtar tarihi itibari ile dosya borcu olan 197.476,26-TL'nin yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı haciz tehdidi söz konusu olup müvekkili tarafından ödenmesi halinde davalıdan rucu edileceğinin bildirildiğini, Sosyal Güvenlik Kurumunca açılan ve hizmet tespit kapsamında Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ..... e ve ..... s.k.ile aleyhine sonuçlanan dosyada sigortaya olan borcun yedi gün içinde ödenmesini, aksi hilafı taraflarınca ödenmesi halinde, ödenen bedelin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsili için dava açılacağı hususunun ihtar ve talep edildiğini, .... Bankası ..... şubesinden çekilen iki ayrı kredi nedeniyle acilen 92.000,00-TL kredi ödemesinin yedi gün içinde ödenip, her iki krediye ilişkin hesabın kapatılmasını, aksi hilafı taraflarınca bir ödeme yapılması halinde de ödenenin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan rucu edileceği hususunun ihtar ve talep edildiğini, müvekkilince çekilen ihtar ile ayrıca davalıya sözleşmedeki yükümlülüklerinin hatırlatıldığını, davalının tüm bu süreçler akabinde ödemesini yapmadığı gibi müvekkilinin işletmesini zoraki aldığı yönünde müvekkiline ithamlarda bulunduğunu, müvekkilinden ödenen işçilik alacaklarının rücu edilmemesi için üçüncü sahıslar yolu ile talepte bulunduğunu, müvekkili hakkında yapılan suç duyurusunun takipsizlikle sonuçlandığını, müvekkilinin davalının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine haciz ve dava tehdidi altında bulunduğu personel ile anlaşma yoluna gitmeye başladığını ve personeller ......'ın işçilik ödemelerini arabuluculuk sürecinde yada karşılıklı anlaşma ile, davası sona eren ve şirket hesaplarına haciz konulan personeller ..... ve ...... için de vekilleri ile ödeme protokolü yaptığını ve birinci taksitleri dahil olmak üzere ve yine banka kredi borcu için yapılan protokol kapsamında ödemelerin ilk taksitleri toplamı 321.376,00-TL alacak için davalı borçlu hakkında Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas ile davalı borçlu hakkında icra takibi başlattığını ve itiraz akabinde ve arabuluculuk sürecinde bir anlaşma olmaması üzerine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... esası ile dava ikame edildiğini, müvekkili tarafından 12/04/2021 tarihli hisse devri sözleşmesi kapsamında ödenen ikinci taksit işçilik alacakları ve banka kredi ödemelerinin rücu yoluyla tahsili bakımından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas ile 228.472,83-TL alacak için icra takibi başlatıldığını ve davalı borçlunun itirazı üzerine bu kezde zorunlu Ticari dava arabuluculuk kapsamında yapılan görüşmeler sonucunda anlaşamama tutanağı düzenlendiğini ve sonrasında da borçlunun icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına ilişkin dava açıldığını, tarafları ve konusu aynı olan iş bu dosyanın da Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mah. ..... e ile derdest olan dosya ile birleştirilmesinin de talep olunduğunu, davacı müvekkili ile davalı borçlu arasındaki 12.04.2022 tarihli hisse devir sözleşmesi kapsamında ödenen son taksit ödemesinin(..... adlı personellerin anlaşma son taksitleri ve personel ..... 'ya yapılan işçilik ödemesi)de protokol kapsamında rucu yolu ile tahsili bakımından Bakırköy ..... İcra md. ...... esas ile 185.000,00-TL alacağın icra takibine konu edildiğini ve davalı borçlunun itirazı üzerine zorunlu Ticari dava arabuluculuk yoluna başvurduğunu, görüşme sonunda anlaşamama tutanağı düzenlendiğini iddia ederek; Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas ile yapılan icra takibinde davalı borçlunun itirazının haksız itiraz nedeni ile icra inkar tazminatına da hükmolunarak itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline, ücreti vekalet ve yargılama giderleri de davalı borçlu uhdesinde bırakılarak karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli Mahkemede açılmadığını, huzurdaki davanın ticari alacaktan kaynaklanan itirazın iptali davasına ilişkin olarak açılmış olsa da dosyada mübrez vergi dairesi cevaplarından da görüleceği üzere müvekkilinin tacir sıfatını haiz olmadığını, davanın dayanağının adi yazılı sözleşme olduğunu, davacının şahsen davayı takip etme yetkisi bulunmadığından huzurdaki davada taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği ve dava dışı şirkete ait borç kalemlerini şirket nam ve hesabına ödediğini, dolayısıyla bir alacak iddiası ileri sürülecekse de (kabul anlamına gelmemekle) bu hususun ........ Gıda tarafından ileri sürülebilecek olup; davacı tarafından talepte bulunulmasının husumet yönünden hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki dosyada talep edilen alacak miktarı senetle ispat zorunluluğu için öngörülen miktarın üstünde ve alacak noter huzurunda akdedilen resmi senet niteliğini haiz pay devri sözleşmesinden kaynaklı olduğundan tanıkla ispat edilemeyeceğini, davaya konu takip dosyasının tamamen kötüniyetle ikame edildiğini ve davacının "ya tutarsa" amacıyla takibe giriştiğinin aşikar olduğunu, bu kapsamda hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davanın kabul edilebilir herhangi bir yanı da bulunmadığını, dayanak olarak sunulan adi sözleşmenin geçersiz olduğunu, ........ Gıda Ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti.'nin 1997 yılında müvekkili .....'un babası ...... ve akrabası tarafından kurulduğunu, müvekkilinin 2008 yılından Nisan 2021 yılına kadar mezkur şirketin fiili olarak yöneticiliğini yerine getirdiğini, müvekkilinin 2021 yılı Şubat aylarında tanıştığı ve dava dışı 3. kişi ...... ve grubu tarafından dolandırıldığını, bu süreçte şirketini, evlerini ve arabalarını yitirdiğini, yaşanan tüm süreçle ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... S. sayılı dosyası ile şikayetçi olunduğunu, soruşturmanın henüz neticelenmediğini, müvekkilinin yitirdiği varlıklarından birinin de davacının pay satışı yoluyla %75'ini devraldığı ........ Gıda olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye göre 75.000 TL karşılığında, tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte payını davacı ........'e devrettiğini, davacı tarafından da "deliller arasında gösterilen", noter huzurunda yapılan bu pay devri sözleşmesi incelendiğinde müvekkilinin payını, "tüm mali ve hukuki sorumluluklarıyla birlikte" devrettiğinin sabit olduğunu, Noter sözleşmesinin akdedilmesi akabinde "aynı gün" "..... şunu da imzala birbirimizi ibra etmiş olalım" denilerek müvekkiline, dosyada mübrez, hukuki varlıktan yoksun, butlan hükmündeki "adi sözleşme"nin de imzalatıldığını, imza işleminin adeta oldu bittiye getirilerek, müvekkilinin iradesi sakatlanarak gerçekleştiğini, müvekkilinin bu devir işleminden tek bir kuruş dahi almadığını, davacı tarafından ise önce bu adi sözleşmenin yapıldığı, akabinde noter sözleşmesinin yapıldığı iddia olunsa da işbu hususun gerçeği yansıtmadığının bizzat davacının dayandığı delilleriyle de aksi sabit olduğunu, Limited Şirket pay devrine ilişkin geçiş halleri, 6102 SKnun 595 vd. Maddelerinde düzenlenmiş olup; anılı düzenleme gereği hisse devir sözleşmesi taraflar arasında yazılı şekilde yapılmalı ve bu imzaların noterce onaylanması gerektiğini, Noter senedinin sahteliği ispat edilinceye kadar davacı aleyhine kesin delil niteliğinde olduğunu, mezkur belgede davacının hisse alımını, tüm hukuki ve mali sorumluluğu ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacının Limited şirketin borçlarını müvekkilinden tahsil etmeyi amaçladığını, ortakların sorumluluğunun taahhüt ettikleri sermaye payları ile sınırlı ve ancak bu borcun yalnızca limited ortaklığa karşı olduğunu, limited şirket borçlarından ortaklar ve dahi üçüncü şahıs gerçek kişi kimselerin, istisnai haller haricinde sorumluluğu bulunmadığını, alacak ileri sürülemeyeceği gibi takip de yapılamayacağını, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü üzere yapılan ödemelerin tamamının ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği LTD.ŞTİ. 'ye ait borçlara ilişkin olduğunu, davacının devir tarihinden 1 yıl sonra, yalnızca kendi iradesine dayanarak, arabuluculuk yoluyla anlaştığı, bir ilama dayanmayan, 3. kişi alacaklarını müvekkilinden haksız olarak tahsil etmeyi amaçladığını, şirket adına çekilen kredinin ne şekilde müvekkilinin şahsi kredisi olarak nitelendirildiğinin izaha muhtaç olduğunu, noterde yapılan devir sözleşmesinde işçilik alacaklarının müvekkilinin sorumluluğunda olduğuna ilişkin herhangi bir anlaşma maddesi bulunmadığını, davacı tarafından yapılan anlaşmaların tamamının devir tarihinden sonra olduğunu, şirket personeli olduğu ifade edilen kişilerin, bu şirkette çalıştığını gösterir hiçbir delil bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, talep olunan alacak kalemlerine karşı, şahıslar arası bir borç olduğu kabulünde, aksi yönde bir anlaşma bulunmadığından yalnızca yasal faiz uygulanabileceğini savunarak; davanın tacir sıfatını haiz olmayan müvekkiline karşı ikamesinden, usulden reddine, davanın arz ve izah olunan sebeplerle esastan reddine, davacının, kötüniyetli olması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, davacı kötüniyetle hareket ettiğinden 6100 SK'nun 329.mdsi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar; Hisse devir sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; Asıl davada; davacının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasında takibe konu hisse devir sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti tarafından dava dışı 3. Kişilere ödenen işçilik alacakları ile kredi borcundan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında; davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasında takibe konu protokolden kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında; davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... sayılı takip dosyasında takibe konu protokolden kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin kabul edilip edilmeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 12/04/2021 tarihli hisse devir protokolü gereğince işçilik alacakları ve ödenmemiş 2 adet banka kredisinden kaynaklı 321.376,00-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 17/08/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 23/08/2021 tarihinde ödeme emrine, icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine protokolden kaynaklı 185.000-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 04/04/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 06/04/2022 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, aynı tarihte icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine protokolden kaynaklı 228.472,83-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 23/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 15/10/2021 tarihinde ödeme emrine, icra takibine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiği, 19/10/2021 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açılmış olduğu görülmüştür. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... borçlusunun ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti olduğu, Bakırköy .... İş Mahkemesinin .... Esas ve ..... karar sayılı ilamı gereğince toplam 158.245,21-TL alacağın ilamlı icra yolu ile tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .....sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının ....., borçlusunun ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti olduğu, Bakırköy ..... İş Mahkemesinin .... Esas ve ..... karar sayılı ilamı gereğince toplam 290.311,33-TL alacağın ilamlı icra yolu ile tahsili için icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Bakırköy ..... Noterliğinden; 31/05/2021 tarih ve .... yevmiye sayılı ihtarname ve tebliğ belgesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy ..... Noterliğinden; 12/04/2021 tarih ve .... yevmiye sayılı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesinin onaylı bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili tarafından 02/12/2022 tarihli dilekçesi ekinde; taraflar arasında yapılan 12/04/2021 tarihli Hisse Devri Sözleşmesi ve ödeme dekontları dosyaya ibraz edilmiştir. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş olmakla incelenmesinde; müştekilerinin .... ve ....., şüphelileri arasında davacı ........'in bulunduğu, Kamu Görevlileri İle İlişkisi Olduğundan Bahisle Bir İşin Gördürüleceği Vaadiyle Dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturma sonucunda 21/02/2022 tarih ve ...... Sayılı Karar ile "...Dosyaya müştekiler ile şüpheliler arasında gerçekleşen, arabaların, Silivri de yer alan yazlık daire ve Yenibosna'da halen bir kısım hissesi müşteki .... üzerine olan ve ocakbaşı olarak faaliyet gösteren dükkanın devrine ilişkin evraklar, tarafların beyanları ışığında incelenmiştir. Neticesinde müştekiler .... ve ......'ın yapılan işlemlerin satış ve devirleri aşamasında bir başkasına vekalet vermeksizin bizzat imza ettikleri sözleşme ve anlaşmalar ile bu işlemleri gerçekleştirdikleri, karşılığı olan bedelleri aldıklarını beyan ve imza ettikleri, ..... diğer şüpheliler ile birlikte hareket ederek müştekileri dolandırdığına ilişkin müştekilerin soyut iddiası dışında kesin ve somut delil bulunmadığı, yine şüphelinin karapara akladığı, kendisini devlet adına gizli işler takip eden özel görevli kişi olarak tanıttığı ve kendilerini dolandırdığı iddiasınında soyut nitelikte olduğu, aralarında borç alacak ilişkisi söz konusu olduğu, diğer şüphelilerin de farklı tarihlerde birbirlerinden bağımsız olarak müşteki ile dükkan devri, daire satışı araba alım satımı gibi bir takım alışverişleri olduğu ve bu kişiler ile aralarındaki ilişkinin de bu alışverişlerden dolayı olduğu, zira satışların bir kısmından elde edilen paralar ile bizzat müştekilere ait icra borçlarının alıcılar tarafından ödendiği, şüphelilerin müştekiler ile aralarındaki ihtilafın konusunu oluşturan iş bu satışlar ile ilgili yakınma ve satılan ve devredilen değerlerin aidiyetinin tartışılması noktasında ise meselenin hukuk mahkemelerine açılacak davalar neticesinde çözüme kavuşturulabileceği, hatta Silivri'de satışı gerçekleşen saire ile ilgili devam etmekte olan Silivri ...... Asliye Hukuk Mahkemesinde devam etmekte olan ...... esas sayılı hukuk mahkemesi dosyasınında mevcut olduğu, bu aşamada dolandırıcılık suçunun unsurları bakımından oluşmadığı..." gerekçesiyle şüpheliler hakkında yüklenen suçtan Kamu Adına Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. 15/02/2023 tarihli celse ara kararı ile; davalı asilin 12/04/2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi yönünden isticvabına karar verilmiş; davalı asil 29/03/2023 tarihli celsede " 12/04/2021 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi içeriği doğrudur ve ismimin altındaki imza tarafıma aittir. Normalde noterde devir sözleşmesi yapmıştık. Noterden çıkınca bir börekçiye gittik bir çay içelim diye konuştuk. Gittiğimiz yerin üst katında davacının avukatının ofisi varmış, oraya çıktık. Davacı vekili de bürosundaydı. Bana orada 3-4 tane evrak imzalattılar. SGK ve Vergi Dairesine vereceklerini söylediler. Ben, evrakın içeriğini okumamıştım. Ben aynı gün aynı ofiste 1-2 evrak daha imzaladım, ancak içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum. Ben bu sözleşmeyi de ihtarnameden öğrendim. Ben, tarafıma kâr payı ödeneceğini beklerken bana ihtarname gönderildi. Ben ilk devirde üzerimdeki tüm hisseyi devretmemiştim. Bana o zaman herhangi bir ödeme yapılmamıştı. O ara aracımı kaybetmiştim. Dolandırılmıştım. Hatta annemde yazlığını kaybetti, halen ...... isimli şahısla davam devam etmektedir. Davacı o dönem "gel sana 40.000,00TL vereyim sen buranın tamamını bana devret" dedi ve bana 40.000,00 TL ödeme yaptı. Ancak bana ilk devirde hiç ödeme yapmamıştı. Anlaşmamız oysa ki o şekilde değildi. Normalde üzerime olan borçları davacı ödeyecekti. Bana dükkan babamdan kalmıştı, kendim de o işi bırakmak istiyordum. Gece geç saatlere kadar çalışmak istemedim. 5-6 yıl dükkanı çalıştırdıktan sonra devretmek istedim. Bu nedenle şirketin üzerinde kalan hisseleri de 31/03/2022 tarihli Devir Sözleşmesi ile davacıya devrettim. Sözleşmeyi noterde yaptık. Benim hem hisselerimi devredip hem de alacak hakkım olmamasına rağmen borçları üstlenmem hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben kesinlikle borçları üstlenmedim. Söylediğim gibi o sözleşmeyi de içeriğini okumadan imzaladım. Benim devrettiğim işletme 3 katlı bahçeli bir restorandır. Minübüsçüye bile söyleseniz, ........'da inicem deseniz sizi orada indirir, bilinen bir yerdir. Ben borcu üstlenip neden devrediyim. Bu söylediğim iş yeri ben daha bebekken kurulmuş bir işletmedir. Ben devretmek istedim. Zira ben gece geç saatlerde eve gittiğimde eşim yatmış oluyordu. Ben yatarken de eşim işe gidiyordu. Açıkçası ben bu yeri devredip hem para kazanma hem de normal mesaisi olan bir işe girmek amacındaydım. İş yeri kiralıktı. Corona döneminde iş yeri kiralarında iş yeri sahibi ile bazı anlaşmazlıklarımız oldu. Ancak aramızda herhangi bir dava yoktu. Biz, devir sözleşmesinin hükümlerinin nasıl olacağını uzun bir süre konuştuk, %50-50 olarak anlaşmıştık. Ancak noterin kapısında bana dediler ki biz borçları ödeyelim. Ancak sana para ödemeyelim. Sen köşende otur dediler. Açıkçası bana en uygun gelen de buydu. Sonrasında noterde de yazıldığı şekliyle anlaştık. Davacı bana, gelirsin kâr payını alırsın. Ben ilk başta %15'lik hisseyi Adem isimli bir şahısa devrettim. Sonra davacı benim %15 hisseyi bir başkasına devretmemi kabul etmedi. Bunun üzerine ben muvafakat verdim. %15 hisse davacıya geçti. Ben iş yerini işletirken çalışan işçiler işçilik alacaklarından dolayı dava açmışlardı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Taraf vekilleri tarafından bildirilen tanıklar mahkememizce bizzat dinlenilmiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Ben davacının yanında çalıştım, kendisi ile tanışıklığımız yıllar öncesine dayanır, biz davacı ile aynı memleketliyiz bu nedenle de ailece de görüşürüz, davacının İkitellide bulunan bir restoranı vardı bende orada çalışmıştım, davacı Yenibosna tarafında da yeni bir restoran açmak istiyordu, benim davalının yanında yıllardır çalışmış ..... isimli bir arkadaşım vardı, bir ortamda otururken ..... beyin bir restoran açacağından bahsettim, kendisi de ...... beyin Yenibosna'da ki restoranının devredileceğini söyledi, bende bu durumu .... beye ilettim, davalının restoranının başında annesi duruyordu ..... bey ile birlikte davalının annesi ile bir araya geldik sonra başka bir yer de çalışan ..... bey de yanımıza geldi, şartlar konuşuldu bu şekilde bir kaç kez bir araya geldik, taraflar arasında 400.000,00-TL gibi bir fiyat konuşuldu, davalının işlettiği restoranın tahliye kararı çıkmıştı, biz buradaki borcuna karşılık belirlenen bu rakamdan ödeme yaptık ayrıca .....'un annesine de ödeme yapıldı, ayrıca iş yerinin belediyeye borçları, elektrik ve su borçları kapatıldı, ayrıca yine şartlar konuşulurken iş yerindeki çalışanların işçilik alacaklarını davalı .... bey ödeyeceğini söylemişti dairem var bunları satıp ben bu borçları ödeyeceğim demişti, devir işlemleri için notere gittik ben de tarafların yanlarındaydım %75 hisse devri .... beye yapıldı, devir işlemlerinden sonra davacının avukatı olan ..... beyin yanına gittik ve bir protokol imzaladık, bu protokolde de davalı işçi ve kredi borçlarının kendisine ait olduğunu beyan etti, avukat bey de protokolü hazırladıktan sonra bizlere içeriğini okudu, biz de bu protokolü davalı da olmak üzere imzaladık, ancak sonrasında ..... bey verdiği hiçbir sözün arkasında durmadı, ..... beyin zamanındaki borçlardan dolayı iş yerine hacizler geldi, bunun üzerine ..... bey hem işçi borçlarını hem de kredi borçlarını kendisi ödedi, ben ..... bey ile de defalarca konuştum, annesi ile de görüştüm görüşmelerimizde bana borcu ödeyeceklerini malları mülkleri olduğunu söyledi ancak bugüne kadar davalı taraf hiçbir ödeme yapmadı, noterde hisse devri öncesinde tarafların görüşmelerinde hem işçilik alacakları hem kredi borçlarının ...... bey tarafından ödeneceği kararlaştırılmıştı protokol sonradan yazılı belge olarak taraflar arasında imzalandı, biz tahliye kararı üzerine yaptığımız ödemeyi direkt mal sahibine yaptık, biz mal sahibine yaptığımız ödemeyi banka aracılığıyla yaptık, ben ödemeyi ....... bey yaptı diye biliyorum benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ..... beyanında, "Ben tarafları tanırım yaklaşık 6 yıl kadar davalı ..... beyin yanında restoranın devri sonrasında davacının yanında sabah sorumlusu olarak çalışmaktayım, ...... beyin yanında çalıştığım son 1 yıllık sürede maaşlarımız ödenmiyordu, bizlere dairemi satacağım sizlere paranızı ödeyeceğim diye söylüyordu, sürekli bizi oyalıyordu bizim restoran devrinden sonradan haberimiz oldu biz kendisini aradığımızda ..... bey telefonu açmıyordu bunun üzerine biz İş mahkemesinde dava açtık, restoran devrinden sonra ....... bey bizimle bir araya geldi işçilik alacaklarını kendisi ödedi, bizim mağduriyetimizi giderdi ben şuan kendisinin yanında çalışmaya devam ediyorum, ben taraflar arasındaki alacak verecek işlerini bilmiyorum, devirden önce iş yerinin tahliyesi için mahkeme kararı çıkmıştı, ..... bey mal sahibine ödeme yaptı bu kararı kaldırttı bu durumdan bizim haberimiz vardı, davalı ........ bey bizim işçilik alacaklarımızın kendisi sorumluluğunda olduğu söyledi ancak bize ödeme yapmadı, pandemi dönemiydi mal sahibi kira ve elektrik, su faturaları ödenmediği için tahliye davası açtı ve mahkemeyi kazandı mal sahibi ........ bey ve davacı bir araya gelerek anlaştılar, davacı mal sahibine hatırladığım kadarıyla 400.000,00-TL kadar bir ödeme yaptı mal sahibi de davasından vazgeçti, biz işçilik alacağı davamızı pandemi döneminde açtık biz dava açtığımızda restoranı ........ bey işletiyordu, biz dava açtıktan zaten kısa bir süre sonra restoran davacıya devredildi, bazı çalışanlar bir yıl hatta üç yıl önce bile dava açanlar vardı, davacının mal sahibine yaptığı ödemeyi bizzat görmedim ancak restoran çalışanlarıyız ne olup bittiğini duyuyorduk, davalının yanındaki son 1 yılımızda bize maaş ödenmedi aldığımız bahşişlerle geçindik benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "ben yaklaşık 6 yıl davalının 3 yıldır da davacının işlettiği restoranın Mali Müşavirliğini yapıyorum, ben işletmenin devri aşamasında davacıyı henüz tanımıyordum daha çok davalı ile muhatap oluyordum, davalı önce mal sahibi ile bir takım problemler yaşadı tahliye davası açıldı ayrıca işçilerle davaları vardı ve mal aldığı yerler ile de bir takım sorunlar yaşıyordu, şirketi devretmek istediğini söyledi, devir ile ilgili bir takım araştırmalarımız oldu sonra ..... bey ile devir konusunda iletişime geçildi, taraflar arasında görüşmeler olduğunu biliyorum zira görüşmelerinden sonra bana gelip anlaştıkları hususları kendileri söylediler zira devri ben yapacaktım, ben taraflar arasındaki anlaşmanın şu şekilde olduğunu biliyorum ve hatırlıyorum işçilik alacakları ve tazminatlarının geçmişe dönük olarak ........ bey ödeyecekti, mal sahibine olan alacaklar ile kasaba, manava sağa sola olan borçları da ..... bey karşılayacaktı, hatta ben davalıya bu hususların sözleşmeye dökülmesini söyledim hatta davacı vekili de benimle aynı şeyleri söyledi sonra taraflar arasında protokol yapıldı diye biliyorum benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir. Mahkememizce dinlenen davacı tanığı ...... beyanında, "Ben davacıyı iş aradığım dönemlerden tanırım kendisinden iş istemiştim. ....... bey ........ Gıda Limited Şirketi isimli iş yerine talip olmuştu. Pandemi dönemleriydi. ....... beyin yanında davalı taraf ile yapılan görüşmelerde ben de hazır bulundum zira ....... beyin yanında çalışacağım için iş yeri ile alakalı durumları takip etmek istedim, taraflar arasında alışveriş durumları oldu yine pandemi dönemlerinde iş yeri devir işlemleri için iş yerine gittiğimizde ........ beyin annesi ve dayısı da oradaydı. Taraflar arasında devir işlemlerine yönelik görüşmeler olmuştu. Hatta mal sahibininde geldiğini biliyorum, hatta mal sahibi geldiğinde kira bedelleri ödenmedi, elektrik ve su borçları var ben tahliye kararı aldırdım bu kararı kaldırmadan bu devir işlemini yapamazsınız dediğini hatırlıyorum. Taraflar arasında yanlış hatırlamıyorsam 450.000,00-TL - 500.000,00-TL gibi bir bedel ile anlaşma sağlanmıştı. ...... bey ........ beyin mal sahibine ödemesi gereken biraz önce söylediğim 450.000,00-TL'yi mal sahibine ödedi zira mal sahibi ödeme yapılmazsa devire izin vermeyeceğini söylemişti. ....... bey 50.000,00-TL kadar da ........ beyin annesine eliyle verdi ben bu olaylara bizzat şahit oldum. ........ bey şirketin %75 hissesini ....... beye verecekti ....... bey parayı ödedikten sonra ........ beye notere gidip devir işlemlerini yapalım diye söyledi, normalde şirket ........ beyin üzerineydi ancak iş yeri ruhsatı ....... üzerineydi. Notere gidildi ancak bu görüşmeler yapılırken ....... aile içinde kendisininde bir takım alacaklarının olduğu söyledi bunun üzerine ........ bey şirket hissesinin %10'unu ....... üzerine yaptı kendisinde %15 hisse kaldı. Noterden çıktıktan sonra ........ bey bugüne kadar olan borçlar benim üzerimedir ancak bugünden sonraki borçlar sizin üzerinizdedir diye söyledi hatta aynı gün aynı saat sözleşme yapıldı. Ancak ........ bey söz verdiği şekilde borçları ödemedi. Ben yaklaşık 5 ay kadar memlekete gittim. ........ bey bu süre boyunca dükkana hiç uğramadı, ....... bey kendisini birkaç kere aradı hatta dayısını da aradı ancak dönüş yapmadılar. Yaklaşık 1 yıl kadar önce ailevi sorunlarım ve sağlık sorunlarım nedeniyle dükkanda çalışmayı bıraktım. Ben bu restorantta 2 seneye yakın çalıştım. Yanlış anlaşılmasın ....... bey ........ beyin dayısını aramadı zira ........ beyin dayısı sürekli dükkandaydı gelip gidiyordu. ..... bey ........ beyi aradığı halde ulaşamadı ben bunu söylemek istedim. Biz dükkanda çalışmaya başladığımız gibi icralar gelmeye başladı önceki dönemden işçilerin alacakları varmış bunlarla ilgili hacizler yapılmaya, mahkeme kararları gelmeye başladı neredeyse iş yapılamaz duruma geldi. ........ bey dükkana ait tüm borçları kendisinin ödeyeceğini söylemişti bu borçların içerisinde kira borcu, elektrik ve su borcu ile işçilik alacakları borçları vardır. Ben ....... beyin ........ beyin annesi olan ..... hanıma 50.000,00-TL'yi elden nakit olarak verdiğini bizzat gördüm dükkanın içerisindeydik hatta ..... hanım ihtiyacı olduğunu söyleyince ....... bey yanında bulunan parayı ....... hanıma elden verdi, ....... hanım da bu paranın içerisinden 10.000,00-TL - 15.000,00-TL kadarını yanında bulunan bir beyefendiye verdi bu olaylar benim gözümün önünde cereyan etti. ........ bey devir öncesinde 300.000,00-TL - 400.000,00-TL kadar şirketin borcu olduğunu söylemişti kira, elektrik, su ve esnaf borçları gibi borçları olduğunu söylemişti biz dükkanı çalıştırmaya başladıktan 3 - 4 ay sonra daha önce ........ beyin bahsetmediği işçilik alacaklarından kaynaklı mahkeme kararları ve hacizler gelmeye başladı borç 300.000,00-TL - 400.000,00-TL'yi çok fazlasıyla geçti benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ..... beyanında, "Ben davalı .......'u aile dostumuz olduğundan tanırım. Babası vefat ettikten sonra 2 - 3 katlı alkollü bir işletmeyi erkek kardeşi engelli, annesi de yaşlı olduğu için kendisi işletmeye başladı, bir kaç yıl bu restoranı işletti ancak bir süre sonra pandemi meydana geldi, pandemi sürecinde her ne kadar restorantı idare etmeye çabalasa da idaresini yapamadı. Aslında işler pandemiden sonra açılmaya başlamıştı ama ........ işletmeyi bırakmak istedi, eşi beyaz yakalıydı kendisi de hipodrom da yarı zamanlı çalışıyordu. Biz ........'u ilk başta merkezi bir yerde işlerin açılır bırakma diye ikna etmeye çalıştık ancak pandemi döneminde çok bunalmıştı bazı borçları vardı, işçilik alacakları vardı, hatta eşim bırakma .....'ten 500.000,00-TL alacağın var bu para ile borçlarını kapatırsın demişti. Oda babasından kaldığı için bu iş yerini devraldığını alkollü mekanı artık işletmeyi istemediğini söyledi. Bu süreçte ortak arayışına girdi, bir araya gelmelerimizde bize ortak bulduğunu söyledi hatta bende dikkat et bu işler sıkıntılı diye söyledim kendisi de bulduğu ortağın güvenilir olduğunu işinde gücünde olduğunu söyledi, hatta ben borçlarından bahsettin mi diye söyledim o da bize her türlü borcunu konuştuğunu söyledi. Hatta ben borçları ile devrettiğim için bir kuruş da para almayacağını söyledi bende bu duruma karşı çıktım zira sen bu iş yerini devredersen ......'ten alacağın parayı da devretmiş olacaksın çok mantıklı değil diye söyledim o da ..... ben çok bunaldım para da umurumda değil adam zaten borçları ile alacak işletme ile o ilgilenecek dedi. Hatta eşinin zaten çalıştığını kendininde tam zamanlı çalışmaya başlayacağını psikolojisinin bozulduğunu bu nedenle de devir karşılığı herhangi bir ücret istemediğini söyledi. Biz bu işlemler bittikten sonra ........'a şaka yollu bizi yemeğe götür diye söyledik, birlikte yemeğe gittiğimizde ben kendisine devir işlemleri bitti mi, evrakları okuyup imzalasaydın bu işler sıkıntılı diye söyledim kendisi de üstün körü evrakları okuduğunu zaten ne olacak ki diye söyledi benim arkadaşımın hatası herkese güvenmesidir ben bu konularda pimpirikli olduğum için kendisine bu soruları sıkça sordum. Hatta bildiğim kadarı ile evraklar imzalanırken ........'a arada bir takım evraklar da imzalatılmış bu yüzden evini ve arabasını da kaybetti ben arkadaşıma kusura bakma bunların hepsi senin yüzünden evrakları okuyup imzalaman gerekirdi diye söyledim. ........ bey üniversite mezunudur ve şuan hipodrom da beyaz yakalı olarak çalışmaktadır. ........ beyin babası başka bir mekan işletirken mekanda bulunanlardan biri kafasına silah dayayarak kendini öldürdüğünden ........ beyin babasına bir daha çalışma ruhsatı verilmemiş bu olaydan sonra ........ beyin işlettiği mekanın çalışma ruhsatı dayısı adına çıkartıldı diye biliyorum hatta dayısı da iş yerine gidip geliyordu diye biliyorum. Bu iş yerini ilk başlarda dayısı ile kendisini usta diye bildiğim bir şahıs birlikte işletiyordu daha sonra ........ kendisi işletmeye başladı. Zira yakın arkadaşım olduğu için bende bu mekana ara sıra gidip geliyordum. Benim iş yeri ile ilgili tahliye kararından haberim yoktu benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememizce dinlenen davalı tanığı ...... beyanında, "Davalı arkadaşım olur. Yaklaşık 6 yıllık bir arkadaşlığımız var. Daha önceleri dava konusu iş yerini davalı babası ile birlikte çalıştırıyordu. Babası vefat ettikten sonra da 3 sene daha davalı burayı tek başına çalıştırdı. İşleri de gayet iyiydi çalışıyordu ancak pandemi döneminde işleri biraz sekteye uğradı. Davalı aynı zamanda ..... part time çalışıyordu işleri sekteye uğrayınca ve hem eşi hem kendi beyaz yakalı olarak çalıştığı için kendisine iş yerini devretmesini söyledik, daha sonra davalı dükkanın borçlarına karşılık iş yerini devrettiğini söyledi. Ayrıca yine ........ abinin bana dediğine göre imzaladığı sözleşme ile ayrıca %25 payının da devam ettiği sözleşmede hüküm olarak bulunduğuydu. Ayrıca ..... firmasının bir ödeme yapacağını ve yine bu ödemeden ........ abinin payına düşenin de verileceğini alıcı taraf izah etmiş bunları bana ........ abi arada birlikte oturduğumuzda anlatıyordu. Ben karşı tarafı hiç görmedim benim yanımda da herhangi bir konuşmaları geçmedi. ........ abinin bana anlattığına göre karşı taraf ........ abiyi dolandırmaya çalışmış sanırım ........ abi sözleşmenin içeriğini okumamış. Geçen süreçte ........ abinin yıprandığını ben bizzat biliyorum, eşi ile süreç nedeniyle tartıştıklarını ve huzursuzluk yaşadıklarını biliyorum eşi ile durumlarına bizzat şahit oldum. ........ abinin devir sürecinde 2 araç ile bir de yazlık kaybettiğini biliyorum. Taraflar arasında aracılık yapan kişi sanırım ........ abiyi dolandırdı ben taraflar arasındaki herhangi bir görüşmeye katılmadım dediğim gibi karşı tarafı tanımıyorum benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Mahkememiz dosyası, tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, tanık beyanları, birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyaları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası incelenmek sureti ile; Tespit edilen uyuşmazlık konuları olan "Asıl davada; davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasında takibe konu hisse devir sözleşmesi kapsamında dava dışı şirket ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd. Şti tarafından dava dışı 3. Kişilere ödenen işçilik alacakları ile kredi borcundan kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, Birleşen Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasında; davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasında takibe konu protokolden kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, Birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasında; davacının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasında takibe konu protokolden kaynaklı davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olup olmadığı, itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı " hususlarında rapor düzenlenmek üzere sözleşmeler ve nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ile iş mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda uzman bilirkişilere tevdi edilmiş, Nitelikli hesaplamalar uzmanı Ticaret ve Borçlar Hukuku Öğr. Üyesi Dr. ..... tarafından 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Tarafların hak ve yükümlülüklerinin, taraflar arasındaki hisse devir prokolüne göre belirlenmesi gerektiği, bu protokülün geçersizliğinden söz edilemeyeceği, Protokol uyarınca davacının ödemek durumda kaldığı dava konusu işçilik alacaklarını davalıdan rücu yoluyla talep edebileceği, bu bakımdan davalının işçilik alacakları ile ilgili icra takiplerine yapmış olduğu itirazların yerinde olmadığı, İcra takiplerindeki alacağın bir kısmının ..... bankasından kullanılan kredinin ödenmemesi ile ilgili olduğu, dava konusu şirketin ticari defterleri üzerinde yapılacak bir mali inceleme neticesinde banka kredisinden kaynaklanan borcun ticari defterlerde kayıtlı olduğunun tespit edilmesi halinde, davacının anılan borçtan dolayı davalıyı sorumlu tutamayacağı, aksi takdirde davacının bu konudaki talebinin de yerinde olacağı, İcra inkar tazminatı talep etme koşullarının da oluştuğu'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuş olduğu görülmüştür. İş mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda uzman bilirkişi ..... tarafından 23/02/2025 tarihli bilirkişi raporu tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 23/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Davacı tarafından, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyasına ..... için 17/05/2021 tarihli protokol ile toplamda 105.147,00-TL, ..... için 17/05/2021 tarihli protokol ile toplamda 35.310,00-TL, ..... için 17/05/2021 tarihli protokol ile toplamda 29.425,00-TL, ....... için 22/06/2020 tarihli protokol ile 1. Taksit olarak 48.000,00-TL, ....... için 22/06/2020 tarihli protokol ile 1. Taksit olarak 22.000,00-TL ve 31/05/2021 tarihinde ....... ve ....... vekalet ücretleri açıklaması ile 16.000,00-TL yatırıldığının tespit edildiği, işçilik alacakları için yapılan ödemelerin iş bu icra dosyasında tam miktarıyla tespit edildiği, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... sayılı takip dosyası yönünden davacı tarafça ....... için 144.000,00-TL, ....... için 66.000,00-TL ve banka kredisi ödemesi olarak 18.472,83-TL yatırıldığının tespit edildiği, iş bu dosyada talep edilen işçilik alacaklarının ....... ve ....... ile yapılan 22/06/2020 tarihli protokollerde yer alan 1 taksit sonrası kalan taksitlerin toplamından oluştuğunun tespit edildiği, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... sayılı takip dosyası yönünden davacı tarafça talep edilen işçilik alacaklarının ....... ile yapılan 22/06/2020 tarihli protokolde yer alan ve 20/01/2022 tarihli son taksit 150.000,00-TL ödemenin makbuz karşılığı yapıldığı, ..... 'ya ihtiyari arabuluculuk ile 18/11/2021 tarihinde 35.000,00-TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, takip dosyalarında talep edilen işçilik alacaklarının bilirkişi raporunda da tespit edildiği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuş olduğu görülmüştür. ..... Bankası A.Ş.'den; 27/07/2020 tarih ve 165.000,00-TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi ve ekleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası 21/05/2025 tarihli celse ara kararı ile; davacının iddiası, davalının savunması, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, tanık beyanları, birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyaları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, DAVA DIŞI ........ GIDA VE RESTAURANT İŞLETMECİLİĞİ LİMİTED ŞİRKETİ'NİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; HMK'nun 273. Maddesi gereğince dava dışı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, dava dışı şirket adına ..... Şubesinden çekilen kredi kaydı olup olmadığı, var ise ticari defterlere kaydedilen kredinin miktarı, ödeme var ise ödeme miktarları, kalan kredi borcunun miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 19/07/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 19/07/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''...Dava dışı tarafın 2020-2021-2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, dava dışı tarafın 2020-2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davaya konu banka kredisinden veya başkaca herhangi bir banka kredisinden kaynaklanan herhangi bir borcun kayıtlı olmadığı" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, birleşen Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyaları, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyası, soruşturma dosyası ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında Bakırköy ..... Noterliğinin 12/04/2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi düzenlendiği, ayrıca aynı tarihte adi yazılı hisse devir sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşme ile hisse devrine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, davalı tarafça adi yazılı hisse devir sözleşmesinin geçerli olmadığı iddia edilmiş ise de; davalı asilin isticvabında sözleşmeyi okumadan imzaladığını beyan ettiği, imza inkarında bulunmadığı, görgüye dayalı davacı tanıklarının beyanları ve davalının şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada alınan beyanlar ve takipsizlik kararı verildiği hususları hep birlikte değerlendirildiğinde 06/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak da belirtildiği üzere tarafların hisse devrinden kaynaklanan yükümlülüklerinin ve yerine getirilip getirilmemiş olduklarının tespitinin tarafların gerçek iradelerini oluşturan protokole göre belirlenmesi gerektiği, kaldı ki sözleşmenin tek taraflı düzenlenmediği, karşılıklı olarak tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiği, taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesi incelendiğinde “Şirketin devir tarihine kadar ki, tüm personel özlük hakları, ihbar ve kıdem tazminatları, başkaca işçilik hakları giderlerinden açılmış davalardan devir eden ...... şahsen sorumludur. Şirketin devam eden davalarından kaynaklı ..... yada şirketçe bir ödeme yapılması halinde ödenenler için bedeller Hisse devri yapan .......’a rücu edilecektir, ...... ca da bu kabul edilmiştir… İş bu, ........ Gıda ve Restaurant İşletmeciliği Ltd Şti.nin hisse devri ve eski borçlar bakımından yukarıdaki gibi taraflar anlaşmışlar ve serbest iradeleri ile birlikte imzalamışlardır” hükmünün olduğu, bu hüküm uyarınca davacının ödemek durumda kaldığı dava konusu işçilik alacaklarını davalıdan rücu yoluyla talep edebileceğinin açık olduğu, 23/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile takip konusu işçilik alacakları için yapılan ödemelerin icra dosyalarında tam miktarıyla tespit edildiği, davalının şirket adına çektiği ve ödemeleri yapılmayan banka kredisinin veya başkaca herhangi bir banka kredisinden kaynaklanan herhangi bir borcun dava dışı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı olmadığı dikkate alındığında davacının anılan borçtan sorumlu tutulamayacağı, davacının kredi ödemesini de davalıdan talep edebileceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)Asıl dosya yönünden; davacının davasının KABULÜ ile; 1-Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 321.376,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (64.275,20-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 21.953,19-TL harçtan peşin alınan 3.881,42-TL ile icra dosyasına yatırılan 1.606,88-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 16.464,89-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.881,42-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 1.606,88-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.569,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 17.421,94-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 51.420,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa İADESİNE, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, B)Birleşen (Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... E.) dosya yönünden; davacının davasının KABULÜ ile; 1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ....... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 228.472,83-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (45.694,57-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 15.606,98-TL harçtan peşin alınan 3.901,75-TL ile icra dosyasına yatırılan 1.142,36-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 10.562,87-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 3.901,75-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 1.142,36-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.124,81-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, C)Birleşen (Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E.) dosya yönünden; davacının davasının KABULÜ ile; 1-Davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 185.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (37.000,00-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 12.637,35-TL harçtan peşin alınan 2.234,34-TL ile icra dosyasına yatırılan 925,00-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 9.478,01-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 2.234,34-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 925,00-TL peşin harç olmak üzere toplam 3.240,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2025

Katip ......

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/638, K. 2025/1230, T. 14.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-638-e-2025-1230-k-1acff30bad42