İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/580 E. 2025/796 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/580
- Karar No
- 2025/796
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/580 Esas KARAR NO :2025/796
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:05/09/2022 KARAR TARİHİ:25/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.’nin “Emtia Abonman Sigorta Poliçesi” kapsamında sigortalı bulunan ... San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işlenmiş deri ve aksesuar niteliğindeki emtiaların 21.12.2021 tarihinde davalı ... A.Ş. ile davalı ... Lojistik A.Ş. tarafından gerçekleştirilen taşıma ve yerleştirme işlemleri sırasında hasara uğradığını, meydana gelen zararın ekspertiz incelemesiyle belirlendiğini ve müvekkilinin sigortalısına 69.467,83 TL tazminat ödediğini, bu ödeme ile birlikte TTK m.1472’de düzenlenen halefiyet ilkesi uyarınca sigortalının zarardan sorumlu kişilere karşı sahip olduğu dava ve talep haklarının müvekkiline geçtiğini, davalıların kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduklarını, müvekkilinin sigortalısına ödediği tutarın rücuen tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, davalıların haksız şekilde takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini, olayın niteliği gereği davanın haksız fiil hükümlerine ve Karayolları Trafik Kanunu’nun “hukuki sorumluluk ve sigorta” hükümlerine dayandığını, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebiyle TTK m.5A gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulduğunu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, son tutanağın dosyaya sunulduğunu, davalıların itirazlarının kötü niyetli olduğunu ve borçtan kurtulmaya yönelik bulunduğunu, rücu alacağının poliçe, ekspertiz raporu, ödeme belgeleri ve tüm sair kayıtlarla sabit olduğunu, bu nedenle davalıların itirazının iptali ile icra takibinin kaldığı yerden devamına, alacağın likit olması nedeniyle davalıların icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ettiğini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan rücuen tazminat davasının hem usul hem de esas yönünden tamamen haksız olduğunu, öncelikle uyuşmazlığın uluslararası taşıma niteliğinde olduğunu ve CMR hükümlerine tabi bulunduğunu, bu nedenle davanın CMR kapsamındaki özel düzenlemeler dikkate alınarak görülmesi gerektiğini, davacının TTK m.1472 uyarınca halefiyetini ispat edemediğini, dava dilekçesinde ödeme belgesi, banka dekontu, muhasebe kaydı, ibraname veya temlikname bulunmadığını, halefiyetin ispatı zorunlu olduğundan husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ayrıca CMR m.32 uyarınca taşıma işlerinden doğan davaların 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, hasarın 21.12.2021 tarihinde meydana geldiğini ancak davanın 05.09.2022 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığını belirttiklerini, esasa ilişkin olarak davacının iddia ettiği hasar miktarının fahiş, gerçek dışı ve ispatlanmamış olduğunu, hasarın niteliği, miktarı ve kusur durumunun tespiti için taşıma hukuku alanında uzman bir bilirkişi ile gümrük ve antrepo mevzuatına hakim bir bilirkişinin inceleme yapması gerektiğini, davaya konu emtiaların tamamının hasarlı olmadığını, sovtaj (hurda değer) hesaplaması yapılıp yapılmadığının dahi anlaşılamadığını, bu nedenle hasar miktarına ve kusur iddiasına açıkça itiraz ettiklerini, davanın konusu olan malların gönderici tarafından kötü ambalaj ve hatalı istif ile yüklendiğini, müvekkilinin EXW teslim şartıyla hareket ettiğini ve ambalaj, paketleme ve istiften sorumlu olmadığını, malların paletlerinde kayma eğiliminin bulunduğunun bizzat 21.12.2021 tarihli tutanakta yer aldığını, derilerin uygun şekilde sabitlenmediğini, paletler arasında kaymayı engelleyici hiçbir malzeme bulunmadığını, karton yerleştirilmesinin kaymaya neden olduğunu, bu nedenle oluşan hasardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, CMR m.17/4-c uyarınca gönderici tarafından yapılan yanlış ambalaj, yükleme ve istiften doğan hasarlardan taşıyıcının sorumlu olmayacağının açıkça düzenlendiğini, Yargıtay’ın da aynı yönde kararları bulunduğunu, davacının talep ettiği tutarın hangi hesaplamaya dayandığının belirsiz olduğunu ve fahiş olduğunu, malların gerçek değerlerinin ve sovtaj bedellerinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini, alacağın likit olmadığı için davacının icra inkâr tazminatı talep edemeyeceğini, davanın hem usulden (husumet, zamanaşımı) hem de esastan tamamen reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiklerini talep etmiştir. Davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesi ve eklerinde yer alan delillerin tamamını ve Türkçe tercümelerini müvekkiline tebliğ ettirmediğini, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetine ve halefiyet iddiasına ilişkin delilleri inceleme imkânı bulunmadığını, ödeme belgesi, banka dekontu, ibraname veya temlikname sunulmadığından TTK m.1472 kapsamında halefiyetin ispatlanamadığını ve bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini, dava konusu taşımanın uluslararası nitelikte olduğunu ve uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi bulunduğunu, CMR m.32 gereğince davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, zira hasar tespit tutanağının 21.12.2021 tarihli olmasına rağmen davanın 05.09.2022 tarihinde açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini beyan ettiklerini, esasa ilişkin olarak davacının talep ettiği hasar miktarının fahiş olduğunu, hasarın niteliği, miktarı ve kusur durumunun açık ve kesin şekilde ortaya konulamadığını, sovtaj bedeli düşülüp düşülmediğinin anlaşılamadığını, bazı sovtaj tekliflerinin hasar dosyasında bulunduğunu, emtiaların büyük kısmının hasarlı olmadığını, antrepoda taşınan malların forklift ile indirilmesi sırasında kayma yaşandığını ve bu müdahale sırasında derilerin kırıştığını, bu nedenle hasarın taşıma sırasında değil, antrepoda yapılan yanlış istif ve müdahaleler sonucu meydana geldiğini, davaya konu ambalajlama, yükleme ve istif işlemlerinin gönderici firma tarafından yapıldığını, malların paletlerinin yetersiz şekilde bağlandığını, karton konulmasının kaymaya sebep olduğunu, CMR m.17/4-b ve 17/4-c gereğince kötü ambalajlama, hatalı yükleme ve istiften kaynaklanan hasarlardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay’ın da bu yönde kararları bulunduğunu, müvekkilinin taşıma görevini tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, aracın seferi sorunsuz tamamladığını ve hasarsız teslim yaptığını, emtiaların tesliminde hasar kaydı bulunmadığını ve süresi içinde herhangi bir hasar ihbarı yapılmadığını, her hâlükârda CMR m.23/3 gereğince taşıyıcının sorumluluğunun kilogram başına 8,33 SDR ile sınırlı olduğunu, hasar ve kusur iddialarının ispatlanamadığını, talep edilen tutarın fahiş olduğunu, ayrıca uyuşmazlığın yargılama gerektirdiğini ve alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatı talebinin de reddi gerektiğini, tüm açıklamalar doğrultusunda davanın öncelikle husumet ve zamanaşımı yönlerinden, bu mümkün görülmezse esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiğini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Dava dışı Sigortalıya ait emtiaların taşınması sırasında hasarlanmasından kaynaklı dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın davalılardan rücuen tazmini için başlatılan icra takibine davalıların itirazı üzerine açılan İİK. 67. Maddesine dayalı İtirazın İptali davası olduğu görüldü. 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. sayılı dosyası ile davacı tarafça dava dışı sigortalıya yapılan ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe davalı taraflarca itiraz edilmesi üzerine mahkememize takibe yapılan itirazın iptali ve takibin devamı istemli iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davaya konu olayda davacı ... A.Ş.'nin, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ni N-... poliçe numarası ile 14/10/2021-14/10/2022 vade tarihleri arasında Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, 21.12.2021 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğu, meydana gelen hasar sebebiyle davacı ... A.Ş. tarafından, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.'ne 07/02/2022 tarihinde 69.467,83 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğu, ödemeye ait banka dekontunun dosya kapsamında yer aldığı, ilgili sigorta poliçesinin 1. Sayfasında Sigorta Konusu Teminatlar kısmında; “Karayolu Taşıması için Dövizli Bedel 1.000.000,00 USD ve TL Sigorta Bedeli ise 8.878.500,00 TL” bedel bilgisinin yer aldığı, ilgili sigorta poliçesinde Karayolu Taşımaları Teminatı ile ilgili özet olarak; “-İnstitute Cargo Clauses (A) 1.1.82 CI. 252. (Klozun 19. Maddesi iptal edilmiş olup Türk kanun ve hükümleri uygulanacaktır. Karayolu taşımacılığına uygulanabilir hükümleri dahilinde.) Ademi teslim klozu ” hususlarının belirtilmiş olduğu görülmüştür. Davaya konu olayın ve hasar tespit tutanağının 21.12.2021 tarihli olduğu, takibin 20/05/2022 tarihinde başlatıldığı ,davanın ise 05.09.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla davalı vekillerinin davada 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu yönündeki itirazlarına itibar edilmeyerek, yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 22/01/2024 tarihli raporda; A-Lojistik Yönünden; Taşımacının sorumluluğu yükü teslim aldığı andan itibaren başlamakta, yüklerin yüklenmesi ve istiflenmesini de kapsadığı, Satıcı’nın taşıma işlemleri için Ikra Lojistik, depolama için ise Asbir Antrepo ile anlaşma yaptığının anlaşıldığı, dolayısıyla taşımacı ile depo arasında bir sözleşme ilgili delillerde görülmediği, yüklerin boşaltma yükümlülüğünün kime ait olduğu ise eksper raporuna göre değerlendirildiği, Eksper raporuna göre Asbir Antrepo yetkilileri tarafından boşaltma ve devamında depolama işlemi gerçekleşmiş olduğu, Eksper raporuna göre “2 palet eşyadan, 1 paletin sağlam olduğu, diğer palet üzerinde bulunan eşyaların kayma eğiliminde olduğu görülmüştür. Araçtan alınıp antrepo içerisinde forklift ile taşınırken kaymanın çoğaldığı fark edilmiştir.” İlgili cümlelerden hasarın hem taşıma işlemi esnasında hem de boşaltma işlemleri esnasındaki elleçlemede meydana geldiği tarafımızca anlaşıldığı, Derinin hangi aşamada daha çok hasar aldığı; diğer bir ifadeyle taşıma esnasında mı yoksa elleçleme esnasında mı olduğunun belirlenmesinin tarafımızın uzmanlık alanı dışında olduğu, dolayısıyla iki davalı arasındaki kusur paylaşımının tarafımızca yapılamadığı, Takdiri Yüce Mahkemenize ait olmakla birlikte kanaatimizce, yukardaki tüm hususlar dikkate alındığında davalıların hasardan sorumlu olduğu fakat kusur oranlarının belirlenemediği, B-Sigorta Mevzuatı Yönünden: Davaya konu olayda davacı ... A.Ş.’nin, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’ni N-... poliçe numarası ile 14/10/2021 – 14/10/2022 vade tarihleri arasında Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalayan şirket olduğu, Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre 21.12.2021 tarihinde meydana gelen davaya konu hasarın ilgili poliçe vadesi içerisinde gerçekleşmiş olduğu, Meydana gelen hasar sebebiyle davacı ... A.Ş. tarafından, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne 07/02/2022 tarihinde 69.467,83 TL tutarında tazminat ödemesi gerçekleştirilmiş olduğu, ödemeye ait banka dekontunun dosya kapsamında yer aldığı, İlgili sigorta poliçesinin 1. Sayfasında Sigorta Konusu Teminatlar kısmında; “Karayolu Taşıması için Dövizli Bedel 1.000.000,00 USD ve TL Sigorta Bedeli ise 8.878.500,00 TL” bedel bilgisinin yer aldığı, İlgili sigorta poliçesinde Karayolu Taşımaları Teminatı ile ilgili özet olarak; “-Institute Cargo Clauses (A) 1.1.82 CI. 252. (Klozun 19. Maddesi iptal edilmiş olup Türk kanun ve hükümleri uygulanacaktır. Karayolu taşımacılığına uygulanabilir hükümleri dahilinde.) – Ademi teslim klozu” hususlarının belirtilmiş olduğu, Somut olayda davacı ... A.Ş.’nin dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne ilgili genel şart ve özel şart maddelerine istinaden tazminat ödemesi yapmış olduğu, Detayları yukarıda yer aldığı üzere, işbu bilirkişi heyet raporunun Lojistik Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan tespitlere istinaden davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472’ye ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları Madde 26’ya istinaden davalılara rücu edebileceği görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 17/11/2024 tarihli ek raporda ise; A-Deri Emtiası Yönünden; Derilerin taşınması esnasında, üst üste istiflenmiş derilerin kayması sonucunda derilerde kırışıklıklar meydana gelmiştir. Kırışıklık oluşan deriler, oluşan kırışıklığın kısmi olması durumunda kırışan kısımlar, deri geneline yayılmış olmasında ise derinin tamamı oluşan hasar sonucunda kullanılamaz duruma gelmiştir. Eksper raporuna göre “2 palet eşyadan, 1 paletin sağlam olduğu, diğer palet üzerinde bulunan eşyaların kayma eğiliminde olduğu görülmüştür. Araçtan alınıp antrepo içerisinde forklift ile taşınırken kaymanın çoğaldığı fark edilmiştir.” İlgili cümlelerden hasarın hem taşıma işlemi esnasında hem de boşaltma işlemleri esnasındaki meydana geldiği şeklinde yorumlansa bile derideki asıl hasar forklift ile boşaltma ve depo içinde transfer aşamasında istifin bütünlüğünün bozulması sonucu oluşmuştur. Bu durumdan boşaltma işlemini yapan antreponun sorumlu olduğu değerlendirilmektedir. ... Ekspertizlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından hazırlanan 13.01.2022 tarihinde H-... rapor numaralı expertiz raporunda belirlenen zarar miktarı ile oluşan zararın örtüştüğü değerlendirilmektedir. B-Lojistik Yönünden; Davaya konu taşımacılığın; İngiltere - Türkiye arasında CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğu, bu nedenle; davaya konu yükte tespit edilen kısmi hasar taşımacılık faaliyeti yönünden öncelikli olarak CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, Davaya konu yükte meydana gelen hasarın depoculuk faaliyeti sırasında meydana geldiği taktir edilirse Türk Borçlar Kanunu – Saklama Sözleşmeleri ve Türk Ticaret Kanunu 4. Kitap hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, Davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde araç içi yüklerin tahliyesi sırasında fark edilen/oluşan hasardan dava dışı göndericinin kusuru/sorumluluğu olmadığı kanaatine varıldığı, Davalı ... A. Ş. firması personeli tarafından düzenlenen “Durum Tespit Tutanağı” incelendiğinde hasarın antrepo içinde bozulan paletin yeniden düzenlemesi sonucu meydana geldiği kanaatine ulaşıldığı, Taktiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kusur dağılımının aşağıdaki şekilde olabileceği kanaatine ulaşılmıştır. Yükü parsiyel olarak taşıyan ve palet istifinin taşımacılık faaliyeti sırasında bozulmasına neden olan davalı taşıyıcı ... ve Tic. A.Ş. firmasının % 25 oranında, b- Yükü araçtan indirirken istifi bozulmuş paleti gerekli önlemleri almadan indiren, İstifi bozulan paleti yeniden istiflerken istifleme faaliyetinde özensiz yapan, emtianın istifleme sırasında katlanarak/kırışmasına neden olan hasar oluşumunda asli kusurlu davalı ... A.Ş. firmasının % 50 oranında, c- Emtianın teknik ve hassas özelliğinin % 25 oranında olduğu kanaatine varıldığı, Davaya konu depoculuk faaliyeti sırasında meydana gelen hasar tazminatı için davalı taraf vekilinin CMR madde 23/3 hükmü gereği tazminat hesaplaması talep ettiği, kanaatimizce emtiada meydana gelen hasarın depoculuk faaliyeti sırasında meydana gelmesinden dolayı CMR madde 23/3 hükmü gereği tazminat hesaplamasının doğru olmadığı kanaatine varıldığı, Sayın Mahkemenin taktirine sunulmak üzere CMR madde 23/3 hükmü gereği “taşıyıcının sınırlı sorumluluk” ilkesine göre hesaplama yapılmak istenmiş ancak bu hesaplamayı yapabilmek için gerekli olan hasarlı ürün brüt ağırlığının dava dosyasına sunulan belgelerden tespit edilemediği, C-Sigorta Mevzuatı Yönünden; Detayları Bilirkişi Heyet Kök Raporu’nda yer aldığı üzere, somut olayda işbu bilirkişi heyet ek raporunun Lojistik Yönünden Değerlendirme kısmında yer alan kusur tespitlerine istinaden davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472’ye ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları Madde 26’ya istinaden kusur oranlarına göre davalılara rücu edebileceği, D-Mali İnceleme – Hesaplama; Asıl Alacak Hesabı olarak; davalı ... A.Ş.’nin 34.733,92.-TL, davalı ... ve Tic. A.Ş.’nin 17.366,96.-TL olacağı hesaplanmıştır. Davacı şirketin takip tarihinde işlemiş faiz talebinde bulunduğu görülmüş olup davalı şirketlerin takip tarihi öncesinde oluşan hasar talebinde bulunulduğuna dair bir belge olmadığı, davalıların temerrüde düşürüldüğünü gösterir bir belge olmadığından takip tarihi itibari ile işlemiş faiz alacağının olmayacağı kanaati oluştuğu, Sayın Mahkemece faiz talebinin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise işlemiş faiz yönünden; Asbir Antreponun 856,46.-TL, davalı ... Lojistik’ in 428,23.-TL borçlu olacağı tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 24/06/2025 tarihli ek raporda ise; tarafların bilirkişi heyet kök raporuna yönelik beyan ve itirazları incelendiğinde, işbu bilirkişi heyet ek raporunun Lojistik Yönünden Değerlendirme değerlendirme kısmında heyet üyelerinin görüş ve tespitlerinde değişikliğe gidilmediği, Dolayısıyla Kök Raporda Sayın Mahkemenize sunulan görüş ve kanaatlerimde değişiklik yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı, Kök Rapordaki görüş ve kanaatlerimin muhafaza edildiği sonucuna varılmıştır. Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller , aldırılan bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda ; davaya konu taşımacılığın; İngiltere - Türkiye arasında CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğu, bu nedenle; davaya konu yükte tespit edilen kısmi hasar taşımacılık faaliyeti yönünden CMR Konvansiyonunda (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği anlaşılmakta olup CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği varma yerinde araç içi yüklerin tahliyesi sırasında fark edilen/oluşan hasardan dava dışı göndericinin kusuru/sorumluluğu olmadığı kanaatine varıldığı, davalı ... A. Ş. firması personeli tarafından düzenlenen “durum tespit tutanağı” incelendiğinde hasarın antrepo içinde bozulan paletin yeniden düzenlemesi sonucu meydana geldiği kanaatine ulaşıldığı, derilerin taşınması esnasında, üst üste istiflenmiş derilerin kayması sonucunda derilerde kırışıklıklar meydana geldiği , kırışıklık oluşan deriler, oluşan kırışıklığın kısmi olması durumunda kırışan kısımlar, deri geneline yayılmış olmasında ise derinin tamamı oluşan hasar sonucunda kullanılamaz duruma geldiği , bilirkişi raporunda yükü parsiyel olarak taşıyan ve palet istifinin taşımacılık faaliyeti sırasında bozulmasına neden olan davalı taşıyıcı ... ve Tic. A.Ş. firmasının % 25 oranında, yükü araçtan indirirken istifi bozulmuş paleti gerekli önlemleri almadan indiren, istifi bozulan paleti yeniden istiflerken istifleme faaliyetinde özensiz yapan, emtianın istifleme sırasında katlanarak/kırışmasına neden olan hasar oluşumunda asli kusurlu davalı ... A.Ş. firmasının %50 oranında, emtianın teknik ve hassas özelliğinin % 25 oranında olayın meydana gelmesinde etkili olduğu kanaatine varılmakla , bu haliyle toplanan deliller tarafların iddia ve savunmaları ve hükme dayanak dosya kapsamına uygun bilirkişi raporu da dikkate alındığında , davacı ... A.Ş.’nin dava dışı sigortalısı ... San. ve Tic. A.Ş.’ne ödemiş olduğu tazminat tutarını TTK Madde 1472’ye ve Emtia Nakliyat Sigortası Genel Şartları Madde 26’ya istinaden davalılara kusurları oranında rücu edebileceği anlaşılmakla ; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı ... Anonim Şirketi'nin itirazının 34.733,92- TL asıl alacak üzerinden ,davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin itirazının 17.366,96- TL asıl alacak üzerinden iptali suretiyle takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine tarafların kusur durumu ve talep edilen alacak mahkememizce yapılan yargılama ile tespit edilmiş olmakla icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-)a).... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyasında davalı ... Anonim Şirketi'nin itirazının 34.733,92- TL asıl alacak üzerinden ,davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin itirazının 17.366,96- TL asıl alacak üzerinden iptali suretiyle takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, b)İcra inkar tazminatı isteminin reddine, 2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 4.862,35-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 859,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.002,66-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 1.600-TL arabuluculuk ücretinin davanın red/kabul oranına göre 780,74-TL'sinin (davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 390,37-TL ise sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 819,26-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davacının yaptığı 80,70-TL başvuru harcı, 859,69-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-)Davacı tarafından yapılan toplam 11.039,50-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere/davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 5.386,92-TL'sinin davalılardan ( davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 2.693,46-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-)Davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından yapılan toplam 9.500,00-TL bilirkişi ücreti ile müzekkere /davetiye giderine ilişkin yargılama giderinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 7.182,15-TL'sinin davacıdan tahsili ile Davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine, bakiye yargılama giderinin Davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi üzerinde bırakılmasına, 7-)Davacı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 34.733,92-TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı ... Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 17.366,96-TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-)Davalılar duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden red edilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 36.446,82-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 9-)Tarafların gider avansından artan bakiyenin re'sen taraflara/vekillerine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/11/2025
Katip ... (E-imzalı)
Hakim ... (E-imzalı)