İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/910 E. 2025/1059 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/910
- Karar No
- 2025/1059
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/910 Esas KARAR NO : 2025/1059 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin Yemen'de ticaret yapmakta iken Türkiye sevgisi ve çocuklarının güvenliği için Türkiye'de hayatını devam ettirmek istediğini, gayrimenkul alımı yolu ile istisnai Vatandaşlık kazandığını, Türk Vatandaşı olduktan sonra Yemen'de liseden tanıdığı olan ve Türkiye'de restoran sahibi olan davalı ile iletişime geçtiğini, Hani ...'nin yemen uyruklu olduğunu, Türkiye'de ...'nin "..." isimli Yemen Mutfağı yemeleri yapan lokantayı işletmekte olduğunu, davalının teklifi üzerine müvekkilinin 15/04/2021 tarihide ortağı olduğunu, müvekkilinin diğer paydaşa güvenerek pay devri tescilinden önce gerekli pay bedelini ve işletmenin tüm mallarının yarı bedelini kendisinin ödediğini, müvekkilinin pay devri tescili sonrasında işletmeyi görmek üzere lokantaya gittiğini ancak işletmenin değiştiğini gördüğünü, diğer paydaş ....'nin işletmeyi başkasına devrettiğini, 2.000.000,00 TL değerindeki masa, sandalye, soğutucu ve yemek malzemelerini devir ettiği kişiye sattığını öğrendiğini, müvekkilinin haricen bu durumla ilgili olarak savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin alenen dolandırıldığını belirterek davalı şirketin feshedilmesini, dava sürecinde diğer ortak ....'nin şirket adına işlem yapma yetkesinin tedbiren kaldırılmasını, müvekkilin ortağının şirketi temsil yetkisinin dava sonucu verilecek kararın kesinleşmesine kadar devam etmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizce davalı şirkete dava dilekçesi ile tensip zaptının tebliğe çıkartıldığı, çıkartılan davetiyenin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Dava dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle fesih - tasfiyesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK' nın 320. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: davacının ortağı bulunduğu davalı şirketin TTK 636/3. maddesine göre fesih koşullarının oluşup oluşmadığı, fesih için davacı yönünden haklı sebeplerin bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; feshi istenilen ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ...'nin adresinin, ... Mah. .... Blv. No: 4 Esenyurt/İstanbul olduğu görülmüştür. Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nun 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır. Davacı, ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere şirketin % 50 paylı ortağıdır. Diğer ortak, % 50 paylı dava dışı şirket yetkilisi ...'dır. 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesi; "(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. " şeklindedir. Dava dilekçesi içeriğinde, fesih talebinin yukarıda belirtilen maddenin 3. fıkrası kapsamında haklı nedenle fesih talebi niteliğindedir. Haklı sebepler kanunda tahdidi olarak düzenlenmemiş olup yargı kararları ve doktrinde yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar; bir ortağın şirketin yönetim işlerinde veya hesaplarının çıkarılmasında şirkete ihanet etmiş olması, bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, uzun süre kar dağıtılmaması, gereksiz sermaye arttırımları ile azınlığın etkisizleştirilmeye çalışılması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırtılmaması, aile şirketlerindeki husumet ve ortaklar arasındaki çekişmeler emsal oluşturabilecek niteliktedir. Gerek doktrinde gerekse de Yargıtay Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması (Vergi kaydının silinmesi) durumunda haklı nedenin var olduğunun belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceğinin kabul edilmektedir. Yargıtay'ın yine somut olayla örtüşen başka bir kararında, şirketin “uzun yıllar ciddi bir faaliyetinin olmamasının” haklı sebep olduğu belirtilmiştir. (Yargıtay 11 HD. E. 1999/3660, K.1999/5545, T. 21.6.1999) Dosya içerisine celp edilen ticaret sicil kayıtlarından anlaşıldığı üzere, davalı şirketin ilk kurulduğu günden beri mali genel kurul yapmadığı görülmüştür. Mahkememizce çıkartılan tebligatın TK'nın 35.maddesi uyarınca tebliğ edildiği ve yapılan kolluk araştırması sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği anlaşılmıştır. Davalı şirketin SGK borcunun bulunmadığı görülmüştür. SGK ve Vergi Dairesi kayıtlarına göre de, davalı şirketin faaliyette bulunmadığı görülmüştür. Tüm bu belirlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının, davalı şirketin % 50 pay sahibi olduğu, mali genel kurulun uzun süreden beri toplanmadığı, yapılan araştırmalar sonucunda davalı şirketin sicil adresinde faaliyet göstermediği, gayri faal olduğu, şirketin feshini şirket ortağının talep ettiği anlaşılmakla davacının talebinin 6102 Sayılı TTK' nın 636/3. maddesindeki şartları taşıdığı, haklı sebebin bulunduğu ve bu haliyle davacının fesih için talepte bulunması açısından hukuki yararının olduğu kabul edilmiş ve davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak SMMM Harun YALÇIN' ın atanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ ile; -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan ...'nin TTK'nun 636/3. maddesi hükmü uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE, 2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ....'ın TTK'nın 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE, 3-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 35.000,00.-TL ücret TAKDİRİNE, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, -Karar kesinleştiğinde ve ücret yattığında tasfiye memurunun görevine BAŞLAMASINA, 4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE, 5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA, 6-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin harcın karar ve ilam harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından görevsiz mahkemede ve mahkememizde olmak üzere sarf edilen toplam 632,50-TL yargılama giderinin (Tebligat ve müzekkere) davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/12/2025
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı