İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/507 E. 2026/184 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/507
Karar No
2026/184
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/507 KARAR NO : 2026/184

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/07/2022 KARAR TARİHİ : 13/03/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA VE İSTEM : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıların davacı tarafından yapılan ihalelerin yüklenicileri olduğunu, davacı idareden ihale ile iş alan şirketlerin işyeri devri hükümlerine göre önceki şirket işçilerini devralarak çalıştırmaya devam ettiğini, davalıların ve alt yüklenicilerin davacı idareden iş aldıkları dönemlerde, çalıştırdıkları işçilerden dolayı doğan ve idarece ödenmek zorunda kalınan her türlü hak ve alacaktan ihale sözleşmeleri ve Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca sorumlu olduklarını, bu nedenle idarece ödenen tüm hak ve alacakların rücuen davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesi gerektiğini, işçi ...'ın alacaklarının tahsili için davacı aleyhine açmış olduğu ... 3. İş Mahkemesi'nin ...E. ve ...K. sayılı dosyasında alacaklarının davacı idareden tahsiline karar verildiğini, istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi'nin...E. ve ...K. sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf mahkemesince yeniden karar verilerek kesinleştiği, işçi ...'ın ... 1. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını ve davacı idarece borcun tamamının ödendiğini, idarece 3. kişi ... adına icra dairesine yapılan ödemelerin yanında işçi vekili adına vergi dairesine vekalet ücreti stopaj ve KDV tevfikatı ödemesi, işçiye ödenen tutar üzerinden vergi dairesine gelir vergisi ödemesi, mahkeme harç ve masrafları ödemesi yapıldığını, ödenen bu meblağların davalılardan tahsili için yapılan yazışmaların sonuçsuz kaldığını, ihale sözleşmesi ve ihale belgelerine göre hizmet alımı kapsamında çalıştırılan işçilerin idarenin değil diğer davalıları işçisi olduğunu, dolayısıyla işçilere ödenmesi gereken her türlü ödemeyi yüklenicilerin üstlenmesi gerektiğini, davacı idarenin sorumluluğunun 4857 sayılı İş Kanunu m.2 ve m.3 kapsamında kanundan kaynaklanan bir dış sorumluluk olduğunu ve yalnızca işçiye karşı sorumlu olduklarını, yüklenicilere karşı iç ilişkide böyle bir borç ödeme sorumluluklarının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen Yapım İşlerine Ait Tip Sözleşmesi ve eki şartnameler gereği iş akdinin feshi halinde işçinin doğacak olan alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; yüklenici firmaların çalıştırmış oldukları işçiye davacı kurumca ödenmek zorunda kalınan 218.262,13-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderler vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş vekili ise cevap dilekçesinde özetle; Usul yönünden görev, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuş, esasa ilişkin olarak da; davacının davalı Kentsel Tasarım'ın işçisi olmadığını, mevcut sözleşme ve SGK kayıtları ile bu durumun sabit olduğunu, ayrıca davacı ... ile müvekkili şirket arasında da alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, davacının rücu talebinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, işçi ...'ın davalı ... ortak olduğu bir adi ortalık nezdinde tek bir ihale konusu işte 6 aylık bir çalışmasının olduğunu, 6 aylık bir çalışma nedeniyle tüm çalışma dönemindeki tüm alacaklardan sorumluluğu olduğundan bahsedilemeyeceğini, ayrıca kıdem tazminatı açısından 4857 sayılı Kanun m.112'ye eklenen 6. fıkra uyarınca 11.09.2014 tarihinden sonrası yapılan çalışma varsa dahi davalıya rücu etmesinin mümkün olmadığını, işbu kanun düzenlemesi 15.10.2019-30919 resmi gazete ile Anayasa Mahkemesi tarafından yürürlükten kaldırılmışsa da geçmişe etkili olmayacağından 2014-2015 yıllarına ait kıdem tazminatının davalı şirkete rücu edilemeyeceğini, faiz talebinin yasa ve usule aykırı olduğunu, yasal faiz yerine ticari faiz talep edilmesinin herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını belirterek; mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. DELİLLER : Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, sözleşmeler, şartname, SGK kayıtları, sicil kayıtları, ... 3.İş Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosya Uyap mündericatı, ... 1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, ödeme evrakları, ihtarname, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı... Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, sözleşmeler ve SGK kayıtları celp edilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi İş Mevzuatından Kaynaklanan Nitelikli Hesaplamalarda Uzman ... ile İcra İflas Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalarda Uzman...'dan alınan 15/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1) Dava dışı ...'ın huzurdaki davanın davacısı ... aleyhinde ikame ettiği işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası sonucu verilen yerel mahkeme kararını ortadan kaldırarak kesin olarak yeniden hüküm tesis eden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ...E....K. sayılı 27.01.2022 tarihli kararında davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine hükmedilen işçilik alacakları, yargılama giderleri ve ilam vekalet ücreti ile fiili ödeme tarihine kadar işlemiş faizleri toplamının 176.018,81 TL olduğu belirlenmiş, işçinin hizmet süreleri dikkate alındığında bu alacağın; 132.581,54 TL kısmından davalı.... Ltd. Şti.'nin, 43.437,27 TL kısmından da davalı ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu belirlenmiştir. 2) ödeme tarihi itibarıyla 176.018,81 TL'ye baliğ olan alacak miktarı üzerinden hesaplanan 96 4,55 tahsil harcı 8.008,85 TL, fiili ödeme tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan icra vekalet ücreti 20.671,79 TL, takip masrafı da 91,10 TL olmak üzere toplam 28.771,74 TL tutarındaki icra takip giderleri sorumlu oldukları borç miktarları nispetinde davalılara dağıtıldığında takip giderlerinin 21.671,55 TL kısmından Tasfiye Halinde ...Şti.'nin, 7.100,18 TL kısmından da ... A.Ş.'nin sorumlu olduğu belirlenmiştir.3) Davacı ... tarafından ödendiği öne sürülen ilam karar harcı, arabuluculuk ücreti ve hükmedilen işçilik alacakları üzerinden ödenen SGK ve işsizlik primi, vergi ve damga resmi ödemelerine ilişkin makbuz örnekleri sunulmadığından davalıların bu ödemelere ilişkin sorumlulukları hesaplanamamıştır.4) Sonuç olarak, Sayın Mahkemece davacının davalılara rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılması halinde; davalı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti'nin hükmedilen alacakların ve işlemiş faizlerinin 132.581,54 TL kısmı ile icra takip giderlerinin 21.671,55 TL kısmından olmak üzere toplam 154.253,09 TL'den; davalı ... A n ise hükmedilen alacakların ve işlemiş faizlerinin 43.437,27 TL kısmı ile icra takip giderlerinin 7.100,18 TL kısmından olmak üzere toplam 50.537,45 TL'den sorumlu olacakları hesaplanmıştır. " şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizin 11/12/2023 tarihli ara kararı ile, tarafların kök rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinden alınan 13/05/2024 tarihli bilirkişi 1.Ek raporunda özetle; ; "a) Dava dışı ...'”ın huzurdaki davanın davacısı ... aleyhinde ikame ettiği işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası sonucu verilen yerel mahkeme kararını ortadan kaldırarak kesin olarak yeniden hüküm tesis eden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ...E. ... K. sayılı 27.01.2022 tarihli kararında davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine hükmedilen işçilik alacakları, yargılama giderleri, ilam vekalet ücreti ile bu alacak kalemlerinin fiili ödeme tarihine kadar işlemiş faizleri, takip giderleri, istinaf ve bakiye karar harçları, kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacakları üzerinden ödenen gelir vergisi toplamı yukarıdaki “Hükmedilen Alacaklar ve İşlemiş Faizleri” isimli tabloda toplu olarak gösterildiği üzere 138.140,58 TL asıl alacak ve 82.423,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.564,14 TL olduğu belirlenmiştir. b) Sayın Mahkemece davacının davalılara rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılması halinde, ayrıntıları yukarıdaki “Hesaplamaların Sonucu” isimli tabloda gösterildiği üzere; e Davalı Tasfiye Halinde ... Tic. Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 66,170,60 TL asıl alacak ve 43.798,27 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 109.968,86 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı ...Tic. Ltd. Şti.-... A.Ş.'nin sorumluluğunun ise 46.554,54 TL asıl alacak, 22.508,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.062,90 TL olduğu tespit edilmiştir. " şeklinde rapor ibraz edilmiştir. Mahkememizin 14/10/2026 tarihli ara kararı ile, davacı tarafın sorumluluklarına göre itirazları ile davalı ... A.Ş'nin alacak miktarına yönelik itirazlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyetinden alınan 02/1/2024 tarihli bilirkişi 2.Ek raporunda özetle; "a) Dava dışı ...'ın huzurdaki davanın davacısı ... aleyhinde ikame ettiği işçi işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası sonucu verilen yerel mahkeme kararını ortadan kaldırarak kesin olarak yeniden hüküm tesis eden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ... E....K. sayılı 27.01.2022 tarihli kararında davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine hükmedilen işçilik alacakları, yargılama giderleri, ilam vekalet ücreti ile bu alacak kalemlerinin fiili ödeme tarihine kadar işlemiş faizleri, takip giderleri, istinaf ve bakiye karar harçları, kıdem tazminatı dışındaki işçilik alacakları üzerinden ödenen gelir vergisi toplamı yukarıdaki “Hükmedilen Alacaklar ve İşlemiş Faizleri” isimli tabloda toplu olarak gösterildiği üzere 138.140,58 TL asıl alacak ve 82.423,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 220.564,14 TL olduğu belirlenmiştir. b) Sayın Mahkemece davacının davalılara rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılması halinde, ayrıntıları yukarıdaki “Hesaplamaların Sonucu” isimli tabloda gösterildiği üzere; e Davalı Tasfiye Halinde ...Tic. Ltd. Şti'nin sorumluluğunun 84.382,98 TL asıl alacak ve 54.539,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 138.922,19 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti.-...A.Ş.'nin sorumluluğunun ise 53.757,61 TL asıl alacak, 27.884,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81641,96 TL olduğu tespit edilmiştir. İş bu kerre davalının rapora itirazları ile dava dışı kişiye yapılan ödemelerin değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş ve bilirkişi heyetinden alınan 26/09/2024 tarihli bilirkişi 3.Ek raporunda özetle; " kök ve ek raporlarda tüm alternatifler hesaplanıp SGK kayıtlarına uygun şekilde değerlendirme yapıldığından yeniden hesaplama yapılacak bir husus tespit edilemediği " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 13/12/2024 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu doğrultusunda 218.262,13 TL olan alacak taleplerini 2.302,01 TL arttırarak 220.564,14 TL'ye çıkartıldığını beyan etmiştir. GEREKÇE Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında yapılan ihale dolaysıyla personellere ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacının iddiasının, Kamu İhale Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında ihale yoluyla hizmet alımları yapan ve ihale makamı sıfatını haiz bir kamu kurumu olan davacı şirketin davalı şirket tarafından devralınan şirketler arasında muhtelif tarihlerde akdolunan hizmet alımına dair sözleşmeler uyarınca, sözleşmeler kapsamında çalışmış olan personele ödenen işçilik alacaklarının ve tazminatlarının sözleşme ve yasal mevzuat gereği davalılardan rücuen tazmini şeklinde olduğu, Davalı Kentsel Tasarım şirketinin ise, davacı şirket ile aralarında alt işverenlik ilişkisi bulunmadığı, dava dışı işçi ...'ın ortak olduğu bir adi ortalık nezdinde tek bir ihale konusu işte 6 aylık bir çalışması olduğundan tüm çalışma dönemindeki tüm alacaklardan sorumlu tutulamayacağı, ayrıca kıdem tazminatı açısından 4857 sayılı Kanun gereğince 11.09.2014 tarihinden sonrası yapılan çalışma varsa dahi rücu söz konusu olamayacağı, yasal faiz yerine ticari faiz isteminin yerinde olmadığı, Diğer davalı şirketin ise cevap dilekçesi sunmayarak davayı inkar ettiği anlaşılmakla; Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının iddiasına konu rücuen tazmin talebinin yerinde olup olmadığı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Öncelikli olarak; dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalı tarafından her ne kadar görev itirazında bulunmuş ise de, tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın da ticari iş kapsamından işçiye ödenen bedelin rücusuna yönelik olduğu anlaşılmakla Mahkememizin görevli Mahkeme olduğu anlaşıldığından davalının bu kapsamdaki itirazına itibar edilmemiştir. Zamanaşımı bakımından yapılan incelemede ise; Davacı tarafından dava konusu uyuşmazlık ile ilgili olarak ödemeyi 2022 yılından yaptığı ve bu yıl içerisinde dava açtığı anlaşıldığından zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılarak davalının bu kapsamdaki itirazlarına da itibar edilmemiştir. Buna göre; dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz bulunmadığından davanın esasına geçilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalının Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu durumlarda; asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. Maddesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. İç ilişkide ise bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 62. Maddesi uyarınca “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur. Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur” ve 167. maddesinde “aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” hükmü amirdir. Buna göre müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesine 6552 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri ile eklenen fıkralarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunun 62.maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatı bakımından; alt işverenlerin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin, aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı, bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmelerinin 4857 sayılı Kanunun 120.maddesi uyarınca yürürlüğü devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanununun ilgili maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödeneceği hususları düzenlenmiştir. Yine yıllık izin ve ihbar tazminatlarının sözleşmenin feshi ile talep edilebilecek alacaklardan olmaları nedeniyle yalnızca son işverenden talep edilebileceği ancak hafta tatili, genel tatil, fazla mesai ve diğer benzeri alacakların çalışma sürelerine göre rücu talebinin konusunu oluşturacağı emsal yüksek yargı kararları ile sabit hale gelmiştir. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarih, ...E., ... K. Sayılı ilamı, Yargıtay 6. H.D. 21.12.2021 T....E....K. Sayılı ilamı) Alınan bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinde ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler Mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde; Davacı kurumun, davalı şirketler veya devraldıkları şirketler ile değişik tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzaladığı; dava dışı çalışan ... tarafından işçilik alacağı için davacının davalı olarak yer aldığı ... 3. İş Mahkemesi nezdinde ...Esas numarası ile dava açtığı, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne; 32.586,07 TL kıdem tazminatı, 11.600,00 TL ücret alacağı, 12.499,99 TL yıllık izin alacağı, 21.666,84 TL fazla mesai alacağı, 4.643,87 TL hafta tatili alacağı, 1.401,78 TL UBGT alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği yapılan yargılama ile ilgili olarak da 2.546,46 TL yargılama gideri ile 11.771,81 TL vekalet ücretine hükmettiği, davalı olarak yer alan davacının kararı istinaf etmesi üzerine istinaf mahkemesince kararın kaldırılarak 29.489,63 TL kıdem tazminatı alacağı, 11.600,00 TL ücret alacağı, 10.883,32 TL yıllık izin alacağı, 21.666,84 TL fazla mesai alacağı, 4.643,87 TL hafta tatili alacağı, 1.401,78 TL UBGT alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, yapılan yargılama ile ilgili olarak da ayrıca 2.041,65 TL peşin harç, 11.159,11 TL vekalet ücreti ve 709,05 TL yargılama giderinin de davalıdan alınarak davacıya verilmesine kesin olarak hükmedildiği, söz konusu ilama karşı davacı hakkında ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı ve davacının söz konusu alacağın tamamını ödediği anlaşılmıştır Dava dışı ...'ın hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı şirketler bünyesinde davacı kurumda çalıştığı, dolayısı ile dava dışı işçi yönünden, davacı kurumun işveren, davalı şirketlerin alt işveren olduğu; Yasal mevzuat kapsamında, dava yukarıda ismi yazılı bulunan işçinin işçilik alacaklarından, davacı asıl işveren ve davalı alt işverenlerin, dava dışı işçiye karşı dava dışı işçileri çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, İş Mahkemesinde yapılan tespitler uyarınca dava dışı işçinin 8 yıl 4 ay 21 gün çalıştığı ve çalıştığı bu süreden dava dışı başkaca şirketlerde çalıştığı sürelerin dahil edilemeyerek inceleme yapıldığı ve bilirkişi tarafından yasal mevzuata uygun olarak yapılan hesaplama neticesinde toplam davacı tarafından ödenen 220.564,14 TL alacak bakımından davalı Tasfiye Halinde ... Şti.'nin 84.382,98 TL asıl alacak ve 54.539,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 138.922,19 TL bedelin 137.470,21 TL'lik kısmının dava tarihinden (29/07/2022), 1.451,98 TL'lik kısmını ise ıslah tarihinden (13/12/2024) itibaren sorumlu olduğu, davalı .... A.Ş'nin ise 53.757,61 TL asıl alacak ve 27.884,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.641,96 TL bedelin 80.791,93 TL'lik kısmının dava tarihinden (29/07/2022), 850,03 TL'lik kısmını ise ıslah tarihinden (13/12/2024) itibaren sorumlu olduğu ve tarafların tacir olması nedeni ile talep gibi avans faizi ile kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-) Davalı Tasfiye Halinde...Tic. Ltd. Şti. bakımından; 84.382,98 TL asıl alacak ve 54.539,21 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 138.922,19 TL bedelin 137.470,21 TL'lik kısmının dava tarihinden (29/07/2022), 1.451,98 TL'lik kısmını ise ıslah tarihinden (13/12/2024) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 2-) Davalı .. A.Ş. Bakımından ise; 53.757,61 TL asıl alacak ve 27.884,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.641,96 TL bedelin 80.791,93 TL'lik kısmının dava tarihinden (29/07/2022), 850,03 TL'lik kısmını ise ıslah tarihinden (13/12/2024) itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.066,73- TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.727,38-TL ile ıslah harcı 40,00-TL olmak üzere toplam 3.767,38-TL harçtan mahsubu ile bakiye eksik kalan 11.299,35-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, (Davalı Tasfiye Halinde ...Şti'nin bu miktarın 7.118,60-TL'sinden, diğer davalı ... İnş.A.Ş'nin bu miktarın 4.180,75-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 4-)Davacı tarafından peşin yatırılan 3.767,38-TL harç parasının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı Tasfiye Halinde ...Şti'nin bu miktarın 2.373,44-TL'sinden, diğer davalı ...A.Ş'nin bu miktarın 1.393,93-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 5-)Davacı tarafından yapılan başvurma harcı, 427,60- TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 6.067,00- TL olmak üzere toplam 6.147,70-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (Davalı Tasfiye Halinde ....Ltd.Şti'nin bu miktarın 3.822,21-TL'sinden, diğer davalı ...A.Ş'nin bu miktarın 2.244,79-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 6-)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine , (Davalı Tasfiye Halinde ...Ltd.Şti'nin bu miktarın 28.350,00-TL'sinden, diğer davalı ...A.Ş'nin bu miktarın 16.650,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 7-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalılardan alınarak Hazineye İrat Kaydına, (Davalı Tasfiye Halinde ...Şti'nin bu miktarın 1.008,00-TL'sinden , diğer davalı ...A.Ş'nin bu miktarın 592,00-TL'sinden sorumlu tutulmasına) 8-)6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine, 9-)HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına, Dair davacı vekili ile davalı ... A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13.03.2026

KATİP e-imzalıdır

HAKİM e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/507, K. 2026/184, T. 13.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-507-e-2026-184-k-367abe281d5e