İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/424 E. 2023/214 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/424
- Karar No
- 2023/214
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/424 Esas - 2023/214 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/424 Esas KARAR NO : 2023/214 Karar
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Tazminat (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 16/05/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 16/12/2020 tarihinde İstanbul/Maltepe'deki müşterisine gönderilmek üzere bağlama grubunu içeren, piyasa değeri teslim tarihindeki kurla 45.000,00 TL'ye olan 3 adet paketi davalıya bıraktığını, paketlerden iki tanesinin teslim edildiğini, 15.000,00 TL değerinden olan ... gönderi numaralı paketinin alıcısına teslim edilmediğini, 13/12/2021tarihinde maddi zararın karşılanması amacıyla ihtar çekildiğini, davalı şirketin taşıdığı paketi tam ve sağlam olarak alıcısına telim ile yükümlü olduğunu, davalı şirketin malların kısmen veya tamamen kaybından bizzat sorumluğu olduğunu, kargo şirketinin paketin teslim edilmemesinden ve mahrum kalınan karı tazmin edilmesini, fazlaya ilişkin talep ve daa hakkının saklı kalması üzere, ... şirketi tarafından taşıma sırasında kaybedilen ve alıcıya teslim edilmeyen paketin şimdilik 100,00 TL bedelinin ve mahrum kalınan karın tazminin, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev ve yetki itirazında bulunduklarını yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, kargonun kayıt olduğu iddiasını kabul etmediğini, 3 parçadan oluşan kargonun alıcısına teslim edildiğini, teslim edildiğine dair alıcısının T.C. kimlik numarası ve imzasının alındığını, kargo teslim belgesinden kargonun içeriğinin ne olduğu ve değeri hakkında açıklama yapılmadığını, müvekkil şirketinin herhangi bir kusuru olmadığından tazmin mükellefiyeti bulunmadığını, mahkemenizin görevine, yetkisine yapılan itirazlarının kabulünü, davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taşıtan davacı tarafından davalı taşıyıcıya teslim edilen gönderinin alıcıya teslim edilmediğinden bahisle açılmış tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, davacı tarafından taşıma için davalıya teslim edilen gönderinin niteliği ve davacı tarafından, taşıyan davalıya gönderinin niteliği hakkında bilgilendirme yapılıp yapılmadığı, gönderinin alıcıya teslim edilip edilmediği, gönderinin alıcıya teslim edilmemiş olması halinde davacının talep edebileceği zarar kalemleri ve tazminat tutarı, tazminata uygulanması gerekli faizin türü ve başlangıç tarihi hususlarındadır. ... A.Ş. Adana Toptancılar Şubesinin cevabi yazısı celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Dosya mahkememizce nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi olunarak bilirkişi raporu alınmıştır. Duruşmanın 25/10/2022 tarihli celsesinde davalının görev yetki itirazı değerlendirilmiştir. Davalı vekilince davalının yerleşim yerinin İstanbul olduğundan bahisle HMK 6/1 maddesi gereğince Mersin mahkemelerinin yetkili olduğu ileri sürülerek mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, uyuşmazlık konusunun kargoda kaybolan malın tanzimine konu bir miktar para alacağına ilişkin olduğu HMK'nun 10.maddesi delaletiyle 6098 sayılı TBK'nun 89/1 maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri olan Adana mahkemeleri de yetkili olduğundan davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce re'sen seçilen nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ...'tan alınan 21/11/2022 tarihli raporunda, dava dosyasındaki delil ve belgelerde yapılan incelemeler sonucunda, Davacı ... Şti tarafından davacının müşterisine göndermek üzere 16.12.2020 tarihinde 3 adet paket davalı ... A.Ş.’ye teslim edildiğinin görüldüğü; TTK m. 875/2, 876 ve 878 hükmünde taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı haller düzenlenmiş olup, davaya konu olayda davalının taşıyıcı olarak sorumluluktan kurtulacağı bir durum tespit edilemeyeceği, davaya konu olayda taşıyıcı durumundaki davalı kargo şirketinin TTK m. 875/1 hükmü uyarınca kaybolan eşya sebebiyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olacağı anlaşıldığı, taşıyıcının sorumluluğunun sınırlanmadığı haller TTK m. 886/1 hükmünde düzenlenmiş olup, davaya konu olayda davalı şirketin kasıtlı veya pervasız davranışına ilişkin somut bir eylem tespit edilemediği, davalı şirketin sorumluluğunun tespitinde TTK m. 880/1 ve 882/1 hükmüne göre hesaplama yapılması gerektiği düşünüldüğü, TTK m. 880/1’e göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplandığı, ancak TTK m. 882/1 hükmünde gönderinin tamamının zıya ve hasarı halinde taşıyıcının ödeyeceği toplam tazminat, eşyanın net olmayan toplam ağırlığının her bir kg için 8,33 hesap birimini çarpımının toplamı ile sınırlandırıldığı, kargonun davalıya teslim edildiği 16.12.2020 tarihinde 1 Özel Çekme Hakkı (SDR)= 11,2293 TL ve taşıyıcıya teslim edilen kargonun ağırlığının 10 kg olduğu dikkate alındığında, TTK m. 882/1 hükmüne göre 10 kg kargo için davacının zararı 935,40 TL olarak hesaplandığı, yapılan hesaplama sonucunda TTK m. 882/1 hükmüne göre 10 kg kargo için davacının zararı 935,40 TL olarak hesaplandığı, davalının 07.02.2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü değerlendirilmiş olup, davacının temerrüt tarihinden itibaren 935,40 TL’nin avans faizi ile birlikte ödenmesini talep edebileceği gerektiğine ilişkin görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket tarafından İstanbul ilindeki müşterisine gönderilmek üzere davalı taşıyıcı kargo şirketine 16/12/2020 tarihinde teslim edilen bağlama grubunu içeren üç adet paketten ikisinin müşteriye teslim edildiği ve fakat birinin teslim edilmediğinden bahisle taşıma sırasında kaybolan eşya bedelinin davalı tarafından tazmininin talep edildiği, dosyamız arasına getirtilen davalı şirkete ait kayıtların incelenmesinde ... seri numaralı ve 16/12/2020 tarihli kargo teslim alma belgesinde toplam parça sayısının 3 ve zimmet parça sayısının 2 olarak belirtildiği ve ağırlığın 30 kg olarak yazılı olduğu, buna göre toplam 30 kg ağırlığındaki üç parçadan ibaret gönderinin her bir parçasının 10 kg olduğu, davacı taşıtandan teslim alınan gönderinin dava dışı alıcıya teslim edildiği ispat külfetinin davalı taşıyan kargo şirketi üzerinde bulunduğu, davalı tarafından üç parça gönderiden bir parçasının dava dışı alıcıya teslim edildiğinin ispat edilemediği, bu durumda davacının TTK'nın 875/1 maddesi uyarınca taşınan eşyanın ziyaından doğan zararının davalı tarafından tazminini talep edebileceği, söz konusu zararın doğmasında veya artmasında gönderen davacıya atfı kabil bir kusur bulunmadığı, somut olayda gönderinin ne şekilde kaybolduğu hususu belirlenemediğinden davalı taşıyıcının TTK'nın 876.maddesinde belirlenen sorumluluktan kurtulacağı hallerin söz konusu olmadığı, dosyamız arasına getirtilen kayıt ve belgelerin incelenmesinde gönderi konusu eşyanın "bağlama grubu" olduğuna dair bir kayıt içermediği anlaşılmakla davalı taşıyıcının hukuki sorumluluğunun TTK'nın 880/1 ve 882/1 hükümlerine göre gönderinin ağırlığı esas alınarak belirlenmesi gerektiği, dosyamızda belirtilen hususlar dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporundan davacının davalıdan giderilmesini talep edebileceği zararının 935,40 TL olduğu tespit edilmiş, 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi uyarınca muaccel bir alacağın borçlusunun alacaklının miktarı ile mütemerrit olacağı, dosyamızda taraflar arasındaki dava şartı zorunlu arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağının 07/02/2022 tarihinde düzenlenmiş olduğu, davacı tarafça davalının temerrüdünün bu tarihten önce gerçekleştiğine dair delil ibraz olunmadığından davalının arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağının düzenlendiği tarihte mütemerrit olduğu kabul edilerek hükmedilen tazminata 07/02/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 935,40 TL maddi tazminatın 07/02/2022 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 179,90 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 99,20 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13.fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri yargılama giderlerinden sayıldığından arabuluculuk tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL peşin harç, 80,70TL başvurma harcı, 16,00 TL ıslah harcı, 1.088,50 TL tebligat, bilirkişi ve posta gideri olmak üzere toplam 1.265,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 935,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ve vekilinin yokluğunda, MİKTAR İTİBARİYLE KESİN olmak üzere açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2023
Katip ...
Hakim ...