İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/366 E. 2024/492 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/366
Karar No
2024/492
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/366 Esas - 2024/492 T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/366 KARAR NO : 2024/492

DAVA : Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 21/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararının İptali, Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile sair beyanlarında; davacı şirketin 1961 yılından bu yana faaliyet gösterdiği alanda birçok ürünün tanıtımı ve geliştirilmesini sağlayarak bir kalite sembolü olduğunu, davacı şirketin kurulduğu günden bugüne kadar bisküvüler, krakerler, gofretler, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali ve ihracı üzerine faaliyet gösterdiğini, aynı zamanda davacıya ait ... markasının ... tanınmış marka olarak kabul edildiğini, davacı şirketin ... nezdinde tescilli ... esas unsurlu çok sayıda markasının bulunduğunu, davalı şirket tarafından başvurusu yapılan ... no.lu tasarımın 24.12.2021 tarihinde ... no.lu bültende yayınlandığını, söz konusu yayına karşı davacı şirket tarafından itiraz edildiğini, davacı şirket tarafından yapılan itirazların ... ... tarafından haksız şekilde reddedildiğini, davalı şirket tarafından tescil ettirilmek istenen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığını, dava konusu tasarımın davacıya ait marka ve tasarımlarla büyük benzerlik taşıdığını, Emsal ... ve yargı kararları bulunduğunu belirterek ...’in 27.07.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali, davalı şirket adına ... ... nezdinde 08.11.2021 tarih ve ... sayılı ..., ... sıra nolu ile tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı iddia olunan ambalaj tasarım başvurularının iptali, tescili halinde hükümsüz sayılması ve tasarımlar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; davalıya ait ... no.lu tasarımların dikdörtgen kutu şeklinde olduğunu, üzerinde ... şeklinde bir marka ve bisküvi şekillerinin yer aldığını, davalıya ait ambalajın zemin renginin davalının “...” bisküvi ambalajlarının renginden tamamen farklı olduğunu, davalıya ait ambalajın zemin rengi kırmızı iken, davacıya ait ambalajların zemin renginin turuncu olduğunu, davalıya ait ... no.lu tasarımla davacının itiraza mesnet tasarımlarının benzer olmadığını, tasarımın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davalı tasarımında zemin rengi turuncu iken davacının ambalaj tasarımlarında siyah arka planı tercih etmesinin iki tasarımı birbirinden ayırt etmeye tek başına dahi yeterli olduğunu, davalıya ait ambalajda iki adet kek görseli bulunmakta iken davacı tarafa ait ambalajlarda tek kek görseli bulunduğunu, ambalajlarda markaların ve ürünlerin aynı yerlerde aynı açı ile yerleştirilmiş olmasının benzerlik olarak kabul edilemeyeceğini, tasarım hukukunda esinlenme serbestisi bulunduğunu, davalı şirkete ait tasarımın yeni olduğunu, ayırt edici niteliğe haiz olduğunu, itiraza gerekçe gösterilen marka ve tasarımlar ile dava konusu tasarımlar arasında büyük farklılıkların bulunduğunu, bilgilenmiş kullanıcının almak istediği ürünü benzer ürünlerle karıştırmayacağını, açılan davanın haksız olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’in 27.07.2022 tarih ve ... sayılı ... kararının iptali, davalı şirket adına ... ... nezdinde 08.11.2021 tarih ve ... sayılı ..., ... sıra nolu ile tescil başvurusu yapılan ve tescil işlemleri devam eden yenilik ve ayırt edici nitelik taşımadığı iddia olunan ambalaj tasarım başvurularının iptali, tescili halinde hükümsüz sayılması ve tasarımlar sicilinden terkini koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. ...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı şirket tarafından, ... sıra numaralı “Gıda Ambalajı” tasarımlarını konu alan çoklu tasarımın tescili için 08.11.2021 tarihinde müvekkil Kuruma tasarım tescil talebinde bulunulmuş, söz konusu başvuru 24.12.2021 tarih ve ... sayılı ...'nde yayınlanmış, başvurunun yayınına üç aylık yasal itiraz süresi içerisinde davacı vekili tarafından, ... sıra numaralı tasarımlar; ... tescil numaralı markalar ve youtube videoları mesnet gösterilerek 18.02.2022 tarihinde itiraz edilmiş, yapılan itiraz ve karşı görüşler 27.07.2022 tarih ve ... sayılı ...’nda değerlendirilerek; ".../... sıra numaralı tasarımların itiraza gerekçe gösterilen ... sıra numaralı tasarımlar ve ... tescil numaralı markalara ve youtube videolarına dayanılarak reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Bilindiği gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 56/4 maddesi uyarınca “bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir”. SMK 57/1 maddesine göreyse “Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz.” SMK 57/ 2 maddesi ise “koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.” düzenlemesini ihtiva etmektedir. Ayırt ediciliğe ilişkin SMK 56/5 “Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.” SMK 56/6 “Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır.” SMK 67/ 2 “Üçüncü kişiler tasarım tescilinin yayım tarihinden itibaren üç ay içinde ücretini ödeyerek tasarımın 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetli olduğu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği gerekçelerini ileri sürerek tescil belgesinin verilmesine yazılı olarak itiraz edebilir.” hükmünü ihtiva etmektedir. Yukarıdaki hükümler kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirmede, itiraza konu .../... sıra numaralı tasarımlar ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sıra numaralı tasarımların, ... tescil numaralı markaların ve youtube videolarında yer alan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olduğu ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabileceği düşünülmüş ve bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir.” gerekçesiyle itirazın reddine ve .../... sıra numaralı tasarımların tescilinin devamına oybirliği ile karar verilmiş; eldeki davanın yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir. Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 3 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Smk Uzmanı tarafından sunulan RAPORDA özetle: Dava konusu tasarım ile itiraza mesnet tasarımların incelenmesi sonucunda, Dava konusu ...-... sıra numaralı tasarımın itiraza mesnet tasarımlardan farklı olduğu, Dava konusu ...-... sıra numaralı tasarım ile itiraza mesnet ... sayılı tasarımın benzerlikler taşıdığı, Ancak, dava konusu tasarımların “bilgilenmiş kullanıcı” nezdinde ayırt ediciliğinin bulunup bulunmadığı hususunun sektör bilirkişisi (gıda) ve tasarım uzmanı bilirkişi tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerektiği; takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir. Gıda Mühendisi tarafından sunulan RAPORDA özetle: Dava konusu tasarımların, itiraza mesnet gösterilen marka ve tasarımlara ayırt edici olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu, şeklinde görüş bildirildiği; anlaşılmıştır. Pazarlama Uzmanı tarafından sunulan RAPORDA özetle: Davaya konu tasarımların, itiraza mesnet gösterilen marka ve tasarımlardan, farklılık ve ayırt edicilik özelliklerine haiz olduğu, takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce 16/07/2024 tarihli celsede önceki bilirkişilere tasarımcı bilirkişi eklenmek suretiyle heyet raporu alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi HEYETİ tarafından düzenlenen RAPORDA özetle: ÇOĞUNLUK GÖRÜŞÜ: -Dava konusu davalı yana ait ... – sıra numaralı tasarımın mesnet tasarımlar karşısında hem ambalaj tasarımı, hem de içeriğindeki ürün tasarımı açısından yeni ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, -Dava konusu davalı yana ait ... – ... sıra numaralı tasarımların ambalaj tasarımı açısından yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığı, -Dava konusu davalı yana ait ... – ... sıra numaralı tasarımların içerisinde yer alan 3.sıradaki görseldeki gülen yüz yönüyle benzerlikten bahsedilebilir olsa da mesnet tasarımdan önce de diğer üreticilere ait yüz şeklindeki bisküvi ürünlerinin geçmişte de mevcut olması ve bu görselin tasarımda en az dikkat çeken unsur olması, ilaveten tasarımı oluşturan diğer unsurların farklı olmasına bağlı olarak davalı tasarımında yer alan ürün görselleri için de ayırt ediciliğin sağlanmış olduğu ve bilgilendirilmiş tüketicinin tasarımlardaki ürün görsellerini gördüğünde dejavu etkisi yaratmayacağı, bildirilmiştir. AYRIK GÖRÜŞ: Tasarım Uzmanı tarafından yapılan değerlendirmede, raporun sonuç kısmında yer alan 3. Madde açısından ayrık görüşü bulunduğunu, buna göre; dava konusu davalı yana ait ... – ... sıra numaralı tasarımların içerisinde yer alan sadece 3. sıradaki görsel açısından davacı yana ait ... sıra numaralı tasarım karşısında esin serbestisinin aşıldığı, ilgili tasarım için yeni denebilecek olsa dahi bilgilenmiş kullanıcı nezdinde ayırt edici olmayacağı bildirilmiştir. Bilirkişi raporlarında her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır. GEREKÇE: Tescilli bir tasarımın sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir. “Yenilik ve ayırt edicilik” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 56. maddesi; "Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır. Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır." şeklindedir. Aynı Kanun'un "Kamuya sunma" başlıklı 57. maddesi ise; "Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez." şeklindedir. 6769 sayılı SMK'nın 58. maddesine göre tasarım sahibi, kendi tasarımına kıyasla ayırt edici niteliğe sahip olmayan tasarımlara karşı bu kanundan doğan haklarını kullanabilir. Koruma kapsamının değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır. Bir tasarımın yeni olabilmesi için, onun aynısının, tescil tarihinden evvel dünyanın her hangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekmektedir. Tasarımların aynı olup olmadığının tespiti için yapılacak benzerlik testinde; aynı izlenimi uyandırma, aynı etkiyi yapma, karıştırılma tehlikesi veya olasılığı incelenemez. Bunlar ikinci aşamaya yani ayırt edicilik tetkikine aittir. Tasarımın yeniliği yoktur diyebilmek için, hükümsüzlüğü istenilen tasarımın, önceden kamuya sunulan (faydalı model, marka ve) tasarım belgelerindeki tasarımlar ile aynı olması şarttır. Terkini talep edilen tasarım öncekinden sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilecektir. Yenilik önceki tasarıma göre belirlenecektir. Aynı kabul edilmeye engel olamayan küçük ayrıntılarda farklılık hâkimin takdirine göre belirlenecektir. Burada şu ölçü verilebilir; fark, aynı olmayı ortadan kaldırmıyor, mevcut önceki tasarım görünümünü sürdürüyor, fark sadece mevcut görünüme, yani mevcut tasarıma ek, onda bir değişiklik, ondan bir sapma niteliği taşıyorsa, yani farklılık o (mevcut tasarım) esas alınarak ondan hareketle yapılmışsa küçüktür. Bunun dışında kalan farklar ise büyüktür. Yenilik ne özgünlük, ne eşsizlik, ne estetiğe sahip bulunma, ne de estetiğin ve kalitenin basamağıdır. Başvurusu yapılan bir tasarım yenilik testini geçebilirse ikinci olarak ayırt edicilik incelemesine tâbî tutulur. Bu test bir kıyaslama incelemesidir. Bir tasarımın ayırt ediciliğe sahip bulunması demek, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile kıyaslanan tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık bulunması demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ise, tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı demektir. Bilgilenmiş kullanıcı ara veya nihaî tüketicidir. Ancak asla bir uzman değildir. Mahkememiz de bilgilenmiş kullanıcı konumunda bulunan ilgililerin katılımıyla oluşturulmuş bilirkişi heyetinden mütalâa almıştır. Kıyaslama, tescili istenen tasarım ile kıyaslanan tasarımların tam karşılaştırılması ve değerlendirilmesidir. Ayırt edici niteliğin incelenme ve değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilmesini ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir. Bilgilenmiş kullanıcının fark edebileceği değişiklikler ise daima göz önünde tutulmalıdır. Seçenek özgürlüğü ibaresiyle kastedilen, tasarımcıya tasarımına ayırt edicilik vermesi için bir serbest hareket alanının bulunmasıdır. Bunun değerlendirilmesi nesnel olup kişiden kişiye değişmez. Bu nesnel değerlendirmede tekdüze özellik ve nitelikler göz önünde tutulur. Bazı biçimler (=görünümler) nesnenin işlevine sıkı surette bağımlıdırlar. Böyle tasarımlarda tasarımcının hareket alanı pek dardır. Meselâ, bir otomobilin, ütünün ve şişenin şekli gibi. Her otomobil, ütü ve şişe birbirine benzer. Ayırt edicilik için tasarımcının muhakkak nesnenin işlevine ters düşen tasarımlar geliştirmesi beklenemez. Dolayısıyla işlevin yerine getirilebilmesi için zorunlu olan alan dışında yapılabilecek olan tasarımların korunması mümkün olabilecektir. Seçenek özgürlüğünün hiç bulunmadığı hâllerde ise tasarım zaten korunamaz. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; Tüm dosya kapsamına göre, Davaya konu tasarımların gıda ambalajına ilişkin olduğu, gıda ambalajı gıda ve içecek türleri için özel olarak tasarlanmış bir ambalaj sistemi olduğu, gıda ambalajının temel amacının gıda ürünlerinin taşınması, korunması ve kullanılmasını sağlamak olduğu, en yaygın gıda ambalajları paket, kutu, teneke, poşet, çuval, şişe, kavanoz vd. olduğu, gıda ambalajları üretiminde plastik, cam, metal, ahşap, kağıt, karton gibi farklı malzemelerin kullanılabildiği, bu durumda gıda ambalajı ürünü çeşitliliğine ilişkin gıda ambalajı ürününün renk, şekil, boyut, desen vb. hususlarda çok geniş seçenek özgürlüğünün olduğu; itiraz edilen tasarımın ilgili sektörünün endüstriyel gıda ürünleri ambalajlama sektörü olduğu, itiraz edilen tasarımın dahil edilmesi amaçlanan ürünlerin işlevinin, yani gıda ürünleri ambalajı göz önüne alındığında, itiraz edilen tasarımın bilgilendirilmiş kullanıcısının; bir yanda ‘kabı gıdayla dolduran profesyonel’, ‘promosyon stratejilerini belirleyen satış yöneticisi’, diğer yanda ise 'ortalama tüketici' olan içeriğini tüketmek için kabı bir anda açan çocuk yaşta yada yetişkin kişi olduğu, bu kişilerin gıda ambalajı olarak ambalajı ve içeriğini ayırt edebilecek kişiler olduğu; dava konusu tasarımlar ve mesnet tasarımlar incelendiğinde karşılaştırma esnasında hem ambalaj hem de ürün içerinin ayrı ayrı ele alınabileceği, mesnet tasarımların büyük bir kısmının birbirinin varyasyonu olduğu; buradan hareketle dava konusu davalı yana ait ... – 9 sıra numaralı tasarımın mesnet tasarımlar karşısında hem ambalaj tasarımı, hem de içeriğindeki ürün tasarımı açısından yeni ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı, dava konusu davalı yana ait ... – ... sıra numaralı tasarımların ambalaj tasarımı açısından yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığı, dava konusu davalı yana ait ... – ... sıra numaralı tasarımların içerisinde yer alan 3. sıradaki görseldeki gülen yüz yönüyle benzerlikten bahsedilebilir olsa da mesnet tasarımdan önce de diğer üreticilere ait yüz şeklindeki bisküvi ürünlerinin geçmişte de mevcut olması ve bu görselin tasarımda en az dikkat çeken unsur olması, ilaveten tasarımı oluşturan diğer unsurların farklı olmasına bağlı olarak davalı tasarımında yer alan ürün görselleri için de ayırt ediciliğin sağlanmış olduğu ve bilgilendirilmiş tüketicinin tasarımlardaki ürün görsellerini gördüğünde dejavu etkisi yaratmayacağı, neticeten davaya konu .../... sıra numaralı tasarımlar ile mesnet gösterilen ... sıra numaralı tasarımların, ... tescil numaralı markaların ve youtube videolarında yer alan tasarımların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel görünüm itibarıyla farklı olması ve kullanıcıların farklı tasarımlar karşısında bulunduklarını anlayabilecekleri bilirkişi çoğunluk raporlarıyla anlaşıldığından aksi yöndeki beyan ve iddialara itibar edilmemiş, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere: 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 40.000,00-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333), Dair, verilen karar hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Bölge Adliye Mahkemelerinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/366, K. 2024/492, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-366-e-2024-492-k-dc0c604ec1f0