İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/33 E. 2026/642 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/33
Karar No
2026/642
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/33 Esas KARAR NO : 2026/642

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/01/2022 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin bu ticari ilişki neticesinde davalı şirketten faturalar ve cari hesap bakiyesi olarak 50.116,86 TL alacağı bulunduğunu, müvekkiline alacağının ödenmemesi sebebiyle ... 13.İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, Davalı, borcu kabul etmemekte ve böyle bir borcu olmadığını iddia ettiğini, Davalının borcunu ödemekten kaçınmak için kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini, müvekkilinin davalıya verdiği bonolar nedeniyle ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açıldığını, 08/12/2021 tarihinde davanın kabulüne karar verildiğini, Borçlu davalının ... 13. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile aleyhine başlatılan 50.000,00 TL bedelli icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin takip talebindeki koşullar doğrultusunda devamına, borçlu davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, ancak davacının iddia ettiği gibi müvekkili şirketin davacı şirkete 50.000,00 TL’lik cari hesap borcu olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya ... 28. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kalite problemleri ve hatalı dikimler içeren ürünler nedeniyle ... ve ... nolu iade faturalar (47.824,40 TL ve 107.297,84 TL bedelli) e fatura olarak gönderildiğini, Ancak davacı tarafından işbu faturalara itiraz edilmediğini, Yapılacak incelemede müvekkiline ait, davaya konu ilamsız takiple talep edilen böyle bir borç olmadığını, davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında ek rapor, hüküm kurmaya elverişli bir rapor olmadığını, davacının ... 13. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali için açmış olduğunu davanın reddine, davacının, icra takibine konu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının UYAP sureti ile ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan müzekkere cevabının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturadan ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. .... 13.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, davacı/alacaklı tarafından, davalı/borçlu aleyhine 50.000-TL alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla takip başlatıldığı, davalı/borçlu vekilinin ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresinde, takibe, borca, faize, ödeme emrine itiraz etmesi ile, takibin durduğu, davanın hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının hak kazandığı cari hesap ve faturadan kaynaklı alacağı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. sayılı dosyasında menfi tespit davası açıldığı, işbu dosyanın mahkememizce bekletici mesele yapıldığı, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E-...K sayılı ilamı ile ile davanın kabulüne davacı ...'ın 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/02/2020 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/01/2020 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/12/2019 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/11/2019 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/10/2019 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/05/2020 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/04/2020 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli, 13/09/2019 tanzim tarihli, 15/03/2020 vade tarihli, 7.250,00 TL bedelli toplam 58.000,00 TL tutarındaki 8 adet senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen ilam İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi'nin 01.04.2026 Tarih ... Esas... Karar sayılı ilam ile onanmıştır. Bekletici mesele yapılan ilgili dosya Uyap sistem üzerinden dosyamıza derç edilerek incelendiğinde taraflar arasındaki 27/05/2019 tarihli ... İmalat Sözleşmesi'nin 3, 4 ve 10. maddelerinde davacı tarafından imal edilen kumaşlar nedeniyle davalının uğrayacağı zararların davacı tarafından karşılanacağının düzenlendiği, ancak davalının bu maddeler uyarınca zararını talep edebilmesi için ayıbın varlığını ve zararını ispat etmek zorunda olduğu, davalının ayıbın varlığını gösterir somut bir delil ibraz edemediği, dosyaya sunulan mail ve belgelerin ayıbın varlığını ispat edecek nitelikte olmadığı, ayıplı ürünlerin bilirkişi incelemesine sunulmadığı anlaşılmakla mevcut delil durum itibariyle davacı tarafından imal edilen ürünlerin ayıplı olmadığı sonucuna varılmakla davacının 50.116,86 TL davalıdan alacaklı kaldığı, bu nedenle davacının davaya konu edilen senetler sebebiyle davalıya borçlu olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği görülmekle usul ekonomisi ilkesi gereğince mahkememizce yeniden taraf defter ve belgeleri üzerinde bir incelemeye yapmaya gerek görülmeyerek davacının ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E sayılı dosyasında mahkeme ilamı ile kesinleşen alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, Davalının ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Örneğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere, “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacağın % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Davalının ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen devamına, 3-Asıl alacak olan 50.000 TL'nin % 20'si oranındaki 10.000-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.415,50 TL karar ve ilam harcından 603,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 2.811,62 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 684,58 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 80,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 10-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2022/33, K. 2026/642, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-33-e-2026-642-k-bf104bfc21eb