İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/27 E. 2026/194 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/27
- Karar No
- 2026/194
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/27 Esas KARAR NO : 2026/194
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 10/01/2022 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile 06/01/2020 tarih, 09:10 saatlerinde ..... Mah. .... Sok. 19 Mayıs Caddesinde sokak ile cadde kesişiminde meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, davalı .....' in sevk ve idaresinde bulunan, ...' in maliki olduğu ...... plakalı araç ile müvekkile çarpması sonucu elim kaza meydana gelmiştir. Kazanın meydana gelmesinde temel aktör sürücü .....'in meskun mahalde hızla ve dikkatsizce araba kullanmasıdır. Kaza mahaline gelen trafik polisi ekibi tarafından tutulan 06/01/2020 tarihli Trafik kazası Tespit Tutanağında ...... plakalı aracının sevk ve idaresinde bulunan davalı .....'in Karayolları Trafik Kanun'unun 53/1-B maddesi uyarınca '' sola dönüş kurallarına riayet etmemek '' ve '' yayaya geçiş hakkı verilmemek '' kurallarını ihlal etmesi nedenli kusurlu olduğu tespit edilmiş, davacı müvekkil .......' ın ise kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Sürücü, trafik kurallarına, ışık ve levhalara riayet etmeyerek bu elim kazaya sebep olmuş ve müvekkilin ağır derecede yaralanmasına sebep olmuştur. Kazadan sonra yaralanmalarının sebebiyle çektiği büyük acı ve ızdırapların yanında manevi acılarında telafisi imkansızdır ancak bir nebze dahi uğramış olduğu manevi zararların telafisi nedenli müvekkil için şimdilik 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sahibi .... ve araç sürücüsü ......' ten müşterek ve müteselsilen tahsiline, yine müvekkilin bedeninde meydana gelen ağır bedensel zararlar nedeniyle maddi zarar olarak hayatta kazanma gücü kaybı ve yaralanmadan doğan zarar ve sakatlık oranı ortaya çıkana kadar tamamen çalışmadığı dönemlerdeki mevcut zarar, tedavi giderleri, müvekkilin kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından yada yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan kayıplar toplamı olmak üzere şimdilik 10.000,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ..... vekili cevap dilekçesi ile zaman aşımı yönündeki itirazlarımızın kabul görmemesi halinde, davanın esastan reddini talep ederiz. Zira, müvekkil trafik kazasına karışmamış olup doğrudan sorumlu değildir. Her ne kadar, müvekkile yöneltilen sorumluluk temelinde adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanan KTK 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğu ise de bu maddeyi takip eden KTK 86. Maddede işletenin sorumluluğunun hangi hallerde sona ereceği düzenlenmiştir. Buna göre, işleten kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın zarar görenin ağır kusurundan meydana geldiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir. Bu kapsamda olaya bakıldığında müvekkilin kendisinin veya araç şoförü olan diğer davalı ......'in kusurundan bahsedilemeyeceği gibi kaza araçtaki bir bozukluktan da kaynaklanmamıştır. Tüm bu sebepler dışında kazanın meydana gelmesinde davacının ağır kusuru söz konusu olduğundan müvekkilin KTK 85. Maddesi gereği sorumlu tutulması mümkün değildir. Kayıtlarda görüldüğü üzere araç KTK 53 maddesinde belirtilen sola dönüş yaparken uyulması gerekli olan kurallara uygun davranmıştır. Sola dönüş yapacağı esnada sola sinyal vermiş, hızını azaltmış ve zaman kaybetmeksizin yolun gidiş yönüne yaklaşmıştır. Ancak kaza tutanağında bu durum (İhtimal odur ki olaydan sonra ve görgüye dayalı olmayarak tanzim edildiğinden dolayı) es geçilmiş ve sürücünün dönüş kurallarına uymadığı kaleme alınmıştır. Bu haliyle, objektiflikten uzak söz konusu kaza tutanağının kabulü mümkün değildir. özellikle dava dilekçesinde 04.11.2021 tarihinde, kazadan yaklaşık 2 yıl sonra, teşhis konulduğu belirtilen vertigo hastalığının kazadan kaynaklandığından bahsedilemez. Kaza ve teşhis tarihi dikkate alındığında söz konusu hastalığın kaza ile uygun bir nedensellik bağı içerisinde meydana geldiğinden söz edilemeyecektir. Davacının meydana gelen kaza neticesinde har hangi bir kazanç kaybı olmadığından dolayı da maddi tazminata ilişkin taleplerinin esastan reddi gerekir. Zira, tüm tedavi giderleri davacının eşi .....'ın talebi ile gerek müvekkil gerekse diğer davalı ..... tarafından karşılanmıştır. haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ..... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile davayı kabul manasında olmamak üzere davacının kazadan kaynaklanan sürekli maluliyetinin tespiti için yapılan medikal değerlendirme akabinde: "zarar görene ait olay tarihli servikal bt/mr tetkiklerinin c d'ye kopyalanmış görüntüleri ile birlikte yeni yapılacak muayenesiyle düzenlenecek ayrıntılı nöroploji raporuna göre net oran tespiti mümkün olacaktır." şeklinde dönüş yapılmıştır. İlgili eksiklik tamamlanmadan işbu dava ikame edilmiştir. bu nedenle davacının sürekli sakatlık tazminatı taleplerinin reddi gerekmektedir. davayı kabul manasında olmamak üzere; davacının aksi yönde bir iddiası mevcut ise, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve davacının maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ...... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerekmektedir.davayı kabul manasında olmamak üzere davacının talebine konu tedavi giderleri, geçici işgöremezlik tazminatı ve tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. manevi tazminat zarar talepleri ise karayoları trafik kanunu ve trafik sigortası genel şartları gereğince teminat dışı hallerden olduğundan müvekkil şirketin işbu dava dolayısı ile herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde öncelikle yukarıda açıklamış olduğumuz üzere müvekkil şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacıların usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak alınmalıdır.
İşbu talebimizin kabul görmemesi halinde ise başvurunun müvekkil şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmelidir. Haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine
karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava trafik kazası (haksız fiil) sonucu maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ...... Soruşturma sayılı dosyası ile Türkiye Noterler Birliği, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Hastanesi, ...... Hastanesi, Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü, Beylikdüzü İlçe Emniyet Müdürlüğü, Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
05/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda Davalı ..... adına tescil kaydı bulunan ve olay anında davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalı olan ..... plaka sayılı minibüsün sürücüsü davalı ..... yukarıda belirtilen 2918 Karayolu Trafik Kanunun 53/1-b, 67/1-a ve 84/f maddelerinde belirtilen kuralları ihlal etmekle, objektif olarak öngörülebilir ve sola dönüş trafik kurallarına uyması kavşak noktasında karşıdan karşıya geçiş yapmakta olan davacı yayanın geçişini tamamlamasını bekleyerek hareket etmesi durumunda oluşumu önlenebilir olan bu olayın hazırlanması ve oluşumunda %100 oranında tek ve tam kusurlu olduğu, Davacı yaya ......'ın kendisinin yaralanmasıyla neticelenen bu yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir. 20/01/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda Davalı sürücü .....'nin %100 oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ......'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. 23/01/2024 tarihli Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Kurulu Raporunda ..... kızı, 10.08.1995 doğumlu ....’ın 06.01.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 16/04/2025 tarihli Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu raporunda ..... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mevcut belgelere, İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine ve dosyada bulunan grafilerin değerlendirilmesine göre; ..... kızı, 1995 doğumlu ......’ın 06.01.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, dolayısıyla; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporunda ATK İkinci Üst Kurulunun 10.04.2025/1108 sayılı raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, Davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 21.319,65 TL olduğu, ancak SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin tamamının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, Davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 9.102,00 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 10.01.2022 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 06.01.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", söz konusu Kanunun 88/1. maddesi; "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Söz konusu Kanunun 90. maddesi ise; "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" denilerek haksız fiil sorumluluğu belirlendikten sonra anılan Kanun'un 61. maddesi "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." hükmünü içermekte olup buna göre zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve zorunlu sigortacı zarar görene karşı haksız fiil hükümleri çerçevesinde müteselsilen sorumludurlar. Ancak sigorta şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında olacağı açıktır. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından 06/01/2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemli olarak davalılar aleyhine huzurda görülen dava açılmıştır. Mahkememizce tarafların kusur durumunun değerlendirilmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından kusura ilişkin düzenlenen rapor doğrultusunda davalı sürücü .....'nin %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya .....'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının dava konusu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı ......'in ise kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davacıda dava konusu kaza nedeni ile geçici ya da kalıcı maluliyet oluşup oluşmadığının tespiti için dosya ATK'ya sevk edilmiş olup ATK tarafından düzenlenen raporlar doğrultusunda; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği hususları tespit edilmiştir. ATK tarafından düzenlenen raporun kaza tarihindeki yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olarak hazırlandığı anlaşıldığından rapora mahkememizce itibar edilmiş olup davacının dava konusu kaza nedeni ile %0 oranında kalıcı maluliyetinin olduğu kabul edilmiştir. Davacının maddi tazminat taleplerinin hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; davacının tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 21.319,65 TL olduğu ancak SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılmış ise yapılan ödemenin tamamının hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzilinin gerekeceği, davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 9.102,00 TL olduğu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 10.01.2022 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 06.01.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin avans faizi olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından 12/12/2025 tarihli talep arttırım dilekçesinin sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz tarafından SGK'ya yazılan müzekkere cevabı ile davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmadığı belirtildiğinden geçici iş göremezlik tazminatından tenzil edilecek tutar bulunmadığı anlaşılmakla açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 21.319,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.102,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 30.421,65 TL'nin davalılar ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 06/01/2020 tarihinden itibaren davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise dava tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ..... Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede; manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber manevi tazminat miktarı belirlenirken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak TMK'nın 4. maddesi dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Olayın meydana geliş şekli, tarafların kusur durumu, geçici iş göremezlik süresi bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ..... 'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile; 21.319,65 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 9.102,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 30.421,65 TL'nin davalılar ..... ve ..... yönünden kaza tarihi olan 06/01/2020 tarihinden itibaren davalı .... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise dava tarihi olan 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (davalı ..... Sigorta Anonim Şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına) 2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile; 50.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 06/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve .....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 5.493,60- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 375,71 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 5.117,89 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 375,71 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı, 615,40 TL Islah harcı olmak üzere toplam 1.083,31-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, ATK faturası, bilirkişi ücretleri toplamı 36.005,30 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 21.963,30 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 14.042-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Maddi tazminat yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 30.421,65 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Manevi tazminat yönünden Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..... ve ..... 'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8- Manevi tazminat yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararı uyarında reddedilen manevi tazminat bakımından davalı ..... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.129,49-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 689 TL'nin davalılardan, 440,50-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 11-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."