İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/284 E. 2026/197 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/284
- Karar No
- 2026/197
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/284 Esas KARAR NO : 2026/197
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/03/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davacı, davalı ... Koruma ve Güvenlik Hiz. Ltd. Şti.’ne iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri sunmuş; bu hizmetler karşılığında 2024–2025 döneminde toplam 9 adet e-fatura düzenlemiştir. Düzenlenen faturaların vergiler dahil toplamı 54.041,80 TL olup, davalı tarafından yalnızca 5.000,00 TL ödeme yapılmış, bakiye 49.041,80 TL olarak kalmıştır. Davacı, faturaların ticari defterlerine işlendiğini, davalının faturaları süresi içinde reddetmediğini, bu nedenle faturaların kabul edilmiş sayıldığını ileri sürmektedir. Cari hesap ekstresine göre takip konusu alacak 49.041,80 TL’dir. Davacı, dosyaya sunulan işe giriş / periyodik muayene formları ve İSG eğitim belgeleri ile hizmetin fiilen verildiğini, “hiç hizmet yok” savunmasının gerçeği yansıtmadığını ileri sürmektedir. Davacı, İSG KATİP sistemi üzerinden 17.01.2025 tarihli, onaylı sözleşme/atama kayıtlarının bulunduğunu, bu durumun hizmetin mevzuata uygun yürütüldüğünü gösterdiğini belirtmektedir. Davalının borca haksız ve kötüniyetli itiraz ederek icra takibini durdurduğu, alacağın fatura ve ticari defterlerle sabit olduğu, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile taraflar arasında ıslak imzalı bir OSGB hizmet sözleşmesi bulunmamaktadır. Yazılı sözleşme olmaksızın, özellikle kamu düzeniyle bağlantılı İSG hizmetlerinde, borç doğduğunun kabulü mümkün değildir. 6331 sayılı Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca İSG hizmetleri İSG-KATİP sistemi üzerinden atama ile yürütülür. Davacı tarafından kesilen 2024 tarihli faturaların kapsadığı dönem için geçerli bir İSG-KATİP ataması bulunmamaktadır. Bu nedenle bu döneme ilişkin faturalar hukuken geçersiz hizmete dayanmaktadır. Davalı, 06.03.2025 tarihli iade e-faturası ile davacı tarafından düzenlenen 8 adet faturayı toplam 43.004,30 TL bedelle iade etmiştir. Bu iade faturası e-fatura sisteminde düzenlenmiş olup, davacı tarafından süresi içinde itiraz edildiğine dair dosyada bir kayıt yoktur. İade faturasıyla borç ilişkisi sona ermiştir. Dosyaya sunulan muayene formları tarihsiz veya tarihi okunamayan tarama belgeleridir. Bu belgeler: Hangi tarihte düzenlendiği, Hangi İSG-KATİP sözleşmesine dayandığı, Hangi faturaya karşılık olduğu hususlarını ispatlamamaktadır. Bu nedenle alacak iddiasını tek başına desteklemez. Davalıya gönderilmiş Noter ihtarnamesi, Yazılı ödeme talebi, Sözleşmeden doğan vade hükmü bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı temerrüde düşmemiştir. Temerrüt ve faiz talebi ancak icra takibi tarihi itibarıyla değerlendirilebilir; icra inkâr tazminatı koşulları oluşmamıştı diyerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün .... Esas Sayılı dosyası ile Beylikdüzü Vergi Dairesi, Atışalanı Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 14/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda Mali yönden yapılan incelemede; Davacı tarafından davalıya yönelik olarak 2024–2025 döneminde toplam 9 adet e-fatura düzenlendiği, bu faturaların GİB sistemi üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, davalı tarafından süresi içinde usulüne uygun bir fatura itirazının yapılmadığı, Davalının, 06.03.2025 tarihli iade faturasını, dayanak aldığı satış faturalarının düzenlenme tarihlerinden çok sonra ve yasal süre geçtikten sonra düzenlediği, bu nedenle söz konusu iade faturasının tek başına borcu ortadan kaldırıcı olup olmadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Taraf defterleri karşılaştırıldığında, davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL ödemenin davacı kayıtlarına eksik yansıtıldığı, bu ödemenin mahsubu sonrasında dahi davacı lehine bakiye alacak bulunduğu, Takip tarihi itibarıyla, davacı defterlerine göre davalının borçlu bakiyesinin 34.041,80 TL seviyesinde bulunduğu, taraf defterleri arasındaki farkın esasen davalının geç ve hukuken tartışmalı iade faturası düzenlemesinden kaynaklandığı, İSG-KATİP kayıtlarında 17.01.2025 başlangıç tarihli ve onaylı sözleşmelerin mevcut olduğu, bu döneme ilişkin hizmet ifasının mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünün objektif sistem kayıtlarıyla sabit olduğu, 2024 yılına ilişkin bazı faturalar yönünden yazılı sözleşme ve İSG-KATİP ataması bulunmadığı görülmekle birlikte; faturaların ticari defterlere kaydedilmesi, e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edilmiş olması ve taraflar arasındaki fiili ticari ilişkinin sürekliliği dikkate alındığında, bu hususun alacağın varlığını kendiliğinden ortadan kaldırmadığını mütalaa edildiği, Davacının, dava öncesinde davalıyı temerrüde düşürdüğünü ispatlayan yazılı bir ihtar belgesi dosyada bulunmadığından, faiz talebinin icra takip tarihi itibarıyla değerlendirilmesi gerektiği, kanaatine varılmıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönünden: Dosya kapsamında bulunan İSG profesyonelleri atamaları, çalışanlar adına düzenlenen periyodik sağlık muayeneleri ve iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgelerinden davacı tarafça bir kısım iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin davalı tarafa verildiği, bu bağlamda dava konusu alacağın piyasa rayiçlerine göre verilen hizmetin karşılığına uygun bulunduğu, Ancak dosya kapsamında taraflar arasında düzenlenen bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafın hizmet borcu kapsamında hangi yükümlülüklerinin bulunduğu, bu yükümlülüklerin ne kadarını yerine getirip getirmediği mevcut belgelerden anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bir kısım fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafın yasal defterlere ait tasdik bilgilerini ibraz etmediği cari hesap ekstresi ibraz ettiği anlaşılmıştır. Yargısal denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli bilirkişi raporunda doğrultusunda davacı tarafından davalıya yönelik olarak 2024–2025 döneminde toplam 9 adet e-fatura düzenlendiği, bu faturaların GİB sistemi üzerinden elektronik ortamda davalıya iletildiği, davalı tarafından süresi içinde usulüne uygun bir fatura itirazının yapılmadığı, davalının, 06.03.2025 tarihli iade faturasını, dayanak aldığı satış faturalarının düzenlenme tarihlerinden sonra ve yasal süre geçtikten sonra düzenlediği, bu nedenle söz konusu iade faturasının borcu ortadan kaldırıcı nitelikte olmadığı, taraf defterleri karşılaştırıldığında, davalı tarafından yapılan 5.000,00 TL ödemenin davacı kayıtlarına eksik yansıtıldığı, bu ödemenin mahsubu sonrasında dahi davacı lehine bakiye alacak bulunduğu, takip tarihi itibarıyla, davacı defterlerine göre davalının borçlu bakiyesinin 34.041,80 TL olduğu, davalının yasal defterlere ilişkin tasdik bilgilerini ibraz etmediği göz önüne alındığında davacı tarafın ticari defter ve belgelerini usulüne uygun şekilde düzenlendiği ve defterlerin delil niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Taraf defterleri arasındaki farkın esasen davalının kanuni süresinden sonra iade faturası düzenlemesinden kaynaklandığı, İSG-KATİP kayıtlarında 17.01.2025 başlangıç tarihli ve onaylı sözleşmenin mevcut olduğu, bu döneme ilişkin hizmet ifasının mevzuata uygun şekilde yürütüldüğünün objektif sistem kayıtlarıyla sabit olduğu, 2024 yılına ilişkin bazı faturalar yönünden yazılı sözleşme ve İSG-KATİP ataması bulunmadığı görülmekle birlikte söz konusu sözleşmelerin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olmadığı, faturaların ticari defterlere kaydedilmesi, e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edilmiş olması ve taraflar arasındaki fiili ticari ilişkinin sürekliliği dikkate alındığında, bu hususun alacağın varlığını ortadan kaldırmadığı anlaşılmış olmakla ayrıca dosya kapsamında bulunan İSG profesyonelleri atamaları, çalışanlar adına düzenlenen periyodik sağlık muayeneleri ve iş sağlığı ve güvenliği eğitim belgelerinden davacı tarafça iş sağlığı ve güvenliği hizmetinin davalı tarafa verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafın davalıya hizmet sağladığı, sunulan hizmet karşılığında davalı tarafından ödenmesi gereken ücret için fatura düzenlendiği, davalı tarafın yasal süresi içerisinde faturalara itirazının bulunmadığı, davalı tarafın hizmetin sunulmadığına ilişkin bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşıldığından davacının davalı taraftan 34.041,80 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 34.041,80 TL asıl alacak olarak devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faiz uygulanmasına, alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak tutarının %20'si oranında hesap edilen 6.808,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 34.041,80 TL asıl alacak olarak devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faiz uygulanmasına 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak tutarının %20'si oranında hesap edilen 6.808,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 2.325,40- TL karar ve ilam harcın peşin alınan 615,40 TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 1.710-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.318,30-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri toplamı 14.346 TL'nin kabul ve red oranı göz önüne alındığında 9.898,74-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye 4.447,26-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 34.041,80 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanunu gereği 15.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-6235 sayılı Hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13 maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri olarak) kabul-red oranına göre 2.645-TL'nin davalıdan, 1.188,33-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine, 10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/03/2026
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."